Yazı Detayı
22 Nisan 2019 - Pazartesi 17:07 Bu yazı 509 kez okundu
 
Sonuç ve tepkiler
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Gün başladığı gibi bitmez. Her günün başı ve sonu vardır. Son bitiş değil, yeni bir başlangıcın ifadesidir. Bir durum veya olay yeni bir hâl, yani durum ortaya çıkarır yahut yeni bir olaya yol açar.

Zaman böylece akar gider. Hiçbir şey değişmez gibi görünür, her şey değişir; yine de devam işin esasıdır. Çünkü her şey değişir gibi göründüğünde de değişmezler vardır.

Bazı sonuçlar vardır ki, beklenen değildir. Ansızın ve kendiliğinden zuhur eder. Bazı sonuçlar ise beklenir. Seçim sonuçları işte bu beklenen olaylardandır. Takvim işler, sonuç ortaya çıkar. Tablo herkesin gözü önündedir.

Sonuçta kaybedenler ve kazanlar vardır.

Kazananlar başarılarını izahta güçlük çekmezler. Hak ettikleri budur aslında. Çalışmışlardır, güçlüdürler tabiî olarak başarmışlardır.

Kaybedenlerin durumu karışıktır: “Biz kaybettik” demek zordur. Mağlub mağlubiyetini önce kazananın başarısına yöneltemez bir türlü. Onun kadar uzak durduğu bir husus da kaybedişte kendi rolüdür.

Kazanan hak etmemiştir, kaybeden hakkıyla kaybetmemiştir!

Böyle zamanlarda düşman edebiyatı tavan yapar.

İlk düşman rakiptir: Hile yapmıştır.

İkinci düşman işleyiştir. Süreçte hatalar vardır veya ortaya çıkmıştır.

Üçüncü düşman en muhayyel olandır. Burada komplo teorileri devreye girer.

Hatayı kendinde önce aramak, işin özü budur!

Neden başaramadık, neden kaybettik, mağlubiyetimizin sebebi ne? Hatamız, kusurumuz ne idi?

Bir sonuç ortaya çıkınca aldatıcı saptırıcı yollara tevessül edileceğine kendimizle ilgili soruları cevaplamamız gerekir.

Neden başaramadık? Nerede hata yaptık?

Seçimin üzerinden bir aya yakın zaman geçti bu soruların layıkıyla sorulduğunu, cevaplarının hakkıyla verildiğini duymadık.

Konuyla ilgili basın yayın organlarında ifade edilenlerin dikkate alındığına dair de bir bilgimiz yok.

Türkiye neredeyse bir yıl önce bir sistem tercihi yaptı. Meclis’e dayalı hükümet sisteminden başkanlık sistemine geçti. Hükümet sistemi, başbakanlık ve devletin temsili noktasında Cumhurbaşkanlığı, Türkiye’nin tarih içinde şekillenmiş bir yapı idi. Cumhurbaşkanı 1924 Anayasasında çok yetkili görünmez, fakat fiilen hükümeti de yöneten bir konumdadır. Bu Atatürk’den sonra da devam etmiş, ancak Demokrat Parti döneminde hükümet ağır basmaya başlamıştır. Sembolik cumhurbaşkanlığının ağırlığı 1980 darbesinden sonra birtakım mekanizmalarla artırılmıştır. Cumhurbaşkanını icranın başı olarak işin içine katan bir Anayasa vardır. Kenan Paşa’nın bu yetkileri kullandığını fakat ondan sonraki sivil Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın bundan imtina ettiğini biliyoruz. Belki de kendinde böyle bir otorite göremedi. Nihayetinde kabule dayanan bir durum söz konusu idi. Son cumhurbaşkanımız ise hükümet üzerinde tasarrufu Cumhuriyetin ilk dönemlerine benzer hale getirdi.

Artık bunun ötesindeyiz. Meclis’in hükümeti yok, Cumhurbaşkanı var. Hükümet Cumhurbaşkanının iradesi ölçüsünde mevcut. Bakanlar müsteşar, bakan yardımcıları müsteşar yardımcıları konumunda. Bu iyi mididir, kötü müdür. Hiçbir sistem mutlak iyi veya kötü değildir. Olumlu tarafları, vardır, olumsuz tarafları da. Ağır basan hangisidir? Hatalar, zaaflar, kusurlar nelerdir?

“Bir mahalli seçimden sonra bunları konuşmanın âlemi var mı?” Denilebilir. Bu haklı bir soru gibi görünmektedir. Fakat unutmayalım ki, Cumhurbaşkanı bir siyasi partinin başkanıdır. “Kaybeden nihayetinde bir siyasi parti” deyip geçilemeyecek bir durum söz konusudur.

Düşünmek işin başı! Düşünen, danışan, istişare eden, müşavereyi önemseyen bir yapı kendini sürdürmekte başarılı olabilir.

22.04.2019-Karar

 
Etiketler: Sonuç, ve, tepkiler,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
122 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
131 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
155 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
141 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
180 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
214 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
226 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
225 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
294 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
364 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
258 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
249 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
240 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
396 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
541 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
405 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
518 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
752 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
438 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
387 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
398 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
772 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
411 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
350 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
460 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
346 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
466 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
411 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
516 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
471 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
424 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
470 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
396 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
589 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
459 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
322 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
433 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
590 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
506 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
428 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
603 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
644 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
472 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
523 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
568 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
415 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
540 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
670 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
555 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
465 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
741 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
613 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
461 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
570 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
603 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
588 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
434 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
640 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
742 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
625 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1038 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
663 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
694 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
742 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
747 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
556 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
799 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
697 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
694 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
728 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1005 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
871 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
748 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
849 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
923 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
893 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
966 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
976 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
931 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
908 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
909 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1000 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
901 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
974 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
968 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
848 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1079 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
960 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
929 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
903 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1078 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1993 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1051 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1117 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1037 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1337 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1225 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1097 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1876 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1381 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1359 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1840 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1462 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1266 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1274 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1241 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1554 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1320 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1248 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1252 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1266 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1310 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1628 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1391 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1512 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1839 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1434 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1677 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1779 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2092 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2134 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1517 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1533 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1245 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1529 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1337 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1487 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1364 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1456 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1473 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1398 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1388 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1290 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1524 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1351 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1599 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1415 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2197 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1576 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1661 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1531 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1646 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1581 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1575 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1668 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1507 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1567 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1758 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1658 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1568 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1685 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1667 Okunma.
Haber Yazılımı