Yazı Detayı
10 Ekim 2017 - Salı 16:05 Bu yazı 651 kez okundu
 
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Kırk yıl önce, tam da bugünlerde, yani ekim ayında...Ulucami belgeseli için Sivas’ın yolunu tutuyoruz. Esasen uçakla gideceğiz, biletler alındı, fakat Muhsin Mete’nin bir yanlış tefsiri uçağı kaçırmamıza sebep oluyor. Bize otobüsle gitmekten başka çâre kalmıyor.

Kırk yıl sonra yine Sivas yolundayız ve yine otobüs yolcusuyuz! Bu sefer uçağı kaçırdığımız için değil, Ankara’dan Sivas’a aktarmasız uçak olmadığı için; aktarmalılar ise en az otobüs yolculuğu kadar zaman alıyor. “Kırk yıl sonra ne terakki!” desek yeri var! Tercihimiz hava alanlarında sürünmek yerine otobüsle gitmek oluyor...

Kırk yıl önce Ulucamii için gittiğimiz Sivas’a sonra da çeşitli vesilelerle yol uğratmışlığımız var. Konuşma yapmak maksadıyla veya Birlik Televizyonu kurma çalışmaları için gittiğimiz gibi, Nureddin Topçu’nun vefatının 25. yıldönümünde, Ankara’dan Erzurum’a kadar güzergâhta anma toplantıları vesilesiyle de Sivas’da oluyoruz. Dokuz sene önce TYB’nin 30. yılında düzenlenen Edirne’den Ardahan’a Kültür Kervanı’nın yolu Sivas’tan geçiyor. 

Yıl 2008, Kültür Kervanı’nın Kayseri’den sonraki durağı Sivas. Sivas’ta, Belediye ile müştereken “Yavuz Bülent Bakilerle 72 yıl” programını icra etmiştik. TYB’nin kurucularından olan Sivaslı Yavuz Bülent Bakiler’in de katıladığı toplantının Atatürk Kültür Merkezi salonunda saat 14.00’te başlayan ilk bölümünde Hicabi Kırlangıç (TYB Genel Başkanı), D. Mehmet Doğan, Sami Aydın (Sivas Belediye Başkanı), Veysel Dalmaz’ın (Sivas Valisi) açılış konuşmalarından sonra Kadir Küplü başkanlığında 1. Oturuma geçilmişti. Bu bölümde, Bilal Tırnakçı, Berat Demirci ve Olcay Yazıcı konuşmuştu. İkinci oturuma geçmeden Murat Kıral Yavuz Bülent Bakiler’in şiirlerini seslendirmiş, Âlim Yıldız’ın başkanlıık ettiği 2. Oturum’da Eyüp Tanyıldız, Kutlu Özen ve A. Turan Alkan konuşmuş, Yavuz Bülent Bakiler’in konuşması ile vefa toplantısı sona ermişti.

Dokuz yıllık aradan sonra Sivas’a geliş sebebimiz Nureddin Topçu’nun “Maarif dâvası”nı anlatmak. Millî Eğitim Bakanı’nın Sivaslı olmasının konuyla ilgisi yok; dâvet sahibi Eğitimde Diriliş Derneği. Gençleri kitap okumaya yönlendirmek için çeşitli faaliyetler yapan öğretmenlerden müteşekkil bir dernek. Bu arada, “önce kendileri okuyor, sonra öğrencileri teşvik ediyorlar” dersem, yaptıkları iş daha iyi anlaşılır.

Nureddin Topçu, maarifçilerimizin geç kalmış bir keşfi. Geçen sene öğretmenlere tavsiye edilen kitaplar arasında onun Maarif Davası kitabı da var. Program akşamdı, pırıl pırıl günlük güneşlik bir Sivas’la karşılaşınca herbiri yürüme mesafesinde olan tarihî eserleri ziyaretimiz kolay oldu. Bu arada, “zaman zaman ceketimi çıkarmak mecburiyetinde kaldım” diyerek havanın güzelliğini bir daha hatırlatmış ve Sivasla birlikte anılan “soğuk” kelimesinin çok yerinde kullanılmadığını belirtmiş olalım!

Sabah altıya doğru Sivasa yaklaşırken bulutsuz gökte uçakların çiziktirdiği şekiller dikkatimizi çekti. Güneş arkadan vuruyor ve bu çizikleri daha görünür hâle getiriyordu. Dernek başkanı Fahreddin Yıldız ve Kâmil Koç beylerle buluştuktan ve erken vakitte koyu bir kahvaltı sohbetine daldıktan sonra unutmamak için “Güdük Minareyi görmek istiyorum” dedim. Sebebini açıklamam gerekti tabiî. Sivas’a defalarca geldim, bir kere bile bu 14. yüzyıldan kalma ilginç yapıyı göremedim. Birbirine yakın mesafede Çifte Minare, Şifaiye, Buruciye ve Gök Medrese gibi büyük eserleri her defasında ziyaret ederken, Güdük Minare ihmale uğruyordu.

Merak etmekte haksız değilim: Hakikaten minare mi? Gerçekten “güdük” mü? Güdük, bodur bir yapı ya bitmemiştir ya da cesametine göre yüksekliği azdır. Güdük Minare, ikinci türden. Kesinlikle minare değil. Bir kümbet, bir türbe; fakat alışılmış cinsten bir türbe veya kümbet değil. Kare ana mekânı taş, üzeri tuğladan yapılmış binanın arada parıldayan turkuvaz (biz “Türk mavisi”ne firuze deriz) çinileriyle vakti zamanında göz kamaştırdığı tahmin edilebilir. Bu ilk ziyaretimizde etrafını dolaşarak yapıyı bütünüyle kavramaya çalışıyoruz. Her ne kadar güdükse de, nice minareyle yarışacak yükseklikte. Biz türbe etrafında dönerken, rehberlerimizden biri “eskiden vatandaş bu yapının etrafında kabakulaktan kurtulmak için dönerdi!” demesin mi! Güdük Minare’de yatan zat Alaeddin Eretna oğlu Hasan bey. Öyle evliyadan filan değil, o yüzden halk onu yatırdan sayıp ziyaret etmiyor olmalı ki, böylesine asırlara direnen bir yapıya da bir sorumluk yüklemiş, bu da tıbbî bir sorumluluk olmuş!

Bir aralık Ankara’ya da hâkim olan Eretnaoğulları beyliğinden çok fazla eser kalmamış, kalan üç beş yapı arasında kümbetler dikkati çekiyor. Hasan bey, hükümdar olamadan vefat etmiş, babası Eretna ona bu görkemli kümbedi yaptırmış. Hükümdar babası bu kabri yaptırdıktan beş sene sonra Kayseri’de vefat etmiş, onun adını yaşatan görkemli bir kabri yok; erken yaşta ölen oğlunun adı ise bu benzersiz kümbette yaşatılıyor.

Günün bereketi, bir ilk daha gerçekleşiyor, geç vakit de olsa, Şemseddin Sivasî camiini ve türbesini ziyaret ediyoruz. Bu ismi şehirle birleşmiş mutasavvıf esasen Tokatlı, Sivas’a vali Hasan Paşa’nın daveti ile gelmiş. 3. Mehmed’in Eğri seferine katılmış. Ak Şemseddin’e nisbetle Kara Şemseddin, büyük cihadı yapmıştır, Peygamber efendimizin emri olan küçük cihadı da eksik bırakmak istemez, seksen yaşında iken Abdülvehhab Gazi’nin sancağını alarak yola çıkar. Esasen, padişah da onu dâvet etmiştir...Zaferden sonra Sultan’ın İstanbul’da kalması ricalarını reddederek Sivas’a döner...

Sivas’a dönmek...Ben evliya menkıbelerini ciddiye alırım; dünü anlatır, fakat geleceğe işaret eder! Sivaslı Şemseddin söylüyor:

Derd-i aşka düşmeyen dermâna olmaz âşinâ

 
Etiketler: Sivasla, tanışıklığımızın, 40., yılında,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
361 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
485 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
340 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
246 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
272 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
586 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
353 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
228 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
345 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
245 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
287 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
397 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
448 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
382 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
781 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
484 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
492 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
883 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1077 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1176 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
506 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
528 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
298 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
490 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
345 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
396 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
400 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
539 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
438 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
430 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
395 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
385 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
453 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
408 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
538 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
421 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1122 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
549 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
578 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
515 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
537 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
579 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
564 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
519 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
524 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
573 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
759 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
549 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
662 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
521 Okunma.
Haber Yazılımı