Yazı Detayı
02 Kasım 2017 - Perşembe 14:31 Bu yazı 1723 kez okundu
 
Önce adalet sonra kalkınma
Akif BEDİR
 
 

                2019 yılı seçimleri ülke, insanımızın geleceği ve İslam âlemi için çok önemli. Bölgemizde tarih yeniden yazılmaya, sınırlar yeniden çizilmeye çalışılırken seçim kaybetmek geleceği kaybetmektir, on beş yıllık çabaların boşa çıkarılması demektir.

                Sorumlulukla birlikte tevazuunun da artması halkın hizmetkârı olunması ve beklentilerine cevap bulunması elzemdir. Halkın içinden biri olarak toplumda adalet arayan insanların sesi olmak ve taleplerini satırlarıma dökmek istiyorum.   

                Diyanet’in yayınladığı fetvaları seslendirdiği için açığa alınan İhsan Şenocak’ın suçu neydi? Vatan, millet, bayrak ve ümmet aidiyetini sesi kısılana kadar anlatan bir Anadolu yiğidinin suçu 15 Temmuz gecesinde gâvurun Anadolu’yu işgaline karşı bin talebesiyle cepheye gelmiş olması mıydı? Yoksa ülkedeki azgın azınlığın ayağına bastığı için mi açığa alındı.

Ülke insanı İhsan Hoca adına adalet istiyor, bekliyor

Asrın Deccalı FETÖ ile mücadelede mağduriyet üzerinden ciddi bir algı oluşuyor toplumda. FETÖ’nün şakirtleri ve ablaları ile AK Parti muhalifleri Cumhurbaşkanını yıpratmak için mağduriyetleri bir araç olarak kullanıyorlar.

Fakat bu konuda gerçek mağdurlar da var ve feryatları arşa ulaşıyor. Sadece sohbete katılan, Bank Asya’nın önünden geçen ya da onların okullarına çocuklarını göndermiş olup ta FETÖ’cü damgası yiyen insanlar mevcut. Suçsuz FETÖ mağdurları adalet bekliyor

Daha da feci olanı o bankada ekmeği için çalışan ve bin bir türlü baskıya rağmen onlardan olmayan banka çalışanları mağdur.

Türkiye bir kabile devleti değildir. O bankada çalışanlar hakkında gerekli tahkikatlar yapılır, bağlantısı olandan hesabı sorulur, hiçbir ilgisi olmayıp da o “kirli ortamda temiz kalanlar” ise tebrik edilir ekmek mücadelelerine engel olunmaz.

Parti nimetlerini ülkesi, davası için değil, kendi ikbali için fırsata dönüştüren, kripto FETÖ’cüler Mecliste, belediyelerde, bürokraside at oynatırken suçları sadece o bankada çalışmak olan pek çoğu Tayyip Erdoğan sevdalısı banka çalışanı adalet bekliyor…  

Türk-İş’in Eylül 2017 ayı verilerine göre: Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.522,58 TL, Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 4.959,54 TL.

Kamuda üniversite mezunu bir memurun maaşı 2500 TL, bir işçinin maaşı 5000 TL. Yani verilere göre ülkede memur iki kere fakir. Bir diploma alabilmek için gençliğini vereceksin sonrasında fakirlik sınırının çok altında bir yaşam süreceksin, çok acı.

Acının devamı emeklilikte de sürüyor. Devlet kurumlarından birinde çalışan bir işçi bugün 7200 günden emekli dilekçesini verdiği zaman 250.000 TL ikramiye alıyor ve 4800 TL maaş bağlanıyor.

36 yıl memuriyeti olan, bunun 35 yılını idareci olarak hizmet veren bir memura bağlanan emekli maaşı 2630 TL, aldığı ikramiye ise 103.000 TL. Komedi gibi değil mi?

Ülkedeki çarpık yapı düzen, adaletsizlik son bulsun diye kurulan SGK’da değişen sadece isim ve binalar, uygulamalar hala içler acısı.

Ülkede işçi memur ayrımı son bulsun ve memur hak ettiğini alsın diyen memur adalet bekliyor

Haksızlık sadece işçi memur haklarında değil, SGK kendi kurum çalışanlarına da haksızlık ediyor, haklarını savunamıyor ya da hükümete şirin görünmek için nazire yapıyor. Kurumun yöneticileri ikramiyelerini alıyor, ilave ödeneklerini alıyorlar sadece taşrada çalışan personelin ek ödemeleri kesiliyor.

666 sayılı HKK ile eşit işe eşit ücret denilip SGK İcra Memurlarının ek ödemeleri kesildi. Maliye Bakanı paraya ben hükmediyorum, çalışanımı ezdirmem deyip kendi bünyesinde çalışan İcra Memurlarına İcra uzmanı kadrosu verip çalışanının hakkını korudu. Hükümete şirin görünmek adına Çalışma Bakanı ve SGK yönetimi üç maymunu oynayıp kayıtsız davranıyor. Hükümet de işine gelmediği için ilgisiz davranıyor.

Bin yüz tane fedakâr İcra Memuru SGK’nın ödenmeyen 150 katrilyon alacağını tahsil etmek için çırpınırken, yetmiyor şimdi de Bağ-Kur alacakları üzerlerine yıkılıyor. İki kurumdaki İcra Memurları da aynı işi yapıyor mu, evet…

O halde eşit işe eşit ücret ise SGK İcra memurları adalet bekliyor. Maliyedekiler bizden niye 1500 TL fazla alıyor diye feryat ediyorlar.  

Adaletin olmadığı yerde zulüm olur, mazlumun feryadı da arşı alayı titretir ve zalimi yakar… 

Benden hatırlatması…

 
Etiketler: Önce, adalet, sonra, kalkınma,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2149 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2351 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2471 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
1979 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
3962 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2012 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1867 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
1983 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1745 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3312 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1448 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1694 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1469 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1713 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1625 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1371 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1362 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1673 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1786 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1556 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2015 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1594 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1867 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2073 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1432 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1767 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1418 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1607 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1439 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2002 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1227 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
952 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
1953 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1747 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1866 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
1931 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1759 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1805 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1809 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1660 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1061 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1782 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1582 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1062 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1631 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1764 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1709 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
1990 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1836 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1814 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1749 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1548 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1693 Okunma.
Haber Yazılımı