Yazı Detayı
20 Mart 2019 - Çarşamba 12:00 Bu yazı 865 kez okundu
 
Neyin tiryakisi olduk?
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Daha önce yazmıştım, “Başkanları kibir mahvedecek” diye… (http://www.tyb.org.tr/d-mehmet-dogan-baskanlari-kibir-mahvedecek-37421h.htm)

Evet, son yıllarda adeta kibrin tiryakisi olduk! Tekebbür birçoklarının libası olmaktan çıktı, deri haline geldi. Elbise çıkarılır atılır, ya deriyi ne yapacaksınız?

Bahsi geçen yazıda Ankara’da hüküm süren bir başkandan söz ediliyordu. Adını yazmadım, bilen bilir; bilmeyen isterse öğrenir diye. Ne de olsa bu dönem şehrin başka bir yerinden aday. Eğer bir başkan üç dönem alt bir belediyede başarılı olmuşsa, ne olur? Tabii olarak büyükşehir adayı olur.

Neden olmadı? Olamadı veya yapılmadı?

Belki de bu yazacaklarım bu sorunun cevabını vermeye yardımcı olacaktır.

Başta belirtelim: Bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda çok tereddüt yaşadım. Fakat hakikati uzun süre gizlemenin ne anlamı var? Arkasından konuşuyor olmamak için yazmak mecburiyetinde kaldım.

Ankara nüfusu beş milyona dayanmış bir şehir, sınırları geniş. Seçim döneminde nereye gidersek gidelim, bıyıklı bir şahsın resmi karşıma çıkıyor. “Estağfurullah” çekiyorum; O’nu bıyıklı da mı görecektik?

Resimlerini görüyor da aldırmıyordum. Sonunda evimin kapısına dayandı. Evde olmadığımız bir sırada kapımıza onun resmini havi bir torba takıştırılmış. İçinde TYB’nin bir yıllık yayın bütçesini ferah ferah tüketecek miktarda basılı malzeme. Lüks, renkli resimli propaganda risaleleri, kitapçıkları vs.

Geçen seçimlerde kafam rahattı, bu seçimde değil. Çünkü artık onun seçmeniyim! Karar vermek zorundayım.

Bu sebeple bu propaganda malzemelerini gözden geçirmeye karar verdim. Belki kibir libasını çıkarıp tevazu elbisesini giymiştir diye! Ne gezer. Uzun uzun bütün basılı malzemelerden söz etmeyeceğim. “Sanat medeniyet inşasıdır” broşürünün muhtevası ile ilgili birkaç noktaya temas etmekle yetineceğim.

Mevzu şahsımı da ilgilendiriyor, fakat esas olarak ülkemizin 40. Yılını geride bırakmış, yurt içinde ve yurt içinde yazarlarımızın temsilcisi olarak kabul görmüş, kamu yararına çalıştığı resmen tescil edilmiş Türkiye Yazarlar Birliği’ni ilgilendiren hususlar var.

TYB 41 yaşında, 41 yıldır ilgisini eksik etmediği, gelenekleştirdiği bazı konular var. Bunlardan biri İstiklâl Marşı ve onun şairi Mehmed Âkif Ersoy. Mezkur başkan daha orta mektep talebesi iken, biz Taceddin Dergâhı’nda idik. Bu güya “müze ev”in harab durumunu gündeme getirmeye başladık. Bir müddet sonra kamuoyu baskısıyla İstiklâl Marşı’nın yazıldığı ev Kültür Bakanlığı tarafından onarıldı. Sonra Diyanet Vakfı tarihi ehemmiyeti olan bu mütevazı yapıyı elden geçirdi. Son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıf eser olan yapıyı tahsis ettiği üniversiteden aldı ve sürekli açık tutmak için köklü bir onarımdan geçirdi. Bütün bu safhalarda TYB ilgili kurumlarla işbirliği içinde idi.

Bir ara bölgenin belediye başkanı bu yapıyı belediyeye tahsis ettirmeye çalıştı. Üniversite ilgilenemediği için bize de makul geldi, yardımcı olmaya çalıştık. Fakat Vakıflar kendisi üstlenerek meseleyi halletti.

Üniversite bu iki katlı küçücük kerpiç Ankara evinin etrafını 10-12 katlı beton yapılarla çevirmeye kalkıştı. Bunun için her türlü zeminde mücadele ettik. Bir tanesi hariç bu yapıların yıkılmasını sağladık. Hatta bu inşaatları yaptırmaya başlayan eski rektör yargılandı ve cezaya çarptırıldı. Yaş haddinden hapse girmekten kurtuldu.

O sakil binaların yıkılması yanında, çevrenin gecekondulardan temizlenerek İstiklâl Marşı Bahçesi (Parkı) yapılması için ve çevredeki evlerin onarılarak kültür ve sanat kurumlarına tahsisi için proje hazırladık, mücadele ittik. Sonunda iş bu başkana geldi o da doğru yanlış bu işleri yaptı. Kibri bu işin baştan sona kadar kendisine ait olduğu hissine kapılmasına yol açtı. Türkiye Yazarlar Birliği’ne değil yer tahsis etmek, bir küçük ibare ile hakkını teslim etmekten bile imtina etti.

Hakkını yemeyelim, başkan Mehmed Âkif’le ilgili bir şey yaptı: Karacabey Hamamı’nın karşısını heykelini dikti! Yani koca şaire bunu da yaptı. Şimdi Mehmed Âkif bir elini kaldırmış diğer elindeki kâğıttaki şiiri hamamdan çıkanlara okuyor!

Bu işler ciddi ufuk gerektiriyor. (O olsa vizyon der) Bu arada başkan bizimle ve bu konuyla ilgilenebileceklerle alâkayı kestiği için kör topal bazı şeyler yapılabildi. Tahsislerde nelerin döndüğünü, bazı yapıların bazı ismi cismi bilinmez kuruluşlara neden verildiğini bilemiyoruz. Fakat Türkiye Yazarlar Birliği’ne konunu sahibi olarak gereken ilginin gösterilmediğini biz biliyoruz, herkes de sebebini soruyor.

Başkanın broşüründen okuyoruz: “Restore edilen ve ziyarete açılan Mehmed Âkif Ersoy müzesi ve Taceddin Dergâhı…hamamönünde ziyaretçilerini ağırlıyor.”

Bu cümleden ne anlaşılır? Taceddin Dergâhı’nı başkan restore etti!

Yok böyle bir şey!

Türkiye’nin ilk edebiyat müzesi de Hamamönü’nde açılmış. Bu yalanın neresini düzeltelim? Türkiye’nin ilk edebiyat müzesi, İstanbul’da Divan Edebiyatı müzesidir, belki de açılalı yarım asır oldu. Ankara’da açılan Mehmed Âkif Müze Kütüphanesi’dir. Müze Kütüphane’yi açan da zat-ı mütekebbirleri değil, Kültür Bakanlığı’dır.

Broşürde bir “sanat sokağı”dır gidiyor. Sanat sokağı denilen yerler zenaat sokağı olarak nitelenebilir. Daha çok el işleri satılan ticari yerler olarak oluşturulmuştur. Sanatın Hamamönü’nde namı var kendi yoktur. Bir de “şairler ve yazarlar evi” varmış. Bugüne kadar hiçbir şair ve yazarın bilmediği bu yer demek ki gizli tutuluyor!

Asıl başkanın en büyük icraatını bu broşürde görmek isterdik.

“Ankara Mevlevihanesi” ilgi çekmez miydi? Takdir toplamaz mıydı?

Malûm Ankara’nın beş asırlık bir Mevlevihane’si vardı ve Mimar Sinan eseri Yeni Camiin avlusundaydı. Neden yıkıldı? O ayrı bir bahis. İhyası gerekmez mi? Gerekir elbette. İhya nasıl olur? Mekânı yerinde ayağa kaldırarak. Mevlevihane’nin Yeni Cami ile alâkası kesilmeden. Çünkü bu caminin isimlerinden biri de Mevlevihane camiidir.

Başkan kafasına göre bir bina yaptı, adını Mevlevihane koydu.

Mevlevihane ama semahanesi yok! Konuyla ilgili kurumların, kuruluşların haberi yok. Mesela TYB Ankara’da 18 yıl süren Mesnevi okuma programı uyguladı. Mesnevi ve Mevlâna üzerine çalışan ilim ve fikir adamlarını bir araya getirdi. Ayrıca Ankara’da bu konuyla ilgili dernek ve vakıflar var. Bunlardan habersiz iş yapmak ne anlama gelir?

Bu resmen ilişki bozukluğudur. Kibrin zirveye fırlamasıdır.

Peki, bu Mevlevihane’nin açılışına Rusya’dan semazen getirildiğini söylesem, ne buyurulur?

Başkan adayına sözümüz şu: Takdir eden takdir edilir! Bu hassanız noksansa, kimseden takdir beklemeyin. Kadir bilenin kadri bilinir. Zaten kadir bilmeyenin değeri olmaz!

 
Etiketler: Neyin, tiryakisi, olduk?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
323 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
329 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
240 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
282 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
212 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
255 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
257 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
281 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
369 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
304 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
368 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
441 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
326 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
313 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
327 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
473 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
629 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
467 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
585 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
819 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
521 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
442 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
470 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
829 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
469 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
409 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
534 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
405 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
523 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
469 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
574 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
533 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
533 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
535 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
456 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
656 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
525 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
406 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
491 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
695 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
567 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
491 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
695 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
722 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
540 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
581 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
626 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
478 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
603 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
732 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
622 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
543 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
812 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
670 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
534 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
631 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
672 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
642 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
503 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
698 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
574 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
815 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
690 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1103 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
730 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
777 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
810 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
828 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
618 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
764 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
762 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
795 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1062 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
934 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
807 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
911 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
985 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
968 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1047 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1031 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
990 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
970 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1010 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1068 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
984 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1052 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1025 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
925 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1135 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1015 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
982 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
957 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1152 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2065 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1109 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1183 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1100 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1399 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1286 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1153 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1938 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1431 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1423 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1918 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1519 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1326 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1350 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1316 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1611 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1378 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1317 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1320 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1345 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1366 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1725 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1454 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1580 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1910 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1578 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1779 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1832 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2157 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2194 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1563 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1596 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1317 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1609 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1434 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1564 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1437 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1509 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1549 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1461 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1471 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1346 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1621 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1431 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1664 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1486 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2263 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1641 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1744 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1599 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1706 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1649 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1636 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1747 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1573 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1642 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1835 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1728 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1628 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1738 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1730 Okunma.
Haber Yazılımı