Yazı Detayı
20 Mart 2019 - Çarşamba 12:00 Bu yazı 730 kez okundu
 
Neyin tiryakisi olduk?
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Daha önce yazmıştım, “Başkanları kibir mahvedecek” diye… (http://www.tyb.org.tr/d-mehmet-dogan-baskanlari-kibir-mahvedecek-37421h.htm)

Evet, son yıllarda adeta kibrin tiryakisi olduk! Tekebbür birçoklarının libası olmaktan çıktı, deri haline geldi. Elbise çıkarılır atılır, ya deriyi ne yapacaksınız?

Bahsi geçen yazıda Ankara’da hüküm süren bir başkandan söz ediliyordu. Adını yazmadım, bilen bilir; bilmeyen isterse öğrenir diye. Ne de olsa bu dönem şehrin başka bir yerinden aday. Eğer bir başkan üç dönem alt bir belediyede başarılı olmuşsa, ne olur? Tabii olarak büyükşehir adayı olur.

Neden olmadı? Olamadı veya yapılmadı?

Belki de bu yazacaklarım bu sorunun cevabını vermeye yardımcı olacaktır.

Başta belirtelim: Bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda çok tereddüt yaşadım. Fakat hakikati uzun süre gizlemenin ne anlamı var? Arkasından konuşuyor olmamak için yazmak mecburiyetinde kaldım.

Ankara nüfusu beş milyona dayanmış bir şehir, sınırları geniş. Seçim döneminde nereye gidersek gidelim, bıyıklı bir şahsın resmi karşıma çıkıyor. “Estağfurullah” çekiyorum; O’nu bıyıklı da mı görecektik?

Resimlerini görüyor da aldırmıyordum. Sonunda evimin kapısına dayandı. Evde olmadığımız bir sırada kapımıza onun resmini havi bir torba takıştırılmış. İçinde TYB’nin bir yıllık yayın bütçesini ferah ferah tüketecek miktarda basılı malzeme. Lüks, renkli resimli propaganda risaleleri, kitapçıkları vs.

Geçen seçimlerde kafam rahattı, bu seçimde değil. Çünkü artık onun seçmeniyim! Karar vermek zorundayım.

Bu sebeple bu propaganda malzemelerini gözden geçirmeye karar verdim. Belki kibir libasını çıkarıp tevazu elbisesini giymiştir diye! Ne gezer. Uzun uzun bütün basılı malzemelerden söz etmeyeceğim. “Sanat medeniyet inşasıdır” broşürünün muhtevası ile ilgili birkaç noktaya temas etmekle yetineceğim.

Mevzu şahsımı da ilgilendiriyor, fakat esas olarak ülkemizin 40. Yılını geride bırakmış, yurt içinde ve yurt içinde yazarlarımızın temsilcisi olarak kabul görmüş, kamu yararına çalıştığı resmen tescil edilmiş Türkiye Yazarlar Birliği’ni ilgilendiren hususlar var.

TYB 41 yaşında, 41 yıldır ilgisini eksik etmediği, gelenekleştirdiği bazı konular var. Bunlardan biri İstiklâl Marşı ve onun şairi Mehmed Âkif Ersoy. Mezkur başkan daha orta mektep talebesi iken, biz Taceddin Dergâhı’nda idik. Bu güya “müze ev”in harab durumunu gündeme getirmeye başladık. Bir müddet sonra kamuoyu baskısıyla İstiklâl Marşı’nın yazıldığı ev Kültür Bakanlığı tarafından onarıldı. Sonra Diyanet Vakfı tarihi ehemmiyeti olan bu mütevazı yapıyı elden geçirdi. Son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıf eser olan yapıyı tahsis ettiği üniversiteden aldı ve sürekli açık tutmak için köklü bir onarımdan geçirdi. Bütün bu safhalarda TYB ilgili kurumlarla işbirliği içinde idi.

Bir ara bölgenin belediye başkanı bu yapıyı belediyeye tahsis ettirmeye çalıştı. Üniversite ilgilenemediği için bize de makul geldi, yardımcı olmaya çalıştık. Fakat Vakıflar kendisi üstlenerek meseleyi halletti.

Üniversite bu iki katlı küçücük kerpiç Ankara evinin etrafını 10-12 katlı beton yapılarla çevirmeye kalkıştı. Bunun için her türlü zeminde mücadele ettik. Bir tanesi hariç bu yapıların yıkılmasını sağladık. Hatta bu inşaatları yaptırmaya başlayan eski rektör yargılandı ve cezaya çarptırıldı. Yaş haddinden hapse girmekten kurtuldu.

O sakil binaların yıkılması yanında, çevrenin gecekondulardan temizlenerek İstiklâl Marşı Bahçesi (Parkı) yapılması için ve çevredeki evlerin onarılarak kültür ve sanat kurumlarına tahsisi için proje hazırladık, mücadele ittik. Sonunda iş bu başkana geldi o da doğru yanlış bu işleri yaptı. Kibri bu işin baştan sona kadar kendisine ait olduğu hissine kapılmasına yol açtı. Türkiye Yazarlar Birliği’ne değil yer tahsis etmek, bir küçük ibare ile hakkını teslim etmekten bile imtina etti.

Hakkını yemeyelim, başkan Mehmed Âkif’le ilgili bir şey yaptı: Karacabey Hamamı’nın karşısını heykelini dikti! Yani koca şaire bunu da yaptı. Şimdi Mehmed Âkif bir elini kaldırmış diğer elindeki kâğıttaki şiiri hamamdan çıkanlara okuyor!

Bu işler ciddi ufuk gerektiriyor. (O olsa vizyon der) Bu arada başkan bizimle ve bu konuyla ilgilenebileceklerle alâkayı kestiği için kör topal bazı şeyler yapılabildi. Tahsislerde nelerin döndüğünü, bazı yapıların bazı ismi cismi bilinmez kuruluşlara neden verildiğini bilemiyoruz. Fakat Türkiye Yazarlar Birliği’ne konunu sahibi olarak gereken ilginin gösterilmediğini biz biliyoruz, herkes de sebebini soruyor.

Başkanın broşüründen okuyoruz: “Restore edilen ve ziyarete açılan Mehmed Âkif Ersoy müzesi ve Taceddin Dergâhı…hamamönünde ziyaretçilerini ağırlıyor.”

Bu cümleden ne anlaşılır? Taceddin Dergâhı’nı başkan restore etti!

Yok böyle bir şey!

Türkiye’nin ilk edebiyat müzesi de Hamamönü’nde açılmış. Bu yalanın neresini düzeltelim? Türkiye’nin ilk edebiyat müzesi, İstanbul’da Divan Edebiyatı müzesidir, belki de açılalı yarım asır oldu. Ankara’da açılan Mehmed Âkif Müze Kütüphanesi’dir. Müze Kütüphane’yi açan da zat-ı mütekebbirleri değil, Kültür Bakanlığı’dır.

Broşürde bir “sanat sokağı”dır gidiyor. Sanat sokağı denilen yerler zenaat sokağı olarak nitelenebilir. Daha çok el işleri satılan ticari yerler olarak oluşturulmuştur. Sanatın Hamamönü’nde namı var kendi yoktur. Bir de “şairler ve yazarlar evi” varmış. Bugüne kadar hiçbir şair ve yazarın bilmediği bu yer demek ki gizli tutuluyor!

Asıl başkanın en büyük icraatını bu broşürde görmek isterdik.

“Ankara Mevlevihanesi” ilgi çekmez miydi? Takdir toplamaz mıydı?

Malûm Ankara’nın beş asırlık bir Mevlevihane’si vardı ve Mimar Sinan eseri Yeni Camiin avlusundaydı. Neden yıkıldı? O ayrı bir bahis. İhyası gerekmez mi? Gerekir elbette. İhya nasıl olur? Mekânı yerinde ayağa kaldırarak. Mevlevihane’nin Yeni Cami ile alâkası kesilmeden. Çünkü bu caminin isimlerinden biri de Mevlevihane camiidir.

Başkan kafasına göre bir bina yaptı, adını Mevlevihane koydu.

Mevlevihane ama semahanesi yok! Konuyla ilgili kurumların, kuruluşların haberi yok. Mesela TYB Ankara’da 18 yıl süren Mesnevi okuma programı uyguladı. Mesnevi ve Mevlâna üzerine çalışan ilim ve fikir adamlarını bir araya getirdi. Ayrıca Ankara’da bu konuyla ilgili dernek ve vakıflar var. Bunlardan habersiz iş yapmak ne anlama gelir?

Bu resmen ilişki bozukluğudur. Kibrin zirveye fırlamasıdır.

Peki, bu Mevlevihane’nin açılışına Rusya’dan semazen getirildiğini söylesem, ne buyurulur?

Başkan adayına sözümüz şu: Takdir eden takdir edilir! Bu hassanız noksansa, kimseden takdir beklemeyin. Kadir bilenin kadri bilinir. Zaten kadir bilmeyenin değeri olmaz!

 
Etiketler: Neyin, tiryakisi, olduk?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
99 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
156 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
143 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
228 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
290 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
205 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
192 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
159 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
333 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
464 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
341 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
444 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
670 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
347 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
336 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
320 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
714 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
348 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
289 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
366 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
281 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
411 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
356 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
447 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
403 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
354 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
389 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
331 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
518 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
372 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
244 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
361 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
515 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
443 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
356 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
526 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
583 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
405 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
456 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
481 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
351 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
476 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
612 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
492 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
396 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
662 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
545 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
406 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
503 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
540 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
527 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
378 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
569 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
449 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
662 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
561 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
983 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
589 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
622 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
667 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
668 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
505 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
628 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
636 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
670 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
933 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
810 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
660 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
797 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
864 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
817 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
903 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
892 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
868 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
845 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
846 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
938 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
833 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
907 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
916 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
781 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1027 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
891 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
875 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
845 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1015 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1918 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
997 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1065 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
968 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1274 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1161 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1040 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1815 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1328 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1303 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1776 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1404 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1208 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1214 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1179 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1503 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1243 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1182 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1201 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1186 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1241 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1552 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1329 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1451 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1775 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1360 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1611 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1726 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2019 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2072 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1458 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1462 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1186 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1452 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1244 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1403 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1279 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1404 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1411 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1336 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1328 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1225 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1464 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1296 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1539 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1358 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2139 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1513 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1595 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1481 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1581 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1533 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1513 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1605 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1435 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1507 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1689 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1605 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1517 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1602 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1591 Okunma.
Haber Yazılımı