Yazı Detayı
22 Kasım 2017 - Çarşamba 19:29 Bu yazı 1574 kez okundu
 
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Kimse “semboller önemsizdir” diyemez, çünkü kökleri derinlerdedir. Köklü Avrupa devletlerinin bayraklarında ekseriya haç bulunur. Muhtemelen Haçlı seferleri bakıyesidir bu haçlar. “Avrupa kimliğinin temelinde Haçlı seferleri vardır”, desek abartmış olmayız.

NATO bir Avrupa savunma paktı. Kısaca Kuzey Atlantik Paktı denilir. Atlantik denilince işin içine ABD’de giriyor. Peki NATO’un bayrağında ne var?

Yıldız!

Beyler, siz hiç dört kollu yıldız gördünüz mü?

Bizim yıldızımız beş şualı, İsrail’in altı, Azerbaycan’ın daha fazla...

Şimdi NATO bayrağına bir daha ve dikkatle bakın: Haçı göreceksiniz!

Yıldız şekli verilmiş basbayağı haç!

Bayrağına bakarak şunu söyleyebiliriz: NATO bir haçlı kuruluşudur! 2. Dünya Savaşı sonrasında Batıyı temsil eden Avrupayı doğuyu temsil eden Sovyetlerden korumak için meydana getirilmiştir.

Doğu-batı çatışması ezelî bir mücadeledir. Truva’dan beri sürer gider. Bu çatışma yüzyıllar boyunca çeşitli şekiller aldı. Bir zamanlar doğuyu Osmanlılar temsil etti. Batıyla mücadelede ileri hamleler yaptı. Fakat 18. yüzyıldan itibaren teknoloji ve ekonomiye yenildi. Yine de 1. Dünya savaşına kadar doğuyu Osmanlılar temsil ediliyordu.

1.Dünya savaşında doğu yenildi, Osmanlılar tarihten silindi. Onun yerini Sovyetler Birliği aldı. Sosyalizm batı kapitalizmine karşı sistemin içinden çıkan bir anti tezdi, geçici de olsa batı sistemine ciddi bir tehdit olarak görüldü. Düşman Osmanlının, yani İslâmın yerine sosyalizm konuldu.

Sosyalizmi İslâma benzetmek çok şaşırtıcı değil. Gerçek anlamda sosyalizm paylaşımda sosyal adaleti öngören bir sistem. İslâmın böyle ilkeleri olmadığını kim söyleyebilir?

Sovyetler Birliği dini dışlayan yapısıyla ve ağır bürokratik işleyişiyle farklı bir dünya devleti oldu. 2. Dünya Savaşından büyük bir güç olarak çıktı ve batıyı tehdit etmeye başladı.

Batının orak-çekiçe karşı NATO yıldızını, yani haçını çıkarması ilgi çekici değil mi?

Arka planında Hırıstiyanlık olan bir dünya ile dini dışlamakla kalmayan dine düşmanlık gösteren bir dünyanın çatışması sözkonusu idi. Avrupa’nın yenilmesi hıristiyanlığın mağlubiyeti ile eşdeğerdi.

Sovyet sistemi Avrupa’ya oluşturduğu tehdide Türkiye’yi de katmasa idi belki de farklı bir tarih yazılacaktı. Sovyet yöneticileri 2. Dünya Savaşı sonrasında Romanya ve Bulgaristan’ı kontrol altına alarak sınırlarımıza dayandılar. Zaten Kafkaslarda sınırlarımızda idiler. Daha ötesi, ülkemizin kuzey doğusunda ve Boğazlar üzerinde hak talep ettiler.

Türkiye düne kadar Batı ile mücadele eden bir unsurken batıya temelden muhtaç bir konuma düşürüldü. Batının savunma sistemi içinde yer almak neredeyse kurtarıcı ideal haline geldi.

Türkiye’nin NATO’ya giriş macerası 20. yüzyılın en mühim hadiselerinden. Rusya ile ezeli düşman Türkiye, Birinci Dünya Savaşından sonra ortaya çıkan Sovyetler Birliği ile iyi ilişkiler içinde oldu. Bugünkü sınırlarımızı Bolşevik ihtilaline borçluyuz desek hata olmaz! Cumhuriyet sonrasında da Sovyetlerle ilişkilerimiz sürdü. İçeride komünistler tasfiye edilirken de bu ilişkiler devam etti. Devletçilik siyasetini onları takliden icad ettik.

2. Dünya Savaşı işin rengini değiştirdi. Bu savaşta Nazi Almanyasına karşı Batılı güçlerle ittifak kuran Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği Türkiye’ye karşı 1. Dünya Savaşı öncesinden kalan tavrını takındı. Savaşa girmemekle övünen Türkiye şimdi topraklarından bir kısmının işgali tehlikesi ile karşı karşıya idi.

Rusya tehlikesi Türkiye’yi batının kucağına iter... Türkiye Batıya öylesine yanaştı ki, Batının güvenliği uğruna on binlerce vatan evladı, binlerce kilometre ötedeki Kore’ye sevk edildi, binlercesi de Kore topraklarında kaldı.

Küresel emperyalizmin güç savaşı için!

Kore’de feda edilen canlar, Batının Sovyetlere karşı kurduğu güvenlik teşkilatı NATO’ya girişe zemin oluşturdu. Batı Türkiye’yi Sovyet öcüsüne karşı korurken, ülke üzerindeki baskısını tahkim etti. NATO’suz bir Türkiye düşünülemezdi. Bütün ordumuzu NATO’nun emrine verdik. NATO Savunması nereden başlıyordu peki?

Toroslardan!

Biz Sovyet saldırılarını müttefiklerimiz Toros dağlarını tutuncaya kadar durdurmakla görevliydik! Rusya Akdenize, petrol sahalarına inmemeliydi! Bizim için hayat memat meselesi olan bu konu, batılılar için enerji alanlarının, sömürgelerin korunması, yani “menfaat meselesi” idi.

Türkiye NATO’nun koruması altında iken, batı emperyalizminin tasallutunda idi. Kıbrıs meselesi patlak verdiğinde görüldü ki, NATO’da bulunmak millî menfaatlerle uzlaşır gibi değil! Bunun için NATO dışı  bir ordu kurduk (Ege Ordusu).

NATO hikâyesini uzatmaya gerek yok: Sovyet sistemi çöktükten sonra NATO varsa, İsâmla mücadele için var, yoksa yok! Düşmanın rengi kızıldan yeşile çevrilmedi mi?

Düşmanlık için Türkiye’nin başında Atatürk olsa da fark etmez, Tayyip Erdoğan olsa da!

Son vak’adan ötürü NATO özür üstüne özür diliyor. Şu makamda özür: Özür dileriz ama gerçek düşmanımız sizsiniz!

 
Etiketler: NATO:, Özür, dileriz,, ama, gerçek, düşmanımız, sizsiniz!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
145 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
236 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
175 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
172 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
128 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
304 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
424 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
323 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
401 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
630 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
321 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
319 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
294 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
619 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
245 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
271 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
343 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
255 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
392 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
329 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
413 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
369 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
335 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
358 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
310 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
491 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
347 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
224 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
344 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
484 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
418 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
336 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
504 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
561 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
382 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
430 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
455 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
324 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
457 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
586 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
471 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
376 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
638 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
514 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
383 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
479 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
503 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
499 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
360 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
547 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
431 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
629 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
537 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
966 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
561 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
602 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
636 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
636 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
492 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
707 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
606 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
608 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
649 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
909 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
788 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
644 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
781 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
844 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
793 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
863 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
871 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
847 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
820 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
821 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
919 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
806 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
879 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
892 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
743 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1004 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
862 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
848 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
822 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
989 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1890 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
972 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1044 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
947 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1252 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1137 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1019 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1791 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1307 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1284 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1756 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1380 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1181 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1185 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1160 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1488 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1221 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1154 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1182 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1159 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1218 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1515 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1302 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1416 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1754 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1337 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1575 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1701 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1991 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2052 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1439 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1430 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1160 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1432 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1208 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1383 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1255 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1389 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1382 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1320 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1306 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1207 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1445 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1275 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1509 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1330 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2110 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1493 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1455 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1563 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1510 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1485 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1587 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1406 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1488 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1658 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1588 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1501 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1580 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1566 Okunma.
Haber Yazılımı