Yazı Detayı
03 Temmuz 2019 - Çarşamba 18:26 Bu yazı 95 kez okundu
 
Muhasebeyi zamanında yapmak
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Bir dönemin muhasebesini, hem de sürerken yapmak sadece zor değil, tehlikeli de.

Suya dokunacaksınız, sabuna dokunacaksınız. Bu demektir ki bir arıtma çabası içinde olacaksınız. Çubuğunu yakıp keyfinize bakmak varken neden bunu yapacaksınız? Bizi bu konular üzerinde yazmaya zorlayacak bir ihtirasa sahip değiliz. Makam mevki kaydımız yok, beklentimiz yok. Sadece ve sadece doğru bildiğimizi söylemek sorumluluğu bizi yazmaya sevk ediyor. Son birkaç yazımızla ilgili yankılar yazmak zaruretini pekiştirdi.

AK Parti dönemi, Türkiye’de epey zamandır, daha doğrusu 1930’lardan beri görülmeyen güçlü liderlik yapısıyla belirginleşiyor. Lider partinin her zaman önünde. Bu Parti’nin müessiriyetini sınırlıyor ve liderin gölgesinde bir siyaset ve idare oluşturuyor. Bu gölge öyle koyu ki, sığınanları her türlü dış tesirden koruyor.

1970’lerden beri Türkiye’nin idarî merkezinde, Ankara’da her türlü hükümetle, yönetimle muhatab olduk. Bütün hükümetler, darbe hükümetleri dâhil, halkın hissiyatını, hassasiyetlerini gözetmek ihtiyacını hissederdi. Bunu başarıp başaramayacakları bahsi diger. Bakanlara, yüksek kademe yöneticilere yönelik eleştiriler olduğunda bunun muhatabı bu tepkileri yok saymazdı/sayamazdı. Reddedebilirdi, önemsemeyebilirdi, fakat hiç olmamış gibi davranmazdı. Ak Parti döneminde bakanlar, yüksek kademe idareciler her türlü eleştiriyi yokmuşçasına görmezden geldiler.

Bunun halk tepkileri konusunda da aynı minval üzere olduğunu söyleyebiliriz. Bakanlar, milletvekilleri halkın hissiyatını, basın yayın araçlarında ifade edilen eleştirileri dikkate almak yerine kendileri için daha önemli başka bir yüksek otoritenin tasvibini kazanmak, en azından dikkatini çekmeyi önemsediler. Halkı ikna etmek ise liderin işi!

Ak Parti’nin siyasetcileri lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek yoluna dönmeli.

1950’ye kadar Türkiye’de serbest seçim yoktu. Meclis vardı, fakat seçim Halk Partisi’nin ebedî şefi, halihazır başkanı (İnönü) ve genel sekreteri (Recep Peker) tarafından yapılırdı. Listeler hazırlanır, son halini Çankaya’da Kemal Paşa verirdi. Lider, seçiminde geniş bir hürriyete sahipti. İstediğini istediği şehrin milletvekili yapabilirdi. Gerektiğinde kadınları işin içine katar, gerektiğinde azınlıklardan vekil yapardı. Yalnız temsil kabiliyetini gözetirdi. O dönemin Meclis’inde yer alanlar sahalarında bilinen tanınan isimlerdi, bugünkü gibi “anonim” şahsiyetler değildi.

21. yüzyılda benzer bir durumla karşılaşılabileceği pek hatıra gelmezdi, fakat oldu. Güçlü lider istediğini vekil, istediğini bakan yapabiliyor. Aynı şey idarî kademelerde, hatta ilmiyede de görülebiliyor. Kırklı yaşlarda bir yüksek kademe idareci ile karşılaşıyorsunuz. Tahsili tahsil değil, tecrübesi tecrübe değil, liyakat hak getire. Nedir marifeti? Filanın mahdumunun veya kerimesinin mektep arkadaşı!

Elbette bu da bir yönetim tarzıdır! Fakat Türkiye gibi bir ülkede doğru bir tarz mıdır? Seçim döneminde milletvekili adayları listesine bakıyorsunuz. Bir iki isim dışında mahiyeti meçhul adaylar listeye dahil edilmiş. Bakanlar kurulu listesi açıklanıyor, o bakanlıkta memur olamayacak yaşta veya kıratta birisi bakan yapılmış.

O zaman ne oluyor? Bu vekiller, bu bakanlar, bu yöneticiler asıl sorumluluklarının halka olduğunu görmezden geliyorlar ve kendilerini seçen makama yöneliyorlar.

İşte 1930’lardan bir hikâye:

Halil Nihat Boztepe, ünlü bir hiciv şairi. 1927’de Gümüşhane milletvekili yapılıyor. 1931’den 1949’a kadar da Trabzon milletvekili…Bir gün Dolmabahçe Sarayı’ndan çıkarken görülüyor. Halil Nihat’a soruyorlar, “hayrola Dolmabahçe Sarayı’nda ne işiniz vardı?” Cevap: “Seçim bölgemi ziyaret ettim!” (Mevsim yaz, Gazi Paşa yazları Dolmabahçe Sarayı’nı mekân tutuyor.)

Ankara’da Cumhurbaşkanlığı külliyesini seçim bölgesi olarak gören milletvekillerinin, bakanların, yöneticilerin hayli fazla olduğu son İstanbul seçiminde bir daha anlaşıldı.

Ak Parti lider siyasetinden millet siyasetine dönmek zorunda.

Tekrarlayayım: Lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek; yol budur.

2.7.2019 Karar

 
Etiketler: Muhasebeyi, zamanında, yapmak,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
204 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
103 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
145 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
122 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
57 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
139 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
212 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
168 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
292 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
222 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
148 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
181 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
191 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
204 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
158 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
238 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
201 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
310 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
252 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
651 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
264 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
304 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
315 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
338 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
227 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
357 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
314 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
280 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
333 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
625 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
498 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
384 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
470 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
538 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
438 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
503 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
498 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
532 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
533 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
538 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
581 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
483 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
548 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
638 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
502 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
732 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
563 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
553 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
563 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
674 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1564 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
702 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
754 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
661 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
935 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
870 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
765 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1569 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1016 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1056 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1469 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1055 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
879 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
855 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
880 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1196 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
915 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
837 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
898 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
819 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
935 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1108 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1024 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1087 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1415 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1008 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1141 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1423 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1690 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1750 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1082 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1108 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
863 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1115 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
933 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1045 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
911 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1132 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1049 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1003 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1060 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
922 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1107 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
953 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1160 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
987 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1778 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1172 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1227 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1111 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1209 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1194 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1166 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1211 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1097 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1220 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1363 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1285 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1187 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1286 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1150 Okunma.
Haber Yazılımı