Yazı Detayı
03 Temmuz 2019 - Çarşamba 18:26 Bu yazı 318 kez okundu
 
Muhasebeyi zamanında yapmak
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Bir dönemin muhasebesini, hem de sürerken yapmak sadece zor değil, tehlikeli de.

Suya dokunacaksınız, sabuna dokunacaksınız. Bu demektir ki bir arıtma çabası içinde olacaksınız. Çubuğunu yakıp keyfinize bakmak varken neden bunu yapacaksınız? Bizi bu konular üzerinde yazmaya zorlayacak bir ihtirasa sahip değiliz. Makam mevki kaydımız yok, beklentimiz yok. Sadece ve sadece doğru bildiğimizi söylemek sorumluluğu bizi yazmaya sevk ediyor. Son birkaç yazımızla ilgili yankılar yazmak zaruretini pekiştirdi.

AK Parti dönemi, Türkiye’de epey zamandır, daha doğrusu 1930’lardan beri görülmeyen güçlü liderlik yapısıyla belirginleşiyor. Lider partinin her zaman önünde. Bu Parti’nin müessiriyetini sınırlıyor ve liderin gölgesinde bir siyaset ve idare oluşturuyor. Bu gölge öyle koyu ki, sığınanları her türlü dış tesirden koruyor.

1970’lerden beri Türkiye’nin idarî merkezinde, Ankara’da her türlü hükümetle, yönetimle muhatab olduk. Bütün hükümetler, darbe hükümetleri dâhil, halkın hissiyatını, hassasiyetlerini gözetmek ihtiyacını hissederdi. Bunu başarıp başaramayacakları bahsi diger. Bakanlara, yüksek kademe yöneticilere yönelik eleştiriler olduğunda bunun muhatabı bu tepkileri yok saymazdı/sayamazdı. Reddedebilirdi, önemsemeyebilirdi, fakat hiç olmamış gibi davranmazdı. Ak Parti döneminde bakanlar, yüksek kademe idareciler her türlü eleştiriyi yokmuşçasına görmezden geldiler.

Bunun halk tepkileri konusunda da aynı minval üzere olduğunu söyleyebiliriz. Bakanlar, milletvekilleri halkın hissiyatını, basın yayın araçlarında ifade edilen eleştirileri dikkate almak yerine kendileri için daha önemli başka bir yüksek otoritenin tasvibini kazanmak, en azından dikkatini çekmeyi önemsediler. Halkı ikna etmek ise liderin işi!

Ak Parti’nin siyasetcileri lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek yoluna dönmeli.

1950’ye kadar Türkiye’de serbest seçim yoktu. Meclis vardı, fakat seçim Halk Partisi’nin ebedî şefi, halihazır başkanı (İnönü) ve genel sekreteri (Recep Peker) tarafından yapılırdı. Listeler hazırlanır, son halini Çankaya’da Kemal Paşa verirdi. Lider, seçiminde geniş bir hürriyete sahipti. İstediğini istediği şehrin milletvekili yapabilirdi. Gerektiğinde kadınları işin içine katar, gerektiğinde azınlıklardan vekil yapardı. Yalnız temsil kabiliyetini gözetirdi. O dönemin Meclis’inde yer alanlar sahalarında bilinen tanınan isimlerdi, bugünkü gibi “anonim” şahsiyetler değildi.

21. yüzyılda benzer bir durumla karşılaşılabileceği pek hatıra gelmezdi, fakat oldu. Güçlü lider istediğini vekil, istediğini bakan yapabiliyor. Aynı şey idarî kademelerde, hatta ilmiyede de görülebiliyor. Kırklı yaşlarda bir yüksek kademe idareci ile karşılaşıyorsunuz. Tahsili tahsil değil, tecrübesi tecrübe değil, liyakat hak getire. Nedir marifeti? Filanın mahdumunun veya kerimesinin mektep arkadaşı!

Elbette bu da bir yönetim tarzıdır! Fakat Türkiye gibi bir ülkede doğru bir tarz mıdır? Seçim döneminde milletvekili adayları listesine bakıyorsunuz. Bir iki isim dışında mahiyeti meçhul adaylar listeye dahil edilmiş. Bakanlar kurulu listesi açıklanıyor, o bakanlıkta memur olamayacak yaşta veya kıratta birisi bakan yapılmış.

O zaman ne oluyor? Bu vekiller, bu bakanlar, bu yöneticiler asıl sorumluluklarının halka olduğunu görmezden geliyorlar ve kendilerini seçen makama yöneliyorlar.

İşte 1930’lardan bir hikâye:

Halil Nihat Boztepe, ünlü bir hiciv şairi. 1927’de Gümüşhane milletvekili yapılıyor. 1931’den 1949’a kadar da Trabzon milletvekili…Bir gün Dolmabahçe Sarayı’ndan çıkarken görülüyor. Halil Nihat’a soruyorlar, “hayrola Dolmabahçe Sarayı’nda ne işiniz vardı?” Cevap: “Seçim bölgemi ziyaret ettim!” (Mevsim yaz, Gazi Paşa yazları Dolmabahçe Sarayı’nı mekân tutuyor.)

Ankara’da Cumhurbaşkanlığı külliyesini seçim bölgesi olarak gören milletvekillerinin, bakanların, yöneticilerin hayli fazla olduğu son İstanbul seçiminde bir daha anlaşıldı.

Ak Parti lider siyasetinden millet siyasetine dönmek zorunda.

Tekrarlayayım: Lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek; yol budur.

2.7.2019 Karar

 
Etiketler: Muhasebeyi, zamanında, yapmak,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
193 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
340 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
253 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
343 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
547 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
256 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
273 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
225 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
433 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
196 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
224 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
277 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
213 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
349 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
285 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
362 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
320 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
278 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
291 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
262 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
438 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
280 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
183 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
280 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
413 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
366 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
278 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
421 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
503 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
330 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
383 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
399 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
270 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
401 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
523 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
414 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
571 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
448 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
328 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
417 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
434 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
426 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
328 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
492 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
374 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
567 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
480 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
902 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
496 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
536 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
577 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
578 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
444 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
645 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
540 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
539 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
581 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
853 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
726 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
591 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
725 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
788 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
728 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
792 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
808 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
778 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
765 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
770 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
870 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
745 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
815 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
845 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
696 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
953 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
812 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
793 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
780 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
923 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1827 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
914 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
989 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
884 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1178 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1091 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
968 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1755 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1259 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1251 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1717 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1307 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1134 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1116 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1104 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1447 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1164 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1088 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1131 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1077 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1164 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1463 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1245 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1375 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1697 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1269 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1484 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1647 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1928 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1993 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1387 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1363 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1100 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1370 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1151 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1320 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1197 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1343 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1316 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1260 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1263 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1153 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1379 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1218 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1456 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1269 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2051 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1433 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1511 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1392 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1496 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1461 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1407 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1532 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1352 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1447 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1597 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1537 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1448 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1538 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1500 Okunma.
Haber Yazılımı