Yazı Detayı
03 Temmuz 2019 - Çarşamba 18:26 Bu yazı 465 kez okundu
 
Muhasebeyi zamanında yapmak
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Bir dönemin muhasebesini, hem de sürerken yapmak sadece zor değil, tehlikeli de.

Suya dokunacaksınız, sabuna dokunacaksınız. Bu demektir ki bir arıtma çabası içinde olacaksınız. Çubuğunu yakıp keyfinize bakmak varken neden bunu yapacaksınız? Bizi bu konular üzerinde yazmaya zorlayacak bir ihtirasa sahip değiliz. Makam mevki kaydımız yok, beklentimiz yok. Sadece ve sadece doğru bildiğimizi söylemek sorumluluğu bizi yazmaya sevk ediyor. Son birkaç yazımızla ilgili yankılar yazmak zaruretini pekiştirdi.

AK Parti dönemi, Türkiye’de epey zamandır, daha doğrusu 1930’lardan beri görülmeyen güçlü liderlik yapısıyla belirginleşiyor. Lider partinin her zaman önünde. Bu Parti’nin müessiriyetini sınırlıyor ve liderin gölgesinde bir siyaset ve idare oluşturuyor. Bu gölge öyle koyu ki, sığınanları her türlü dış tesirden koruyor.

1970’lerden beri Türkiye’nin idarî merkezinde, Ankara’da her türlü hükümetle, yönetimle muhatab olduk. Bütün hükümetler, darbe hükümetleri dâhil, halkın hissiyatını, hassasiyetlerini gözetmek ihtiyacını hissederdi. Bunu başarıp başaramayacakları bahsi diger. Bakanlara, yüksek kademe yöneticilere yönelik eleştiriler olduğunda bunun muhatabı bu tepkileri yok saymazdı/sayamazdı. Reddedebilirdi, önemsemeyebilirdi, fakat hiç olmamış gibi davranmazdı. Ak Parti döneminde bakanlar, yüksek kademe idareciler her türlü eleştiriyi yokmuşçasına görmezden geldiler.

Bunun halk tepkileri konusunda da aynı minval üzere olduğunu söyleyebiliriz. Bakanlar, milletvekilleri halkın hissiyatını, basın yayın araçlarında ifade edilen eleştirileri dikkate almak yerine kendileri için daha önemli başka bir yüksek otoritenin tasvibini kazanmak, en azından dikkatini çekmeyi önemsediler. Halkı ikna etmek ise liderin işi!

Ak Parti’nin siyasetcileri lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek yoluna dönmeli.

1950’ye kadar Türkiye’de serbest seçim yoktu. Meclis vardı, fakat seçim Halk Partisi’nin ebedî şefi, halihazır başkanı (İnönü) ve genel sekreteri (Recep Peker) tarafından yapılırdı. Listeler hazırlanır, son halini Çankaya’da Kemal Paşa verirdi. Lider, seçiminde geniş bir hürriyete sahipti. İstediğini istediği şehrin milletvekili yapabilirdi. Gerektiğinde kadınları işin içine katar, gerektiğinde azınlıklardan vekil yapardı. Yalnız temsil kabiliyetini gözetirdi. O dönemin Meclis’inde yer alanlar sahalarında bilinen tanınan isimlerdi, bugünkü gibi “anonim” şahsiyetler değildi.

21. yüzyılda benzer bir durumla karşılaşılabileceği pek hatıra gelmezdi, fakat oldu. Güçlü lider istediğini vekil, istediğini bakan yapabiliyor. Aynı şey idarî kademelerde, hatta ilmiyede de görülebiliyor. Kırklı yaşlarda bir yüksek kademe idareci ile karşılaşıyorsunuz. Tahsili tahsil değil, tecrübesi tecrübe değil, liyakat hak getire. Nedir marifeti? Filanın mahdumunun veya kerimesinin mektep arkadaşı!

Elbette bu da bir yönetim tarzıdır! Fakat Türkiye gibi bir ülkede doğru bir tarz mıdır? Seçim döneminde milletvekili adayları listesine bakıyorsunuz. Bir iki isim dışında mahiyeti meçhul adaylar listeye dahil edilmiş. Bakanlar kurulu listesi açıklanıyor, o bakanlıkta memur olamayacak yaşta veya kıratta birisi bakan yapılmış.

O zaman ne oluyor? Bu vekiller, bu bakanlar, bu yöneticiler asıl sorumluluklarının halka olduğunu görmezden geliyorlar ve kendilerini seçen makama yöneliyorlar.

İşte 1930’lardan bir hikâye:

Halil Nihat Boztepe, ünlü bir hiciv şairi. 1927’de Gümüşhane milletvekili yapılıyor. 1931’den 1949’a kadar da Trabzon milletvekili…Bir gün Dolmabahçe Sarayı’ndan çıkarken görülüyor. Halil Nihat’a soruyorlar, “hayrola Dolmabahçe Sarayı’nda ne işiniz vardı?” Cevap: “Seçim bölgemi ziyaret ettim!” (Mevsim yaz, Gazi Paşa yazları Dolmabahçe Sarayı’nı mekân tutuyor.)

Ankara’da Cumhurbaşkanlığı külliyesini seçim bölgesi olarak gören milletvekillerinin, bakanların, yöneticilerin hayli fazla olduğu son İstanbul seçiminde bir daha anlaşıldı.

Ak Parti lider siyasetinden millet siyasetine dönmek zorunda.

Tekrarlayayım: Lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek; yol budur.

2.7.2019 Karar

 
Etiketler: Muhasebeyi, zamanında, yapmak,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
122 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
131 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
154 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
141 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
180 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
214 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
225 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
225 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
294 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
364 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
257 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
248 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
239 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
395 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
541 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
405 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
518 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
751 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
438 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
387 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
398 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
771 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
411 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
349 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
460 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
346 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
465 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
411 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
515 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
470 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
424 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
469 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
396 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
587 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
459 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
322 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
432 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
590 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
505 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
428 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
602 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
643 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
472 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
523 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
568 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
413 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
540 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
670 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
555 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
741 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
613 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
460 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
570 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
602 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
588 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
434 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
639 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
508 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
742 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
624 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1038 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
662 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
692 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
742 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
747 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
555 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
798 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
696 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
694 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
727 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1005 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
870 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
747 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
849 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
923 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
892 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
965 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
974 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
931 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
907 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
909 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
999 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
901 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
974 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
967 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
848 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1079 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
960 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
929 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
903 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1078 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1991 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1050 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1116 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1036 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1337 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1225 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1095 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1875 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1380 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1359 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1839 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1462 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1264 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1274 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1241 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1554 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1319 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1248 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1251 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1266 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1309 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1627 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1391 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1511 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1838 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1432 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1675 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1779 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2091 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2133 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1517 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1532 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1245 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1529 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1335 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1487 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1364 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1456 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1473 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1397 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1388 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1288 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1524 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1351 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1599 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1414 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2196 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1573 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1661 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1531 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1646 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1581 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1574 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1667 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1507 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1566 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1758 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1657 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1568 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1684 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1667 Okunma.
Haber Yazılımı