Yazı Detayı
03 Temmuz 2019 - Çarşamba 18:26 Bu yazı 614 kez okundu
 
Muhasebeyi zamanında yapmak
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Bir dönemin muhasebesini, hem de sürerken yapmak sadece zor değil, tehlikeli de.

Suya dokunacaksınız, sabuna dokunacaksınız. Bu demektir ki bir arıtma çabası içinde olacaksınız. Çubuğunu yakıp keyfinize bakmak varken neden bunu yapacaksınız? Bizi bu konular üzerinde yazmaya zorlayacak bir ihtirasa sahip değiliz. Makam mevki kaydımız yok, beklentimiz yok. Sadece ve sadece doğru bildiğimizi söylemek sorumluluğu bizi yazmaya sevk ediyor. Son birkaç yazımızla ilgili yankılar yazmak zaruretini pekiştirdi.

AK Parti dönemi, Türkiye’de epey zamandır, daha doğrusu 1930’lardan beri görülmeyen güçlü liderlik yapısıyla belirginleşiyor. Lider partinin her zaman önünde. Bu Parti’nin müessiriyetini sınırlıyor ve liderin gölgesinde bir siyaset ve idare oluşturuyor. Bu gölge öyle koyu ki, sığınanları her türlü dış tesirden koruyor.

1970’lerden beri Türkiye’nin idarî merkezinde, Ankara’da her türlü hükümetle, yönetimle muhatab olduk. Bütün hükümetler, darbe hükümetleri dâhil, halkın hissiyatını, hassasiyetlerini gözetmek ihtiyacını hissederdi. Bunu başarıp başaramayacakları bahsi diger. Bakanlara, yüksek kademe yöneticilere yönelik eleştiriler olduğunda bunun muhatabı bu tepkileri yok saymazdı/sayamazdı. Reddedebilirdi, önemsemeyebilirdi, fakat hiç olmamış gibi davranmazdı. Ak Parti döneminde bakanlar, yüksek kademe idareciler her türlü eleştiriyi yokmuşçasına görmezden geldiler.

Bunun halk tepkileri konusunda da aynı minval üzere olduğunu söyleyebiliriz. Bakanlar, milletvekilleri halkın hissiyatını, basın yayın araçlarında ifade edilen eleştirileri dikkate almak yerine kendileri için daha önemli başka bir yüksek otoritenin tasvibini kazanmak, en azından dikkatini çekmeyi önemsediler. Halkı ikna etmek ise liderin işi!

Ak Parti’nin siyasetcileri lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek yoluna dönmeli.

1950’ye kadar Türkiye’de serbest seçim yoktu. Meclis vardı, fakat seçim Halk Partisi’nin ebedî şefi, halihazır başkanı (İnönü) ve genel sekreteri (Recep Peker) tarafından yapılırdı. Listeler hazırlanır, son halini Çankaya’da Kemal Paşa verirdi. Lider, seçiminde geniş bir hürriyete sahipti. İstediğini istediği şehrin milletvekili yapabilirdi. Gerektiğinde kadınları işin içine katar, gerektiğinde azınlıklardan vekil yapardı. Yalnız temsil kabiliyetini gözetirdi. O dönemin Meclis’inde yer alanlar sahalarında bilinen tanınan isimlerdi, bugünkü gibi “anonim” şahsiyetler değildi.

21. yüzyılda benzer bir durumla karşılaşılabileceği pek hatıra gelmezdi, fakat oldu. Güçlü lider istediğini vekil, istediğini bakan yapabiliyor. Aynı şey idarî kademelerde, hatta ilmiyede de görülebiliyor. Kırklı yaşlarda bir yüksek kademe idareci ile karşılaşıyorsunuz. Tahsili tahsil değil, tecrübesi tecrübe değil, liyakat hak getire. Nedir marifeti? Filanın mahdumunun veya kerimesinin mektep arkadaşı!

Elbette bu da bir yönetim tarzıdır! Fakat Türkiye gibi bir ülkede doğru bir tarz mıdır? Seçim döneminde milletvekili adayları listesine bakıyorsunuz. Bir iki isim dışında mahiyeti meçhul adaylar listeye dahil edilmiş. Bakanlar kurulu listesi açıklanıyor, o bakanlıkta memur olamayacak yaşta veya kıratta birisi bakan yapılmış.

O zaman ne oluyor? Bu vekiller, bu bakanlar, bu yöneticiler asıl sorumluluklarının halka olduğunu görmezden geliyorlar ve kendilerini seçen makama yöneliyorlar.

İşte 1930’lardan bir hikâye:

Halil Nihat Boztepe, ünlü bir hiciv şairi. 1927’de Gümüşhane milletvekili yapılıyor. 1931’den 1949’a kadar da Trabzon milletvekili…Bir gün Dolmabahçe Sarayı’ndan çıkarken görülüyor. Halil Nihat’a soruyorlar, “hayrola Dolmabahçe Sarayı’nda ne işiniz vardı?” Cevap: “Seçim bölgemi ziyaret ettim!” (Mevsim yaz, Gazi Paşa yazları Dolmabahçe Sarayı’nı mekân tutuyor.)

Ankara’da Cumhurbaşkanlığı külliyesini seçim bölgesi olarak gören milletvekillerinin, bakanların, yöneticilerin hayli fazla olduğu son İstanbul seçiminde bir daha anlaşıldı.

Ak Parti lider siyasetinden millet siyasetine dönmek zorunda.

Tekrarlayayım: Lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek; yol budur.

2.7.2019 Karar

 
Etiketler: Muhasebeyi, zamanında, yapmak,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
735 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
413 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
319 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
394 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
279 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
330 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
347 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
372 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
482 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
403 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
446 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
522 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
404 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
386 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
453 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
545 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
712 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
536 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
663 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
888 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
607 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
507 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
546 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
916 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
534 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
510 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
619 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
488 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
593 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
564 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
644 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
612 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
610 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
609 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
531 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
732 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
600 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
495 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
567 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
837 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
629 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
586 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
832 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
794 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
646 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
649 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
693 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
558 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
692 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
813 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
688 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
922 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
745 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
616 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
703 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
763 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
717 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
581 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
778 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
646 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
884 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
767 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1166 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
798 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
855 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
884 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
927 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
691 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
938 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
880 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
837 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
866 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1138 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1049 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
895 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
978 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1067 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1057 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1124 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1095 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1074 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1044 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1101 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1148 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1056 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1141 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1094 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1070 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1213 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1083 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1059 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1040 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1254 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2135 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1178 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1248 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1175 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1478 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1353 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1226 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2029 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1499 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1504 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1999 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1597 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1446 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1472 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1374 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1686 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1447 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1435 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1394 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1427 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1439 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2063 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1554 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1685 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2009 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1741 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1882 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1896 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2230 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2281 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1639 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1660 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1387 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1689 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1576 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1640 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1506 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1594 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1631 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1532 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1552 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1422 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1708 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1511 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1746 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1573 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2326 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1730 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1829 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1669 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1773 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1722 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1703 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1865 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1651 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1739 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1999 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1822 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1744 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1813 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1820 Okunma.
Haber Yazılımı