Yazı Detayı
11 Ocak 2018 - Perşembe 22:08 Bu yazı 461 kez okundu
 
Milliyetin mayası ne?
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

İslâmcı zihin zaman zaman “kavmiyet, ırkçılık, millet, milliyet” kavramları üzerinde patinaja düşer; daha türkçesi debelenir durur... Gerçekdışı, basmakalıp ilintiler kurarak, kendi icad ettiği bazı düşmanları mahkûm eder, böylece işin içinden sıyrıldığını sanır.

Onlara sorumuz şudur: Milletin esası ırk mıdır? Kan mıdır? Etniklik her şey midir? İnsan sadece fiziği, bedeni üzerinden tanımlanabilir mi?

Eğer milletin esası “ırk” veya “kan”sa, herkes kendi ırkının milletinden olmak zorundadır. Bu anlayışın gideceği yer yoktur. Yok böyle değilse, o zaman başka bir dille konuşmak gerekir.

Millet seçimliktir, din olarak da seçimliktir, kültür olarak da.

Türksünüz, Kürtsünüz, Çerkezsiniz, Boşnaksınız...

Bu ırklara mensub olmanız, din seçmenize mani olmaz; o dinin dairesinde bir topluluk içinde kendinizi hmenize ve hatta tanımlanmanıza da engel olmaz.

Bu yüzden “Müslümanım ve Türküm” diyebilirsiniz. Diğer kavimlerin bunu demeye hakkı yok mu? Kürd’ün, Arab’ın, Arnavut’un, Çerkes’in vb. Elbette böyle konuşmaya hakları vardır.

Türkiye sözkonusu ise, bütün bu kavimlere mensup olanların bulunduğu kültür dairesine bir ad vermek gerekmez mi?

Bu Arap âleminde kolaydır, İran’da kolaydır. Arap kültürünün, Fars kültürünün İslâmla bütünleşmiş üst kültürler olduğu kabul görmüştür. Bu durumda, bunun Türk kültürü için sözkonusu olmadığını mı söylemiş oluyoruz?

Türkiye’de Türk kavramı etnikliği aşar, ırkı aşar ve kültürel olarak bütün toplumu kuşatır. Hatta bir yere kadar müslüman olmayan unsurları da kapsar.

Türkiye’de Türk’ten bahsetmek ırkçılık değildir; çünkü Türk kavramı ırkı aşan bir mahiyet kazanmıştır. Bunu uzun uzun hikâye etmeye gerek yok. Osmanlı bir çok ırktan insanları devşirerek bir millet oluşturmuştur. Fatih’in sadrazamı Mahmut Paşa Rum’dur, fakat o bir Osmanlı yöneticisi olarak Türk kültür dairesindedir. Sokollu Mehmed Paşa etnik olarak Sırp’tır; peki o koca Osmanlı devletini Sırp kimliği ile, kültürü ile mi yönetmiştir?

Mehmed Âkif islâmcılığın bayrakdarı değil midir? Türkiye’nin, Türklerin millî marşını o yazmamış mıdır? Bu marş bütün müslüman toplumların “evet” diyebileceği muhtevada bir marştır! Hem millî, hem islamî bir semboldür. Bayrağımız da öyledir, İslâmın sembolüdür. Bayrak olarak islâmın sembolünü seçmek önemli. Bunu yapmayan/yapamayan kavmiyetçi uydurma devletler var!

Irkçılığa karşı görünerek kültürel varlık anlamında milleti yok sayanlar gerçek anlamda ırkçılık yapmaktadır. Türk, sırf etnik kimliği ile bir yere varamaz, Arap da, Kürt de. Entikliğin üstünde kültürel kimlik belirleyicidir. Türk etnikçiliğinin, ırkçlığının en büyük düşmanı kültürel Türk üst kimliğidir.

Okuma (ve düşünme) özürlü islâmcılara Yahya Kemal’i okumalarını tavsiye ederim. (Elimden gelse mecbur ederim.) O şöyle der: Milletin mayası kan değil, dindir!

Oysa siz aksine iman ediyorsunuz! “Milletin esası din değil, kandır” diyorsunuz! Hasip Kaplan’dan ne farkınız var?

Burada parantez açalım: Melezleri ne yapacağız? Bin yıl içinde bu topraklarda ırklar, kavimler birbirine geçti. Kim ne kadar Türk, kim ne kadar Kürt, Arap veya Arnavut? Bunu ölçebilecek bir cihaz keşfettiniz mi?

Netice-i kelam: Ünlü bir tarihçimizin, ilim adamımızın etnikçi bir genç tarafından sıkıştırılmak istendiğine şahit oldum. Kürt müydü? Cevap şöyle idi: Evet annesi Kürt, babası Araptı, fakat kendisi kültürel olarak Türk’tü!

Efendiler, bu anlamsız tartışmaları bırakın, ayaklarınızı bu topraklara basın. Müslümanlar tek dil, tek devlet ve tek kültürle bugüne gelmedi, Kaadir-i mutlak olan Rabbin muradı bu olsaydı, elbette öyle olurdu.

 

Türkler bin yıl İslâm dünyasını temsil eden büyük devletleri ırkçılık yapmadan yönetti. Türk islâmla özdeşleşti, bu yüzden batıda İslâma düşmanlık, Türke düşmanlık hâline geldi. Batının bu düşmanlık stratejisine kıt din bilginizle ortak olmayın!

 
Etiketler: Milliyetin, mayası, ne?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
47 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
99 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
443 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
380 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
280 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1025 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
420 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
514 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
914 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
575 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
427 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
328 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
358 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
683 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
454 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
318 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
454 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
328 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
395 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
488 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
542 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
482 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
866 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
534 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
629 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
961 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1145 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1252 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
577 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
602 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
377 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
581 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
421 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
483 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
484 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
616 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
515 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
507 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
481 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
516 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
474 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
653 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
495 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1224 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
622 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
663 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
602 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
626 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
679 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
643 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
616 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
600 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
645 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
854 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
739 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
636 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
753 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
611 Okunma.
Haber Yazılımı