Yazı Detayı
13 Ocak 2020 - Pazartesi 15:01 Bu yazı 114 kez okundu
 
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Türkiye’nin son yüzyılda yaşadıkları büyük ölçüde medeniyet ufkunu kaybetmekle ilgili. Osmanlı Devleti’nin son döneminde dahi bir medeniyet ufku arayışı ve telakkisi hissedilebilmektedir.

Bu her zaman şuur haline geçmese de ma’şeri bir arkaplan teşkil etmektedir. Dil ve kültürün bütün unsurları bu ufuk arayışı şuuru içinde ele alınabiliyordu. Farklı kültür unsurlarının iktibası, aktarılması, benimsenmesi veya reddi bu bütünlük içinde daha makul çerçeveler kazanıyordu. İşin içine “zor”un girmesi oyunu bozdu. Kültürel inkılâplar (harf, dil, mûsikî vb.) bu makuliyet zeminini ortadan kaldırdı; kültürel devamlılık tehlikeye girdi. Millilik/millileşme iddiasıyla binlerce yıllık değerlerimizi bir kenara bırakarak bizi “millileştirecek” aktarmacılık ve taklitçilik yolunda yürüdük. Neticede kendi mirasımıza yeterince sahip çıkamadık ve medeniyet iddiamızı sürdüremedik, fakat aktarmak istediğimiz kültür unsurlarını da gerçek anlamda iktisab edemedik.

Son yıllarda Meclis’te yeni hükümetlerin programları okunurken, kültüre ayrılan yerin azlığı bilhassa dikkati çekiyor. Bu adı taşıyan bir bakanlığın mevcudiyeti ve bu bakanlığın faaliyet sahası ile ilgi cümleler kurma mecburiyeti olmasa, belki de kültür konusu hükümetleri bu kadar da ilgilendirmeyecek. Elbette bütün bunlar, kültür konularının önemini, dolayısıyla Kültür Bakanlığı’nın önemini azaltmıyor.

Türkiye’nin bugünkü şartlarında kültürle ilgili olarak geniş çerçeveli bakış açılarının ifade edilmesi ve faaliyetlerle ilgili ayrıntılı cümlelere hükümet programında yer verilmesi neredeyse imkânsız görülüyor. Çünkü dünya siyasetinin sancılı dönüşümü Türkiye’yi birçok ağır mesele ile karşı karşıya bırakıyor. Dolayısıyla, hükümet programlarında öncelikli olarak dış siyaset ve iktisadî konuların ele alınması kaçınılmaz oluyor.

Kültürde ise işin tabiatı icabı her zaman farklı sesler çıkabilir, uzlaşma/anlaşma daha zor sağlanabilir. Hatta, diğer konularda belli ölçüde sağlanmış olan objektiflik, bazı gözleri ihtilaf çıkarmak, muhalefet etmek için kültür alanına çevirmiş olabilir.

Siyasi iktidar-kültürel iktidar

2002’de Türkiye’de siyasî iktidar değişti, fakat bu kültürel iktidarın değiştiği anlamına gelmiyor. Türkiye’de kültürün hâlâ “seçimli” konular arasında yer almadığı kanaatindeyim. Resmî kültürel kurumlaşma Kültür Bakanlığı’ndan başlayarak, Milli Eğitim ve devlet elindeki kitle yayın araçlarına kadar kültür aktarmacılığından ve dayatmacılığından başka bir politika tanımamıştır uzun süre. Kitle yayın araçları devlet elindeyse denetimli bir kültür aktarmacılığı, değilse denetimsiz bir aktarmacılık sözkonusu olmaktadır. Medeniyet ufkunu kaybetmemizin bizi sürüklediği yer burası.

Resmî kültürün toplum üzerindeki denetleyici-yönlendirici baskısının kaldırılması en önce demokratik bir gereklilik olarak kabul edilmelidir. Türkiye’de demokratikleşme siyasî olarak belirli merhaleler kat etmiş olmasına rağmen, kültürel alanda otoriterlik devam etmektedir. Resmî kültürel kurumlaşma tek parti döneminde çizilen çerçevelerden çıkamamıştır bir türlü. Bu yüzden eğitim-iletişim ve kültür alanında tek parti ideolojisi şöyle veya böyle devam ediyor. Bu devam ediştir ki 1950’lerden beri yaşadığımız normalleşme sürecinin kesin bir sonuca varmasını engelliyor. Bu yüzden siyasî iktidarlar birçok konuda etkili kararlar alabiliyorlar, ama mesela eğitim konusunda, kültür konusunda apaçık kötüye gidişe rağmen sonuç verici değişikliğe kalkışamıyorlar. Hiçbir iktidar ekonomide uyguladığı liberalleşmeyi kültür alanına teşmil edemiyor.

Siyasî sistemin demokratikleştirilmesi ve demokratik bir toplum kurulması iddiaları, kültürel seçme, kendi kültürümüzü seçme konusunda engeller ortadan kaldırılmadan temelden yoksun kalacaktır. Kültürel yapılaşmanın otokratikliği sürerken siyasî sistemin gerçek anlamda demokratikleşmesi mümkün olabilir mi?

13.01.2020-Karar

 
Etiketler: Kültürde, asıl, mesele,, medeniyet, ufkunu, kaybetmemek,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
114 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
231 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
158 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
126 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
128 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
119 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
220 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
133 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
91 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
139 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
231 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
188 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
151 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
228 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
322 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
197 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
229 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
237 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
164 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
277 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
302 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
266 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
174 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
429 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
327 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
220 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
267 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
290 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
306 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
242 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
345 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
293 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
414 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
345 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
763 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
370 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
403 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
451 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
431 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
318 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
464 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
421 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
388 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
438 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
722 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
590 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
464 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
573 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
634 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
532 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
612 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
607 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
628 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
633 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
630 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
712 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
575 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
646 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
725 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
597 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
837 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
661 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
665 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
647 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
771 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1667 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
786 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
862 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
742 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1036 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
973 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
870 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1670 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1114 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1157 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1591 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1153 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1002 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
963 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
969 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1291 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1014 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
966 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
988 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
927 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1024 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1249 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1120 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1230 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1532 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1096 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1258 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1518 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1777 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1841 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1234 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1207 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
960 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1214 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1035 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1153 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1014 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1222 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1168 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1093 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1160 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1009 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1227 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1042 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1272 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1089 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1861 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1277 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1338 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1219 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1321 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1301 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1263 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1349 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1181 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1320 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1475 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1390 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1298 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1396 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1249 Okunma.
Haber Yazılımı