Yazı Detayı
09 Şubat 2019 - Cumartesi 22:54 Bu yazı 172 kez okundu
 
Kitabın İkramı
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

Kitabın İkramı

 

Bir değer ve bir gaye için yazılan kitap, içerisinde insana sunabileceği belli başlı hikmeti olan kitaptır. Özellikle Türk - İslam Medeniyetinin temelinde kitap ve kitap şuuru yatar. Bu medeniyet, kitapların ilham olduğu ilim ve irfanla neşvünema bulmuştur.

Medeniyetimizi inşa eden ruh, kitap şuurunun tasavvurunda yetişen kalem ve kelam neferlerinin sinelerde yakmış olduğu milli, manevi, ahlaki ve vicdani ruhtur. Bu ruhun esintileriyledir ki en az bin yıllık bir İslam sancaktarlığı, Türk Milletine nasip olmuştur. Ayrıca mazlum ve mağdur olanlara mihmandarlık gibi bir diğerkâmlık da yine Türk Milletinin ahlaki ve vicdani müeyyidesinin irfan damlalarındandır.

Kitaba sadık olan milletler, tarih sayfalarına şan ve şerefle iz bırakan milletlerdir. Çünkü kitap, muhatabına ilim, irfan, hikmet, erdem ve fazilet bahşeden bir pınardır. Bu membaından fikrini ve zikrini besleyenler tarih sayfalarında hayırla yâd edilenlerdir.

Kitap sadık bir dosttur, samimi bir arkadaştır, sırları ifşa etmeyen sırdaştır. Güzelliklere şükranla karşılık verirken, hata ve kusurları da itham etmeden ihtar edebilen bir tavra sahiptir. Kitap öğretenden ziyade eğitendir. Kitap, ahlaklı bir eğitmendir. Kitap okumanın, kitapla hemhal olmanın ve kitabî söz söylemenin ibadet olduğunu bilen ve bu şuurla hareket edenler, kitap gibi bir üstadın rahle-i tedrisinden arif olarak ayrılanlardır.

Okumak, eminim ki namaz ve oruç gibi bir ibadettir. Belki farz değildir ama vacip olduğu kanaati taşıyorum. Okumamanın da tahrimen mekruh olabileceği düşüncesindeyim. Neye mi dayanarak bu hükümlere varabiliyorum? Çünkü İslamiyet’in ilk emri “ikra” olduğuna iman ettiğim için. Okumak, evet evvela kâinatı, daha sonra zübde-i âlem olan insanı ve en son da teferruata inen kitapları okumaktır.

Okuma şuuruna sahip olan kim olursa olsun muhakkak ki kitap, o kişiye ikramında asla cimri davranmayıp hikmet ve irfan musluklarını ziyadesiyle açacaktır. Çünkü kitap, okumaya meyilli olup da gayretli olanın hizmetkârıdır. Hatta kitap, talip olanına sunacağı fazilet, hikmet, erdem ve irfan damlalarını satır aralarında inci daneleri gibi saklayandır. Saklamakla da kalmayıp bu değeri zayi etmeyecek bir okuyucu bulunca veya o okuyucuda özellikle bir arayış ve bir gayret görünce, hemen ikramını yapar. Bu ikram içerisinde de o okuyucusunun ruhuna diriliş ve var oluş uhdeleri yükler. Çünkü bu bir mesuliyettir.

Okumaktan maksat dolmak ve olmaktır. Ruhu doyurmak ve olgunlaştırmaktır. Olan veya dolan ruh, sinede mayalandıkça o kişinin “şahsiyet, haysiyet, hissiyat, fikriyat ve karakter” yapısını şekillendirir. Bu bir kimlik kazanma serüvenidir aslında.

Kâinatı, insanı ve kitapları okumak, insana farklı ufukları gösterir. Meselelere farklı pencerelerden bakmayı işaret eder. Yanılma ve hataya düşme oranını azaltır. Dikkat, rikkat, nezaket ve nezahet gibi vasıflarla donatır. Akıcı ve duru bir hitabet kazandırır. Bilgi düzeyini okunan sayfalara oranla yükselttiği gibi, kültür seviyesini de olumlu etkilemektedir.

Kitaplar insanlarla konuşabilir aslında. İnsandaki haleti ruhiye ne olursa olsun kitapların, her halükarda insana söyleyeceği ve açıklayacağı birçok izahatı mevcuttur.

Kitapların da ruhu vardır. Hissederler. Sessiz çığlıkları, insanoğluna ulaştırmak istedikleri sitemleridir. Evet, kitapların da sesi ve haykırışı vardır. Çünkü kitaplar, sayfalar arasında sakladıkları bilgileri insanoğluna ikram etmeyi kendilerine şiar edinmiş birer elçidirler. Ulaştırana kadar sancı çekerler. Bu sancının kıvranmalarıdır işte kitapların kopardıkları sessiz feveranlar. Aslında bu sancıyı bir annenin bebek dünyaya getirirken yaşadığı sancı gibi düşünebiliriz. Çünkü kitaplarda anne kadar merhametli ve şefkatlidirler. Anne bebeğine, kitap da okuyucusuna en saf duygularla yaklaşır ve ona karşılık verir.

Kitap, elini uzatana gönlünü verir. Okuyucusuna gönlünü kaptırır. Kitabı seveni kitap, bağrına basar ve ona hürmetkâr davranır.

Netice itibariyle diyebiliriz ki kitaba adım atana kitap, koşarak gider. Bir sayfasını çevirenini kitap, satır aralarında misafir eder. Önsözüyle karşıladığını son sözüyle dua ederek uğurlar.

Kitabın ikramı:

İlim, irfan ve hikmet gibi ruh gıdalarıdır; Erdem, fazilet, adalet ve merhamet gibi vicdani müeyyidelerdir; Nezaket, nezahet ve rikkat gibi ahlaki vasıflardır. Sevgi, saygı, hürmet ve muhabbetle gönül köprüleri kurup yaratılanı yaratandan ötürü sevmeyi şiar edindirmektir…

Kitabın:

İkramı, hakikattir; Sunumu, mürekkep izleridir; Ruhu, irfan ve hikmettir; Canı, okuyucusudur…

Kitapların ikramından nasiplenip de ruhunu doyurabilenlere, kimliklerini şekillendirebilenlere, şahsiyetlerini olgunlaştırabilenlere, hissiyat ve fikriyatlarını da muhafaza edebilenlere ne mutlu…

 

 

 
Etiketler: Kitabın, İkramı,
Yorumlar
Haber Yazılımı