Yazı Detayı
02 Ekim 2018 - Salı 00:28 Bu yazı 1110 kez okundu
 
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Köşedaşımız İbrahim Kiras “islâmcılık” konusu etrafında yazıyor son zamanlarda. Dikkatle takip edildiğini sanıyorum. İslâmcılık kavramının ortaya çıkışı kadar 21.yüzyılda siyasî bir hareketi tanımlamak için kullanılması da en azından sıkıntılı.

“İslâmcılık” kavramının vücut bulmasına yol açan gelişmeler için 19. yüzyılın sonlarına gitmemiz gerekiyor. 19. Yüzyıl sonlarından itibaren “islâmcılık” farklı seviyede iki ana çizgi olarak etkili olmuştur. Bilinen ve üzerinde çok durulan Afganî-Abduh tarafından ortaya atılan panislâmist (ittihadıislâmcı) görüşler etrafında oluşan fikrî-entelektüel “islâmcılık” ile, daha çok Osmanlı ülkesinde olmak üzere bütün İslâm dünyasında 19. Asrın ikinci yarısından itibaren oluşan halk fikriyatı, batıya karşı bir nevi kendiliğinden (spontan) “milliyetçilik” şeklinde ortaya çıkan görüşler bütünü ve hissiyattır.

Afganî-Abduh çizgisi, siyasî hedefler gözeten, bunu batı sömürgeciliğine karşı panislâmcılıkla sağlamaya çalışan bir yaklaşım. Bu akım bütün siyasî etkilerine rağmen, gerçek bir siyasî zemin oluşturamamış ve geniş kitlelere mal olmamıştır. Esas olarak modernist, akılcı (hatta pozitivist)-selefî bir akımdır ve tasavvufu, tarihî ve kültürel birikime yaslanan halk İslâmını dışarıda bırakır.

Buna karşılık halk islâmcılığı (bu bir nevi “milliyetçilik”tir) 19. Yüzyılın sonlarında, Sultan 2. Abdülhamid’in politik kavrayışı çerçevesinde etkili bir zemin bulabilmiştir. Bu islâmcılığın, Abdülhamid uygulamaları ile aldığı şekil, Türk modernleşmesinde oynadığı rol, Türkiye’de ancak son yıllarda açıkça dile getirilebilmiştir. (Kemal Karpat’ın İslamın Siyasallaşması kitabı ve makaleleri bilhassa önemli) Cumhuriyet’in dayandığı “millî irade” kavramının Abdülhamid döneminde pekiştiği, Abdülhamid’in ittihadıislâm çerçevesinde bir anlamda millî bir devlet kurumlaştırdığı, “hanedan”ın önüne milleti geçirdiği, bu yüzden kritik bir anda hanedanın değil, milletin önplana çıktığı, böylece Cumhuriyet’e geçişin kolaylıkla mümkün olduğu savunulmaktadır.

“İslâm birliği” anlamında “islâmcılık”, sonradan gösterilen bütün önemsizleştirme gayretlerine rağmen, Millî Mücadele’nin arkaplanında  gerçekten müessir olmuş, fikrî islâmcılığın Türkiyedeki en etkili ve şöhretli ismi Mehmet Âkif, “İslâm şairi” olarak Millî Mücadele’ye katılması için Mustafa Kemal Paşa tarafından Ankara’ya dâvet edilmiştir. Mehmet Âkif bu dâvete icabet etmiş, islâm birliği akımının yayın organı sayılan Sebilürerşad dergisi (TBMM kayıtlarındaki ifade ile, “Sebilürreşad ceride-i islâmiyesi”) TBMM’nin desteği ile üç yıl boyunca Ankara’da yayınlanmıştır.

Millî Mücadele’nin başlangıç safhasında, bilhassa İngilizlere karşı İslâm dünyası ile dayanışma, böylece Anadolu’daki hareketin İslâm âleminde meşrulaştırılması, buna karşılık sömürgeci güçlerin büyük bir İslâm ihtilali ile tehdit edilmesi yönünde çalışmalar önemlidir. Ankara’da Mustafa Kemal Paşa tarafından yayınlanan Hâkimiyet-i Milliye’nin başyazılarında Ankara’nın “İslâm kıyamının (ayaklanmasının) karargâh-ı umumisi (genel karargâhı)” olduğu belirtilmiştir. (İslâm Şairi İstiklâl Şairi Mehmed Âkif kitabımıza bakılabilir).

Millî Mücadele’den sonra milletlerarası sisteme eklemlenme süreci, yani “Yakın Şark İşleri Konferansı” (Türkiye’deki resmî adlandırma: “Lozan Konferansı”) dinî nitelikli yaklaşımların ve İslâmî-islâmcı düşüncenin sonunu getirmiştir. “İstiklâl Marşı”nı ısrarlı teklif üzerine yazan ve Millî Mücadele’nin fikrî kahramanlarından biri olan Mehmed Âkif, Cumhuriyet’ten sonra, global sisteme uyum zorlaması ile tamamen saf dışı bırakılmış ve hatta Türkiye’de yaşama zemini yok edilmiştir.

1925’te Takrir-i Sükûn kanunu ile Sebilürreşad’ın kapanışı, Türkiye’de dinî ve islâmî düşüncenin yayın mecrasının yok edilmesi anlamına gelmektedir. Bu itibarla 1939’da Nureddin Topçu’nun, dini tefekkür unsuru olarak alan yazılarıyla Hareketmecmuası, yeni bir zemin açmıştır. Bu zemin Türkiye’deki düşünce kısırlığı yüzünden çok fazla etkili olamamıştır. Daha sonra (1943’den itibaren) Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’su, daha vulger-siyasi dinî unsurlar ihtiva eden bir süreli yayın olarak ortaya çıkmıştır.

Türkiye’de Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte “islâmcılık” düşüncesinin en önemli düşünürü olan Nureddin Topçu, ikinci tarz islâmcılığa yakın durmuştur. Tahsili, fikrî kapasitesi ilk bakışta birincisine yakın düşmesini gerektirir, fakat o bu fikriyattan uzak durmuş, milliyetçilik düşüncesinin Türkiye’deki gerçek ve tabiî zeminlerini araştırmış ve bu yüzden de tarih, kültür ve medeniyet kavramlarına ağırlık vermiştir.

Topçu’yu 1960’larda belirmeye başlayan ideolojik islâmcılıktan ayıran en önemli unsurlardan biri tasavvuftur. Topçu, Türkiye’ye döndükten sonra nakşibendiliğin Gümüşhanevî kolu ile ilişki kurmuş, Abdülaziz Bekkine Efendi’ye bağlanmıştır. Onun fikriyatında tasavvuf önemli yer tutar. Topçu’nun 1970’lerde ortaya çıkan dinî-islâmcı siyasî oluşumlara sıcak bakmadığı da bilinmektedir. “İslâmı sömüren siyaset” yazısı başlıbaşına önemlidir.

Buna karşılık Topçu, bir taraftan anti-materyalist ve anti-komünist bir düşünce zeminine yaslanırken, öte taraftan «sosyalizm» kavramını fikriyatında önemli bir yere sahip kılmıştır. «İslâm sosyalizmi», “Müslüman Anadolu sosyalizmi”, «Anadolu İslâm sosyalizmi», “İslâm’ın ruhçu sosyalizmi” gibi kavramlaştırmalarını, soğuk harbin kavramlar savaşı döneminde bulunduğu yer itibarıyla, cesaretle kullanmıştır. Dinî hareketlerin neredeyse tamamıyla kapitalist nizam tarafında durduğu bir dönemde, Topçu, sosyalizmi savunarak da islâmcılardan ayrılmıştır.

Topçu›nun düşüncesinde Osmanlı dönemine yapılan atıflar önemli yer tutar. Osmanlı döneminin dışlandığı bir sırada cesaretle Osmanlı tecrübesinin değerine vurgu yapar. (“İslâmcılık” adlandırmasının yanlışlığı üzerinde başka bir yazımızda durmak niyetindeyiz).

1.10.2018 Karar

 
Etiketler: İttihad-ı, İslâmdan, islâmcılığa,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
323 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
329 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
240 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
282 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
212 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
255 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
257 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
281 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
369 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
304 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
368 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
441 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
326 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
313 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
327 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
474 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
629 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
467 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
585 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
819 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
521 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
442 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
470 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
830 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
469 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
409 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
534 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
405 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
523 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
469 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
575 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
533 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
533 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
535 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
456 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
656 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
525 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
406 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
491 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
695 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
567 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
491 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
695 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
722 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
540 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
581 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
626 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
478 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
603 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
732 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
622 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
543 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
812 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
670 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
534 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
631 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
672 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
642 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
503 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
698 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
574 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
815 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
690 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1104 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
730 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
778 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
810 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
828 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
619 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
865 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
764 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
762 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
796 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1062 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
934 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
807 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
911 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
986 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
968 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1047 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1032 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
990 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
970 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1010 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1068 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
984 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1052 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1026 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
925 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1137 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1015 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
982 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
957 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1152 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2065 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1183 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1100 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1399 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1286 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1153 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1938 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1431 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1423 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1918 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1520 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1327 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1350 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1316 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1611 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1378 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1317 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1321 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1345 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1366 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1725 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1454 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1580 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1910 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1578 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1780 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1832 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2158 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2194 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1563 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1596 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1317 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1609 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1434 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1564 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1437 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1509 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1549 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1461 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1471 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1347 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1621 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1431 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1664 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1486 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2263 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1641 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1744 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1600 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1706 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1649 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1636 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1747 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1573 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1642 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1835 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1728 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1628 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1738 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1730 Okunma.
Haber Yazılımı