Yazı Detayı
03 Ekim 2018 - Çarşamba 23:21 Bu yazı 2469 kez okundu
 
İstiklal ve istikbal için birliktelik
Akif BEDİR
 
 

            Mart 2019’da Türkiye’yi eski kalıplarına sokmak isteyenlerle cihanı kucaklamak isteyenlerin, geri götürmek isteyenlerle kalıplarını yırtmak isteyenlerin, yeniden manda himayesine sokmak isteyenlerle küresel güç yapmak isteyenlerin, 15 Temmuz’daki işgal girişimine destek verenlerle o gecece bedenlerini ve ruhlarını kurşunlara siper edenlerin, yardakçılarla yerli ve milli olanların mücadelesi olacak.

 

Bu mücadelede taraflar da yerini almaya, safını belli etmeye başladı.

Bir tarafta milli bir duruş, bir inanç, direniş, ülkü, 15 Temmuz’un kıyamı olan “Cumhur İttifakı” diğer tarafta ise CHP, HDP, İYİ Parti, FETÖ, PKK, PYD ve diğerleri var.
Diğerleri derken sakın hafife almayın, yenidünya düzeni için bölgeyi kan gölüne çeviren ABD, İngiltere, İsrail “şer üçgeni”, AB, Rusya, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Çin gibi bölgesel güçler dozajı farklı da olsa değişik nedenlerle, Türkiye’deki seçimlerle ilgilenmektedir.  
Bir tarafta Türkiye'nin maruz kaldığı saldırılara karşı yerli ve milli bir duruşun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan, Türkiye’nin sorunları karşısında oluşan ve Çanakkale ruhuyla kurulan birliktelik, milletin istikbali için var olan muazzam bir siyasal mutabakat.   
Diğer tarafta “tabanda ittifak”tan bahsederek açık açık HDP’yle yapacakları ittifaka kılıf bulmaya çalışan, İyi Parti ile “gönül ittifakı” kurulması kararı alan CHP’nin oylarını artırma dışında bir hedefi olmayan, seçmeni etkilemekten uzak resmi ve ruhsuz bir “adi ortaklık”.
AK Parti ve MHP parti tabanının ortak hassasiyetleri, milli ve ahlaki bir duruş ve bu çerçevede sürdürülecek tarihi bir birliktelik bu koalisyonun ana fikridir. Cumhur İttifakı Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı beka meselesinde büyükşehirlerde bir takım tehlikeli gidişata karşı bir engelleyici güç olarak oluşturulan “ittifak ruhu”dur.
CHP, HDP, İYİ Parti, FETÖ, PKK ve diğerleri de AK Parti’nin mahalli seçimleri kaybetmesi hele hele büyük şehirleri kaybetmesi için her şeyi yapacak, İzmir ve bazı diğer illeri kazanmaması ve Ankara hele İstanbul’u kaybetmesi için de her şeyi göze alacak olan “şeytani ruh”tur.  
Devlet Bahçeli millet ile aynı dili konuşuyor aynı hizada bir siyaset izliyor ve sahip olunan ortak değerler, ortak hassasiyetler adına kararlar alıyor. Fakat AK Parti kanadında bazı “dik” söylemler ile oluşan tablo MHP tabanında “Cumhur İttifakı’nda hep AK Parti’nin dediği oluyor” eleştirisini hâkim kılıyor.
Kimse bizi yok sayamaz, satın alamaz, kullanamaz” diyerek kurulan ittifak hedef alınıyor. Bu tür alınganlıkların, hataların önüne geçmek için Erdoğan ve Bahçeli’ye büyük görevler ve sorumluluklar düşüyor. “Kraldan fazla kralcı” havasında birilerinin emrivaki siyasetine fırsat verilmemesi gerekir.
Madalyonun diğer tarafından bakıldığında tablo daha da netleşiyor. Şeytanın çocuklarının Bahçeli ile Erdoğan artasında polemik oluşturulmaya çalışıldığı aşikar olarak görünüyor.
Bu seçimde Türkiye’nin iç dinamiklerini yani milleti birleştirip bütünleştirecek bir söyleme, dile ve politikaya ihtiyaç var.
O nedenle seçimleri kavga, gerilim ortamından kurtarmak gerekmektedir. Huzurlu bir seçim ortamı oluşturmak, başta siyasiler olmak üzere genel olarak tüm toplumun görevidir. STK’lar, gönüllü kuruluşlar özellikle de cemaatlerin kullanacakları dil ve söylem önem kazanmaktadır.
Türk halkı kavga eden, sataşan ve savaşan siyasilerden bıktı. Halk artık kucaklayan, gülümseyen, misyonu ve vizyonu yüksek, dünya ile bütünleşen, uşaklık değil kardeşlik yapacak siyasilere kucak açıyor, sempati duyuyor. Kendinden, gelecekten ve projelerinden bahsederek gündem oluşturan siyasiler rağbet görüyor artık.
Mart 2019 yerel seçimlerine gidilirken, adayların proje ve söylemlerinin analiz edilmesi zorunludur. Tabanın sesine kulak verilmeli, kapısı açık olacak, gönlü açık olacak, sofrası açık olacak, yüzü gülecek tipler göreve getirilmelidir.
Zamanın ruhuna ve toplumun genel beklentilerine cevap verecek, mazlumlara umut olacak, kalplere cesaret dağıtacak isim ve resimler “Türkiye’nin istiklal ve istikbali” için “şehrül emin” olarak seçilmelidir.
Kaos oluşturacak birlikteliklerden oluşacak listelere, makam ve unvanlarını millete karşı ayrıcalıklı statülere dönüştüren siyaset anlayışlarına gönüller kapatılmalı, eller uzatılmamalıdır.    
Türk halkı gerçekleri görüyor ve biliyor artık. Bu millet sorguladığı için her seçim öncesi vizyona sürülen oyunları reddediyor ve figüranlarını sandığa gömüyor. Millete uzatılan her kötü el sahibinin suratına milletin tokadı olarak dönüyor artık.
Benden söylemesi…
 
Etiketler: İstiklal, ve, istikbal, için, birliktelik,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
2177 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
2428 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
1931 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
1592 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2162 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
1410 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2307 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
784 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2388 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2606 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2085 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4060 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2124 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
1960 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2097 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1829 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3392 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1537 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1787 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1550 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1782 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1716 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1467 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1448 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1769 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1892 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1638 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2118 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1667 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
1950 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2162 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1545 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1860 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1505 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1727 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1532 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2109 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1320 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1058 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2040 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1831 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
1961 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2029 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1874 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1901 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1900 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1739 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1157 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1876 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1691 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1160 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1731 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1862 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1826 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1815 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2097 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
1932 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1916 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1828 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1642 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1782 Okunma.
Haber Yazılımı