Yazı Detayı
11 Ağustos 2020 - Salı 19:49 Bu yazı 213 kez okundu
 
HİLÂFET HALİFELİK TARİHSEL SÜREÇ
Abdurrahman ZEYNAL
a.zeynal@hotmail.com
 
 

 

                                                                                               "Anlat bana bir parçacık, ecdâdımı anlat,

                                                                                                 Muhtacım o efsaneye, tarihe masal kat.... "

                                                                                                                                        Mitat Cemal Kuntay

Hz Peygamber 632 tarihinde vefat edince az bir sahabenin katılımıyla Hz Ebubekir, halife seçildi. Onun vefatıyla Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali yönetim  makamına seçilmiş ve kendilerine "Halife" veya "Emirül Müminin" yani müminlerin emri ismi verilmiştir. Yine Hz Ebubekir hariç diğer üç halife vurularak şehit edilmiştir. Bu dört halife Hz. Peygamberin hadisinde belirttiği “hilafet benden sonra 30 senedir” sırrına münhasıran İslam devletini yönetmişlerdir.

Hulefâ-yi Râşidîn dönemindeki idare biçimini cumhuriyet şeklinde niteleyen bazı tarihçiler, Emevîler ile bu yönetim biçiminin bozularak saltanata dönüştüğünü ve mutlakiyetçi bir hâl aldığını iddia etmektedirler. 

Hz. Ali ile Muaviye arasında Sıffin Savaşı’yla başlayan uzun mücadele sonucunda yapılan mütareke ile hilafet Şam ve Kufe halifelikleri şeklinde ikiye ayrılmıştır. Hz. Ali’nin şehid edilmesinden sonra kendisine biat edenler, yerine oğlu Hz. Hasan’ı seçmişlerse de Hz. Hasan halife seçildikten altı ay sonra halifelikten Muaviye lehine feragatte bulunmuş, Hz. Hasan’ın bu feragatı sonucunda İslam halifeliği Şam halifesi Muaviye’nin şahsında birleşmiş ve “Emevî Hilafeti” adı altında İslam birliği tekrar tesis edilmiştir.

Muaviye'den itibaren Hilafet babadan oğula intikal eden bir miras olarak “Mülk”’e  dönüşmüş ve İslam dünyasında tartışmalara, bölünmelere, savaşlara neden olmuştur.

Artık Muaviye Halifedir. Sultandır.

Hilafetin saltanata dönüşmesi ile ilgili esas tartışma Muaviye’nin ölmeden önce oğlu Yezid’i veliahd göstermesi ve valiler aracılığıyla halktan biat alması ile başlamaktadır. Muaviye’den önce “İslam’da Cumhuriyet Devri” diye nitelenen dönemde halifeler şûrâ ile ümmetin icmasıyla seçilirken Yezid’in veliahd gösterilmesiyle başlayan dönemde babadan oğula geçen saltanat usulü kurulmuş ve cumhuriyet saltanata, “monarşiye benzeyen” mutlakiyetçi rejime dönüşmüş, meşveret sistemi ortadan kalkmıştır.

Derken Emevi ailesiyle Abbasi ailesi arasında başlayan huzursuzluklar ve neticede Abbasilerin galip gelmesiyle Emevi saltanatı sona ermiş, yerine "Abbasi Halifeliği" veya "Abbasi Saltanatı" iktidara gelmiştir. Bu süreçte çok kanlı mücadeleler olmuştur.

910 yılında Mısırda Şii Fatimi Halifeliği kurulmuş, böylece Abbasi halifeliğinin yeni bir rakibi hayat bulmuştur. Abbasi Halifesi Sünni Müslümanları temsil ederken Fatimi Halifeliği Şii Müslümanları temsil etmiştir.

Yine bu süreçte Endülüs'te "Endülüs Emevi Devleti" yani "Emevi Halifeliği" varlığını sürdürmekteyken 9 ve 11. asırlarda dünyada üç halifelik makamı bulunuyordu ve bu durum halifeliğin siyasi bir kurum olarak Hz. Peygamberden sonraki Raşid halifeler çizgisinden çok çok uzaklaştığını gerçeğini ifade ediyordu.

1031 tarihinde Endülüs'te Emevi Halifeliği ortadan kaldırılırken 1071 tarihinde Şii Fatimi Halifeliği sona ermiş, 1258 tarihinde Moğolların Bağdadı ele geçirmesiyle Abbasi halifeliği sona ermiş, halifelik Mısıra yani Memlüklerin kontrolüne geçmiştir.

1517 yılında Yavuz Sultan Selim Halifeye karşı savaşı başlatmış, savaş sonucunda Mısır'dan Halifeliği alarak İstanbul'a getirmişti. Genç Osman Osmanlı Padişahı Müslümanların Halifesiydi. Ancak Yeniçeriler ve işbirlikçileri Halifeye öyle kötü şeyler yaptılar ki.......! Gerçekte 1774 yılına kadar Osmanlı Padişahları Halifelik unvanını kullanmamış, bu tarihte "Küçük Kaynarca Anlaşmasıyla" kaybettiğimiz "Kırım Müslümanlarının" Halifeliğini Osmanlı Padişahı üstlenmiştir.

Halifelik makamını en iyi kullanan II. Abdülhamid olmuş, halifeliğin etkisini siyasal anlamda kullanmıştır. Ancak Halifelik gücü Mısırın İngilizler, Tunusun Fransızlar, Türkistan'daki Hive, Hokand ve Buhara Hanlıklarının kontrolü Ruslara geçmesine mani olamamıştır.

İran "Şii Müslümanları" ise başından beri Halifeliği kabul etmemiş, kendi başlarına hareket etmiştir.

Almanlar Halifeliğin gücünü arkalarına alarak Bağdat ve Hicaz Demiryolunda söz sahibi olmayı ön plana çıkarırken, İngilizler Almanların etkisini kırmak amacıyla 1885-1906 yılları arasında Kuveyt, Necid, Hicaz, Sudan, Yemende isyanları teşvik ederek Osmanlının gücünün zayıflamasını hedeflemişlerdi. Yemen Türküsünün acı nağmeleri hala bunu hatırlatmaktadır....!

1914 Birinci Dünya Savaşı yıllarında İngilizler Şerif Hüseyin'e Mekke Merkezli Halifelik kurma isteklerini hayata geçirmeye çalışırken Fransa Fas Sultanını, İtalyalar Libya'da  Şeyh Ahmet Sunusiyi, Ruslar Afganistan kralı Amanuallah Hanı Halife ilan etmeye çalışmışlardır.

Bütün bu gelişmeler olurken TBMM 1 Kasım 1922 de aldığı kararla Halifeliği ve Sultanlığı birbirinden ayırmış, Sultan Vahdettin 17 Kasım 1922 de İngiliz gemisiyle İstanbul'u terk etmişti. İngilizler Vahdettin eliyle Hindistan ve Sudandaki Müslümanlar üzerinde etki artırmayı denemiş, ancak Hint Müslümanları İngilizlerin bu oyununa katılmamış, böylece İngiliz projesi hayata geçirilememiştir. Bunun üzerine İngilizler Kral Hüseyin'i Halife ilan etmeyi planlamış, çalışmalarını bu yöne kaydırmışlardır. Gerekçe olarak "Akaid" Kitaplarında yazılı olan" İmam Kureyşten olmalıdır"  ifadesini kullanmışlardır.

Cihan Harbinin ardından Sultan Vahideddin'in padişahlığının sona ermesi ve sadece "Halife" olarak kalması üzerine vahideddin, "Devletsiz bir hilâfetin mümkün olamayacağını ve böyle bir makamı kabul edemeyeceğini" söyleyerek 17 Kasım'da Türkiye'yi terk edince hilâfet makamı da boşalmış ve Meclis ertesi gün Sultan Abdülâziz'in oğlu Abdülmecid Efendi'yi bu makama getirmiştir.

Abdülmecid Efendi hilâfet makamında on beş buçuk ay kadar kalmış ve 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırmış olan Meclis, 3 Kasım 1924'te kabul ettiği 431 sayılı kanunla bu defa hilâfeti de lâğvetmiştir. Kanunun ilk maddesinde "Halife, hal' edilmiştir. Hilâfet, hükümet ve cumhuriyet mânâ ve mefhumunda esasen mündemic olduğundan, Hilâfet makamı mülgadır"; yani bugünün Türkçesi ile "Hükümetin ve cumhuriyetin anlamında ve kavramlarında hilâfet zaten vardır, dolayısı ile halife görevinden azledilmiş, hilâfet de kaldırılmıştır" deniyordu.

 

Günümüzde bunu yeniden gündeme getirilmesi Ortadoğu’da  yeni fitnelerin, çatışmaların çıkması anlamına gelir. Şii İran ve etki ettiği insanlar, Vahabi Suudi Arabistan ve etkilediği ülkeler, kavgalı olduğumuz Mısır ve etki ettiği ülkeler yeniden daha sert bir şekilde Türkiye'ye cephe alabilir, dolayısıyla birlik için yola çıktığını sanan insanlar Türkiye'nin uluslararası arenada daha çok yalnızlaşmasına sebebiyet verebilirler.

Sonuç olarak tarihin hiçbir döneminde tek ve güçlü bir halifelik olmamış, Birinci Cihan harbi örneğinde olduğu gibi bazı Arap unsurlar Osmanlı Halifeliğini tanımamıştır. Halifeliğin siyasal olarak en güçlü olduğu dönemde Osmanlı kendisinden maddi ve manevi destek isteyen Kafkas  Müslümanlarına, Türkistan Müslümanlarına, Afrika Müslümanlarına, Hint Müslümanlarına asker ve silah yardımında bulunamadığı gibi kendini koruyamamış, 1.5 milyon kilometre kare toprağını kaybetmişti. Mondros Mütarekesi işin sonu olmuştur.

“Hilâfet, tarih boyunca uygulamada üç temele dayanmıştır: "Devlet", "kılıç" ve "bey'at"... Yani bir devletin başında bulunmak, güce sahip olmak ve "halife" unvanını Sünnî İslâm dünyasının kabul ve tasdik etmesi. Bu unsurlardan birinin mevcut olmaması hâlinde ilân edilen yeni bir hilâfet "kendin pişir, kendin ye" misâli ortaoyunundan ibaret demektir!”

Bundan dolayı lütfen tarihi hamasi masal, efsane katarak yorumlama anlayışından vaz geçelim.

Artık gerçeklerle yüzleşelim....!

KAYNAKÇA:

Muhammed Hamidulalh, İslama Giriş, İstanbul, 1983.

Zekâi Konrapa, Peygamberimiz, İslam Dini ve Aşere-i Mübeşşere, İstanbul 1973.

Sinan Meydan, "İşte Halifelik Gerçeği" Sözcü, 3 Ağustos 2020.

Murat Bardakçı, "Hilafet, Meclistedir" Yalanı, 9.7. 2014 Haber Türk.

Bilal Şimşir, Doğunun Kahramanı Atatürk, Ankara, 2005.

Yılmaz Öztuna, Türkiye Tarihi, Hayat Yayınları, 1975.  İlgili Ciltler.

 

 

 
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , HİLÂFET, , HALİFELİK, TARİHSEL, SÜREÇ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Eylül 2020
ORTA ÖĞRETİME GENEL BAKIŞ
140 Okunma.
15 Eylül 2020
KAĞITÇILIĞIN TARİHİ VE SEKA'NIN KAPATILMASI
97 Okunma.
04 Eylül 2020
ERZURUM EĞİTİM TARİHİ MÜZESİ
286 Okunma.
29 Ağustos 2020
30 AĞUSTOS ZAFERİ VE İKİ TAZEGÜLLÜ
215 Okunma.
19 Ağustos 2020
AMERİKALILAR BUNLARI YAPARKEN NEREDEYDİNİZ?
186 Okunma.
02 Ağustos 2020
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA AÇIK MEKTUP
245 Okunma.
28 Temmuz 2020
101 YIL ÖNCE ERBAA VE ERZURUM'LU NAHİYE MÜDÜRÜ
143 Okunma.
19 Temmuz 2020
YAYLADA BİR NEHİR: KARASU
310 Okunma.
14 Temmuz 2020
TARİHÎ TÜRK YURTLARINDA EMPERYAL OYUNLAR SONA ERMELİDİR.
163 Okunma.
20 Haziran 2020
KAHRAMAN DOKTORLAR VE KOVİT -19 ÜZERİNE
309 Okunma.
31 Mayıs 2020
AÇIK HAVADA CUMA NAMAZI
304 Okunma.
26 Mayıs 2020
KORONA BİZİ AKILLANDIRAMADI...!
228 Okunma.
04 Mayıs 2020
KORONA ERZURUM VE ÖLÜM
677 Okunma.
28 Nisan 2020
REFORMİST VE MUHAFAZAKAR AYDINLARIN ÇELİŞKİSİ
322 Okunma.
09 Nisan 2020
CAMİDE DEĞİL TOPLUM HAYATINDA DA SAFLARI SIKLAŞTIRIN
440 Okunma.
29 Mart 2020
GÜCÜM ARTIK SADECE DUAYA YETİYOR
473 Okunma.
24 Mart 2020
GÜN TEDBİR ALAMA,BARIŞ VE KARDEŞLEŞME GÜNÜDÜR
316 Okunma.
22 Mart 2020
Hiç bir insan kendi yanlışını İslâm'a mal etmesin
257 Okunma.
16 Mart 2020
KORONA'DAN ÖNCE, KORONA'DAN SONRA
448 Okunma.
02 Mart 2020
GÖÇ,HİCRET,SÜRGÜN
414 Okunma.
09 Şubat 2020
FİLİSTİNDE SON TANGO ve TRUMP
517 Okunma.
02 Şubat 2020
DEPREM VE KADER
291 Okunma.
21 Ocak 2020
2020 YILINDA ÖZELEŞTİRİ YAPMAK
377 Okunma.
14 Ocak 2020
KALKINMA AMA NASIL?
368 Okunma.
06 Ocak 2020
MEHDİ İLE YEHOVA'NIN SAVAŞINA HAZIR OLUN
574 Okunma.
01 Ocak 2020
NOEL YÂ DA YILBAŞI
380 Okunma.
15 Aralık 2019
SİZ HİÇ HODAK OLDUNUZ MU?
619 Okunma.
03 Aralık 2019
ERZURUMUN SORUNLARI VE SİYASİLERE ÇAĞRI
547 Okunma.
23 Kasım 2019
ÖĞRETMEN HATIRALARI OKUNUR
476 Okunma.
11 Kasım 2019
NE OLDU BİZE, BU GİDİŞ NEREYE?
781 Okunma.
31 Ekim 2019
ERZURUMUN GERİ KALMASININ ZİHİN KODLARI
549 Okunma.
26 Ekim 2019
BARIŞ PINARI HAREKATI KAHRAMAN ORDUMUZ VE SONUÇLARI
472 Okunma.
23 Ekim 2019
ERZURUM'U TANITABİLİYOR MUYUZ?
485 Okunma.
20 Ekim 2019
Sultan Melik Mahallesi ve diğerleri...
510 Okunma.
16 Ekim 2019
DARAĞACI MAHALLESİ
463 Okunma.
06 Ekim 2019
TEPE MEZARLIĞI
407 Okunma.
05 Ekim 2019
İFTİRA
432 Okunma.
09 Eylül 2019
HACI CUMA MAHALLESİNDEN ERZURUMU SEYRETMEK
881 Okunma.
05 Eylül 2019
ERZURUM İLE SİVAS'IN SİYASETTEKİ AĞIRLIĞI
495 Okunma.
29 Ağustos 2019
ILICA: NEREDEN NEREYE
680 Okunma.
28 Ağustos 2019
ASKERİ MEKTEPLERİN KISA GEÇMİŞİ
715 Okunma.
18 Ağustos 2019
BENİMLE YÜRMEK İSTER MİSİNİZ?
557 Okunma.
13 Ağustos 2019
ALLAH'U EKBER DAĞINDA DONARAK ŞEHİT OLANLARI ANMA VE UYKU TULUMU
481 Okunma.
02 Ağustos 2019
SÜLEYMAN NECATİ VE ERZURUM
622 Okunma.
20 Temmuz 2019
100. YILINDA MİLLİ MÜCADELE VE ERZURUM -1
556 Okunma.
17 Temmuz 2019
SON ARZUSU OLAN TATAR BÖREĞİNİ YAPAMAMIŞTI
517 Okunma.
11 Temmuz 2019
SAYIN VALİM VE KÜLTÜR MÜDÜRÜNE TEŞEKKÜRLER
553 Okunma.
06 Temmuz 2019
BAYRAKTAR'DAN KARAYAZI'YA
620 Okunma.
19 Haziran 2019
Bir Şehadet Üzerine İnanları Düşünmeye Çağırmak
633 Okunma.
09 Haziran 2019
TÜRK COĞRAFYASINDA ETNİK TAHRİK YAPILMAMALIDIR
665 Okunma.
03 Haziran 2019
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NA AÇIK MEKTUP
707 Okunma.
19 Mayıs 2019
100 YIL ÖNCE 19 MAYIS
682 Okunma.
10 Mayıs 2019
KAYBETTİK...! MAĞLUP OLDUK...!
652 Okunma.
07 Mayıs 2019
Dil...
528 Okunma.
25 Nisan 2019
ERZURUM KİTAP FUARI
816 Okunma.
21 Nisan 2019
Kuyumcu Hafız Nusret Gedik
1101 Okunma.
14 Nisan 2019
YEŞİL MERCİMEK ÜRETİMİ VE ÇÖZÜM
917 Okunma.
26 Mart 2019
ÖNLÜK, FORMA ve AİDİYET DUYGUSU
833 Okunma.
17 Mart 2019
ŞEHİT BURAK TATAR'IN SON VASİYETİ
857 Okunma.
12 Şubat 2019
PALANDÖKEN BELEDİYESİ ve BEYAZ ŞEHİR PALANDÖKEN DERGİSİ
1490 Okunma.
10 Şubat 2019
KARA TREN VE ERZURUM İSTASYONU
866 Okunma.
05 Şubat 2019
HEYBELİADA PAPAZ MEKTEBİ VE RUM OKULLARI
1443 Okunma.
16 Ocak 2019
KENEVİR EKİMİNDEN BEZİRHANELERE
1178 Okunma.
06 Ocak 2019
RADİKAL İSLAMCILARIN DEĞİŞİMİ
952 Okunma.
25 Aralık 2018
SARIKAMIŞ ANMA TÖRENLERİ Er-Vak'ın ESERİDİR
1060 Okunma.
03 Aralık 2018
TARIMSAL ÜRETİM NASIL ARTIRILIR
1369 Okunma.
17 Kasım 2018
TUZAK VE PROVAKATÖR
1369 Okunma.
14 Kasım 2018
OSMANLI PAY EDİLİRKEN
996 Okunma.
04 Kasım 2018
AZİZİYE TABYALARI, NENE HATUN VE 9 KASIM RUHU
1281 Okunma.
31 Ekim 2018
Av. Tuncer Aktaş Güzel İnsandı
1102 Okunma.
21 Ekim 2018
TARİHÎ TÜRK-ERMENİ MESELESİNE KISA BİR BAKIŞ…
1148 Okunma.
14 Ekim 2018
Güzel Bir Bürokrat
1554 Okunma.
02 Ekim 2018
BÜYÜK SELÇUKLU VEZİRİ NİZAM'ÜL-MÜLK
1491 Okunma.
26 Eylül 2018
NE OLDU BİZE?
1454 Okunma.
17 Eylül 2018
Erzurum'un Yeni Milli Eğitim Müdürünü Neler Bekliyor?
1163 Okunma.
09 Eylül 2018
Duymak istemiyorum!
1336 Okunma.
02 Eylül 2018
Erzurum'da Eğitim Çıkmazı ve Yeni Müdürden Beklentilerimiz
1296 Okunma.
29 Ağustos 2018
TÜRK ORDUSU VE ZAFER BAYRAMI
1084 Okunma.
13 Ağustos 2018
Türkiye-ABD'nin 71 yıllık müttefikliği üzerine
1870 Okunma.
05 Ağustos 2018
ERZURUMUN ALTIN YILLARI(1948-1985)
1408 Okunma.
03 Ağustos 2018
ERZURUM RADYOSU KAPATILMASIN
1062 Okunma.
30 Temmuz 2018
OSMANLI TOPLUMU VE BÜROKRASİ
1284 Okunma.
23 Temmuz 2018
23 TEMMUZ ERZURUM KONGRESİ
1386 Okunma.
17 Temmuz 2018
Mehmet Sekmen Başkanıma Açık Mektup
1196 Okunma.
06 Temmuz 2018
ERZURUM'DAN NARMAN'A
1503 Okunma.
04 Temmuz 2018
Adalet Yine Adalet
1222 Okunma.
27 Haziran 2018
Taş Kalpli!
1383 Okunma.
07 Haziran 2018
Prof. Dr. EROL KÜRKÇÜOĞLU
2768 Okunma.
03 Mayıs 2018
2026 KIŞ OLİMPİYATLARI ERZURUM'A
2070 Okunma.
28 Nisan 2018
Özlemim...
1400 Okunma.
13 Nisan 2018
Milli Eğitim Bakanlığı Tartışılırken
1581 Okunma.
05 Nisan 2018
Acı, Dram ve Çaresizlik
1231 Okunma.
02 Nisan 2018
Gün Batımında Erzurum Ovası
1384 Okunma.
29 Mart 2018
Milli Eğitim Bakalığı'na Açık Mektup
1575 Okunma.
26 Mart 2018
Erzurum sokaklarında kısa bir tur
1437 Okunma.
21 Mart 2018
BİBİLİK oyununu oynadınız mı?
1736 Okunma.
13 Mart 2018
12 Mart Erzurum'un Kurtuluşu ve Yapılan Yanlışlar
2286 Okunma.
05 Mart 2018
Mehmetçik Vakfı ve Afrinde Mehmetçik
1688 Okunma.
14 Şubat 2018
İnsan ve Şeytan Arkadaş Olursa
1776 Okunma.
02 Şubat 2018
O, Bizim Namusumuzu Korudu
1619 Okunma.
26 Ocak 2018
İbrahim Erkal Kültür Merkezi
1589 Okunma.
23 Ocak 2018
Kan Sınırları Haritasından Afrin'e
1505 Okunma.
11 Ocak 2018
Topdağı Caddesi'nden Mecidiye Tabyası'na
1636 Okunma.
06 Ocak 2018
Sarıkamış Anma Törenleri ERVAK'ın Eseridir
1458 Okunma.
02 Ocak 2018
2017 yılı Erzurum Değerlendirmesi
1478 Okunma.
27 Aralık 2017
Şehit oldular...
1464 Okunma.
16 Aralık 2017
Erzurum'da kapanan fabrikalar
2093 Okunma.
07 Aralık 2017
Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın Kısa Tarihçesi
1786 Okunma.
25 Kasım 2017
Kanmayın, kandırılmayın, kandırmayın...
1670 Okunma.
23 Kasım 2017
Öğretmen Olmak
1584 Okunma.
16 Kasım 2017
Taziye Çadırı Kaldırılsın!
2069 Okunma.
11 Kasım 2017
140 yıl sonra Aziziye Tabyalarına yürümek
1595 Okunma.
08 Kasım 2017
Eğitimde Kısır Döngü…
1646 Okunma.
06 Kasım 2017
İftira olmuştan beterdir
1705 Okunma.
27 Ekim 2017
Cumhurıyete giden yol
1588 Okunma.
26 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-3
1605 Okunma.
21 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-2
1691 Okunma.
14 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-1
1790 Okunma.
09 Ekim 2017
Şarapnelin kopardığı kol ve toprağa damlayan kan
1687 Okunma.
04 Ekim 2017
Kağızmana Ismarladım Nar Gele...
1682 Okunma.
02 Ekim 2017
Yöneticilerde İtikafa Girse
1524 Okunma.
27 Eylül 2017
Eğitimde her değişim iflasın göstergesidir
1713 Okunma.
23 Eylül 2017
Ciddi, Ciddiyet,Ciddi Olmak..!
1782 Okunma.
19 Eylül 2017
ERZURUM'DA BİR MEKÂN: HAMZAHANE
1836 Okunma.
Haber Yazılımı