Yazı Detayı
20 Mart 2018 - Salı 21:12 Bu yazı 1699 kez okundu
 
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

970’li yıllarda Cumhuriyet bürokrasisinin değişimini müjdeleyen sembol isimlerdendi Hasan Celâl Güzel. Öğrenciliğimiz sırasında tanışamadık, biz Basın Yayın Yüksek Okuluna girdiğimiz yıl o SBF’den mezun olmuştu.

Ağır sol işgalindeki SBF Yurdu’nu basan gruba öncülük ettiğini duymuştuk. Esasen biz SBF ve Basın Yayın öğrencileri azılı solun rehinesi gibiydik. Bu baskın da bizim için iyi olmamıştı.

Onunla yüzyüze tanışıklığımız, 1970’lerin sonlarında. Mabedsiz şehre bir kimlik işareti gibi dikilmeye başlayan Kocatepe Camii’nin bodrum katı cuma buluşmalarının merkeziydi. Ankara’nın siyasileri, bürokrasisi, okur yazarları cuma için Kocatepe’ye gelirdi. Hafta boyu htiğimiz azlığı cuma kalabalığı ile telafi ederdik. Bir cuma çıkışı tanıştık Hasan Celâl Güzel’le. O cana yakın tavrıyla kucakladı. Batılılaşma İhaneti’ni heyecanla okumuş ve İçişleri Bakanlığında çalışırken yakınlarındakilere dağıtmıştı.

DPT’de çalışan Hasan Celâl’le bir işimiz olmadı ondan sonra. Yazarlar Birliği kurulduktan sonra Hatay sokağındaki yerimize uğrayanlardandı. Turgut Özal, Demirel hükümetinde Başbakanlık Müsteşarı olmuştu. Ona da müsteşar yardımcılığı teklif etmişti. Bu karışık dönemde kabul etmesinin faydalı olacağını düşünüyorduk. Nitekim kabul etti. O sıralar zihnimizi “Afgan Cihadı” ziyadesiyle meşgul ediyordu. Afganistan’dan bir heyet gelmişti, Rabbani’nin Cemaat-i İslâmî’sinden. Onları hem Ankara’daki yazar çizer, gazeteci cevresi ile tanıştırıyor, hem de siyasî liderlerle görüştürüyorduk. Hasan Celâl’in muvenetiyle Başbakanlık Müsteşarı Turgut Özal’la da görüştürdük. Görüşme iyi geçmişti. Adamlar silah ve mühimmat istiyordu. Bu hususta ne yapıldı, hatırlamıyorum, ama Türkiye’de yüksek seviyede bir devlet görevlisi ile görüşmeleri onları etkilemişti.

1980 darbesinin ayak seslerini Ankara sokaklarında duyuyorduk. Anarşi olayları hızla artıyor, halkın tedirginliği yaygınlaşıyordu. Kenan Paşa kuvvet kumandanlarıyla idareye el koydu. 12 Eylül darbesi ile sükunet sağlandı. Turgut Özal müsteşarlıkta bırakıldı, hatta bakan yapıldı. Hasan Celâl de müsteşar oldu.

Devletin üst kademesinde bulunan dinamik bir karakter olarak Hasan Celâl’in darbe sonrasi siyasî hayatta kendine bir yer araması olağandı. Onun Zincirbozan’dan bırakılmış olan “bir bilen” sıfatlı Süleyman Demirel’le düşüp kalktığını duyuyorduk. Yazarlar Birliği’ne arada bir uğrar ve bizi Demirel’in çok değiştiğine ikna etmeye çalışırdı. Buradan onun Demirel’in işareti ile kurulacak siyasî partiye gireceğini çıkarıyorduk. Doğru Yol Partisi Milli Güvenlik Konseyi’nden bir çok kurucusu için veto yedi ve teşekkülünü tamamlayamdığı için 1983 seçimlerine katılamadı. Bu Turgut Özal’ın Anavatan Partisi için fırsat oldu. Turgut Bey yüksek bir oy oranı ile seçimi kazandı. Böylece Hasan Celâl Bey Başbakanlık Müsteşarı oldu. Ara seçimlerde Gaziantep’ten milletvekili seçildi. Ankara bürokrasisinin kafileler halinde bu seçim kampanyasına katılmaya gittiklerini hatırlıyorum.

Hasan Bey milletvekili oldu, ardından bakan oldu. TYB ile ilişkilerini ihmal etmedi. Bir çok önemli hadisede danışmak için geldi. Bakan olduktan sonra bazı davranışlarından rahatsız olduk. Devlet bakanlığından sonra Milli Eğitim bakanı olmuştu. Arkadaşlarla istişare ettik, tebrike gitmeyecektik. Bir ay sonra özel kalemden bir telefon geldi. Bakan bey randevu talebimizi kabul edilmişti, bizi bekliyorlardı. Tabii özel kalemden arayanlara “hayır biz görüşme talep etmedik” diyemedik. Arkadaşları topladık Hasan Beyi ziyaret ettik. Hasan Bey bu kırgınlığı ortadan kaldırmak istiyordu. Neye ihtiyacımız olduğunu öğrenmeye çalıştı. Yıllık yayınlıyorduk, piyasada kağıt karaborsa idi. SEKA genel müdürünü aradı, bize yıllık için kağıt tahsis edilmesini sağladı.

Hasan Celâl’in siyasi hayatı talihsiz hadiselerle akamete uğradı. ANAP genel başkanlığına aday oldu. Tezgâhı kıramadı, kaybetti. ANAP’tan ayrıldı, kendi partisini kurdu: Yeniden Doğuş Partisi.

Onun bu sıralar siyasetten daha önemli bir işe başladığını söyleyebiliriz: Yeni Türkiye dergisini yayınlaması... Şimdi öyle sanıyorum ki, bazı sayıları kitaplık hacminde olan bu dergi gelecekte Hasan Celal Bey’i hep hatırlatacak. Siyaset, tarih, dil ağırlıklı özel sayılar kütüphanelerimizde mutena bir yer tutuyor. Osmanlı Devleti’nin 700. kuruluş yılı kutlamaları onun dergisinin 8 ciltlik Osmanlı sayısı olmasa idi, boş geçmiş sayılabilirdi. Bu derginin bir çok sayılarında yazım var. Hasan Bey gecenin bir yarısında arar: Özel sayının konusunu söyler ve yazı beklediğini belirtir. Onun sözü yerde bırakılmaz!

Parti merkezi aynı zamanda derginin merkezi idi. Giden geleni çoktu. Tek başına bir ordu gibi çalışırdı. Enerjisi bitmek tükenmek bilmez, geceleri çalışmaya devam eder. Bu yorucu faalliğin onun vücudunda bazı hasarlara yol açtığı tahmin edilebilir.

28 Şubat’ta tek başına her şeye rağmen direnen, sözünü esirgemeyen o dur. Bu sebeple “tank hasan” olarak adlandırılmış ve bir çok dava açılarak ile engellenmeye çalışılmıştır. Sonunda hapis cezasına çarptırılmış ve Ayaş cezaevinde yatmıştır. Devlet’in en yüksek makamlarında yer alan bir şahsiyetin cezaevinde yatırılması çok fazla görülen bir örnek değildir.

Vatanı, milleti ve devleti esas alan bir tavır sahibi idi Hasan Celâl Güzel. 12 Eylül’e yakın günlerde gençler arasında radikalizm alıp yürümüş, Bayrak, İstiklâl Marşı millî semboller küçümseniyor. Kızılay’da, eski Milli Kütüphane’nin karşısında, Kumrular sokağında Akıncılar Derneği’nde bir toplantı yapılıyor. Gençlere “akıncı” bile millî geliyor, “seriyye” diyerek daha sıkı müslüman olacaklarını sanıyorlar. Hasan Celâl onlara toprağa basmalarını, eğer toprak ayaklarının altından kayarsa, müslümanca sığınacakları yer bulamayacaklarını hatırlatıyor.

Bir özel durumu da atlamamalıyım: Hasan Celâl, başbakanlık müsteşarı iken nikâh şahidim oldu!

Güzel adamdı Hasan Celal Güzel, Allah rahmet etsin!

 
Etiketler: Güzel, adamdı, Hasan, Celâl, Güzel!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
220 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
171 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
171 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
122 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
301 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
420 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
320 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
398 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
624 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
320 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
313 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
289 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
596 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
240 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
269 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
341 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
254 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
390 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
326 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
408 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
363 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
327 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
350 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
308 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
490 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
344 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
219 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
339 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
483 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
416 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
335 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
501 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
560 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
380 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
429 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
453 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
315 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
450 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
583 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
469 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
373 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
629 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
504 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
380 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
475 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
501 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
494 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
358 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
545 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
427 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
627 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
533 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
962 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
555 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
599 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
631 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
633 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
483 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
700 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
604 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
606 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
647 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
905 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
784 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
642 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
772 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
841 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
790 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
861 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
870 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
840 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
815 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
819 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
916 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
803 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
874 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
891 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
741 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1002 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
860 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
845 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
820 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
978 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1887 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
970 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1041 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
943 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1247 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1134 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1017 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1789 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1305 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1280 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1752 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1376 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1180 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1183 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1156 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1485 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1219 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1150 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1180 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1155 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1215 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1509 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1297 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1414 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1751 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1331 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1568 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1986 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2050 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1436 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1427 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1156 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1431 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1200 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1381 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1249 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1387 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1376 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1318 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1305 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1205 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1443 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1271 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1508 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1327 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2109 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1490 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1568 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1453 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1562 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1509 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1483 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1585 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1405 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1487 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1654 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1587 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1499 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1578 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1562 Okunma.
Haber Yazılımı