Yazı Detayı
09 Aralık 2019 - Pazartesi 21:21 Bu yazı 527 kez okundu
 
Ey efendi Paris’e git!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Gerçi şu sıralar İçişleri Bakanlığı, Paris’e gitmemizi tavsiye etmiyor, fakat yüz elli yıl önce de olsa Hoca Tahsin Efendi’nin öğüdü var:

Ey efendi Paris’e git akl u fikrin var ise

Âleme gelmiş sayılmaz gitmeyenler Paris’e!

Akıllı fikirli sayılmamak tehdidini nasıl bertaraf edeceğiz? Biz de bu büyüğümüzün asırlık öğüdüne uymuş ve gitmiştik Paris’e. İşe bakın ki milenyumun ilk saatlerinde Paris’te idik. Strazburg’dan Paris’e giderken yol boyunca kökünden sökülmüş ağaçlar, devrilmiş direkler ve bir felaket sonrasının henüz giderilememiş hasarlarını görmüştük. Batı Avrupa o günlerde ciddi bir tabiî âfetle karşı karşıya kalmıştı. Paris Paris’ti Paris olmasına da bulanık Sen nehrinde kütükler yüzüyordu…

Batıcı zihnimiz Parissiz yapamazdı, son zamanlara kadar. İlim, fikir, sanat konularında Paris’ten hiza tutardık. Bir aralar Berlin Paris’le aşık atar olmuştur ama bu çabuk geçmiştir. Londra ise bizim zihin dünyamızda Paris’le boy ölçüşür bir mevkiye gelmemiştir hiçbir zaman. 1940’lardan sonra ABD’nin üstünlüğü güçlü bir Amerikan hayranlığı doğurduysa da herhangi bir şehir öne çıkmamıştır.

Batı karşısındaki konumumuz 18. Yüzyılda bir mühtedî batılılaşmasına yol açar ve esas olarak düşmanın silahlarına mukabil silahlara sahip olmak fikri böylece kuvveden fiile çıkar. Fransa, İtalya veya başka ülkelerden müslümanlığı seçen askerler, teknisyenler Osmanlı batılılaşmasına bir dönem yön verir. 19. Yüzyılda dünya siyasetinin de zorlamasıyla, ki bu İngiliz siyasetinin zorlaması olarak da okunabilir, batılılaşma farklı bir mecraya girmiştir. Artık düşmanın silahıyla silahlanmanın ötesine geçilmiş, hayat tarzının taklidine kadar varılmıştır. Eğer ordunuzu toptan ortadan kaldırırsanız, gideceğiniz başka yer de yoktur.

Batılılaşma maceramızın en merkezî yerinde durur Paris. Batılılaşma siyaseti Londra’da pişirilir ama kültürü Paris’ten edinilir. Neden? Londra muhafazakârlığın merkezidir. Orada değişerek devam etmek formülü geçerlidir. Londra reformcudur, Türkçesi “ıslahatçı”dır. Paris ise ihtilalin, inkılabın, devrimin merkezidir. Bütün bu büyülü kelimelere karşılık Fransızca’da tek kelime vardır: Revülasyon!

Bizde taklitçi batılılaşmacı tipini Paris hayranları temsil eder. Onlardan birini Şevket Süreyya Aydemir, İstiklâl Mahkemesi’nin zindanında hasbelkader oda arkadaşı olarak görmüştür. Şöyle anlatır: “Ona göre dünyanın mihveri kendisinden ve hayatın mânası kendi rahatından ibaretti. Ne eşi ne evladı vardı. Bütün kaygısı kendi şahsıydı. Hayatı boyunca da yalnız kendi şahsı için yaşamıştı. Ecnebi, hiç olmazsa tatlı su Frengi olmayan kimse, onun için enteresan olamazdı.”

“- Monşer, derdi, ‘sizler, tabiî bu yüksek âlemleri bilmezsiniz. Ama o çevreler bensiz olamazdı...’ Gözlerinde bu resmi kabuller ve bir de Avrupa otellerinin servisleri, yemek salonları, yatak odaları tüterdi. Bir taraftan başında takkesi, sırtında koca nineler gibi sarıldığı ropdöşambıriyle hasırının üstüne çöküp, dışardan öteberi taşıyan jandarmanın kapının altından uzattığı günlük ekmeğini, peynir zeytinle katık etmeye çalışırken, diğer taraftan dili dolaşarak anlatırdı: ‘-Monşer! Bendeniz şarapla hazırlanmış mantar sotesine bayılırım. Bunun içine küçük güvercin ciğerleri katarlar. Sofraya içindeki içki alev alev yanarken getirilir. En iyisini Paris’te Hotel Ritz’de yaparlar...’ Bu hikâyelerin arkası gelmezdi. Konuştukça coşar, coştukça konuşurdu. Derken gene gözleri yaşarır: -Ah birader, ben sizler gibi suçlu değilim ki...”

Şevket Süreyya’nın monşeri için artık Paris’e gitmeye gerek yok. Dünyanın birçok yerinde, bu arada Türkiye’nin birçok otelinde ulaşılabilir lükslerdir bunlar. Yine de Avrupa’nın, Batı’nın standartları dikkatten uzak tutulmuyor. Bunda da tuhaf bir durum yok. Bu dünyada yaşıyoruz ve elbette insan olarak varlığımızın korunması, insanca haklarımızın sağlanmasını istiyoruz. Bu hususlarla ilgili Avrupa’nın hâlâ ölçü olduğunu düşünüyoruz. Fakat Paris’ten gelen sesler, pek de öyle olmadığını gösteriyor. Bizim efendilerin Paris’i, dünyanın iki büyük sömürge ülkesinden birinin başkenti idi. Sömürgelerin serveti, emeği bu şehri yüzyıllardır ışıltılı bir başkent yapıyordu. Sömürgeler bağımsızlaşmış görünse de yine servet transferi devam ediyor, belli ölçüde. Demek ki bu yetmiyor. Avrupa’nın çalışanları, emekçileri sömürgesiz ülkelerin emekçileri ile aynı seviyeye inmeye rıza göstermiyor. Sokaklar savaş meydanına dönüyor ve polisin, emniyet güçlerinin orantısız güç kullanma konusunda zirveleri zorladığı görülüyor.

Avrupa artık dünyada gelişmişliğin kriteri olmaktan uzaklaşıyor. Dünyanın batısında fırtınalar koparkan, doğusunda Japonya, Çin, Kore yükseliyor. Çin, üretimde kapitalist, tüketimde sosyalist uygulamalarla yükselişini sürdürüyor. Avrupa ülkeleri başta nüfus olmak üzere durağanlık ve gerileme işaretleri veriyor. Dinamik nüfusunu kaybeden kıt’a, doğu Avrupa’dan ve Balkanlardan devşirdiği genç nüfusla açığı kapatamaya çalışıyor. Öte yandan “eski” sömürgelerden gelen genç nüfus bayat islamofobi sloganları ile durdurulamayacak noktaya doğru gidiyor.

Avrupa’nın bunalımı, en net şekilde Paris’te kendini gösteriyor. Yine de Paris’e gitmeliyiz, bu defa kriz görmek için!

09.12.2019-Karar

 
Etiketler: Ey, efendi, Paris’e, git!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
324 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
330 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
240 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
282 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
214 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
255 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
257 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
283 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
370 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
304 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
368 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
441 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
326 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
315 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
330 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
474 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
630 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
470 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
585 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
819 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
522 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
443 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
470 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
830 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
469 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
411 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
536 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
405 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
524 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
471 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
575 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
535 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
534 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
535 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
457 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
658 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
407 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
492 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
697 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
569 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
491 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
696 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
722 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
541 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
581 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
627 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
478 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
603 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
733 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
622 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
543 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
814 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
671 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
535 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
633 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
672 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
642 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
504 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
699 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
576 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
816 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
690 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1105 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
730 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
779 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
812 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
829 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
619 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
865 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
765 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
763 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
796 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1062 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
935 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
808 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
911 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
986 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
968 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1047 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1032 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
990 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
971 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1011 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1068 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
984 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1052 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1026 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
927 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1138 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1015 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
982 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
958 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1152 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2067 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1110 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1183 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1100 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1401 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1286 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1154 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1940 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1434 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1423 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1919 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1520 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1327 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1351 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1316 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1611 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1378 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1319 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1321 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1346 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1367 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1726 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1454 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1581 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1911 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1578 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1780 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1832 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2159 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2195 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1565 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1597 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1318 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1611 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1434 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1566 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1437 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1509 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1549 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1462 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1474 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1347 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1623 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1433 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1664 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1486 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2264 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1641 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1744 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1600 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1709 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1649 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1637 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1749 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1574 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1645 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1835 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1728 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1629 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1738 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1731 Okunma.
Haber Yazılımı