Yazı Detayı
17 Temmuz 2019 - Çarşamba 22:07 Bu yazı 2639 kez okundu
 
Enerji ve kan sarmalı
Akif BEDİR
 
 

Enerji ve uluslararası siyaset, birbirinden ayrılmaz hatta birbirini tamamlayan, biri olmazsa diğerinin varlığı tartışılan iki önemli başlık.

Dünya bir yandan, sebepsiz iç savaşlar, gereksiz bölgesel çatışmalar ve güç denemelerine odaklanırken, yenidünya düzeninin aktörleri, “enerji kaynaklarına hâkim olan, dünyayı kontrol eder” anlayışıyla, aldıkları kararlarla insanlığın geleceğini şekillendirmeye devam ediyorlar.

Petrol, pek çok kanlı savaşın sebebidir. Bu yüzden, kanla beslenen enerji endüstrisinin ardında yatan çarpık ilişkileri iyi anlamak ve bu doğrultuda tedbirler almak elzemdir.

Bugün Orta Doğu’da yıllardır süren soğuk ve sıcak savaşların temeline, uluslararası siyasi krizlerin perde arkasına baktığımızda da enerji faktörü karşımıza çıkmaktadır. Hem başta petrol ve doğalgaz olmak üzere enerji kaynakları, hem de onların ulaşım güzergâhını kontrol için yapılan bir savaştır yaşananlar.

Bugün enerji uğruna Orta Doğu’da yaşananlara bakıp, yarın Hazar, Orta Asya coğrafyalarının, yeni rengârenk demokrasi soslu devrimlere, darbelere, liberal veya kanlı dönüşümlere gebe olduğunu görebiliriz.

Enerji sorununun çözümü iktisadi anlamda güçlü bir devlet olmanın ön şartıdır. Enerji sorunun yoksa iktisaden güçlüsündür, iktisaden güçlüysen dünya siyasetine yön veren ülkeler arasına girebilirsin demektir.

Bu gün enerji, modern dünyaya can veren kan değerindedir. Enerji kaynaklarına hükmettiği için küresel güç olan ABD bu kanın çıkarları doğrultusunda akışını sağlamak için her şeyi yapmaktadır.

Bu bağlamda Irak’ın, sonrasında Suriye’nin şimdi de Doğu Akdeniz’in hedef olması enerji rezervlerinin çok olmasındandır.

Orta Doğu petrollerinin kontrolü demek, Avrupa’nın enerjisinin kontrolü, Akdeniz’in ve uzak doğunun kontrolü demektir.

Türkiye enerji zengini Hazar, Orta Asya, Orta Doğu ülkeleri ile Avrupa’daki tüketici pazarları arasında bir “enerji koridoru” konumundadır.

Hazar, Kıbrıs ve Irak üçgeninin merkezinde yer alan Türkiye, Doğu Akdeniz’de hak arayınca ilgili ilgisiz birçok ses yükselmeye başladı.  

Enerji konusunda, Türkiye’ye biçilen rol verilenle yetindir. Türkiye ise kendisine biçilen bu kabuğu delip ekonomik düzlüğe çıkmak, enerji üssü olmak için çaba başlattı.

Enerji hatlarında oluşan bu kaotik ortamı fırsata çevirmek isteyen Türkiye bölgede inisiyatif almak, İslam alemi ve geri kalmış ülkelere de rol model olmaya başladı.

Fakat kendisini dünyanın sahibi sanan vahşi batı, bölgede kargaşa ihdas ederek zengin doğalgaz rezervlerinin üstüne konup Türkiye’yi by-pass etmek istemektedir. 

Binlerce km uzaklardan gelerek Ak Denize çöreklenen “demokrasi sevdalısı!” ülkelerin ortak amacı enerji paylaşımından pay kapmaktır. İsrail, ABD ve AB ülkeleri bir tarafta, İsrail, Yunanistan öteki tarafta paylaşım peşindeler.

Artan enerji ihtiyacıyla Avrupa ülkeleri ve ABD Ortadoğu’ya, demokrasi adı altında müdahale ederken kendi halkının yaşam standardını korumayı amaçlamakta, attığı her adımda Batı dünyası geçmişten beri sahip olduğu sömürgeci anlayışla hareket etmektedir.

Madalyonun diğer yüzünde ise geleceği ve ekonomisi doğalgaz ve petrol ihracatı üzerine kurulu olan Rusya’nın enerji tekelini kırmak, Çin’in enerji üzerinden kontrolü hedeflenmektedir.

Ortadoğu petrollerinin İran ve Rusya kontrolüne geçmesi veya kargaşa ortamında Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi AB ülkeleri dâhil Avrupa’nın çöküşü demektir.

Enerji piyasasının Rusya’nın eline geçmesi demek dünya dengelerinin yeniden şekillenmesi demektir. Bu da ekonomik bunalım içerisindeki Avrupa’nın iflası ve ABD’nin tökezlenmesi demektir. 

Tersinden bakacak olursak Ortadoğu petrollerinin, Doğu Akdeniz doğalgazının ABD kontrolünde olması demek gelirlerinin yüzde yetmişini doğalgaz ve petrolden elde eden Rusya ve İran’ın iflasları demektir.

ABD’nin ve AB’nin yaptırımlarıyla ekonomisi pamuk ipliğine bağlı olan Rusya’nın ve kuzeyinde Azeri Türklerinin rahatsızlıklarını her geçen gün daha yüksek sesle seslendirdikleri İran’ın Suriye’den yenik ayrılması demek bölünmesi ve parçalanması demektir.

Bunun için hem Rusya için hem de İran için Suriye’de “kaos” çareydi. Bunun için Rusya Suriye’ye girerek kaosu artırmalıydı. Öylede oldu.

Irak petrolünün Avrupa’ya, Türkiye üzerinden nakli ve para transferlerinin Halk bank üzerinden yapılması “dost!” ABD’yi rahatsız etti. Menfaatlerinin zarar göreceğini hisseden ABD dostça da olsa münafıklık enstrümanlarını devreye sokmaya başladı. 

Önce gezi olayları ile Türk hükümetine ayar vermeye çalıştı. Sonra Pensilvanya papazını devreye sokup hükümet-cemaat çatışmasını çıkartarak, hükümeti sarsmak suretiyle aklını başına getiririm hayaline kapıldı.

Sonra terör ve diğerleri…

Şimdi Doğu Akdeniz’de benzeri oyunlar sahnelenmek isteniyor. Fakat unuttukları şey milletin artık bu oyunlara gülüp geçtiği gerçeğidir…

 
Etiketler: Enerji, ve, kan, sarmalı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
1286 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4244 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2163 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3150 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
1792 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2161 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
1927 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2447 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2318 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
1770 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
1908 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
1960 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2226 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
1840 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
2899 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2267 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2269 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2454 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
2812 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
1961 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
530 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
2483 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
1857 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2441 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
2763 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
2737 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2039 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
2662 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
2573 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
2801 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2459 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2145 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2460 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
2751 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2604 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
2658 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
2775 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2288 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
1969 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2509 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
1710 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2706 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1114 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2742 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2821 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2950 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2411 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4398 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2477 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2342 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2435 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2123 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3710 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1876 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2153 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1905 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2101 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2125 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1799 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1798 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2128 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2273 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1971 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2549 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1978 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2338 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2511 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1894 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2308 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1853 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2094 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1868 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2481 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1662 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1372 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2373 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2160 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2286 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2408 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2282 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2224 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2231 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2070 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1494 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2212 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2039 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1485 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2068 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2191 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2243 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2143 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2409 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2257 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2246 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2169 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1983 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2112 Okunma.
Haber Yazılımı