Yazı Detayı
10 Ocak 2018 - Çarşamba 19:28 Bu yazı 2631 kez okundu
 
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
Akif BEDİR
 
 

Şimdilerde kiminle ülke meselelerinden konuşsam Rahmetli Erbakan bu konuda böyle söylemişti de, ne kadar haklıymış ta gibi teyitlerle karşılaşıyor, rahmet okumalara tanıklık ediyorum.

Bir şeyin kıymetini kaybettikten sonra fark etmek, fıtratımızdan gelen bir hal olsa gerek. Elimizdeki değerleri kaybedince değerini anlamak, ahlar, vahlarla yâd etmek bize has bir özellik gibi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Fransa ziyareti sonrası açıklamalara gözüm takılıyor.

Bu ziyaret, Avrupa’yla ilişkileri canlandırmayı amaçlıyormuş.

ABD ile ilişkilerin zora girdiği bir dönemde, Erdoğan için bu ziyaret AB üyeliği sürecine yeni bir momentum kazandırmak için bir fırsatmış.

Erdoğan Türkiye’nin terörle mücadelesi ve bölgemizdeki krizlerin çözümü ile ilgili Fransa’nın desteğini almak, Türkiye-Avrupa ilişkilerini normalleştirmek, Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik olarak bir süredir devam ettirdiği irrasyonel tutumun her iki tarafa da maliyet ürettiğini gözler önüne sermek için Fransa’yı ziyaret etmiş.

Ortak basın toplantısında Erdoğan “Türkiye-AB süreci içinde ne yazık ki 54 yıldır bu kapıda bekletilen ülke. Bu bizi ciddi manada yorduğu gibi milletimi de ciddi manada yoruyor. Bizi belki de bir karara doğru sürükleyecektir. Ne olur artık bizi de alıverin diyecek halimiz de yok” derken Fransa Cumhurbaşkanı Macron da ”Türkiye-AB ilişkilerinde ikiyüzlülükten çıkmak gerekiyor” ifadesini kullanmış.

Yaşanan süreci, konuşmaları gözümün önünden geçirince Erbakan Hocamın AB ile ilgili tarihi tespitleri aklıma geldi ve hala neyin peşindeyiz diye düşünmeden edemedim.

Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan “evvela nasıl bir milletin evlatları olduğumuzun bilinciyle hareket ederek Avrupa’ya kuyruk olmak yerine insanlığa efendi olmaya gayret etmeliyiz” derdi.

Biz asil bir milletin evlatları olarak dünyaya nizam vermiş bir ecdadın torunlarıyız. Bundan dolayıdır ki, her attığımız adıma, her yaptığımız icraata dikkat etmek mecburiyetindeyiz. Tarih bu tür adalet ve kahramanlıklarla doludur.

Zamanında Alman Devleti, Fransız saldırılarından bıktığı için Osmanlı’dan yardım ister. Bu istek incelenir ve Osmanlı Padişahı şöyle buyurur. “Böyle ufak tefek işler için asker göndermeye değmez. Bir çuval asker elbisesi gönderin Almanlar bunları giysin ve sınır boyunda dolaşsın” der. Alman askerleri bu elbiseleri giyip sınır boylarında dolaştıkları zaman bunu gören Fransızlar Osmanlı askerleri gelmiş diyerek sınırdan tam 100 km içeriye kadar kaçarlar. Bu elbiseler hala Almanya’da bir müzede sergilenir ve her yıl Manheim’ın kurtuluş yıl dönümünde anlatılır” derdi.

Şimdi Avrupa’nın kapısında köle gibi bekliyoruz diyen Erbakan, “Bizimkiler o kadar şuurdan yoksunlar ki, verdikleri cevap, olsun biz burada kapının önünde bekleriz. Belki bir gün fikrinizi değiştirir de alıverirsiniz. Bu ne zillet Allah aşkına?

Bu hangi millet?

Biz biz miyiz, değil miyiz. Ne işimiz var bizim AB’nin içerisinde? Bu AB bir Hıristiyan Birliğidir. Hıristiyan Birliği hiçbir zaman insanlığa saadet getirmemiştir ve getirmez. Temizlik, hak ve adalet nedir bilmez.

Böyle bir topluluğun arkasına düşerek saadet bulmak mümkün değildir. Çünkü kendisi zaten çöküyor.

Aile, toplum, ekonomi kalmamıştır. Bundan dolayıdır ki, böyle bir birliğin içine girmekte ısrar etmek ne büyük bir bedbahtlıktır” derdi.

Erbakan’a göre AB, Siyonist bir organizasyondur. Avrupa birliğinde Türkiye, “büyük İsrail projesine” giden bir kilometre taşıdır.

Erbakan, Türkiye’nin tam manasıyla Hıristiyan Birliği olduğunu düşündüğü AB’ye girmesini doğru görmemiş ve AB’yi her zaman dışlamıştır. 

AB’nin kapısında beklemenin şuursuzca bir davranış olduğunu kaydeden Erbakan, “Türk halkının AB ile Batı medeniyeti konusunda aldatıldığını ileri sürerek, Avrupa bizi yapsa yapsa çöpçü yapar” derdi.

Avrupa’nın gözüne değil önce Hakk’ın rızasına erelim sonra halkın gözüne girelim diye de son noktayı koyardı.

Papa 12. Pius’un temelini attığı Avrupa Birliği’nin asıl hedefi Sevr’i hortlatmaktır…” diyen Erbakan Hocanın mücadelesi, milleti öncelikle  “öğretilmiş çaresizlik psikolojisinden” kurtaracak tarzda bir strateji ve politika, kimlik ve bir stratejik akıl inşa etmek idi.

Türkiye’ye 2023 hedefi koyanlar bu vizyonunda yer alan ağır sanayideki yerli otomobil, yerli tank, yerli uydu, yerli silah ve yerli uçak hedeflerinin fikir babası 50 yıl öncesinden Erbakan olduğunu unutmamalı ve bilge akıl olarak, rehber olarak Erbakan’ın gösterdiği yoldan, çizgiden ayrılmamalıdır diye düşünüyorum.

Yarın ah, vah etmemek için…

 
Etiketler: Elimizdeki, değerleri, kaybedince, anlıyoruz,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2702 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2673 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2425 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2402 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2668 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2728 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2704 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2673 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2365 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2462 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2568 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3320 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2405 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3332 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2610 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
3946 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2724 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2802 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2753 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2598 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2564 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2753 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2742 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2457 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2697 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2856 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4485 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
2983 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2723 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3107 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
2919 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2790 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2748 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3004 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2528 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4581 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2596 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3622 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2297 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3124 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2582 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2365 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2812 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2739 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2219 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2266 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2354 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2623 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2217 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3283 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2692 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2763 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2919 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3231 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2377 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
863 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
2966 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2294 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2954 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3285 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3125 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2429 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3069 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3026 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3168 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2914 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2575 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2767 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3170 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2948 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3012 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3162 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2638 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2317 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2842 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2115 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3101 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1477 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3170 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3201 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3358 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2838 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4824 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2806 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2680 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2758 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2473 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4201 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2185 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2561 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2261 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2469 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2528 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2226 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2143 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2587 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2672 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2356 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3119 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2330 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2754 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2924 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2234 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2763 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2315 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2482 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2230 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2898 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2058 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1792 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2758 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2547 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2593 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2809 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2737 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2632 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2441 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1857 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2647 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2506 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1925 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2488 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2524 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2676 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2619 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2801 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2628 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2693 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2543 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2383 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2547 Okunma.
Haber Yazılımı