Yazı Detayı
31 Ocak 2018 - Çarşamba 14:34 Bu yazı 2030 kez okundu
 
Bu millet yenilmez…
Akif BEDİR
 
 
 Le Monde muhabiri, 1922’de Türkiye’ye gelir. Memleketin Kurtuluş Savaşı yıllarıdır. Anadolu aç sefil ve perişandır. Analar dul, çocuklar öksüz kalmıştır. Muhabir, ülkeyi gezip görecek ve gazetesinde haber yapacaktır. İstanbul’dan trenle Eskişehir’e gelen muhabir, istasyonda çuvalın dibini delip başlarını, yanlarını delip kollarını çıkarmış, ayakları çıplak üç tane çocukla karşılaşır. Yaşları 7, 8 yaşlarında üç çuval içinde üç çocuk.
Yanlarına yaklaşır ve birine sorar:
-Evladım baban nerede?
-Babam Çanakkale’de öldü, der.
-Niye öldü?
-Din için.
-Nereden biliyorsun?
-Hoca efendi söyledi.
Muhabir bir diğerine döner ve ona da aynı soruyu yöneltir. “Ya senin baban” deyince, “Benim babam Yemen’de öldü, vatan için” der.
Üçüncü çocuk da buna benzer cevap vermiştir.
-Peki, size kim bakıyor?
-Burada bir ebe annemiz var, o bakıyor derler.
Derken yaşlı bir kadın, istasyonun yakınlarındaki kulübesinden çıkarak çocuklara doğru seslenmeye başlar:
- Gazanfer... Muzaffer... Mücahid... Çorba yaptım, gelin için...
Le Monde muhabiri Avrupa’ya döner, gazetesine şöyle bir başlık atar, “Elde yok, avuçta yok, çuval içindeler, aç ve sefiller, ama isimleri, Gazanfer, Muzaffer ve Mücahid... Bu millet yenilmez” der.
Bu millet yenilmez. Bunu bir kere daha tüm dünyaya gösteriyoruz.
Çanakkale’de yedi düveli durduran, istiklal mücadelesinde yalın kılıç savaşan bu millet, 15 Temmuz’da tankları, uçakları, topları imanıyla durdurmuştu. Türkiye’yi bir gecede karanlığa gömmek isteyen hain eller, milletin birliği ve ferasetiyle kırılmıştı. 
İslam coğrafyasını çıkarları doğrultusunda şekillendirmek için ellerindeki bütün kirli argümanları kullanan “vahşi Batı” şimdi de bölgemizde yabancı istihbarat örgütlerinin taşeronu durumundaki FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C, PYD, YPG adı altında ellerindeki bütün terör örgütlerini silah olarak kullanıyor.
Kabuk değiştirme sancısı içinde olan dünya ile birlikte yenilenerek büyüme mücadelesi veren Türkiye, düşmanca saldırılarla kuşatılmaya çalışılıyor.
İstedikleri gibi kullanıp, istedikleri gibi silahlandırıp, istedikleri yerde fitne çıkarabildikleri bu örgütler Batı’nın vekâlet savaşçısı olarak savaşırken Haçlı Siyonist ortaklığına karşı bu millet tarih yazıyor.
Müslüman coğrafyası üzerinden Batı’nın oyunları her geçen gün yeni şekiller alırken bu millet yine bir destan yazıyor.
Kahramanlık destanlarının yazıldığı bugünlerde millet tüm dünyaya şu mesajı veriyor: “Bu millet eğilmedi, eğilmez, hiçbir zaman da eğilmeyecek. Bu bayrak inmez, bu ezan dinmez, Türkiye bölünmez, bu millet yenilmez.”
On binlerce km öteden gelip kendisine ait bir karakol devlet oluşturmak istiyordu ABD. Kendi hedeflerini, menfaatlerini koruyacak, kollayacak bir terör devleti oluşturacaktı sözde. Hem illegal görüntü kazandırmaya çalıştığı, hem kendi işlerini hallettirmeye çalıştığı bir vekâlet terör örgütü üretmeye çalışırken Türkiye bu oyunu bozdu.
Masum insanları öldüren, topraklarını işgal eden, çocukları katleden, kadınlarının namusları kirleterek demokrasi adı altında barbarlık, zulüm, vahşet, kan, ölüm gezdiren ABD bu defa tüm Müslümanların, mazlumların umudu Türk askerine “Mehmetçik”e çarpıldı.    
Bölgede güçlü bir Türkiye istemeyen küresel güçler ülkenin huzurunu ve birliğini bozmak için düğmeye basmıştı ki, Türkiye durun kalabalıklar, bu yol çıkmaz sokak dedi.
Türkiye uzun yıllar boyunca Batı’ya boyun eğen, onun söylediklerini yapan bir ülke iken şimdi tam bağımsız bölgesel lidere dönüşen bir siyaset ile kabuklarından sıyrılıp ben de varım dedi.
Siz mazlum ve masum halkları sömürecek, o insanların ve nesillerin yeraltı ve yerüstü zenginlikleri çalacak, gelişecek semireceksiniz. Bizler geri kalacak, sizlere tabi olacak, her dediğinizi yapacağız… Hem de kanla, gözyaşıyla, vahşetle ve savaşla.
Hayır…
Türkiye bu oyunu bozar, bozdu…
Şimdi dik durma, birlik ve beraberlik içinde hareket etme vazifesini kuşanma zamanı.
Şimdi tüm Müslümanları, mazlumları kucaklama, desteğini ve duasını alma zamanı.
Şimdi yeniden diriliş, şahlanışın ilk kıvılcımını yakma zamanı.
Şimdi sefer ve zafer zamanı…
Hayır…
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusum, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar? 
 
Etiketler: Bu, millet, yenilmez…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
2505 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2184 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
1895 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2207 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
2466 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2341 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
2394 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
2519 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2024 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
1709 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2252 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
1493 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2407 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
866 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2477 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2551 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2696 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2157 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4124 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2215 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2046 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2195 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
1892 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3469 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1612 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
1867 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1624 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
1856 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
1804 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1547 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1536 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
1851 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
1977 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1730 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2232 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1742 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2034 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2244 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1640 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
1953 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1579 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
1811 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1612 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2205 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1408 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1136 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2121 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
1903 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2122 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
1982 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
1991 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
1980 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
1825 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1234 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
1956 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
1776 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1242 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
1816 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
1957 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
1910 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
1888 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2169 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2016 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
1999 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
1918 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1728 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
1865 Okunma.
Haber Yazılımı