Yazı Detayı
20 Temmuz 2020 - Pazartesi 19:21 Bu yazı 370 kez okundu
 
Ayasofya ve Halife Ömer
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Ayasofya’nın aslî kimliğine ircası, bütün dünyada yankılandı.

Her din, topluluk, cemaat, gurup hatta şahıs konumuna göre tepki gösterdi. En aşırı tepkiler kendini Bizans’ın varisi olarak gören Yunanistan’dan geldi. Hatta Yunan kilisesi patriği: “Türkler Ayasofya’ya cami yapmaya cesaret edemezler” dedi. 

Ortoks Hıristiyanlık için Ayasofya önemli. Doğu Roma’nın dini, mezhebi Ortodoksluk’tu ve baş ibadethanesi Ayasofya idi. Bizans’ın düşmesine yakın batı (katolik) ve doğu (ortodoks) kiliselerinin birleşmesi yönünde Roma kilisesi tarafından baskı oluşturuldu. Hatta müşterek bir âyin icra edildi. Fakat doğu kilisesinin birçok rahibi bunu kabul etmedi. Fatih, İstanbul’u aldıktan sonra Ortodoks kilisesini himayesine almasa idi, Roma kilisesi Hıristiyanlığın tek hâkim mezhebi olacaktı. Fatih bu inanç sisteminin yaşamasını siyasetine uygun buldu ve ortodoks kilisesini himayesine aldı. Fatih çökmüş olan patrikhaneyi ihya etmese idi kim ne diyebilirdi? 

Katolik âlemi için Ayasofya’nın fazla önemi yok, çünkü onların kilisesi değil. Bu yüzden Papa, Ayasofya’nın camiliği kararlaştırıldıktan birkaç gün sonra açıklama yaptı. Üzüntüsünü beyan etti, böylece yasağı savdı! Daha hafif bir tepkiyi protestan kilisesi gösterdi. 
Gelelim âlemi İslâm’a…

Böyle bir âlem var mı? İslâm dünyası kendi âleminde! Bir tarafta petrol zengini Arap ülkeleri, refah içinde yüzüyor. Diğer tarafta yokluktan, açlıktan kırılan müslüman ülkeler…İşte ABD ile ve İsrail’le içli dışlı Arap yöneticileri Ayasofya’nın camiliğine itiraz ettiler. Hatta Ezher’in eski yöneticileri “kiliseme dokunma” mealinde açıklamalar yaptılar. 

Şimdiye kadar özetlediğimiz tepkiler dinî tepkiler. Hıristiyanlar “kilisemi müze olarak bari bırak” diyor, Müslüman görünümlüler ise “kiliseye dokunma” diyor. Bunun için dinî hüccetler getiriyor. Tabiî “namaza yaklaşma!” kabilinden. 

Halbuki Türkiye Ayasofya konusunda dinin delilleriyle konuşmuyor, hukukun gerektirdiğini yapıyor. Müstakil bir devlet olarak hükümranlık haklarını kullanıyor. 

Bu arada bizim “aydın” ve “Evropa, Amerika görmüş” müselmanlardan da bazı “insancıl” itirazlar yükseliyor. “Efendim, Hz. Ömer Kudüs’te ne yapmıştı?” 

Hz. Ömer, Kudüs Patriği, kilisede namaz kılabileceğini söylediği hâlde, sonra burayı cami yaparlar diye orada namaz kılmamıştı. Müthiş bir Müslümanlık ifadesi, insanlık gösterisi… Hz. Ömer doğrusunu yaptı, bugün de örnek alınması gerekir. Ben de bu mevzuda bilgin, bilge ve bilgiç müselmanlar gibi düşünüyorum. Ayasofya’ya dokunulmamalıydı!

Peki Kudüs nasıl fethedildi? 

İslâm ordusu Kudüs’ü kuşattı. Bütün kuşatmalarda olduğu gibi, bu kuşatmada da şehrin savaşsız teslim edilmesi istendi. Savaşsız alınan beldelerle harben alınan beldelerin hukuku farklıdır. Kudüs savaşsız teslimi kabul etti. Şartları, Halife’nin bizzat gelip şehri teslim alması idi.  Hz. Ömer, 638 yılında Kudüs'e geldi, Patrik Sophronios Hz. Ömer’e şehri gezdirdi. Patrik, Hz. Ömer'in namaz kılmak için yer göstermesini istemesi üzerine, halifeyi Kutsal Mezar Kilisesi'ne götürdü, ancak Hz. Ömer Müslümanların burayı daha sonra Hıristiyanların elinden alabilecekleri endişesi ile namazını avluda kıldı. Kudüs ahalisine aman verildi ve bir amanname imzalandı. Yani, “canınız, malınız bizim emanetimizdir” denildi. 

İstanbul kuşatmasında da yapılan aynıydı. “Savaşsız teslim olun, canınız, malınız, hukukunuz korunacaktır.”

Eğer Bizans’ın son “imparator”u bunu kabul etse idi, kendisine ve İstanbul ahalisine aman verilecekti, o zaman hiçbir şeye dokunulmayacaktı.

Ayasofya’ya dokunmak da sözkonusu olmayacaktı. 

Savaş yolu seçildi, savaş hukuku uygulandı. Fatih büyük âlicenaplık gösterdi. Askerleri tarafından esir alınan Bizans’ın önde gelenlerinin bedelini vererek azad etti. Başsız kalmış olan patrikliğin devamı için rahiplerin seçim yapmasını sağladı ve seçilen kişiyi asa ve taç vererek patrik ilan etti. Bu devrine göre büyük alicenaplık idi. Ondan yarım asır sonra İspanya’nın Katolik kral ve kraliçesi Endülüs’ü ele geçirdi.

Gırnata şehrinde kuşatma sürerken halkın canına, malına ve dinine dokunulmaması şartı ile şehrin teslimine karar verildi. Katolik ordusu şehre girdi. Gırnata halkı Ferdinand ve İsabella’nın verdikleri sözü tutacaklarını sandı. Bir süre sonra, Müslüman halkın medenî hakları kısıtlandı, merkezde oturanlar şehir dışına itildi veya kenar mahallelere göçe zorlandı, dışarıdan getirilen Hıristiyan aileler Müslümanların evlerine yerleştirildi. 1499’dan itibaren Müslüman halkı zorla Hıristiyanlaştırmaya yönelik faaliyetlere girişildi…Gırnata’da bir süre sonra Müslüman kalmadı!

İşte o yıllarda, İstanbul’un fethinden yüz yıl sonra şehrin nüfusu 480 bindi ve nüfusun 58’i Müslüman, 42’si gayrimüslimdi. 19. Asrın ortalarında 873’bin olan nüfusun 44’ü Müslümandı. 1914’te nüfus 909 bin, 57’si Müslüman, 43’ü gayri müslimdi. Osmanlının diğer dinlere hoşgörüsü üzerine kimsenin söyleyeceği söz yok. Aynı dönemlerde hiçbir Avrupa şehrinde Müslüman nüfusun zerresi yoktu! 

Müslümanların şehrin nüfusu içindeki oranı Cumhuriyet’ten sonra yükselmeye başladı 1927'de 65 iken, 1935'te 70'e ve 1950'de 84'e yükseldi. İstanbul’da hâlâ çoğu Ortodoks olmak üzere Hıristiyanlar var. 1956’ya kadar ciddi bir Hıristiyan nüfus bulunuyordu. 6-7 Eylül olaylarından sonra, İstanbul Rumları göçtü. Rumların bugün İstanbul’da 62 kilisesi var, fakat nüfusları ancak birkaç bin kişi olarak tahmin ediliyor. Desek ki “Ayasofya’ya doldurun”. Bu mabedi dolduracak kadar Rum nüfusu yok!

20.07.2020 Karar

 
Etiketler: Ayasofya, ve, Halife, Ömer,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
505 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
380 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
286 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
348 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
251 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
301 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
299 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
335 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
439 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
415 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
481 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
364 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
358 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
399 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
518 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
674 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
505 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
630 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
859 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
563 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
480 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
514 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
877 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
502 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
452 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
586 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
453 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
559 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
525 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
614 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
579 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
575 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
577 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
495 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
697 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
562 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
463 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
536 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
778 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
603 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
544 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
772 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
766 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
602 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
619 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
663 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
527 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
652 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
778 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
659 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
579 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
869 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
713 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
585 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
672 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
714 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
684 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
547 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
749 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
618 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
855 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
740 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1134 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
764 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
820 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
853 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
886 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
662 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
905 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
826 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
806 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
831 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1103 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1003 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
855 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
948 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1034 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1021 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1094 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1067 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1039 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1011 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1061 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1111 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1024 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1107 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1065 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
983 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1183 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1053 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1026 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1008 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1220 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2107 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1151 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1217 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1141 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1434 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1323 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1196 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1999 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1471 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1474 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1965 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1565 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1380 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1414 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1349 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1648 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1417 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1390 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1365 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1394 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1411 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2033 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1507 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1628 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1963 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1671 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1832 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1865 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2199 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2234 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1609 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1630 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1355 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1654 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1510 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1602 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1476 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1566 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1593 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1498 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1516 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1386 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1679 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1477 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1710 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1534 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2299 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1689 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1794 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1638 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1742 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1688 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1674 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1810 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1623 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1693 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1934 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1790 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1687 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1782 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1772 Okunma.
Haber Yazılımı