Yazı Detayı
20 Temmuz 2020 - Pazartesi 19:21 Bu yazı 242 kez okundu
 
Ayasofya ve Halife Ömer
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Ayasofya’nın aslî kimliğine ircası, bütün dünyada yankılandı.

Her din, topluluk, cemaat, gurup hatta şahıs konumuna göre tepki gösterdi. En aşırı tepkiler kendini Bizans’ın varisi olarak gören Yunanistan’dan geldi. Hatta Yunan kilisesi patriği: “Türkler Ayasofya’ya cami yapmaya cesaret edemezler” dedi. 

Ortoks Hıristiyanlık için Ayasofya önemli. Doğu Roma’nın dini, mezhebi Ortodoksluk’tu ve baş ibadethanesi Ayasofya idi. Bizans’ın düşmesine yakın batı (katolik) ve doğu (ortodoks) kiliselerinin birleşmesi yönünde Roma kilisesi tarafından baskı oluşturuldu. Hatta müşterek bir âyin icra edildi. Fakat doğu kilisesinin birçok rahibi bunu kabul etmedi. Fatih, İstanbul’u aldıktan sonra Ortodoks kilisesini himayesine almasa idi, Roma kilisesi Hıristiyanlığın tek hâkim mezhebi olacaktı. Fatih bu inanç sisteminin yaşamasını siyasetine uygun buldu ve ortodoks kilisesini himayesine aldı. Fatih çökmüş olan patrikhaneyi ihya etmese idi kim ne diyebilirdi? 

Katolik âlemi için Ayasofya’nın fazla önemi yok, çünkü onların kilisesi değil. Bu yüzden Papa, Ayasofya’nın camiliği kararlaştırıldıktan birkaç gün sonra açıklama yaptı. Üzüntüsünü beyan etti, böylece yasağı savdı! Daha hafif bir tepkiyi protestan kilisesi gösterdi. 
Gelelim âlemi İslâm’a…

Böyle bir âlem var mı? İslâm dünyası kendi âleminde! Bir tarafta petrol zengini Arap ülkeleri, refah içinde yüzüyor. Diğer tarafta yokluktan, açlıktan kırılan müslüman ülkeler…İşte ABD ile ve İsrail’le içli dışlı Arap yöneticileri Ayasofya’nın camiliğine itiraz ettiler. Hatta Ezher’in eski yöneticileri “kiliseme dokunma” mealinde açıklamalar yaptılar. 

Şimdiye kadar özetlediğimiz tepkiler dinî tepkiler. Hıristiyanlar “kilisemi müze olarak bari bırak” diyor, Müslüman görünümlüler ise “kiliseye dokunma” diyor. Bunun için dinî hüccetler getiriyor. Tabiî “namaza yaklaşma!” kabilinden. 

Halbuki Türkiye Ayasofya konusunda dinin delilleriyle konuşmuyor, hukukun gerektirdiğini yapıyor. Müstakil bir devlet olarak hükümranlık haklarını kullanıyor. 

Bu arada bizim “aydın” ve “Evropa, Amerika görmüş” müselmanlardan da bazı “insancıl” itirazlar yükseliyor. “Efendim, Hz. Ömer Kudüs’te ne yapmıştı?” 

Hz. Ömer, Kudüs Patriği, kilisede namaz kılabileceğini söylediği hâlde, sonra burayı cami yaparlar diye orada namaz kılmamıştı. Müthiş bir Müslümanlık ifadesi, insanlık gösterisi… Hz. Ömer doğrusunu yaptı, bugün de örnek alınması gerekir. Ben de bu mevzuda bilgin, bilge ve bilgiç müselmanlar gibi düşünüyorum. Ayasofya’ya dokunulmamalıydı!

Peki Kudüs nasıl fethedildi? 

İslâm ordusu Kudüs’ü kuşattı. Bütün kuşatmalarda olduğu gibi, bu kuşatmada da şehrin savaşsız teslim edilmesi istendi. Savaşsız alınan beldelerle harben alınan beldelerin hukuku farklıdır. Kudüs savaşsız teslimi kabul etti. Şartları, Halife’nin bizzat gelip şehri teslim alması idi.  Hz. Ömer, 638 yılında Kudüs'e geldi, Patrik Sophronios Hz. Ömer’e şehri gezdirdi. Patrik, Hz. Ömer'in namaz kılmak için yer göstermesini istemesi üzerine, halifeyi Kutsal Mezar Kilisesi'ne götürdü, ancak Hz. Ömer Müslümanların burayı daha sonra Hıristiyanların elinden alabilecekleri endişesi ile namazını avluda kıldı. Kudüs ahalisine aman verildi ve bir amanname imzalandı. Yani, “canınız, malınız bizim emanetimizdir” denildi. 

İstanbul kuşatmasında da yapılan aynıydı. “Savaşsız teslim olun, canınız, malınız, hukukunuz korunacaktır.”

Eğer Bizans’ın son “imparator”u bunu kabul etse idi, kendisine ve İstanbul ahalisine aman verilecekti, o zaman hiçbir şeye dokunulmayacaktı.

Ayasofya’ya dokunmak da sözkonusu olmayacaktı. 

Savaş yolu seçildi, savaş hukuku uygulandı. Fatih büyük âlicenaplık gösterdi. Askerleri tarafından esir alınan Bizans’ın önde gelenlerinin bedelini vererek azad etti. Başsız kalmış olan patrikliğin devamı için rahiplerin seçim yapmasını sağladı ve seçilen kişiyi asa ve taç vererek patrik ilan etti. Bu devrine göre büyük alicenaplık idi. Ondan yarım asır sonra İspanya’nın Katolik kral ve kraliçesi Endülüs’ü ele geçirdi.

Gırnata şehrinde kuşatma sürerken halkın canına, malına ve dinine dokunulmaması şartı ile şehrin teslimine karar verildi. Katolik ordusu şehre girdi. Gırnata halkı Ferdinand ve İsabella’nın verdikleri sözü tutacaklarını sandı. Bir süre sonra, Müslüman halkın medenî hakları kısıtlandı, merkezde oturanlar şehir dışına itildi veya kenar mahallelere göçe zorlandı, dışarıdan getirilen Hıristiyan aileler Müslümanların evlerine yerleştirildi. 1499’dan itibaren Müslüman halkı zorla Hıristiyanlaştırmaya yönelik faaliyetlere girişildi…Gırnata’da bir süre sonra Müslüman kalmadı!

İşte o yıllarda, İstanbul’un fethinden yüz yıl sonra şehrin nüfusu 480 bindi ve nüfusun 58’i Müslüman, 42’si gayrimüslimdi. 19. Asrın ortalarında 873’bin olan nüfusun 44’ü Müslümandı. 1914’te nüfus 909 bin, 57’si Müslüman, 43’ü gayri müslimdi. Osmanlının diğer dinlere hoşgörüsü üzerine kimsenin söyleyeceği söz yok. Aynı dönemlerde hiçbir Avrupa şehrinde Müslüman nüfusun zerresi yoktu! 

Müslümanların şehrin nüfusu içindeki oranı Cumhuriyet’ten sonra yükselmeye başladı 1927'de 65 iken, 1935'te 70'e ve 1950'de 84'e yükseldi. İstanbul’da hâlâ çoğu Ortodoks olmak üzere Hıristiyanlar var. 1956’ya kadar ciddi bir Hıristiyan nüfus bulunuyordu. 6-7 Eylül olaylarından sonra, İstanbul Rumları göçtü. Rumların bugün İstanbul’da 62 kilisesi var, fakat nüfusları ancak birkaç bin kişi olarak tahmin ediliyor. Desek ki “Ayasofya’ya doldurun”. Bu mabedi dolduracak kadar Rum nüfusu yok!

20.07.2020 Karar

 
Etiketler: Ayasofya, ve, Halife, Ömer,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
146 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
247 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
162 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
180 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
171 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
196 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
196 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
232 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
245 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
316 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
385 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
277 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
266 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
270 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
414 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
561 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
419 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
536 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
771 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
462 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
401 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
414 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
788 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
431 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
367 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
484 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
360 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
484 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
434 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
536 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
489 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
456 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
487 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
414 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
607 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
480 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
340 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
448 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
609 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
519 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
444 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
630 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
672 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
489 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
543 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
584 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
430 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
556 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
686 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
575 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
487 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
758 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
625 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
474 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
586 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
622 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
603 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
456 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
654 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
527 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
763 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
642 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1058 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
681 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
712 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
760 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
767 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
578 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
814 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
718 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
709 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
747 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1022 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
890 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
765 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
870 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
941 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
906 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
988 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
992 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
946 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
921 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
928 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1017 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
918 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
991 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
988 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
867 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1094 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
976 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
945 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
920 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1096 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2011 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1068 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1135 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1052 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1349 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1248 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1111 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1891 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1398 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1378 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1855 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1480 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1281 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1287 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1259 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1569 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1337 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1266 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1274 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1285 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1327 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1673 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1411 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1534 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1856 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1509 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1695 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1798 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2113 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2149 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1528 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1549 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1263 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1546 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1361 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1502 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1381 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1471 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1490 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1417 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1409 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1305 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1542 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1373 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1613 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1432 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2220 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1590 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1682 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1546 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1665 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1604 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1596 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1698 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1521 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1585 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1780 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1674 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1586 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1704 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1685 Okunma.
Haber Yazılımı