Yazı Detayı
04 Eylül 2019 - Çarşamba 00:32 Bu yazı 431 kez okundu
 
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Önce “kemalizm” vardı! Bu adla kitaplar yazıldı, hem de Atatürk’ün sağlığında, fakat kemalizm esas olarak onun ölümünden sonra ideoloji muamelesi gördü.

Çünkü adına ideoloji inşa edilen şahsiyet yaşıyordu, dolayısıyla ideolojinin oluşumu tamamlanmamıştı. Mustafa Kemal Paşa’dan Gâzî’ye, oradan da Atatürk’e geçiş, bu değişimin isim değişikliğine kadar yansıdığını gösteriyordu.

Millî Mücadele’den sonra Mustafa Kemal Paşa on yıl “Gâzî” olarak anıldı. Diğer asıl isimleri neredeyse kullanılmadı. Esas olarak “Gâzî”, “Gazâ eden; din uğruna, İslâmiyet için savaşan kimse” demekti. TBMM bu unvanı Mustafa Kemal’e Sakarya zaferinden sonra verdi. O zaman Gâzî, bir fâninin ulaşabileceği en büyük unvandı.

Gâzî’den Atatürk’e geçerken, bir de isim gerekti. Çünkü nihayetinde Atatürk soyadı idi. Mustafa tamamen bırakıldı. Arapça ve dinî bir kelime olmaktan öte, İslâm Peygamberi’nin isimlerindendi Mustafa. Kemal kaldı, fakat “Kamal” olarak! Türkçe “Kamal”ın Arapça Kemal’le bir alâkasının olmadığı, anlamının “kale” olduğu iddia edildi. Bütün bunlar yapıldı fakat, zaman bu ciddiyetsizlikleri sildi, Mustafa da kullanıldı, Kemal de.

Peki, “Kamal” ne oldu? Bu soruya cevap vermesi gerekenler bu fikriyatı benimseyenlerdir!

Mustafa Kemal’den Atatürk’e büyük değişimin esas olarak dinî görüşlerle, hassasiyetlerle ilgili olduğunu söylemek zorundayız.

Kemal Paşa Erzurum Kongresi’nde (geçenlerde 100. Yılı kutlandı) sözlerini şöyle bağladı: “En son olarak niyazım şudur ki, Cenab-ı vacibülâmâl (hareketlerimizin sahibi, Allah) hazretlerinin Habib-i Ekremi (Hz. Peygamber) hürmetine ve bu mübarek vatanın sahibi ve müdafaii ve diyanet-i celile-i Ahmedi’nin (Yüce Muhammed dininin), ila yevmilkıyame (kıyamete kadar) haris-i asdakı (sadık bekçisi) olan millet-i necibemizi (asil milletimizi) ve makam-ı saltanat ve hilafet-i kübrayı masun (yüce hilafet ve saltanat makamını dokunulmaz) ve mukaddesatımızı düşünmekle mükellef olan heyetimizi muvaffak kılsın!… Âmin.”

Bugün rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: Zamanımızın din bilginleri, hatta mevcut Diyanet İşleri Başkanı dahi böyle bir dua yapamaz!

“Gâzî”den Atatürk’e geçilirken Âfet İnan’ın Medeni Bilgiler kitabı için el yazısı ile yazdıkları, 15 yıl içinde köprünün altında nasıl sular geçtiğini ortaya koyuyor: “Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arapların dinini kabul ettikten sonra bu din Arapların (..) Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilakis Türk milletinin millî rabıtalarını gevşetti; millî hislerini, millî heyecanını uyuşturdu.(..) “Türk milleti bir çok asırlar, (..) bir kelimesinin mânasını bilmediği halde Kur’an’ı ezberlemekten beyni sulanmış hâfızlara döndü. (..) Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlerini, benliğini unutturacak, Allah’la mütevekkil kılacak derin bir gaflet beşiğinde uyuttular.(..) “...Din hissi, dünyanın acısı duyulan tokadıyla derhal Türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri, türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti. (..) Artık Türk cenneti değil, (..) son Türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu. İşte dinin, din hissinin Türk milletinde bıraktığı hatıra...” (Can Dündar: “Atatürk’ün sansürlenen görüşleri” Milliyet, 30.10.2016)

Atatürk öldüğünde, Ankara’da idare mevkiinde olanlar cenaze namazının kılınmasını gerekli görmediler. Bu cümlelere bakarak bir sonuca varabiliriz belki. Fakat, Türkiye devletinin reisi öldüğünde cenaze namazının kılınmaması millet vicdanında kabul edilebilir değildi. Cenaze törenini yönetmeye memur Fahrettin Altay Paşa cenaze namazı kılınmaması halinde görevi bırakacağını bildirince, Dolmabahçe Sarayı müstahdemlerinin katılımıyla âdeta namaz kerhen eda edildi!

Erzurum kongresinde o duayı yapan şahsiyetin İstanbul’un en büyük selatin camilerinden birinde cenaze namazı kılınmalı değil miydi?

Bütün bunlar bugünün Atatürkçülerini ilgilendirmiyor. Neden?

Artık Atatürkçülük bir ideoloji değil, daha doğrusu Atatürkçülük ideolojisinin bugüne söyleyeceği bir şey kalmadı. O yüzden kimse Atatürk’ün fikirleriyle filan ilgilenmiyor. Atatürkçülük artık külte dönüşmüştür, bir inanç sistemi olmuştur. Atatürk konusunda gösterilen tepkiler de bu yüzden düşünce ihtiva eden tepkiler değil, inanca müteallik tepkilerdir, daha açık söyleyelim: Dinî tepkilerdir!

03.09.2019-Karar

 
Etiketler: Atatürkçülük, ideoloji, mi,, kült, mü?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
145 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
237 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
175 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
172 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
128 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
304 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
424 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
323 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
401 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
630 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
321 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
319 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
294 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
619 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
245 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
271 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
343 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
255 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
392 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
329 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
413 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
369 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
336 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
358 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
310 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
491 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
348 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
224 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
344 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
484 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
418 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
336 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
504 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
561 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
382 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
455 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
324 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
457 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
586 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
472 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
378 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
638 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
514 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
384 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
479 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
503 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
499 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
360 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
547 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
431 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
629 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
537 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
966 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
561 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
602 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
637 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
636 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
492 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
707 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
607 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
608 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
649 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
909 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
788 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
644 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
781 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
844 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
793 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
863 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
871 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
847 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
820 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
821 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
919 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
806 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
879 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
892 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
744 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1004 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
862 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
848 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
822 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
989 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1890 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
972 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1044 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
947 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1252 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1137 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1019 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1791 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1307 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1284 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1756 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1380 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1181 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1185 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1160 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1488 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1221 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1154 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1182 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1159 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1218 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1515 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1303 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1416 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1754 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1337 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1575 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1701 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1991 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2052 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1440 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1430 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1160 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1432 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1208 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1383 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1255 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1389 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1382 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1320 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1306 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1207 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1445 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1275 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1509 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1330 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2110 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1493 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1574 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1455 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1564 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1510 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1485 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1587 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1407 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1488 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1658 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1588 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1501 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1580 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1566 Okunma.
Haber Yazılımı