Yazı Detayı
06 Aralık 2019 - Cuma 17:40 Bu yazı 101 kez okundu
 
Antep’te acıkmak...
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Antep’te acıkmak mümkün değildir, hele misafirseniz… Bu şehirde bir öğün yemek yemişseniz, en azından üç günlük tokluk hissedersiniz.

Antep yazısına yemekle başlamak bizim için dahi zaruret haline gelmişse varın gerisini hesaplayın! Antep dünyanın gastronomi şehri olmuştur. Bir şehrin böyle anılması ticarî açıdan fevkalade iyidir. Yeme içme temel bir ekonomik saiktir, fakat köklü bir şehrin buna takılıp kalması iyi bir şey midir, o tartışılır.

Şimdi gastronomi (eskiden şikemperverlik derdik) festivalleri yapılıyor. Her halde katılım yüksek seviyededir. Şehrin yeme içme mekânları dikkate alınırsa, iktisadî bir canlılık da sağlıyordur muhakkak. Bu durumda şehre gelen tarih veya arkeoloji meraklıları için ikinci ilgi alanı gastronomidir. Sırf şikemperverlik olsun diye gelenler de olabilir elbette.

Biz şikemperverlik edecek değiliz, Gaziantep mutfağı hakkında konuşacak halimiz yok. Hakkını teslim ederiz o kadar. Tatlısı da iyidir, acısı da; ev yemekleri de yahşidir, kebapları da. Bu itminan bizi Gaziantep sınırlarına girdiğimiz andan itibaren kuşatır ve kendimizi tok hissederiz.

Karın tokluğu mühimdir, temel saiktir beslenme. Doyduktan sonra ancak insanoğlu başka ihtiyaçlarına yönelir. Bilmek ihtiyaçtır, ilim öğrenmek insan için gerekliliktir. Çevresini güzelleştirmek aynı şekilde insanların insanca varlıklarının tezahürüdür.

Mesele şu: Yeme içmede kalırsak, her şeyi bunun etrafında tanzim edersek, insaniyetin alt basamaklarında takılıp kalmak kaçınılmazdır.

Ayıntab, insanlığın en eski ve meşhur yol hikâyesinin bölgedeki önemli duraklarındandır. İnsanlık tarihi yolların tarihi ile başabaştır. Yollar ki şehirlere uğrak vermek için açılmıştır. Her yol sonunda bir limana ulaşır. Oradan yeni bir yol açılır, denizden başka bir limana varılır…Yollar birbirine ulanır, uzar gider. 

Antep kuzey güney, doğu batı istikametinde bir kavşak noktasıdır ve şehrin tarihi bu yüzden hayli eskilere gider. Antep 16. Yüzyılın başından itibaren Osmanlı. Mimarî itibarıyla Selçuklu sonrası Zengi, Eyyübî ve Memlûk havası Osmanlı devri eserlerinde de devam etmiştir.

Ayıntap her ne kadar Haleb’in gölgesinde kalmışsa da kendine mahsus bir ilim, sanat/zenaat ve edebiyat şehridir. Zaman zaman şehre “Küçük Buhara” denilmesinin sebebi çok sayıda medreseye sahip olmasındandır. Şehrin bağ bahçe hayatı, sanat, edebiyat ve mûsıkisi de “küçük Şam” olarak anılmasına yol açar.

Antepte bir Antepli’yi yad etmek için bulunuyorduk. Mütercim Âsım, İslâm dünyasının üç medeniyet yapıcı ve taşıyıcısı dilini (Arapça, Farsça ve Türkçe) mükemmel bilen bir ilim adamı. Elbette dilci olarak yetişmemiş, fakat iki önemli sözlüğü Türkçeye çevirerek dilimize büyük hizmet yapmıştır. Farsçadan çevirdiği Burhan-ı katı ve Arapçadan çevirdiği Kamusül-muhit, tercümeyi aşan, hatta telife varan eserler kategorisindedir. Âsım Efendi, iki zengin dilin kelimelerine karşılık bulurken şehrinin, bölgesinin sözlerini kullanmaktan çekinmemiştir. Düşünelim ki Antep Arapça ile Türkçenin sınır hattında bir şehirdir. Güçlü bir ilim geleneği vardır ve İslâmî ilimler Arapça üzerinden yürür. Buna rağmen şehirde Türkçenin ne kadar güçlü olduğunu Âsım Efendi’nin eserlerinden çıkarabiliriz. Tanpınar, 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi’nde Âsım’ın hizmetini öğüyor ve onun eserleri esas alınarak 19. Yüzyılda yapılacak bir Türkçe sözlüğün dilimizin ve edebiyatımızın gelişiminde oynayabileceği rolün altını çiziyor.

21. yüzyılda iktisadî bakımdan daha da önem kazanmış bir şehirde ciddi bir ilim ve kültür alt yapısı olduğunu nasıl anlarız? Geçmişini ihmal eden şehrin geleceğini inşa ederken büyük bir noksanlık çekeceği açıktır. Noksanlık şimdinin geçerli olan arkeolojik miras ve yeme içme kültürü ile kapatılır. Toplantının Antepli konuşmacılarından birinin gençler arasında yaptığı basit anketten çıkan sonuç: Mütercim Âsım denilince Antep’te bir cadde akla geliyor! Bir de imam hatip ortaokulu varmış, galiba yeni ki, fazla bilen yok.

Neden bir lise olmasın, hatta Üniversite’de bir araştırma merkezi? Gaziantep Üniversitesi değilse de Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde Mütercim Âsım kütüphanesi varmış.

Gaziantep kütüphanece de zengin bir şehir değil. Belediyelerin kütüphane ile kitapla pek ilgilenmedikleri anlaşılıyor. Eğer semt kütüphaneleri olsa idi, birine, hatta en büyüğüne Mütercim Âsım ismi yakışırdı. Kütüphane’den kitaba gidelim: Gaziantep bu büyük evladı hakkında kitap yayınlayarak veya kitaplarını yayınlayarak borcunu eda etmiş olabilir mi?

Gerçi mahiyeti meçhul, bir kitap ismine rastladım, hem de Şehid Kâmil Belediyesi basmış: Dünya Çapında Dil Alimi Mütercim Âsım Efendi. 2001’de basılan kitapla ilgili müellifinin Numan Yazıcı olduğundan başka bilgiye ulaşamadım. Her halde bir “kitapçık”. Mütercim Asımla ilgili bizim bildiğimiz tek kitabı da hemşehrisi Ömür Âsım Aksoy yazmış. Baskı tarihi 1962.

Anlayacağınız Gaziantep’te, kitaba acıktım, kütüphaneye acıktım, kültür ve edebiyat muhitlerine acıktım…

Bu açlığı Antep’te gidermek mümkün görünmedi pek.

3.12.2019 Karar

 
Etiketler: Antep’te, acıkmak...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
58 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
162 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
134 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
243 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
174 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
146 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
147 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
132 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
236 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
144 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
151 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
241 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
197 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
165 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
241 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
334 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
208 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
242 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
248 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
174 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
288 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
313 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
278 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
184 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
443 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
336 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
231 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
277 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
301 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
316 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
253 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
356 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
302 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
424 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
357 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
774 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
380 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
411 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
462 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
442 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
328 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
476 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
429 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
397 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
448 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
731 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
602 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
474 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
582 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
644 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
542 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
623 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
620 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
639 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
643 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
643 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
724 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
586 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
654 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
733 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
605 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
845 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
671 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
677 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
654 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
779 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1676 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
796 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
876 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
755 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1046 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
981 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
880 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1681 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1128 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1165 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1603 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1164 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1014 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
972 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
980 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1306 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1023 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
973 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
998 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
938 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1037 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1262 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1128 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1246 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1542 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1109 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1274 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1526 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1787 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1850 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1246 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1219 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
972 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1224 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1043 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1166 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1027 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1230 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1177 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1107 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1169 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1019 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1238 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1054 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1284 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1099 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1873 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1287 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1348 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1231 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1329 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1311 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1272 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1357 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1192 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1332 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1485 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1399 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1310 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1407 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1257 Okunma.
Haber Yazılımı