Yazı Detayı
12 Temmuz 2019 - Cuma 21:07 Bu yazı 2161 kez okundu
 
15 Temmuz’u anarken
Akif BEDİR
 
 

Hak ile batılın, iman ile küfrün, doğru ile yanlışın, mü’min ile haininin, zalim ile mazlumun, ahlaklı ile arivistin, terörist ile vatanseverin, işgalci ile masumun, cani ile şehidin mücadelesi olan 15 Temmuz’un üçüncü seneyi devriyesini yine aynı coşkun yürekle yaşıyor ve kutluyoruz.

15 Temmuz, “örgütcell” bir yapılanmanın, “derin bir çete”nin “dost-modern” darbe girişimiydi.

15 Temmuz, bir vatan hainliğiydi, bir ihanetti, bir alçaklıktı.

15 Temmuz, Türkiye’nin zincirlerini kırıp inkişafın heyecanını yaşamaması, dirilmemesi uşaklığa, sömürülmeye, boyun bükmeye devamını sağlamak için yapılan alçakça bir kalkışmanın adıydı.

15 Temmuz, İsrail’in varlık ve güvenliğine karşı bir tehdit oluşturmayacak, Hristiyan dünyası ile teolojik ve siyasi bir çatışmaya girmeyecek, batı uygarlığına karşı bir tehdit ve batıya karşı ekonomik, siyasi, kültürel anlamda rakip olmayacak bir Türkiye isteyen satılmışların oyunuydu.

15 Temmuz, Türkiye’nin milli çıkarlarını zedelemek ve Türkiye’yi dünyada zor durumda bırakmak için dış güçlerin emrinde “ajanlık” faaliyeti yürüten millet düşmanlarının darbe girişimiydi.

15 Temmuz, devletin en hassas güvenlik konularının izlenerek görüşmelerin kamuoyuna servis edilmesi, Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik alçakça bir saldırıydı, vatana ihanetti.

15 Temmuz, Türkiye’nin geleceğiyle, istikbaliyle, istiklaliyle ve aziz milletimizin huzuruyla oynamaya yeltenenlerin alçaklığıydı.

15 Temmuz, egemenliğimize ve bütünlüğümüze yönelen ciddi saldırılara karşı Çanakkale ruhu ile devlete, millete ve onun bekasına sahip çıkıldığı gündü. 15 Temmuz, siyaset üstü bir mücadeleydi, devletin varlık mücadelesiydi.

15 Temmuz, bin yıldır bu topraklarda yaşayan farklı dil, din ve kültür özelliklerine sahip insanların muazzez bir medeniyet kurmasını sağlayan sahih İslâm anlayışının omurgasını, özünü ve ruhunu yok sayan nevzuhur oluşuma karşı yapılan bir mücadeleydi.

Tarihi irdelerken bize düşen de yalnızca kronolojik bilgileri hafızalarımızda zapt etmek değil tarihin izdüşümlerinde mihenk taşı olan abide şahsiyetleri de bihakkın tanımaktır.

Tarihte iz bırakan olayları ve kahramanlarını irdelerken günümüz meseleleriyle ve şahsiyetleriyle mukayese etme hem geçmişi daha iyi anlama hem de bugüne daha iyi sahip olma imkânını bize sunar.

Milletin hükümete verdiği “yönetim” yetkisini gasp etmeye çalışan paralel yapı denilen habis şebeke aklı, vicdanı, insafı yok sayarak, her türlü hukuksuzluğu mubah görerek ele geçirdiği yargı-emniyet gücüyle Türkiye’yi yeni baştan dizayn etmek istiyordu.

Yıllardır hoşgörü, sevgi, dostluk, kardeşlik, barış balonu şişirenler, kendileri gibi düşünmeyen kim varsa “Selam terör örgütü” başlığı altında fişleyip takibe almışlardı. Pensilvanya’nın kulakları bir ahtapot gibi sarmıştı ülkemizi.

Gönül dili diyerek incitmekten, kırmaktan, hassasiyetten dem vuranlar Mavi Marmara katliamı, İsrail’le ilişkiler, MİT krizi, Mısır’daki darbe, çözüm süreci ve Gezi kalkışmasında, yavaş yavaş işledikleri muhalif duruşu, 15 Temmuz’da açık açık iktidarla savaşa dönüştürdüler.

Tüm sistemi ve ülkeyi takip altına alarak, tehdit edip fişleyerek ve arşivleyerek kendince çok sofistike bir vesayet rejimi kurma hayaliyle planlar yaparak insanlık onuruna, demokrasiye, milli iradeye ihanet ediyorlardı.

O kadar gözü dönmüş, o kadar şehvete kapılmış, o kadar kin ve nefretle kendisinden geçmiş bir ruh halleri vardı ki, bırakın hakikatin uçup gitmesini, büyük bir zulüm ve haksızlıkla yıllardır yol arkadaşlığı yaptıkları, üzerlerinde emeği olan insanlara “vefa” duygusunu yok sayarak meydan okuyorlardı.

Suçlamaların içinde vicdan da vefa duygusu da yoktu. Ticaret, hizmet, maneviyat ve maddiyat birbirine girmişti.

İlgili ilgisiz onlarca insanı dinleyen, kayıt tutan ve bunları nasıl kullandığını bilmediğimiz kendini devletin yerine koymaya çalışan terör örgütü, neovesayetçi paralel yapı devletin içinde bir ur gibi çoğalmaya gayret ederek, şantajlarla, komplolarla milletin iktidarına karşı intihar çırpınışlarına girişiyorlardı.

Ülkeyi kirli bir oyunda tutarak siyaseti yeniden şekillendirmek amacıyla tam anlamı ile bir “şantaj çetesi” gibi kitlelere yönelik bir zihin kontrolü ve sosyal disiplin tekniği uygulayarak siyaset, finans, medya, istihbarat hatta yardım kuruluşları dâhil, birçok alanda binlerce kişiyi dinlemişlerdi.

İnsanların hayatlarıyla oynayan, havuzda topladıkları tapelerle insanları tehdit eden, anahtar teslim devleti almak isteyen illegal paralel yapılanma eskiden silahla, tankla yapılan darbeyi 15 Temmuz öncesi dinleme ve şantajla yapmak istiyordu.

Türk milleti bütün bu oyunlara ve kuklalara 15 Temmuz’da dur dedi. Bunun hesabını hem bu dünyada verdiler, veriyorlar vebalini öteki dünyada çekeceklerdir.

 
Etiketler: 15, Temmuz’u, anarken,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
1286 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4244 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2163 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3150 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
1792 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
2638 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
1927 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2447 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2318 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
1770 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
1908 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
1960 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2226 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
1840 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
2899 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2267 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2269 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
2454 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
2812 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
1961 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
530 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
2483 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
1857 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
2441 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
2763 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
2737 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2039 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
2662 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
2573 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
2801 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2459 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2145 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2460 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
2751 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
2604 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
2658 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
2775 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2288 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
1969 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2509 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
1710 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
2706 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1114 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
2742 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
2821 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
2950 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2411 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4398 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2477 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2342 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2435 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2123 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
3710 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
1876 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2153 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
1905 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2101 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2125 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
1799 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
1798 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2128 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2273 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
1971 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
2549 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
1978 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2338 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2511 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
1894 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2308 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
1853 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2094 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
1868 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2481 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
1662 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1372 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2373 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2160 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2286 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2408 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2282 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2224 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2231 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2070 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
1494 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2212 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2039 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
1485 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2068 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2191 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2243 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2143 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2409 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2257 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2246 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2169 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
1983 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2112 Okunma.
Haber Yazılımı