Önce ev, sonra medrese şimdi de cami oldu
Erzurum’da Ulu Camii’nin arka sokağında bulunan Ketencizade Camii, evden camiye dönüştürülen sıra dışı yapısıyla dikkat çekiyor.

Geleneksel Erzurum evlerini andıran mimarisiyle öne çıkan cami, çevresindeki kentsel dönüşüm çalışmalarına rağmen ibadete açık şekilde varlığını sürdürüyor.
Rabia Ana Mahallesi’nde, Ulu Camii’nin hemen arka sokağında bulunan Ketencizade Camii, klasik cami mimarisinden farklı görünümüyle dikkat çekiyor. Geçmişte daha çok Ketenci Mescidi olarak bilinen yapı, kentsel dönüşüm çalışmalarının devam ettiği bölgede ayakta kalan yapılardan biri olarak mahalle sakinlerine hizmet veriyor.
Ulu Camii imamının evinden camiye
Ketencizade Camii’nin hikayesi ise 19. yüzyıla uzanıyor. Yapının, eski Ulu Camii İmamı Mehmet Rüştü Efendi’nin evi olarak inşa edildiği, Mehmet Rüştü Efendi’nin vasiyeti üzerine daha sonra medreseye, ardından da camiye dönüştürüldüğü belirtiliyor.
Ev mimarisini andıran düz tavanlı yapının içerisinde camilerde alışılmış mimari unsurların aksine oldukça mütevazı bir görünüm bulunuyor. Caminin yaklaşık 5 metre yüksekliğindeki küçük sac minaresi ve mütevazı abdesthanesi de yapının dikkat çeken özellikleri arasında yer alıyor.
1980’li yıllarda mahalle sakinlerinin girişimleriyle restore edilen Ketencizade Camii, 1982 yılında ibadete açıldı. Aradan geçen yıllara rağmen cami, mahalle sakinlerinin ibadetlerini sürdürebildiği küçük ve mütevazı bir ibadethane olarak varlığını koruyor.
“Bu yapıyı manevi turizme kazandırmamız gerektiğine inanıyoruz”
Araştırmacı-yazar Taner Özdemir, Ketencizade Camii’nin mimari özelliklerinden çok taşıdığı manevi değerle ön plana çıktığını söyledi.
Mehmet Rüştü Efendi’nin Erzurum’un önemli manevi şahsiyetlerinden biri olduğunu belirten Özdemir, yapının geçmişte onun evi olarak kullanıldığını ve daha sonra medrese ile camiye dönüştürüldüğünü anlattı.
Özdemir, caminin evden dönüştürülmüş yapısının içeride de kolaylıkla fark edildiğini belirterek, küçük ve kendine özgü minaresine dikkat çekti.
Mehmet Rüştü Efendi’nin 19. yüzyılda yaşamış önemli bir isim olduğunu ifade eden Özdemir, bazı kaynaklarda 1834, bazı kaynaklarda ise 1836 yılında doğduğu, 1916 yılında hayatını kaybettiği bilgisinin yer aldığını söyledi.
Mehmet Rüştü Efendi’nin uzun yıllar Ulu Camii imamlığı yaptığını belirten Özdemir, “Bu yapıyı manevi turizmimize kazandırmamız gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Kentsel dönüşümün ortasında cemaati azaldı
Cami cemaatlerinden Ünal Calp ise Ketencizade Camii’nin geçmişini mahalle sakinlerinden duyduklarını belirterek, yapının Ulu Camii imamı için yaptırılan evin daha sonra camiye dönüştürülmesiyle ibadethane olarak kullanılmaya başlandığını söyledi.
Calp, caminin halen ibadete açık olduğunu ve hocaların gelerek namaz kıldırdığını belirterek, bölgede devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarının cemaat sayısını da etkilediğini ifade etti.
Çevredeki evlerin yıkılmasıyla mahalledeki nüfusun azaldığını belirten Calp, caminin cemaatinin de giderek azaldığını söyledi.
Ulu Camii’nin özellikle cuma günlerinde yoğun olduğunu ifade eden Calp, “Burada da cemaatin oluşması güzel bir şey olur” dedi.
Kentsel dönüşümün ortasında geçmişten bugüne ulaşan Ketencizade Camii, hem mimarisi hem de taşıdığı manevi mirasla Erzurum’un dikkat çeken tarihi yapıları arasında varlığını sürdürmeye devam ediyor.










