Erzurum Edebiyatının öğrenci sesi "Sükût"u Kadıoğlu yazdı
Erzurum'da Atatürk Üniversitesi İletişin Fakültesi öğrencileri tarafından yayımlanmaya başlanan Sükût Edebiyat Dergisi'nin ilk sayısı okuyucularla buluşurken Şair ve Yazar Hakan Hadi Kadıoğlu "Sükût Edebiyat Dergisi" hakkında yazdı.
Kültür
Yayın: 22 Mart 2026 - Pazar - Güncelleme: 22.03.2026 00:02:00
Editör -
erzurummedya
Okuma Süresi: 3 dk.
227 okunma

Bendeki “SÜKÛT”
Bazı dergiler vardır; büyük iddialarla doğar ama kısa sürede unutulur. Bazıları ise sessizce ortaya çıkar; fakat o sessizliğin içinde samimiyet, arayış ve umut vardır.
“Sükût” işte böyle bir başlangıcın adıdır.
Bir grup Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisinin kendi imkânlarıyla çıkardığı bu dergi, yalnızca birkaç metnin bir araya gelmesi değildir. O, genç insanların kelimeyle, düşünceyle ve edebiyatla kurmaya çalıştıkları bir bağın ilk adımıdır. Edebiyatın en güzel taraflarından biri de budur: İnsan nerede olursa olsun, hangi mesleği okursa okusun, kelimeyle dostluk kurabilir.
Bu sayıyı bana ulaştıran Hakan Temiztürk ve Selma Eda Abuç’a da ayrıca teşekkür etmek isterim. Böyle bir emeğin okuyucuyla buluşmasına vesile olmak başlı başına kıymetli bir iştir.
Usta fotoğraf sanatçısı Nihat Kılıçoğulları'nın bir eserinin süslediği Dergi'nin kapağında yer alan tecrübeli kalemlerin sayfalarda da yazı ve şiirleriyle yer alması, dergiye hem gelenek hem de düşünce bakımından bir zemin kazandırmış görünüyor. Bu metinlerde şiirin lirizmi, düşüncenin yoğunluğu ve edebî geleneğe yaslanan bir söyleyiş dikkat çekiyor; genç kalemler için de doğal bir ölçü ve yön duygusu oluşturuyor.
“Sükût”un sayfalarında bir arayışın izleri görülüyor. Şiirler, kısa öyküler, denemeler… Hepsinde ortak olan şey samimi bir ifade çabasıdır. Derginin kapağında yer alan Çifte Minareli Medrese görüntüsü de sanki bu çabanın sembolü gibidir: köklü bir kültürün gölgesinde yeni sözler söyleme isteği.
Bir derginin ilk sayısı her zaman bir başlangıçtır; hem bir sevinç hem de bir öğrenme süreci. Bu yüzden genç arkadaşlarımıza birkaç küçük tavsiye de eklemek isterim:
• Yazı seçkisinde biraz daha titiz davranmak derginin gücünü artıracaktır.
• Metinlerin dil ve imla bakımından gözden geçirilmesi okunurluğu güçlendirecektir. • Her sayıda belirli bir tema veya dosya konusu seçmek dergiye daha belirgin bir kimlik kazandırabilir.
• Usta kalemlerle genç yazarların aynı sayfalarda buluşması bu yolculuğa ayrı bir derinlik katacaktır.
Ama bütün bunlardan önce söylenmesi gereken şey şudur: Bir dergi çıkarmak başlı başına bir cesarettir. Hele bunu öğrencilik yıllarında yapmak, emek ve gönül ister.
“Sükût” bu emeğin ve iyi niyetin bir ürünü. Umarım bu ilk adım kalıcı bir yolculuğun başlangıcı olur.
Genç kalemlere selam olsun.
Sözün ve sükûtun kıymetini bilenlere de… Çünkü bazen edebiyat gerçekten de sükûttan doğar.
Hakan Hadi Kadıoğlu
Yorumlar (0)









