Yazı Detayı
23 Ocak 2019 - Çarşamba 15:52 Bu yazı 1725 kez okundu
 
Yazmak Nasıl Bir Ruh Hali Gerektirir?
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

Yazmak Nasıl Bir Ruh Hali Gerektirir?

 

Yazı yazmak gönlümüzle dertleşmek, fikirlerimizle konuşmaktır belki de. Bizi birebir anlayacak bir dostun olmadığı demde, halimizden anlayan yazı gibi bir sırdaşla fısıltı haline geçeriz zaman zaman.

Kalem, ilham esintileri beklerken yazıdan, yazı da mürekkep izlerinde derdini anlatmanın huzuruyla sükûnete erer.

Kalem teselli verirken yazıya, yazı ilham sunar mürekkebe. Her ikisi de adeta musikişinas bir ustalıkla birbirlerini hem dinlendirir hem de teskin ederler.

Yazmak aynı zamanda izah etmektir. Sözden ziyade yazı, muhataba daha tesirli olur kanaatindeyim. Çünkü yazı daha açıklayıcı, öğretici, eğitici ve sevdirici olduğu kadar; vakarlı ve daha asildir. Söz uçar ama yazı kalır. Varlığını da daima htirir. Yazı var olmak ve varım demektir. Söz, şairde şiar olduğu gibi yazı da yazarın nazarı ve basiretidir. Yazı kimliktir, nefestir, silah ve sancaktır. Hikmet ve fazilettir.

Yazı, yazarının yakasına “-beni yazmalısın” diyerek yapışmalıdır. Bu ruh hali, yazının sinede maya tuttuğunu belli eden bir davranış olduğu gibi aynı zamanda bir başkaldırıdır da. Zihinde ve gönülde belli bir konu dâhilinde filizlenmeye başlamış olan yazı, mürekkeple manadan maddeye, maddeden ruha sirayet etmenin eşiğindedir artık.

Böyle bir yazıyı kaleme almak yazarın mesuliyetidir. Yazar bundan mesul olduğu kadar yazı da bu mesuliyeti muhafaza edebilecek şuurda olmalıdır. O şuur, yazıyı parçadan bütün hale getiren kelime ve kavramların muhtevasında saklıdır. İşte bundan dolayıdır ki yazmak, bilgi, fikir ve tecrübe sahibi olmak kadar manaya hâkim olmakla da yakinen bağlantı içerisindedir.

Yazmak, vahiy alan peygamberin halden hale bürünmesi kadar olmasa da ona yakın bir haleti ruhiye içerisine bürünmektir. İlhamın kalemle izaha çevrilmesi, yazarını soğuk terler içerisinde bırakmaktır.

Yazar, kaleme alacağı yazının sancısını yüreğinde ve beyninde duymuyorsa ve o sancı neticesiyle harmanlanan fikirler feveran çığlıkları atmıyorsa; işte o yazı maya tutmamış demektir. Oluşum evresine daha geçememiştir. Dolayısıyla zihinde oluşumunu tamamlayan fikir ve fikrin meydana getirdiği sancı, yazarının yakasına yapıştığı an, yazar inceden inceye terlemeye başlar. Ve işte o ter tanecikleri yeni metinlerin oluşumunu haber veren rahmet tomurcuklarıdır.

Beyin çarklarının fikirle hareket haline geçmesi neticesiyledir ki, kalemin kâğıt üzerinde meydana gelen cızıltıları şairane bir ahenk tutar. Bu ahengin sancısı bazen bir şiir dünyaya getirir bazen de okuyucusu elinde gönüllere hitap eden neşriyat kürsüsü olur.

Yazmak, ruhun kapısını çalan esintiyi fikirle harmanlayıp, kelime ve kavramlarla şekillendirip ve muhtevaya işaret eden manalarla inci gibi dane dane satırlara dizmektir. Harflere ve kelimelere renk katmak, can vermek ve kimlik kazandırmaktır.

Yazıya ruh kazandırmak, kelimelere şuur üflemek ve yazının tamamına bir mana yüklemek; ele alınan yazının gayesini hayırla neticelendirmektir. Ki yazı bu niyette ve bu amaç doğrultusunda olmalıdır. Aksi halde okuyucusunu hayal kırıklığına uğratmamalıdır. Hayal kırıklığına neden olan yazı hem mahremiyetine hem de okuyucusuna ihanet eden yazıdır.

Netice itibariyle yazmak, taşmaktır. Taşmak sel olmak değil, edebine ve usulüne göre mürekkep izlerinde akıp giderken fıtratına uygun çatlağını bulmaktır.

Böyle bir amaç doğrultusunda taşmayı kendisine şiar edinen her bir kalem, yakasını “-beni de yazar mısın?” ricasında bulunan yazı çığlıklarından kurtaramayacaktır. Bu, hemen hemen bütün kalem erbabının özenebileceği bir haslettir.

Sabırla dolmayı ve dolduktan sonra da taşmayı yeğleyen kalem erbabının yapıcı, onarıcı ve sevdirici mürekkep membaından yudum yudum nasiplenmek isteyen kitap’daşlar olarak bizler, kalem erbabından temennimiz yakalarına yapışmadan yazmamaları ve yakasına yapıştığı an da yazmayı geciktirmemeleridir.

Yazmak, bir annenin dünyaya çocuk getirirken yaşadığı sancıyı yaşamak kadar hem ıstıraplı hem de kutsaldır.

 
Etiketler: Yazmak, Nasıl, Bir, Ruh, Hali, Gerektirir?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Mart 2022
Fıtrat-ı Selîmeden Kalb-i Selîme Kalender Bir Meşrep Selim Yapıcı Ağabey
666 Okunma.
21 Ekim 2021
Bir kitap bir yazar – 18 HATIRALARDAKİ ERZURUM
1116 Okunma.
26 Nisan 2021
Ermeni Andranik Amca İle Bir Hatıram
1455 Okunma.
20 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 17 / AFRİKA’NIN YAPAYALNIZ LALESİ
857 Okunma.
14 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 16 / ERZURUM’UN KARA GÜNLERİ
814 Okunma.
06 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 15 / MİLLİ MÜCADELE’DE ERZURUM
779 Okunma.
23 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 14 / ÖLÜLER SENFONİSİ
779 Okunma.
15 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 13 / O’NUN İZLERİ
749 Okunma.
30 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 12 / ERZURUM ÇARŞI PAZAR
983 Okunma.
21 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 11 / ANILARLA SARIKAMIŞ
843 Okunma.
14 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 10 / ERZURUM’DAN GÜZEL HATIRALAR
972 Okunma.
01 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 9 / GRİ ZAMAN
1035 Okunma.
21 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 8 / İRFAN PINARLARI
953 Okunma.
12 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 7 / TÜRKÜLERDE YAŞAYAN ŞEHİR ERZURUM
1144 Okunma.
05 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 6 / ERZURUMLU HÜSEYİN AVNİ ULAŞ
1228 Okunma.
27 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi -5 AŞKA ÖVGÜ
1377 Okunma.
20 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 4 / ERZURUM ŞEHRENGİZİ
1064 Okunma.
09 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 3 / İNSAN VAAZLARI
1061 Okunma.
29 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 2 FAÇETA
1184 Okunma.
10 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 1 ARAYIŞ ve ADANIŞ
1594 Okunma.
26 Temmuz 2020
Öz eleştiri olarak “bize” yazdım…
1643 Okunma.
05 Mart 2020
Tarihi Doğru Okuyabilmek
1695 Okunma.
20 Şubat 2020
Cemiyeti İnşa Etmek
1520 Okunma.
09 Şubat 2020
Medeniyeti İhya Etmek
1605 Okunma.
12 Mayıs 2019
Palandöken 2023 Zirvesinde Marka Şehir Erzurum
2089 Okunma.
19 Mart 2019
Mehmetçik Vasfı ve Şehitlik
1833 Okunma.
12 Mart 2019
12 Mart Milli Vicdan Sesidir
1607 Okunma.
12 Şubat 2019
7 Değil 77 Daha Güzel Adam
2520 Okunma.
09 Şubat 2019
Kitabın İkramı
1794 Okunma.
05 Şubat 2019
Yazarın Tavrı
1588 Okunma.
31 Ocak 2019
Yazının Mahremiyet ve Mesuliyeti
1755 Okunma.
18 Ocak 2019
Kalemin Kelâmı
1903 Okunma.
01 Ocak 2019
Edebiyatın Lisanı
1934 Okunma.
26 Aralık 2018
Parlak Sözler Söylemek
1768 Okunma.
06 Mayıs 2018
Edebiyatın Kudreti
6885 Okunma.
25 Nisan 2018
Kaleme Ant Olsun!
2511 Okunma.
20 Nisan 2018
Kitap Bir Mürşittir
1885 Okunma.
13 Nisan 2018
Kitaptan Kopuş
2078 Okunma.
06 Nisan 2018
Kitap Medeniyeti
2957 Okunma.
21 Mart 2018
Ömür Sermayemiz: HAYATIMIZ
2808 Okunma.
13 Mart 2018
Kurşunî Yazılar
2812 Okunma.
25 Şubat 2018
Çiçeklerin Diliyle Edebiyat Dünyamız
2458 Okunma.
29 Aralık 2017
En Vefalı Dost: KİTAP
2789 Okunma.
14 Aralık 2017
Okumak "RIZA" için ARAÇTIR
2610 Okunma.
25 Kasım 2017
Kitaplara Kıymayınız Dostlar!
2379 Okunma.
18 Kasım 2017
Mürekkep İzleri
2357 Okunma.
28 Ekim 2017
Zülfikâr Kalemler
2297 Okunma.
Haber Yazılımı