Yazı Detayı
04 Ağustos 2021 - Çarşamba 16:16 Bu yazı 565 kez okundu
 
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

“Yazarlığın tarihi insanlığın tarihi ile başlar” diyemiyoruz ama, rahatlıkla “yazarlık tarihle başlar” diyebiliriz. 

Herkesin bildiği tasnife göre, tarih “yazı”yla başlar; yazı öncesi tarih öncesidir. Tabiatıyla yazarlık ancak yazıdan sonra mümkün olabilmiştir. Bununla birlikte yazarlıktan önce de söz vardı, insanlar konuşarak, sözle anlaşıyordu; yani dil insanlıkla birlikte vardı. Dolayısıyla yazıdan önce de insanlar arasında yazarların fonksiyonlarını üstlenen kişiler mevcuttu. Hatta yazılı kültüre uzun bir süreç içinde geçen toplumlarda sözle ve müzikle yazarlığı, şairliği sürdürenler zamanımıza kadar var olmuştur. Bugün hâlâ bazı Türk topluluklarında şairlere “aytışçı” deniliyor. “Ayıtmak”, “ay/ey etmek”, söylemek mânasına geliyor. Söze başlamadan önce “ay” veya “ey” diye dikkat çekmek ifade edişin başlangıcı oluyor bu durumda. Türk dünyasında şiir söyleyen ve bunu saz eşliğinde yapan kimseler bugün de Türkiye dahil, var. Bunlara Türkiye’de "âşık, halk şairi, ozan" deniyor. Türkistan’da “bahşı”lar, günümüzde de binlerce yıldır yaptıkları gibi kendilerinden geçercesine "ayıtma"ya devam ediyorlar. 

Edebe dâvet! 

Sanatlı yazılı veya sözlü eser mânasına kullanılan arapça “edebiyat” kelimesi, kök olarak edebden geliyor. Çok eski çağlarda “edeb”in “dâvet” anlamına geldiği biliniyor. Bunun bir ikram için dâvet olduğu kadar, iyiliğe, güzelliğe ahlâka bir çağrı olduğunu düşünebiliriz.  Kapitalizm veya sanayi öncesi toplumlarda telif eser ortaya koyan kimse olarak yazar muhtemelen ilim adamlarıyla, şiir ve nesir yazarak hüner gösteren az sayıda kişiyle, daha çok dinî telkinde bulunmak için eser ortaya koyan kişilerden ibaretti. Belki buna, devlet yönetimi gereği yazılı metinler ortaya koymakla vazifeli kişileri de ekleyebiliriz. 

Kütlevî üretim ve yazarlık 

Bugünkü anlamda yazar kapitalist toplumun, sanayi toplumunun eseri. Yazarlığın meslek olması için yazılanların kütlevî üretim konusu olması, ticarî değer taşıması gerekiyor. Yani, yazılı eserlerin çok sayıda basılması ve satılması, bunun sonucunda yazarın (bununla birlikte yayıncının ve satıcının) geçimini sağlaması icab ediyor. İşte matbaa, dizilmiş metinlerin basılmasını sağlayan teknoloji, bunu mümkün hâle getirmiştir.  Yazarlığın alanının son iki yüzyıl içinde genişlediği kolaylıkla görülebiliyor. Roman, hikâye, şiir vb. klasik türlerin yanında gelişen basın ve yayın araçları yeni yazı türleri gerektirmiştir. Gazete yazarlığı, daha geniş anlamda gazetecilik, temelde yazıya dayanan bir meslek hâlindedir. Diğer kitle haberleşme araçları, sesli ve görüntülü yayın vasıtaları dolayısıyla da yeni yazarlık alanları ortaya çıkmıştır. Bugün radyo metin yazarlığı, radyofonik yazarlık; televizyon veya görüntülü metin yazarlığı, senaristlik oldukça etkili hâle gelmiştir. Hatta müziğin tüketim malzemesi hâline gelmesi sonucu “şarkı sözü yazarlığı”ndan söz edilir olmuştur.  Bütün bu gelişmeler, yazarlığı günümüzde müstakil bir meslek hâline getirmiştir. Bununla birlikte, ülkemizde sırf kalemiyle, yazılarıyla hayatını kazanan çok sayıda insan yok hâlâ da. Yazarlık genellikle ikinci meslek konumundadır. Öğretmen, öğretim üyesi, hukukçu, doktor, asker, baytar, diplomat, bürokrat, tüccar ve bütün bunların yanında yazardır kişi. Geçen yüzyıldan beri ünlü yazarlarımızın birçoğu bu mesleklerle birlikte yazar olarak kendilerini tanıtmışlardır. Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Sait Faik belli bir dönemden sonra Necip Fazıl, şimdilerde Orhan Pamuk yalnız kalemiyle geçinen yazarlar arasında sayılabilir. 

Gazetecilik ve yazarlık 

Türkiye’de yazarlığın, gazeteciliğimizin ve yayıncılığımızın tarihiyle sıkı ilişkisi var. Birçok ünlü yazarımız gazetecilikle yazarlığı, yayıncılıkla yazarlığı birlikte yürütmüşlerdir. Günümüzde iyice kapitalize olmuş ve teknik hale gelmiş gazetecilikten önce basın mesleğinin daha fazla edebiyatla iç içe olduğunu söyleyebiriz. Bu yüzden birçok ünlü gazetecimiz, ünlü yazarlarımız arasında yer almıştır. Bunlar arasında Şinasi’den başlıyarak Namık Kemal, Ahmet Rasim, Ahmet Mithat Efendi, Falih Rıfkı, Peyami Safa ve Tarık Buğra’yı sayabiliriz.   ve halkla ilişkiler  Ancak yazarlığın ticaret, sanayi, işletme ve yönetim vb. alanlarda kullanıldığı şekliyle bir meslek haline gelmekte olduğunu söylemek mümkündür. Bu anlamda, halkla ilişkiler ve tanıtım metinlerinin oluşturulması, bunların hedef kitleye mümkün olduğu kadar tesir etmesinin sağlanması günümüzde önemli bir konu haline gelmiştir.  Bir işi yapmak kadar anlatmak, başkalarının anlayacağı şekilde ifade etmek de önemlidir, hatta ondan da önemlidir. Böyle bakılırsa, yazarlığın bütün alanlarda işe yarar bir meslek olduğunu söyleyebiliriz. Bir makinanın kullanılışını anlaşılır şekilde yazmak da küçümsenmeyecek bir beceri gerektirir! 

Yazarlık ve ahlâk 

Yazarlık mesleği bizim için ahlâkî çerçeveler olmaksızın doğru tanımlanamaz. (Bütün meslekler için bu ahlâkî mesele sözkonusudur aslında). Yazarın kendisine karşı, yakın çevresine karşı, toplumuna karşı, insanlığa karşı sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukların Allah’a karşı sorumluluk bilinmeden, kabul edilmeden doğru tarif edilmesi imkânsızdır. Sorumluluklarımızı kendimiz için ve kendimize göre tarif edersek, izafileştirirsek, bu küçük hesapların akımlarına kapılmak anlamına gelir. Böyle bir yaklaşım bizi haksızlıklara karşı koymaktan, zayıfları desteklemekten, en önemlisi doğruyu söylemekten alıkoyar. 

1990’dan bu yana ne değişti? 

1990’da bir derginin yazarlık mesleği ile ilgili sorularından birine şu cevabı vermiştim:  “Türkiye’de yazarlık, aydın olma, hâlâ ve öncelikle ideolojik çerçevelerde tanımlanıyor. Şüphesiz aydınların, yazarların görüş, düşünce ve mücadeleleri olmalıdır. Fakat bu onların kişilik ve kimliklerinin belirlenmesinde en başta zikredilen bir husus olmamalıdır. Türkiye’de muhafazakâr aydınlar, yani 19. yüzyılın pozitivizm ve siyantizm cereyanlarının tesirinde kalarak atatürkçülükten marksizme kadar farklılaşmış görünen bir çizgide yer alan kesim, “aydın” nitelemesine yakışmayacak bir katı görüşlülük içinde bulunarak fikrî atmosferin serbestçe oluşmasını engellemektedir. Bunların fikir hayatımız üzerinde tahakkümlerinin sona ermesi bir ‘kuşak sorunu’ gibi görünmektedir. Bu kuşak taassuplarıyla birlikte ortadan çekilmeden Türkiye’de gerçek fikir hürriyetine erişmek mümkün görünmüyor. Bu noktada açık düşünceli aydın ve yazarların fikir ortamının sertleşmesini önleyici gayretlerini artırmaları gerekiyor.” (Dergâh, Ağustos 1990)  Dünya 1990’dan bu yana çok değişti. Biz bunu günlük hayatımızda kolaylıkla hissediyoruz. Bu değişmenin bilhassa pozitivist ve bilimci geçinen kesimlerce görmezden gelinmesini ise anlayamıyoruz! 

21. Yüzyıl herkesi yazar yapacak! 

Türkiye ideolojiyi aşmaya çalışırken, yeni teknolojilerin hayatımızı değiştirdiği gerçeğini de ıskalayamayız.  İnternet, kitaba, kâğıda dayanan medeniyete meydan okuma sayılabilecek bir yerde duruyor. Elbette hâlâ yazılı kültür ağırlığını sürdürüyor. İnternet de bu yazılı kültürü taşımaktan, yaymaktan geri kalmıyor. Yine de yazılı kültürden farklı bir kültüre doğru geçildiği hissedilebiliyor.  İtibari, sanal alem, sanal bir yazılı kültür oluşuruyor. Bu süreçte, etkileşim kavramı öne çıkıyor ve herkes bir şekilde kendini yazar konumunda buluyor.  Yaşadığımız dönem “e-kitap” gibi, “e-yazar” gibi kavramlarla tanımlanacak bir yüzyıl olacağa benziyor.

 
Etiketler: Yazı,, Yazarlık,, Modern, Zamanlarda, Yazar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
645 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
527 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
423 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
379 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
441 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
633 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
643 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1937 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
950 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
855 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
912 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
778 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
779 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
1004 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
1017 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
1053 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
1024 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
1011 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
1113 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
875 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
879 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
1039 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
1153 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1308 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
1072 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
1196 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1442 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
1106 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
1007 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
1076 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1597 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
1091 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
1125 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
1163 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
1065 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
1113 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
1123 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
1092 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
1138 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
1115 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
1150 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
1132 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1223 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
1164 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
1045 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
1176 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1425 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
1085 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
1147 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1375 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1303 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1213 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
1151 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
1189 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
1112 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1287 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1318 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
1168 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
1089 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1666 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1269 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
1144 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1256 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1356 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1330 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
1079 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1227 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1207 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1522 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1227 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1694 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1456 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1412 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1537 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1464 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
1153 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1549 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1516 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1419 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1383 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1680 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1650 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1455 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1532 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1560 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1566 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1651 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1584 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1690 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1606 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1622 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1675 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1572 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1862 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1589 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1841 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1723 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1610 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1526 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1498 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1712 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2627 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1617 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1725 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1691 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
2022 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1826 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1780 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2477 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1990 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1969 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2503 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
2174 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
2017 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
2134 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1867 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2259 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
2076 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
2062 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1868 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1976 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1891 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2615 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
2130 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2254 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2497 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2256 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2470 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2325 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2775 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2838 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2257 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2424 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1916 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2285 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
2261 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
2138 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
2071 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
2108 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2220 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
2008 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2315 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
2163 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2215 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
2024 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2281 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
2121 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2966 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
2255 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2368 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
2161 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
2266 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2274 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2292 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2405 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2235 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2237 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2653 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2444 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2419 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2498 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2379 Okunma.
Haber Yazılımı