Yazı Detayı
04 Ağustos 2021 - Çarşamba 16:16 Bu yazı 512 kez okundu
 
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

“Yazarlığın tarihi insanlığın tarihi ile başlar” diyemiyoruz ama, rahatlıkla “yazarlık tarihle başlar” diyebiliriz. 

Herkesin bildiği tasnife göre, tarih “yazı”yla başlar; yazı öncesi tarih öncesidir. Tabiatıyla yazarlık ancak yazıdan sonra mümkün olabilmiştir. Bununla birlikte yazarlıktan önce de söz vardı, insanlar konuşarak, sözle anlaşıyordu; yani dil insanlıkla birlikte vardı. Dolayısıyla yazıdan önce de insanlar arasında yazarların fonksiyonlarını üstlenen kişiler mevcuttu. Hatta yazılı kültüre uzun bir süreç içinde geçen toplumlarda sözle ve müzikle yazarlığı, şairliği sürdürenler zamanımıza kadar var olmuştur. Bugün hâlâ bazı Türk topluluklarında şairlere “aytışçı” deniliyor. “Ayıtmak”, “ay/ey etmek”, söylemek mânasına geliyor. Söze başlamadan önce “ay” veya “ey” diye dikkat çekmek ifade edişin başlangıcı oluyor bu durumda. Türk dünyasında şiir söyleyen ve bunu saz eşliğinde yapan kimseler bugün de Türkiye dahil, var. Bunlara Türkiye’de "âşık, halk şairi, ozan" deniyor. Türkistan’da “bahşı”lar, günümüzde de binlerce yıldır yaptıkları gibi kendilerinden geçercesine "ayıtma"ya devam ediyorlar. 

Edebe dâvet! 

Sanatlı yazılı veya sözlü eser mânasına kullanılan arapça “edebiyat” kelimesi, kök olarak edebden geliyor. Çok eski çağlarda “edeb”in “dâvet” anlamına geldiği biliniyor. Bunun bir ikram için dâvet olduğu kadar, iyiliğe, güzelliğe ahlâka bir çağrı olduğunu düşünebiliriz.  Kapitalizm veya sanayi öncesi toplumlarda telif eser ortaya koyan kimse olarak yazar muhtemelen ilim adamlarıyla, şiir ve nesir yazarak hüner gösteren az sayıda kişiyle, daha çok dinî telkinde bulunmak için eser ortaya koyan kişilerden ibaretti. Belki buna, devlet yönetimi gereği yazılı metinler ortaya koymakla vazifeli kişileri de ekleyebiliriz. 

Kütlevî üretim ve yazarlık 

Bugünkü anlamda yazar kapitalist toplumun, sanayi toplumunun eseri. Yazarlığın meslek olması için yazılanların kütlevî üretim konusu olması, ticarî değer taşıması gerekiyor. Yani, yazılı eserlerin çok sayıda basılması ve satılması, bunun sonucunda yazarın (bununla birlikte yayıncının ve satıcının) geçimini sağlaması icab ediyor. İşte matbaa, dizilmiş metinlerin basılmasını sağlayan teknoloji, bunu mümkün hâle getirmiştir.  Yazarlığın alanının son iki yüzyıl içinde genişlediği kolaylıkla görülebiliyor. Roman, hikâye, şiir vb. klasik türlerin yanında gelişen basın ve yayın araçları yeni yazı türleri gerektirmiştir. Gazete yazarlığı, daha geniş anlamda gazetecilik, temelde yazıya dayanan bir meslek hâlindedir. Diğer kitle haberleşme araçları, sesli ve görüntülü yayın vasıtaları dolayısıyla da yeni yazarlık alanları ortaya çıkmıştır. Bugün radyo metin yazarlığı, radyofonik yazarlık; televizyon veya görüntülü metin yazarlığı, senaristlik oldukça etkili hâle gelmiştir. Hatta müziğin tüketim malzemesi hâline gelmesi sonucu “şarkı sözü yazarlığı”ndan söz edilir olmuştur.  Bütün bu gelişmeler, yazarlığı günümüzde müstakil bir meslek hâline getirmiştir. Bununla birlikte, ülkemizde sırf kalemiyle, yazılarıyla hayatını kazanan çok sayıda insan yok hâlâ da. Yazarlık genellikle ikinci meslek konumundadır. Öğretmen, öğretim üyesi, hukukçu, doktor, asker, baytar, diplomat, bürokrat, tüccar ve bütün bunların yanında yazardır kişi. Geçen yüzyıldan beri ünlü yazarlarımızın birçoğu bu mesleklerle birlikte yazar olarak kendilerini tanıtmışlardır. Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Sait Faik belli bir dönemden sonra Necip Fazıl, şimdilerde Orhan Pamuk yalnız kalemiyle geçinen yazarlar arasında sayılabilir. 

Gazetecilik ve yazarlık 

Türkiye’de yazarlığın, gazeteciliğimizin ve yayıncılığımızın tarihiyle sıkı ilişkisi var. Birçok ünlü yazarımız gazetecilikle yazarlığı, yayıncılıkla yazarlığı birlikte yürütmüşlerdir. Günümüzde iyice kapitalize olmuş ve teknik hale gelmiş gazetecilikten önce basın mesleğinin daha fazla edebiyatla iç içe olduğunu söyleyebiriz. Bu yüzden birçok ünlü gazetecimiz, ünlü yazarlarımız arasında yer almıştır. Bunlar arasında Şinasi’den başlıyarak Namık Kemal, Ahmet Rasim, Ahmet Mithat Efendi, Falih Rıfkı, Peyami Safa ve Tarık Buğra’yı sayabiliriz.   ve halkla ilişkiler  Ancak yazarlığın ticaret, sanayi, işletme ve yönetim vb. alanlarda kullanıldığı şekliyle bir meslek haline gelmekte olduğunu söylemek mümkündür. Bu anlamda, halkla ilişkiler ve tanıtım metinlerinin oluşturulması, bunların hedef kitleye mümkün olduğu kadar tesir etmesinin sağlanması günümüzde önemli bir konu haline gelmiştir.  Bir işi yapmak kadar anlatmak, başkalarının anlayacağı şekilde ifade etmek de önemlidir, hatta ondan da önemlidir. Böyle bakılırsa, yazarlığın bütün alanlarda işe yarar bir meslek olduğunu söyleyebiliriz. Bir makinanın kullanılışını anlaşılır şekilde yazmak da küçümsenmeyecek bir beceri gerektirir! 

Yazarlık ve ahlâk 

Yazarlık mesleği bizim için ahlâkî çerçeveler olmaksızın doğru tanımlanamaz. (Bütün meslekler için bu ahlâkî mesele sözkonusudur aslında). Yazarın kendisine karşı, yakın çevresine karşı, toplumuna karşı, insanlığa karşı sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukların Allah’a karşı sorumluluk bilinmeden, kabul edilmeden doğru tarif edilmesi imkânsızdır. Sorumluluklarımızı kendimiz için ve kendimize göre tarif edersek, izafileştirirsek, bu küçük hesapların akımlarına kapılmak anlamına gelir. Böyle bir yaklaşım bizi haksızlıklara karşı koymaktan, zayıfları desteklemekten, en önemlisi doğruyu söylemekten alıkoyar. 

1990’dan bu yana ne değişti? 

1990’da bir derginin yazarlık mesleği ile ilgili sorularından birine şu cevabı vermiştim:  “Türkiye’de yazarlık, aydın olma, hâlâ ve öncelikle ideolojik çerçevelerde tanımlanıyor. Şüphesiz aydınların, yazarların görüş, düşünce ve mücadeleleri olmalıdır. Fakat bu onların kişilik ve kimliklerinin belirlenmesinde en başta zikredilen bir husus olmamalıdır. Türkiye’de muhafazakâr aydınlar, yani 19. yüzyılın pozitivizm ve siyantizm cereyanlarının tesirinde kalarak atatürkçülükten marksizme kadar farklılaşmış görünen bir çizgide yer alan kesim, “aydın” nitelemesine yakışmayacak bir katı görüşlülük içinde bulunarak fikrî atmosferin serbestçe oluşmasını engellemektedir. Bunların fikir hayatımız üzerinde tahakkümlerinin sona ermesi bir ‘kuşak sorunu’ gibi görünmektedir. Bu kuşak taassuplarıyla birlikte ortadan çekilmeden Türkiye’de gerçek fikir hürriyetine erişmek mümkün görünmüyor. Bu noktada açık düşünceli aydın ve yazarların fikir ortamının sertleşmesini önleyici gayretlerini artırmaları gerekiyor.” (Dergâh, Ağustos 1990)  Dünya 1990’dan bu yana çok değişti. Biz bunu günlük hayatımızda kolaylıkla hissediyoruz. Bu değişmenin bilhassa pozitivist ve bilimci geçinen kesimlerce görmezden gelinmesini ise anlayamıyoruz! 

21. Yüzyıl herkesi yazar yapacak! 

Türkiye ideolojiyi aşmaya çalışırken, yeni teknolojilerin hayatımızı değiştirdiği gerçeğini de ıskalayamayız.  İnternet, kitaba, kâğıda dayanan medeniyete meydan okuma sayılabilecek bir yerde duruyor. Elbette hâlâ yazılı kültür ağırlığını sürdürüyor. İnternet de bu yazılı kültürü taşımaktan, yaymaktan geri kalmıyor. Yine de yazılı kültürden farklı bir kültüre doğru geçildiği hissedilebiliyor.  İtibari, sanal alem, sanal bir yazılı kültür oluşuruyor. Bu süreçte, etkileşim kavramı öne çıkıyor ve herkes bir şekilde kendini yazar konumunda buluyor.  Yaşadığımız dönem “e-kitap” gibi, “e-yazar” gibi kavramlarla tanımlanacak bir yüzyıl olacağa benziyor.

 
Etiketler: Yazı,, Yazarlık,, Modern, Zamanlarda, Yazar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
573 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
443 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
370 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
331 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
373 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
563 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
556 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1840 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
868 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
768 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
849 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
704 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
721 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
929 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
928 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
962 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
936 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
942 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
1014 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
810 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
813 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
978 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
1082 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1222 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
1002 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
1129 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1359 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
1046 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
946 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
1011 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1526 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
1009 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
1060 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
1083 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
992 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
1033 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
1044 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
1021 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
1060 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
1048 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
1077 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
1058 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1170 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
1071 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
963 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
1089 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1355 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
1022 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
1083 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1310 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1239 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1157 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
1085 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
1119 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
1045 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1228 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1248 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
1102 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
1024 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1591 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1193 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
1078 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1156 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1293 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1252 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
1005 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1170 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1147 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1460 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1161 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1639 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1390 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1349 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1468 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1397 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
1095 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1497 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1450 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1340 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1291 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1622 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1589 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1370 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1473 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1491 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1521 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1581 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1515 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1620 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1524 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1556 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1602 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1518 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1796 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1516 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1746 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1647 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1534 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1468 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1434 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1648 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2570 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1558 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1652 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1605 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1955 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1764 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1706 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2411 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1912 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1905 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2442 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
2106 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1929 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
2064 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1793 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2185 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
2011 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
2014 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1830 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1894 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1827 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2546 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
2049 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2167 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2438 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2191 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2425 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2246 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2702 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2772 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2190 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2367 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1843 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2183 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
2184 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
2070 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
2007 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
2038 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2150 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1951 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2257 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
2081 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2160 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1946 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2213 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
2032 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2825 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
2189 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2306 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
2097 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
2201 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2198 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2201 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2328 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2171 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2175 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2578 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2364 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2353 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2412 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2301 Okunma.
Haber Yazılımı