Yazı Detayı
03 Kasım 2020 - Salı 14:18 Bu yazı 440 kez okundu
 
Türkçe şiirle kurtulacak!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Hece dergisinin kasım sayısı erken ulaştırıldı, beni daha fazla ilgilendirdiği düşünüldüğünden olmalı…

Önce şiirlere baktım. Dergilerde yazılardan önce şiirleri okumayı epeyi zamandır alışkanlık haline getirdiğim için… 20 şiirin tamamını okudum. Her yaştan, her anlayıştan şairin ortak noktası: Sentetik türkçenin şiirlerine nüfuz etmemesi. Birkaç istisna dışında -sel’li, -sallı kelime de yok.

Türkçenin geleceği ile ilgili karamsarlığımı ancak şiirler ümide tebdil edebiliyor.

İlk şiir Faruk Uysal’dan. Babasına adanmış bir şiir:

Hangi koyakta hangi mevsimde hangi yaban çiçeği açar bilirdi.

Şairlerden bir-iki mısra aktarmak istiyorum.

Ali göçer:

Gitmek yeni bir cümle oluyor.

Nureddin Durman:

Dünya bir misafirhanedir

Dostum sessizliğin sesini duydun mu?

Yaşar Bedri:

Kimsenin yoktu kara saçlarını kesmeye vakti.

Mustafa Uçurum:

Adımlarıma bir hicret gelip yerleşecek.

Mehmet Özger:

Eski harman savrulur konforlu kampüste.

Haluk Demiralp:

Hiçbiri asil değil orada

Yedek mülteci adayı

İbrahim Gökburun:

Başka bir ülkede başka bir dilin hecesinde

Gördüm, can sıkıntısını duvar diye ördün

Eyyüp Akyüz:

İtinayla arşivledim bunca acıyı.

Yasin Koç:

Aklımdan bir sayı tutarım.

Mutluluk dışarı çıkar.

İshak Arslan:

Hiçliğin hiçi insanmış anladım.

Nadir Aşçı:

Bazı yaralar vardır kapandıkça kanayan.

Berke Yalçın:

Gün bitmeden olur bunlar

Gün batmadan, film bitmeden

Erhan İksamuk:

Yağmurlar acıtır mıydı tenini hiç konuşmazken.

Ömer Yücedal:

Yürünsün dikenlli yollar yaralar sarılarak.

Hâle Nur Yenihançer

Çığlık atmanın en dargın yolunu bulmuşum.

Mahmut Hatunanoğlu

Her gün güneş değil artık dünya batıyor.

Kubilay Özmen

Hangi şiirim sıratta tutacak elimden?

Ali Sali’nin şiirini en sona bıraktım. “Toprak kirlenir” şiirinde, artık tedavülden kalkmış sayılan, TDK sözlüğünde “eskimiş” olarak kayda geçirilen yüzlerce yıllık güngörmüş kelimelerimizi ustaca, yerli yerinde kullanmış. Rayiha, tahayyül, sema, iksir, âşina, hâsıl (olur), sükunet, teskin, musibet, karye, mekân, kesif, rehavet, riayet.

Bunların yerine şu kelimeleri koysak, şiirin sadece havası mı değişir? Muhtevasını da etkiler bu kelimeler: Koku, imgelem, gök, iksir, tanıdık, ortaya çıkar, sessizlik, yatıştırma, musibet, köy, yer, yoğun, uyuşukluk, saygı…

Dikkat edilirse, iksir ve musibet kelimelerinin karşılığı yok. (Musibet için “yıkın”ı uydurmuşlar, fakat uydurdukları ile kalmışlar!).

Şiirde bir kelime var ki, artık kullanımdan düştüğünden şüphe yok: Karye. İşte bu kelime 5 defa tekrarlanıyor.

Karye, arapçadan geçmiş, köy demek. Evliya çelebi bir köyden söz ederken “Bu karye ahâlîsinin kapuları şeb u rûz küşâdedir” der. Yani halkının kapıları gece ve gündüz açık bir köy. Buradan ne anlaşılır? Misafirperver bir köy. Osmanlı salnamalerinde “karye” kullanılır. Sonra nedense “köy” tercih edilmiş. Türkçe diye mi? Bu da Farsça (kûy)dan.

Şair, ebelerinin, dedelerinin kullandığı bir kelime üzerinden kuruyor şiirini. “Burada eskiler örtü niyetine semayı kullanırdı.” Geçmişte kalmış bir kır hayatı, çocukluk günlerinin uzakta kalmış naif intibaları. Tabiatla iç içe bir hayat. Yağmur sonrasında topraktan bitiveren mantarların katık olduğu bir sadelik. Kederli bir yerin olmadığı dağlarda, kuşların, yaban mantarlarının destekçi olması. Sükunet de onlara kederi teskin etmek için katılır.

Şiirin ikinci bölümünde “musibet” kelimesi devreye girer.

“…musibet karyelerde

Mekân tutar ilk kendine”

Üçüncü bölümde musibetin tesirlerini görürüz: Toprak kirlenir, ağaçlar kirlenir…Adım adım kıyamet.

Şiir şu mısralarla biter:

Musibet çatınca son nefesini verirken karyede

Kapıların önüne atılmış cesetler görürsün.

Şiirin adı “Toprak kirlenir”dir. Modernizm toprakları kirletir, tabiî yaşama sahalarını tahrip eder, böylece karyeler, yani tabiî bir hayatı sürdüren yerler son nefesini verir…

Ali Sali’nin şiirini kaybolan bir hayata yakılan ağıt olarak okuyabiliriz. Bu kelimeler metinde anlamı oluşturmakla kalmaz, şiirin ses ve âhengini de yapar.

Şiirlerden sonraki ilk yazıya sırf ne demek istediğimizi anlatmak maksadıyla (asla eleştirmek kastıyla değil), temas etmek istiyorum.

Sayfayı çevirince hava değişiyor!

Yazının ilk sayfasının bir taraftan arıdil, diğer taraftan Latin kökenli kelimelerle örüldüğünü görüyoruz. (Bütünü öyle, biz sadece birinci sayfa üzerinden konuşacağız). Bu yazı tamamen arıdilin kelimeler ile yazılabilir miydi? Mesela problematik yerine “sorunsal” deniliyor. Tematik yerine tema “izlek”le karşılandığına göre, “izleksel” denilebilirdi. Form yerine biçim, ontoloji yerine, varlıkbilimi, poetika yerine şiir kuramı, terminoloji değil de terimbilimi denilebilirdi. Bu bir dil anlayışı tezahürü olabilirdi. Fakat böyle yapılmadığına göre, uydurma kelimelerle batı dillerinden kelimelerin birlikte kullanılmasının sebebi ne olabilir? Günün cari yazma şekli bir moda gibi herkesi sarmalıyor belki de.

Yine de batı kaynaklı kelimeler daha anlaşılır. Mesela başlıkta kullanılan “biçimsel yönelim”i nasıl anlamalıyız? Bu olsa olsa “şekil tercihi” olabilir.

“Bilişsel şiirbilim” diye bir şey varmış, en azından biz bu yazıdan öğreniyoruz. Peki nedir “bilişsel şiirbilim”? Şiir-bilim, şiir bilgisi veya ilmi olmalı. Ya bilişsel? Bugüne kadar bu kelimeyi kullanıp da anlamını bilene rastlamadım, desem yeri var. Bilişsel, “kongitif”in karşılığı olarak gösteriliyor. Bu durumda, bilişsel, bilme ile ilgili, kavramaya mahsus, idrake müteallik, yani “idrakî” oluyor. İdrak “algı” olarak karşılandığı halde neden “algısal” denilmiyor? Şu ibareyi anlamaya çalışalım: “Biçimsel şiir bilimin tekniğinin yönergeleri.” Burada yönerge kafaları karıştırıyor olabilir. Bu kelime “talimat, direktif” karşılığı olarak kullanılıyor. Demek ki şeklî şiir ilmi tekniği bize talimat veriyor!

Bu kabil yazılarda bolca görülen -sel’li, sal’lı kelimeler de dikkat çekiyor. Bu -sel, -sal eki ekseriya gereksiz veya yanlış şekilde, isim veya sıfat tamlamalarının yerine kullanılıyor. Bir dostuma sordum, neden böyle bir kelime kullandığını. Yani onu daha anlaşılır olarak ifade edebilirdin mânasına. “O zaman sıradan olurdu, dikkat çekmezdi!” Mesela kavramsal bütünlük (kavram bütünlüğü), varoluşsal problem (varoluş problemi) olarak kullanıldığında böyle bir sıradanlık hissediliyor değil mi?

“Felsefî ıra” kavramı iki defa geçiyor. Felsefe malûm, felsefî de. Ya ıra? Ira şeciye, karakter karşılığı uydurulmuş ama yaygınlaşamamış. “Felsefî karakter” neyin nesi?

“Uydurma kelimelerin anlam alanlarının belirsizliği yazılı metinlere müphemlik katarak ilgi çeki görünmesini mı sağlıyor?” diye düşünmeden edemiyorum!

Başa dönersek: Şairlerimiz doğru yolda. Arıdille yazmak, şiiri inkâr etmek demek. Halbuki şiir, fanteziye yatkındır. Kelime seçiminde bu sebeple çok aykırı davranılabilir. Nesir öyle mi ya?

Bu yanlış dil seçiminin nereye kadar varacağını, ülkemizde arıdil literatürünü oluşturan fransızca profesörlerin kitaplarına bakarak söyleyebilirim: Bir gün Hece dergisinin adını “Seslem” yapmak zorunda kalabiliriz!

Bu yazıdan maksat, Hece dergisinin yönetimine, dergide bizimle ilgili bölüm hazırlayan dostlara, kalem erbabına teşekkür etmekti. Biraz dertleşmeden bunu yapamadık.

Velhasıl, emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Sürç-i lisan ettik ise affola!

 
Etiketler: Türkçe, şiirle, kurtulacak!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
937 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
348 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
422 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
301 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
350 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
368 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
403 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
510 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
433 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
472 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
547 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
426 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
413 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
507 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
568 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
736 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
560 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
692 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
918 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
629 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
532 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
566 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
938 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
556 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
531 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
646 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
511 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
618 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
598 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
660 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
641 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
631 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
633 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
559 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
761 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
624 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
519 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
597 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
891 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
654 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
607 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
885 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
817 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
680 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
670 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
716 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
586 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
726 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
846 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
707 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
641 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
960 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
767 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
640 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
731 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
790 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
742 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
600 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
798 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
672 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
906 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
789 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1192 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
821 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
871 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
910 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
955 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
724 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
959 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
927 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
871 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
901 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1167 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1087 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
943 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1008 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1093 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1090 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1148 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1120 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1105 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1072 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1128 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1175 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1082 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1174 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1124 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1116 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1236 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1109 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1088 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1063 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1280 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2159 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1203 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1271 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1203 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1501 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1381 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1257 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2057 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1528 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1526 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2031 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1622 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1482 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1516 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1398 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1711 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1468 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1474 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1416 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1456 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1459 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2085 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1582 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1720 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2046 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1785 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1926 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1922 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2256 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2318 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1660 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1685 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1405 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1711 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1621 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1666 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1527 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1614 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1659 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1569 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1597 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1457 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1741 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1536 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1772 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1609 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2354 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1760 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1859 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1693 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1797 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1750 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1726 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1901 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1694 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1781 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2044 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1856 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1786 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1841 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1851 Okunma.
Haber Yazılımı