Yazı Detayı
03 Ağustos 2021 - Salı 00:03 Bu yazı 140 kez okundu
 
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Bu kelimeler üzerinden bir yakın devir Türkiye okuması yapılabilir.

Türkiye’de modernliğin kadınlar üzerinden yürütülme iddiası/inadı ciddi kırılmalara yol açmıştır.

Modernlik kadın imajı üzerinden doğrulanmak istendi. Kadınların sosyal hayata katılması, çalışması, öğretim sistemi içinde yer alması, siyasî sistemde rol alması…Bütün bunların aynı zamanda bir görünürlük meselesi olduğunu unutmayalım. Görünürlükte prensip şudur: Kadın gelenek içinden getirdiği kıyafetle bu vasatlarda bulunmamalıdır! Sırf kıyafetini sürdürmesi kadının geleneği temsil etmesi demekti, ki Türkiye’de gelenek demek geniş ölçüde din demekti. Kıyafet değişmeden bütün bunlar mümkün değildi. Bunu en açık şekilde, seçecekleri listesinde sürekli erkeklere yer verirken, 1935’de 17 kadın alan Mustafa Kemal göstermişti. Kazan köyü muhtarı Satı kadın, olağan kıyafeti ile değil, ona uygun görülen kostümle Meclis’e kabul edilmişti. Hatta ismi dahi uygun bulunmamış Satı olan adı Hatı’ya çevrilmişti. (Ne demekse!)

Siyasette kadınlara yer verilmesi Türkiye’de bir demokrasi hamlesi değil, modernleşme gösterisidir. Bununla birlikte kadınların siyasette gerçek anlamda rol alması, sayıları azalsa da çok partili hayatta geçişten sonra mümkün olmuştur. İlk defa o devirde gerçekten seçimle gelen kadınlar görülmüştür. Şu daha önemlidir: Kadınlar hiçbir devirde, son yirmi yılda olduğu kadar sosyal hayatta, iş hayatında, hatta siyasette olmamışlardır. Öğrenim-öğretim hayatında ise zirve noktaya ulaştıkları görülmektedir.

Akademide kadın varlığı bir süre sonra erkeklerin çoğunluğuna sona erdirecek bir orana ulaşmıştır. Son rakamlara göre, Türkiye'de 26 bin 352 kadın, 25 bin 60 erkek olmak üzere 51 bin 412 araştırma görevlisi bulunmaktadır! Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir durum söz konusu değildir. Avrupa’da kadın akademisyen nisbeti yüzde yirmilerde, ABD’da otuzlarda seyretmektedir. Önümüzdeki 10-15 yıl içinde, Türkiye’de bu oranların yüzde elliyi aşma ihtimali kuvvetlidir. Bu hızla gelişmenin sebepleri üzerinde ciddiyetle durulması şarttır.  

Cumhuriyet’ten sonra dinin hayattan çıkarılma yönünde atılan adımlar, 1930’larda dinî öğretimin tamamen ortadan kaldırılmasıyla zirveye ulaşmıştır. Bu zirveden sonra da ezanın türkçe okunması ve hatta namazın türkçeye çevrilmiş sûrelerle edası yönünde zorlamalar olmuştur.

            Erkeklere şapka devrimi, kadınlara örtü yırtma!

Cumhuriyet erkekler için şapka devrimi yapmıştır ama kadınlar için böyle bir devrim sözkonusu olmamıştır. Bununla birlikte kadınların tesettürden uzaklaştırılması, hatta mümkün olduğu kadar açılması yönünde hayli çaba harcanmıştır. Türkiye’nin birçok yerinde görülen kadınların örtülerinin/çarşaflarının jandarma tarafından yırtılması hadiselerini de bu fasla kaydetmek lâzımdır.

Müslümanlık merkezden taşraya itilmiş, dindarlık bir iki nesil sonra nihayete erecek geriliği temsil eden bir kalıntı olarak görülmüştür. Tahsilin sınırlı olduğu dönemlerde bu büyük sıkıntı doğurmamıştır. Türkiye’de öğretimin ilk öğretim dışında geniş kitlelere yayılması ancak Demokrat Parti iktidarından sonra mümkün olabilmiştir.

1950’ye kadar bütün Türkiye’de sadece 60 tane lise vardır. Bu demektir ki, bazı il merkezlerinde dahi lise yoktur! Bunların tamamına yakını Osmanlıdan devralının liselerdir. DP döneminde lise sayısı, iki katından fazla artmış, 129’a yükselmiştir.

1950’ye kadar İstanbul, İstanbul Teknik ve Ankara üniversitesi dışında üniversite yoktu ve yüksek tahsil öğrencilerinin sayısı 10 bini bulmamaktaydı. Demokrat Parti devrinde ilk defa Ankara ve İstanbul dışında üniversiteler açılmıştır. Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi, aynı yıl İzmir’de Ege Üniversitesi kurulmuştur. İki sene sonra Erzurum’da Atatürk Üniversitesi ve 1959 yılında Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi açılmıştır. 1960 darbesinden sonra yüksek öğretimde neredeyse 10 yıl ciddi bir gelişme görülmez. Bu arada bir tek Hacettepe Üniversitesi kurulmuştur. 1970’lerde kurulan 4 üniversiteden sonra, 1982’de tek kanunla 8 üniversite kurulması ilgi çekicidir. 1992’de 24 üniversite ile bu rekor da geride bırakılmıştır.

Üniversitelerde başörtüsü öğretimin yaygınlaşması ile ortaya çıkan bir modernleşme problemidir

İşte 1980’li yıllarda şehirli dindarlığın görünür hale gelmesi, bunun her alana yansıması dönemidir. İlk defa 1968’de Ankara İlahiyat Fakültesi’nde ortaya çıkan “başörtüsü meselesi” eğer, bir boykota yol açmadan usuletle halledilse idi belki de yüksek öğretim kurumlarında başörtüsü üzerinden yürütülen siyaset ve buna karşı tepkiler de olmayacaktı. İlahiyat Fakültesi’nde başını örtmek isteyen hanımların bulunması, bu fakülteye inkılaplar doğrultusunda yön vermek üzere sokuldukları tahmin edilebilecek hocaların tepkisini yol açmış ve ardından yüksek öğretimde ilk boykot yaşanmıştır.

1980’li yılların sonuna doğru yükselen başörtüsü meselesi, 1990’ların başında normal bir seyre doğru giderken, 28 Şubat müdahalesinin vuku bulması işi çığırından çıkarmıştır. İkna odaları, yıldırma kampanyaları, saldırılar ve nihayet, başörtüsünün üniversitelerde kesin olarak yasaklanması bu konuda tarafları keskinleştirmiştir. Konu esas olarak ideolojik mahiyet kazanmıştır.

Üniversite öğrencisi baş örtülü kızların gelenekli örtünme tarzının dışında bir örtünme şekli benimsemeleri dahi bu hareketin modernizmin bir parçası olduğunu gösterir. Mesele belki tesettür meselesi olmaktan çıkmış, başörtüsü meselesi haline gelmiştir. Bu sembol etrafında sürdürülen mücadele, bütün sahalarda kendini göstermiştir. Büyük Millet Meclisi’ne başörtülü bir hanımın girmesi, 28 Şubatçıların iktidara getirdiği hükümet tarafından engellenmiştir. Mecliste seçilmiş bir vekilin engellenmesi, meseleyi zirve noktasına yükseltmiştir.

Bu süre içinde çatışmacı havadan etkilenerek örtünenler olduğu tahmin edilebilir. Bu konuda karar verme süreçlerini inançla birlikte ideolojinin de etkilediği söylenebilir. Baş örtüsü üzerinden sürdürülen zıtlaşma, basın kesiminde örtülü yazarlara kontenjan açma denilebilecek bir noktaya gelmiştir. Bütün sağ/muhafazakâr gazeteler örtülü hanım yazarlar istihdam etmişlerdir. Bunlar içinden başarılılar da çıkmış olmakla beraber, birçoğu zaman içinde saf dışı olmuştur.

Bu süreçte örtünmenin sırf dinî saikle yaygınlaştığı sanılmamalıdır. Devrin havası böyle bir yönelişi beslemiştir. Bu yönelişte ideolojik olarak modaya uyma temayülü de görülebilir. Aynı zamanda dezavantajlı bir kesim olan örtülülerin, bu mağduriyetlerinin telafisi, hatta daha ötesinde imkânlara kavuşmasını sağlayan bir mekanizma da işlemiştir. Bilahire bu havanın dağılması, siyasette zemin kaymalarının ortaya çıkması, bazı örtülü yazarların iddialarını boşa çıkarmıştır.

Baş örtmenin yalnız başına kişiyi daha dindar yaptığı söylenemez. Netice olarak hangi sebeple örtünülmüşse, benzer sebeplerle örtünmekten vazgeçilmesi de şaşırtıcı olmamalıdır.

 
Etiketler: Tesettür,, örtünme,, başörtüsü…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
166 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
255 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1364 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
583 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
485 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
559 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
427 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
466 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
528 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
606 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
672 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
590 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
610 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
713 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
547 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
550 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
662 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
756 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
911 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
708 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
828 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1046 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
770 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
648 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
715 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1107 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
711 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
723 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
800 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
677 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
764 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
725 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
785 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
770 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
770 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
808 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
739 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
904 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
767 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
674 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
730 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1069 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
776 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
742 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1036 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
965 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
835 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
812 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
841 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
731 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
902 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
983 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
834 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
774 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1190 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
903 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
778 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
861 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
934 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
943 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
724 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
910 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
809 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1094 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
909 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1399 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1048 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1017 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1133 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1122 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
870 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1154 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1104 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1018 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1041 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1360 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1283 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1074 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1182 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1236 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1244 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1311 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1258 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1310 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1212 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1264 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1338 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1260 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1407 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1260 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1304 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1383 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1257 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1227 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1194 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1400 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2308 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1327 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1393 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1336 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1669 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1513 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1418 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2172 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1648 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1651 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2177 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1785 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1644 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1730 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1531 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1871 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1681 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1647 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1564 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1602 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1577 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2260 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1742 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1862 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2180 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1927 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2118 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2025 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2388 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2457 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1847 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1882 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1564 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1851 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1817 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1804 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1698 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1756 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1830 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1722 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1884 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1706 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1899 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1665 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1908 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1746 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2496 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1916 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2019 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1825 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1927 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1910 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1897 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2039 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1875 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1942 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2216 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2075 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2002 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2042 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2017 Okunma.
Haber Yazılımı