Yazı Detayı
05 Mart 2020 - Perşembe 01:54 Bu yazı 1696 kez okundu
 
Tarihi Doğru Okuyabilmek
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

“Köksüz şeyler daima yüzer, daima beyhude bir yere karşı sahil arar. Hâlbuki milli hayat devamdır. Devam ederek değişmek, değişerek devam etmektir” der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu tabir tarih şuurunu işaret eder bizlere. Tarih demek kök demektir. Tarihsiz olmak, talihsiz bir kaderin beyhude sahil arayışları içerisinde yok olup erimektir. Menzili olmayan bir geminin rüzgâr önünde nafile bir akış içerisinde olmasıdır. Muhatabına da yüktür.

İnsanlar gibi devletlerin ve milletlerinde kaderi vardır. Kaderi idare ve ikame eden güç ise iradedir. İrade sağlam olduğu müddetçe basiretini ve ferasetini muhafaza edebilir. Böyle bir iradeye sahip olmak devletleri diri, milletleri ise kadim medeniyet anlayışı içerisinde şahsiyetli kılar.

Günü ihya ve yarını inşa edebilmek dünü çok iyi okuyabilmekten geçer. Çünkü dün demek temeldir. İhya ve inşa edebilmenin temel yapı taşlarını sağlam yerleştirebilmek, inşa eyleminde bir nevi mimar başıdır. Ve temeli sağlam olan imarlar, zamana meydan okuyarak ayakta kalabilirler / kalabilmişlerdir. Bu, düşüncede de böyledir.

İlim, irfan, fikir, teknoloji, sanayi, strateji… Bütün bu saydıklarımız eğer ki sağlam temeller üzerine kurulu ise insanlık adına faydalı olur. Aksi halde zararı faydasından daha fazladır. Böyle bir durum, yapılmak istenileni zıddına döndürür. Bu şekilde bir netice belki de bizleri telafisi olmayan nedenlere muhatap kılar.

İnsan sosyal yaşamı içerisinde iki durum karşısında mesuliyet sahibidir. İlki kendisine karşı diğeri ise içerisinde yaşadığı cemiyetine karşıdır. Kendisine karşı olan mesuliyeti sağlam bir kimliğe ( kimlik derken şahsiyet, haysiyet, hissiyat, fikriyat, karakter mefhumlarını işaret etmekteyim) sahip olmakla beraber imanlı, ahlaklı ve vicdanlı bir fert olabilmesidir. Bu bağlamda kendisini yetiştirmelidir. Cemiyetine karşı ise özellikle adalet ve merhameti şiar edinmelidir. En azından böyle bir mesuliyet duygusu üzerine şekillendirilmek istenilen fert ve cemiyetimiz, dünü ikra, günü ihya yarını da inşa edebilme düşüncemizde bizlere bir yol haritası olmuş olacaktır.

“Tarih hafızadır” düşüncesiyle, hafızasını diri ve duru bir şekilde muhafaza eden devlet ve milletler, var olma mücadelesinde başarılı olabilirler. Tarih bilgidir ve bilgi güçtür. Güçlü olan da hâkim olur.

Tarih şuuru bir milletin / devletin / medeniyetin gelecek nesillere aktarması gereken bir emanetidir. Bu emanet o millet / devlet / medeniyetin MİLLİ HAFIZASI ve MİLLİ SAVUNMASIDIR.

Tarih felsefesi ise neyin ne olduğunu incelemekten çok ne olanın neden ve nasılıyla ilgilenmektedir. Böyle bir usul, tarih açısından en kritik noktadır. Tarih şuuru, daha çok tarihin kronolojisiyle ilgilenirken; tarih felsefesi ise kronolojik tarihin sebep-sonuç ilişkisi içerisindeki nedenleri ve nasılları mevzu eder diyebiliriz. Bu yüzden tarihi doğru anlayabilmek için tarih felsefesinin satır aralarında ki bu ince noktaları iyi okuyabilmek gerekmektedir. Tarihe mal olmuş bütün olaylar ve hâlihazırdaki bütün bu olgular bu gözlemle değerlendirilebilmedir.

Dünya üzerinde ki tüm olayları mesela savaş, göç, kıtlık, strateji, insan hakları, hukuk… gibi tüm meseleleri incelemek ve temellerinde yatan asıl nedenleri anlayabilmek, hamasi duygulardan sıyrılmış bir tarih şuuruna ve tarih sayfalarını duygusallıktan uzak bir üslupla değerlendiren tarih felsefesi tedrisine ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç zaruridir. Ki böyle bir zaruriyete de insanlığın acil olarak ihtiyacı vardır.

Netice itibariyle medeniyet tasavvurumuz içerisinde özellikle daha sağlıklı adımlar atabilmek için bizler, mazi ile istikbali birbirine sağlam bağlayabilmeliyiz. Emin adımlarla ilerlerken günü ihya yarını da inşa edebilme adına maziyi çok iyi okuyabilmek ve değerlendirebilmek yapmak istediğimizin daha samimi olmasını sağlayacaktır.

Geleceğin şifreleri mazide yaşanmış olayların satır aralarında saklıdır. Bu şifreleri bulabilmek ve okuyabilmek ileriye dönük basiret ve feraset gücüdür. Güç, neyi nerde ve ne zaman yapacağını, söyleyeceğini ve tanımlayacağını bilmekte yatar.

Son söz olarak günümüzde gelişen olayları dahi bahsini ettiğimiz güçle değerlendirmek tarihimizi hamasi duygulardan kurtarmak kadar, yarın için de doğru bilgileri kayıt altına alma manası taşıdığını hatırdan çıkarmamak gerekmektedir.

 
Etiketler: Tarihi, Doğru, Okuyabilmek,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Mart 2022
Fıtrat-ı Selîmeden Kalb-i Selîme Kalender Bir Meşrep Selim Yapıcı Ağabey
666 Okunma.
21 Ekim 2021
Bir kitap bir yazar – 18 HATIRALARDAKİ ERZURUM
1116 Okunma.
26 Nisan 2021
Ermeni Andranik Amca İle Bir Hatıram
1455 Okunma.
20 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 17 / AFRİKA’NIN YAPAYALNIZ LALESİ
857 Okunma.
14 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 16 / ERZURUM’UN KARA GÜNLERİ
814 Okunma.
06 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 15 / MİLLİ MÜCADELE’DE ERZURUM
779 Okunma.
23 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 14 / ÖLÜLER SENFONİSİ
780 Okunma.
15 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 13 / O’NUN İZLERİ
749 Okunma.
30 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 12 / ERZURUM ÇARŞI PAZAR
983 Okunma.
21 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 11 / ANILARLA SARIKAMIŞ
843 Okunma.
14 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 10 / ERZURUM’DAN GÜZEL HATIRALAR
972 Okunma.
01 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 9 / GRİ ZAMAN
1035 Okunma.
21 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 8 / İRFAN PINARLARI
953 Okunma.
12 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 7 / TÜRKÜLERDE YAŞAYAN ŞEHİR ERZURUM
1144 Okunma.
05 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 6 / ERZURUMLU HÜSEYİN AVNİ ULAŞ
1229 Okunma.
27 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi -5 AŞKA ÖVGÜ
1377 Okunma.
20 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 4 / ERZURUM ŞEHRENGİZİ
1064 Okunma.
09 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 3 / İNSAN VAAZLARI
1061 Okunma.
29 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 2 FAÇETA
1184 Okunma.
10 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 1 ARAYIŞ ve ADANIŞ
1594 Okunma.
26 Temmuz 2020
Öz eleştiri olarak “bize” yazdım…
1643 Okunma.
20 Şubat 2020
Cemiyeti İnşa Etmek
1520 Okunma.
09 Şubat 2020
Medeniyeti İhya Etmek
1605 Okunma.
12 Mayıs 2019
Palandöken 2023 Zirvesinde Marka Şehir Erzurum
2089 Okunma.
19 Mart 2019
Mehmetçik Vasfı ve Şehitlik
1834 Okunma.
12 Mart 2019
12 Mart Milli Vicdan Sesidir
1607 Okunma.
12 Şubat 2019
7 Değil 77 Daha Güzel Adam
2520 Okunma.
09 Şubat 2019
Kitabın İkramı
1794 Okunma.
05 Şubat 2019
Yazarın Tavrı
1588 Okunma.
31 Ocak 2019
Yazının Mahremiyet ve Mesuliyeti
1755 Okunma.
23 Ocak 2019
Yazmak Nasıl Bir Ruh Hali Gerektirir?
1725 Okunma.
18 Ocak 2019
Kalemin Kelâmı
1903 Okunma.
01 Ocak 2019
Edebiyatın Lisanı
1934 Okunma.
26 Aralık 2018
Parlak Sözler Söylemek
1768 Okunma.
06 Mayıs 2018
Edebiyatın Kudreti
6885 Okunma.
25 Nisan 2018
Kaleme Ant Olsun!
2511 Okunma.
20 Nisan 2018
Kitap Bir Mürşittir
1885 Okunma.
13 Nisan 2018
Kitaptan Kopuş
2078 Okunma.
06 Nisan 2018
Kitap Medeniyeti
2957 Okunma.
21 Mart 2018
Ömür Sermayemiz: HAYATIMIZ
2808 Okunma.
13 Mart 2018
Kurşunî Yazılar
2813 Okunma.
25 Şubat 2018
Çiçeklerin Diliyle Edebiyat Dünyamız
2458 Okunma.
29 Aralık 2017
En Vefalı Dost: KİTAP
2789 Okunma.
14 Aralık 2017
Okumak "RIZA" için ARAÇTIR
2610 Okunma.
25 Kasım 2017
Kitaplara Kıymayınız Dostlar!
2379 Okunma.
18 Kasım 2017
Mürekkep İzleri
2357 Okunma.
28 Ekim 2017
Zülfikâr Kalemler
2297 Okunma.
Haber Yazılımı