Yazı Detayı
16 Kasım 2017 - Perşembe 20:50 Bu yazı 2230 kez okundu
 
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Atatürkçülüğü cilâlama, parlatma, yağlayıp ballayıp millete yutturma ameliyesi son hızla devam ediyor.

Baştan söyleyelim: Atatürk başka, atatürkçülük başka!

Atatürk, atatürkçülük diye bir ideoloji icat etmemiştir. Onu kültleştirip gemisini yürütmek isteyenler yapmıştır bunu.

Atatürk bir dönem lideridir. Birinci Dünya Harbi sonrası şartlarda reel politiği gözeterek, pragmatist hareket ederek, emperyalizmin Osmanlı sonrası dünyası projesi ile uyumlu bir geri çekilmeyi ve küçülmeyi kabul ederek Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur.

Devlet kurucusu değil, cumhuriyetin kurucusudur. Devletimiz Merv yakınlarında Dandanakan’da Selçukoğullarının Gaznelileri mağlub etmesiyle (1040) kuruluşunu ilan etmiş, 30 yıl sonra Malazgirt zaferiyle Anadolu coğrafyasında varlığını kabul ettirmiş, Osmanlı ile güçlü bir hamle yaparak geniş coğrafyalarda hükümran olmuştur.

Osmanlı Devleti’nin tasfiyesi bütün mazlum halkların, tahsisen de müslüman toplumların baskıya, zulme, sömürüye maruz kalmasının önündeki engelin kaldırılması anlamına gelmektedir.

Osmanlı sonuna kadar teslim olmadı!

Filistine Yahudi göçüne sonuna kadar direndi!

Sekiz asırlık merkez topraklarına savaşarak çekildi. Bu savaşarak çekilişte bir çok kahraman çıkardı. Bunlardan biri de Mustafa Kemal idi. Onun Çanakkale’den sonra Filistin’i, Şam ve Haleb’i müdafaa etmeden çekilmesi eleştirilebilir.

Mustafa Kemal, Abdülhamid Harbiyesinde yetişti. Ne öğrendiyse orada öğrendi. Bu Harbiye, sabah namazıyla ve “padişahım çok yaşa!” alkışı ile başlardı. Bu mektebin talebeleri beş vakit namazla mükellef tutulurdu. Atatürk konuşmalarında dikkati çeken dinî bilgileri de, fransızcayı da Abdülhamid mektebinde öğrendi. Elbette sonradan çok övülecek askerlik ilmini de!

Abdülhamid harbiyesi Atatürk’ü yetiştirdi, fakat Atatürkün harbiyesi bir lider yetiştiremedi! Atatürkçüler bunun üzerinde neden durmuyorlar?

Atatürk’ün döneminde yaşayıp, onun üzerinden bir iktidar merkezleşmesi için kültleştirme ameliyesine girişen birinci nesil kemalistler Batı emperyalizminin dünya hakimiyetine karşı söylenecek bir söz olmadığını biliyorlardı. Birinci Dünya Savaşı’nda mağlubiyeti görmüşler, Milli Mücadele’de emperyalizmin maşası Yunanlılara karşı zafer kazanırken arka plandaki güçlerle uzlaşmayı ne şart altında olursa olsun zaruri addetmişlerdi. Yani mağlubiyet ideolojisini içselleştirmişlerdi. İkinci nesil kemalistler (artık kendilerine “atatürkçü” diyorlardı) mağlubiyetten ders almış ve hatta ideoloji çıkarmış birinci neslin kabullerini esas alarak yollarına devam etmişlerdi. Üçüncü nesil, ki bunlara “neo-kemlist” diyebiliriz, siyasi iktidarın kaybedildiği bir devirde yetiştiler ve gerçek anlamda bir kopuş yaşadılar. Atatürk’ün otoritesinin en yüksek seviyede olduğu, totaliterliğin tavan yaptığı dönemi yücelterek kendilerine bir zemin oluşturmaya çalıştılar. Atatürk dönemi (hâşâ) bir nevi asrı saadetti! O her ne yapmışta iyi yapmıştı, her bakımdan büyüktü ve bu büyüklük birgün tekrar görülecekti!

Bunlar birinci neslin acı tecrübesinden, ikinci neslin bilgisinden yoksundu. Asıl kaynaklara inecek birikime sahip değillerdi, Atatürk’ün dilini bir yabancı dil gibi görüyorlar ve onun bugünün diline aktarılmış yalan yanlış görüşlerini çoğaltarak, yetmediği yerde benzetmeler yoluyla ilaveler yaparak bir yeni kemalizm oluşturuyorlardı.

Birikimleri yetersiz, bigilenmek için donanımları noksan. O zaman en hakiki mürşiti değil de masalları, efsaneleri mürşit edindiler. Neo kemalizm atatürkçülüğün masallaştığı, efsaneleştiği bir dönemi işaret ediyor.

10 kasımdan birkaç gün sonra malum gazetelerden birinde bugüne kadar kimbilir kaç defa kullanılmış, fersudeleşmiş bir başlık dikkati çekiyordu: İşte Atatürk!

Yazıyı neo-atatürkçü bir “meydan”cı kaleme almıştı.

Yazıyı sabırla okuduktan sonra atatürkçü olmak için Atatürk’ü, onun fikirlerini ve uygulamalarını bilmeye asla ihtiyaç olmadığın düşünmeden kendimi alamadım.

Bilinenler ilk mektepten itibaren okullarda talim edilen inkılap tarihi ve atatürkçülük derslerinin mek parmak ötesine geçmiyordu. Bu neslin bir kısmı Ak parti iktidarı döneminde doğmuştu. Şimdi üniversite çağına geldiler. Bir kısmı da ak parti iktidarı döneminde okumaya başladılar, artık iş güç sahibi olmuş durumdalar.

Ak parti iktidarından önce öğretim sistemi aynı inkılap tarihi derslerini vermeye devam ediyor, fakat atatürkçülük eleştirisi güçlü şekilde her vasatta görülüyor, Atatürk’ün hayatı ile ilgili gerçekler günlük yayın organlarından başlayarak kamuoyuna bir şekilde mal ediliyordu. Bu resmi ideoloji muhlifi tavır, Ak Parti iktiktidarı ile ortadan kalktı.

Eğitim sistemi resmi ideolojiyi meşrulaştırma hususunda hiçbir devirde bu kadar etkili olmamıştı!

 
Etiketler: Neo-atatürkçülük, veya, işte, meydan-ı, cehalet!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
610 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
484 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
387 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
348 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
394 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
582 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
531 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
576 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1879 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
903 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
796 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
869 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
734 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
738 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
954 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
956 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
986 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
957 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
961 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
1040 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
833 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
833 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
999 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
1103 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1241 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
1026 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
1159 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1403 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
1064 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
967 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
1033 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1556 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
1043 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
1080 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
1118 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
1016 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
1067 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
1077 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
1046 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
1091 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
1072 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
1103 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
1086 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1190 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
1105 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
997 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
1113 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1379 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
1040 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
1104 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1338 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1257 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1176 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
1107 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
1143 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
1072 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1252 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1278 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
1123 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
1045 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1615 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1221 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
1104 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1187 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1317 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1282 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
1029 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1191 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1169 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1485 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1182 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1658 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1412 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1374 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1492 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1417 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
1115 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1514 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1477 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1365 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1325 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1645 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1612 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1398 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1501 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1511 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1539 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1609 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1533 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1647 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1553 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1579 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1641 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1534 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1816 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1540 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1781 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1681 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1567 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1482 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1459 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1668 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2589 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1578 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1672 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1637 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1981 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1785 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1733 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2425 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1938 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1929 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2467 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
2130 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1969 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
2087 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1817 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2210 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
2031 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
2031 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1843 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1925 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1848 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2566 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
2073 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2199 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2468 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2218 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2440 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2270 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2731 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2793 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2216 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2386 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1870 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2211 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
2214 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
2102 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
2029 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
2064 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2174 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1967 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2286 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
2117 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2181 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1973 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2240 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
2052 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2874 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
2212 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2322 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
2119 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2235 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2242 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2356 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2197 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2199 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2609 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2395 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2385 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2444 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2334 Okunma.
Haber Yazılımı