Yazı Detayı
16 Kasım 2017 - Perşembe 20:50 Bu yazı 2062 kez okundu
 
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Atatürkçülüğü cilâlama, parlatma, yağlayıp ballayıp millete yutturma ameliyesi son hızla devam ediyor.

Baştan söyleyelim: Atatürk başka, atatürkçülük başka!

Atatürk, atatürkçülük diye bir ideoloji icat etmemiştir. Onu kültleştirip gemisini yürütmek isteyenler yapmıştır bunu.

Atatürk bir dönem lideridir. Birinci Dünya Harbi sonrası şartlarda reel politiği gözeterek, pragmatist hareket ederek, emperyalizmin Osmanlı sonrası dünyası projesi ile uyumlu bir geri çekilmeyi ve küçülmeyi kabul ederek Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur.

Devlet kurucusu değil, cumhuriyetin kurucusudur. Devletimiz Merv yakınlarında Dandanakan’da Selçukoğullarının Gaznelileri mağlub etmesiyle (1040) kuruluşunu ilan etmiş, 30 yıl sonra Malazgirt zaferiyle Anadolu coğrafyasında varlığını kabul ettirmiş, Osmanlı ile güçlü bir hamle yaparak geniş coğrafyalarda hükümran olmuştur.

Osmanlı Devleti’nin tasfiyesi bütün mazlum halkların, tahsisen de müslüman toplumların baskıya, zulme, sömürüye maruz kalmasının önündeki engelin kaldırılması anlamına gelmektedir.

Osmanlı sonuna kadar teslim olmadı!

Filistine Yahudi göçüne sonuna kadar direndi!

Sekiz asırlık merkez topraklarına savaşarak çekildi. Bu savaşarak çekilişte bir çok kahraman çıkardı. Bunlardan biri de Mustafa Kemal idi. Onun Çanakkale’den sonra Filistin’i, Şam ve Haleb’i müdafaa etmeden çekilmesi eleştirilebilir.

Mustafa Kemal, Abdülhamid Harbiyesinde yetişti. Ne öğrendiyse orada öğrendi. Bu Harbiye, sabah namazıyla ve “padişahım çok yaşa!” alkışı ile başlardı. Bu mektebin talebeleri beş vakit namazla mükellef tutulurdu. Atatürk konuşmalarında dikkati çeken dinî bilgileri de, fransızcayı da Abdülhamid mektebinde öğrendi. Elbette sonradan çok övülecek askerlik ilmini de!

Abdülhamid harbiyesi Atatürk’ü yetiştirdi, fakat Atatürkün harbiyesi bir lider yetiştiremedi! Atatürkçüler bunun üzerinde neden durmuyorlar?

Atatürk’ün döneminde yaşayıp, onun üzerinden bir iktidar merkezleşmesi için kültleştirme ameliyesine girişen birinci nesil kemalistler Batı emperyalizminin dünya hakimiyetine karşı söylenecek bir söz olmadığını biliyorlardı. Birinci Dünya Savaşı’nda mağlubiyeti görmüşler, Milli Mücadele’de emperyalizmin maşası Yunanlılara karşı zafer kazanırken arka plandaki güçlerle uzlaşmayı ne şart altında olursa olsun zaruri addetmişlerdi. Yani mağlubiyet ideolojisini içselleştirmişlerdi. İkinci nesil kemalistler (artık kendilerine “atatürkçü” diyorlardı) mağlubiyetten ders almış ve hatta ideoloji çıkarmış birinci neslin kabullerini esas alarak yollarına devam etmişlerdi. Üçüncü nesil, ki bunlara “neo-kemlist” diyebiliriz, siyasi iktidarın kaybedildiği bir devirde yetiştiler ve gerçek anlamda bir kopuş yaşadılar. Atatürk’ün otoritesinin en yüksek seviyede olduğu, totaliterliğin tavan yaptığı dönemi yücelterek kendilerine bir zemin oluşturmaya çalıştılar. Atatürk dönemi (hâşâ) bir nevi asrı saadetti! O her ne yapmışta iyi yapmıştı, her bakımdan büyüktü ve bu büyüklük birgün tekrar görülecekti!

Bunlar birinci neslin acı tecrübesinden, ikinci neslin bilgisinden yoksundu. Asıl kaynaklara inecek birikime sahip değillerdi, Atatürk’ün dilini bir yabancı dil gibi görüyorlar ve onun bugünün diline aktarılmış yalan yanlış görüşlerini çoğaltarak, yetmediği yerde benzetmeler yoluyla ilaveler yaparak bir yeni kemalizm oluşturuyorlardı.

Birikimleri yetersiz, bigilenmek için donanımları noksan. O zaman en hakiki mürşiti değil de masalları, efsaneleri mürşit edindiler. Neo kemalizm atatürkçülüğün masallaştığı, efsaneleştiği bir dönemi işaret ediyor.

10 kasımdan birkaç gün sonra malum gazetelerden birinde bugüne kadar kimbilir kaç defa kullanılmış, fersudeleşmiş bir başlık dikkati çekiyordu: İşte Atatürk!

Yazıyı neo-atatürkçü bir “meydan”cı kaleme almıştı.

Yazıyı sabırla okuduktan sonra atatürkçü olmak için Atatürk’ü, onun fikirlerini ve uygulamalarını bilmeye asla ihtiyaç olmadığın düşünmeden kendimi alamadım.

Bilinenler ilk mektepten itibaren okullarda talim edilen inkılap tarihi ve atatürkçülük derslerinin mek parmak ötesine geçmiyordu. Bu neslin bir kısmı Ak parti iktidarı döneminde doğmuştu. Şimdi üniversite çağına geldiler. Bir kısmı da ak parti iktidarı döneminde okumaya başladılar, artık iş güç sahibi olmuş durumdalar.

Ak parti iktidarından önce öğretim sistemi aynı inkılap tarihi derslerini vermeye devam ediyor, fakat atatürkçülük eleştirisi güçlü şekilde her vasatta görülüyor, Atatürk’ün hayatı ile ilgili gerçekler günlük yayın organlarından başlayarak kamuoyuna bir şekilde mal ediliyordu. Bu resmi ideoloji muhlifi tavır, Ak Parti iktiktidarı ile ortadan kalktı.

Eğitim sistemi resmi ideolojiyi meşrulaştırma hususunda hiçbir devirde bu kadar etkili olmamıştı!

 
Etiketler: Neo-atatürkçülük, veya, işte, meydan-ı, cehalet!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
340 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
261 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
234 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
212 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
228 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
428 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
384 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
309 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1672 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
732 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
620 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
716 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
563 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
587 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
722 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
780 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
820 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
747 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
751 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
872 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
683 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
679 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
826 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
939 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1075 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
853 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
994 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1197 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
914 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
817 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
871 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1394 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
868 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
918 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
945 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
851 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
898 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
886 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
888 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
925 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
902 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
942 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
890 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1054 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
930 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
836 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
852 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1214 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
897 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
934 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1180 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1101 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1022 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
939 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
983 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
908 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1076 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1121 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
977 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
901 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1399 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1039 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
935 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1003 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1089 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1100 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
867 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1033 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1020 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1304 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1017 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1513 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1205 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1210 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1334 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1253 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
974 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1338 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1249 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1168 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1165 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1486 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1454 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1229 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1337 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1356 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1403 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1444 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1384 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1466 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1335 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1402 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1462 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1381 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1599 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1373 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1536 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1506 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1391 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1360 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1314 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1517 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2423 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1451 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1513 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1468 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1807 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1639 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1568 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2303 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1800 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1776 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2313 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1915 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1794 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1912 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1639 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2004 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1869 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1829 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1704 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1740 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1696 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2411 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1872 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2007 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2296 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2059 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2237 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2127 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2511 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2588 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2028 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2066 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1703 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2002 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1988 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1938 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1883 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1891 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2025 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1841 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2067 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1885 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2033 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1787 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2056 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1900 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2624 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
2052 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2151 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1957 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2052 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2042 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2191 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2044 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2058 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2438 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2220 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2169 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2189 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2138 Okunma.
Haber Yazılımı