Yazı Detayı
08 Kasım 2018 - Perşembe 20:50 Bu yazı 3137 kez okundu
 
Neler oluyor bize?
 
 
Neler oluyor bize?
 
Ortaokul ve lise arkadaşlıkları saf, temiz, berrak ve karşılık beklenmeyen arkadaşlıklardır. Maddenin nüfus edemediği, karşılıksız sevgiyle yoğrulan ve hiçbir sebebin bozamadığı dostlukların oluştuğu, duru ve gerçek vefanın zirve yaptığı zaman dilimidir lise yılları.
Aynı duygu sarmallarını doyasıya yaşadığımız İmam Hatip’ten arkadaşlarla ayda bir buluşup eskimeyen kardeşliklerimizin, yıpranmayan dostluklarımızın, solmayan gönüllerimizin coşkusunu tekraren paylaşarak yaşıyor ve yeniden diriliş iksirini bu birlikteliklerden alıyoruz.
Son buluşmamızda imamlık yapan bir arkadaşımın anlattıkları kanımı dondurduğu için köşeme taşıyıp sizlerle paylaşmak istedim. İmam arkadaşımız cemaatiyle kurduğu sıcak ilişki, gönül dostluğunu kâra geçirmek için sabah namazından sonra tefsir okumaya başlıyorlar.
Sabahın bereketi Kur’an’ın lezzetiyle buluşunca tadına doyum olmuyor ve her geçen gün katılım artıyor.  Sonrasına da sabah çorbasının muhabbetini katınca değmeyin keyfimize denilerek alınan tat katmerleşiyor.
Diğer cami cemaatleri de aynı dersi, lezzeti kendi camilerinde yaşamak için imamlarına başvurunca kıyamet kopuyor. Bu işi sen başlatıp keyfimizi kaçırdın, sen de bu okumayı bitir bize müracaatlar bitsin diye uyarı geliyor.  
Ne kadar boş bir ruh hali, ne kadar basite indirgenen davranış şekli değil mi?      
Gafletlerimiz, dalaletlerimiz, isyanlarımız, nisyanlarımız... Gıybetlerimiz, hasetlerimiz, kinlerimiz, nefretlerimiz... Su-i zanlarımız, çekememezliklerimiz, çelmelerimiz, arkadan dolap çevirmelerimiz... Riyalarımız, fahirlerimiz, makam düşkünlüğümüz... Şımarıklıklarımız, zulümlerimiz, haksızlıklarımız, çiğnediğimiz kul hakları...
Anlatıp yaşamadıklarımız, yaşayıp anlatmaya çekindiklerimiz... Yapmadıklarımızla övünmemiz, hak etmediğimiz iltifatlara dilbeste olmamız, başkalarının başarılarını kendimize mal etmemiz... Haram nazarlar, haram konuşmalar, haram dokunuşlar... Haram dinlemeler, haram izlemeler... Yeme, içme konusundaki rahatlıklarımız...
Kaybettiğimiz hassasiyetlerimiz, istikbal endişelerimiz, beklentilerimiz... İbadete isteksizliğimiz, zikirden, duadan kaytarmalarımız, günahlara meylimiz... Bizi takatsiz düşüren ve birer kurt gibi içimizi kemiren yaralarımız artıyor, büyüyor...
Çıkar hesapları, menfaat, para, makam/şan/şöhret önde tutulduğu için vicdanlar köreldi, şeref ve haysiyet ayağa düştü. İnsanlık sorunlarımız büyüdü... Dayanışma, kaynaşma problemlerimiz büyüdü... Korkularımız, tutkularımız, karakter çatışmalarımız, üslup farklılıklarımız, duygularımızın bozulan kimyası, heyecan yorgunluklarımız arttı… 
Onuru, güveni, beklentisi, sevgi ve hoşgörüsü kalmayan insanlar,  itilmiş, bastırılmış, örselenmiş veya daha farklı şekillerde doğallıklarını kaybetmiş duygu ve düşünceli insanlar kendileriyle birlikte başkalarını da yok ederler. Zira haset, kin ve nefret büyütmektedirler…
Farkında değiliz ama toplumun ruh hali alarm veriyor... Müthiş bir kayıkçı kavgasıdır sürüyor. Bizlere bir şeyler oluyor…
Analitik düşüncenin iflas ettiği, insanların olan menfaat mahkûmiyetine duçar olduğu bir zaman diliminde sabretmeyen, şükretmeyen ve de vurdumduymaz Müslümanlar haline getirildik, getirilmeye de devam ediyoruz.
Bizi içimizden vuranlar, temel değerlerimizle oynayanlar, üç kuruşluk dünya ve koltuk menfaatleri için imanından taviz verenler toplumda itibar görür oldu.
Özü ile sözü bir, imanı kâmil, nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmeyenler, dava adamları toplumun yabancıları, garibanları oldu. 
Masa başı stratejileriyle, ayrıştırılan safların arasına doldurulmaya çalışılan yığınlar şehvet/şöhret/menfaat putlarını kıramayarak nefislerinin pazarında kaybolup  insan” olduklarını unutur oldular.
Bireysel duygu, düşünce, vicdan ve muhakemeden uzaklaştıkça insanlar sürü içgüdüsüyle hareket ediyor. Asmak, kesmek, yargısız infaz haklarını kendilerinde buldukça ve de kaybedecek bireysel bir şeyleri olmadıkça şiddet dolu günleri geride bırakmaya devam ediyoruz.
Tüm bunlar toplumda vicdanın tamamen kapandığını, hâkimiyetin nefsin eline geçtiğini gösteriyor. Bu insanlar dini ve Allah korkusunu yaşamadıkları için bu hale gelmişler ve manen insanlıktan çıkmışlardır.
Vicdanı körelen insan tamamen nefsinin elinde oyuncak haline gelir. Nefsi ne derse, ne emrederse hemen yerine getirir. Hiçbir sınırlayıcı, engelleyici güç tanımaz. Çıkarları gerektirdiğinde adam öldürmeyi dahi göze alabilir. Her gün gazete sayfalarında bu tür sayısız habere rastlanabiliyoruz.
Atılan her adımın, dilden çıkan her kelimenin, harcanan her saniyenin, ömürden geçen her günün hesabının verileceğini biliyor muyuz?
İslam ahlakının yaşandığı ortam herkesin “en güzel” tavra özendiği, bunu yapmaya gayret ettiği bir ortamdır. Herkesin en güzelin arayışında olduğu bir ortamda doğal olarak huzur, sükûnet ve güzellik hâkim olur. Sinirlenme, öfkelenme, kavga, gürültü, tartışma ve benzeri kötü ahlak özelliklerinin hiçbiri görülmez.
Sevgi, saygı bütün hastalıkların ilacıdır. İslam’ın kelime manası da barıştır, sevgidir…
 
Etiketler: Neler, oluyor, bize?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
3177 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
3028 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2685 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2749 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2934 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
3220 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
3009 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2940 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2809 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2851 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2910 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3668 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2680 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3622 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2881 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4337 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
3088 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
3065 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
3088 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2908 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2833 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
3272 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
3130 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2713 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2993 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
3125 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4725 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3299 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2957 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3410 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3232 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
3011 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
3021 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3344 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2871 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4846 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2839 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3859 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2580 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3412 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
3054 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2631 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
3092 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
3034 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2465 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2511 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2570 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2842 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2489 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3509 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2956 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
3152 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3289 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3501 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2769 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
1074 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3269 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2727 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3217 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3539 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3474 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2690 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3479 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3294 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3489 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
3157 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2944 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
3019 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3553 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3432 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3257 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3497 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
3040 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2594 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2305 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3471 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1793 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3613 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3431 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3662 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
3083 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
5234 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
3045 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2961 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
3058 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2680 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4612 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2644 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2827 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2522 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2788 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2869 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2592 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2464 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2955 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2985 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2622 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3588 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2535 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2996 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
3165 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2634 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2996 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2570 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2734 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2460 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
3283 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2279 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
2214 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
3008 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2793 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2833 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
3191 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
3071 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2929 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2925 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2727 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
2262 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2991 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2820 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2434 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2776 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2810 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2980 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2955 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
3142 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2978 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
3018 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2864 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2711 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2807 Okunma.
Haber Yazılımı