Yazı Detayı
29 Mart 2018 - Perşembe 21:50 Bu yazı 2392 kez okundu
 
Mihrabın önünde cennet arayanlar
Akif BEDİR
 
 
Hz. Ömer hilafeti zamanında kölesiyle beraber Kudüs’e gitmektedir.  Hz. Ömer’in bir deveden başka bineği yoktu. Muğire adlı bir kölesi vardı. Deveye nöbetleşe biniyorlardı. Allah’ın hikmeti tam Kudüs’e girecekleri vakit deveye binme nöbeti Muğire’ye gelmişti. Muğire, Hz. Ömer’e:
- Efendim, sıra bana geldi ama Kudüs'e yaklaştık. Benim deve üstünde, sizin yaya olmanız doğru olmaz. Şehre girerken devenin üzerinde siz olunuz, dedi.
Hz Ömer (r.a.) itiraz etti:
- Biz Müslümanız. Ben her ne kadar halife isem de, seninle benim aramda Allah indinde hiç bir fark yoktur. Sıra senindir, deveye sen bineceksin, dedi.
-Bugün Kudüs’ün bütün eşrafı zat-ı alinizi karşılayacaklardır. Onlar atlı, siz ise halife olduğunuz halde yaya yürüyeceksiniz. Bu hiç münasip değildir. Lütfediniz de istirhamımızı reddetmeyiniz, dediler. Hz. Ömer bu sözlerden müteessir oldu ve şöyle cevap verdi:
-Bize, ihsan olunan bu saadet ve bu devlet kime nasip olmuştur ki, Cenab-ı Hakk İslam dininin tacını başımıza koydu, şeriat-ı Ahmediye gömleğini de sırtımıza giydirdi. Kelime-i tevhidi bize söyletti. Kur’an-ı Kerimle kalbimizi nurlandırdı. Ne acayiptir ki,  hâlâ İslam’ın kadrini anlamamışsınız. Yalnız Rasul-i Ekrem’in ümmeti olma şerefi size yetmez mi?
Hz. Ömer’in bu sözlerine cevap verilemedi.
Nihayet köle deve sırtında, Hz. Ömer yaya olarak devenin yularını tutmuş vaziyette, Kudüs'e girdiler.
Kudüslü bütün Hristiyanlar büyük halifeyi karşılamak ve ona şehrin anahtarını sunmak için şehir dışında onu bekliyorlardı. Devenin üstündeki zatı halife zannederek, ona hürmet göstermek istedilerse de köle, kendisinin değil devenin yularını tutan ve yaya olan zatın halife olduğunu söyledi. Bütün papazlar hayret ettiler. Nasıl olur da, düşmanlarını titreten Halife Ömer, bir kölenin hayvanının yularını tutarak gelirdi. Üstelik de kendisi yaya olarak.
Bunun sebebini sorduklarında şöyle dedi:
- Biz Müslümanlar arasında halife ile köle Allah indinde birdir. Üstünlük sadece Allah’a bağlılıktadır. Bir tane devemiz olduğu için nöbetleşe biniyorduk. Kudüs’e yaklaşırken sıra ona gelmişti. Onun için o bindi. Bunda anormal olacak bir şey yok.
Bu durumu gören Hristiyanların birçoğu daha fazla dayanamayıp Müslüman oldular.
Hazreti Ömer böylece Kudüs şehrini teslim aldı.
***
Cuma namazı için ulu camiye gitmeye karar verdik. Bir birkaç arkadaş hem ruhumuzu dinlendirmek hem de vaaz dinleyip ruhumuzu doyurmak için bir saat öncesinden camideki yerimizi aldık.
Fakat camide yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu daha girişte anlamıştık. Mihrabın önü sivil jandarmalar tarafından istila edilmiş, kimsenin geçmesine izin verilmiyordu.
Vakit biraz daha ilerlediğinde bir grup daha milleti yararak ön safa kadar ilerledi, öndeki zatlarla kulaktan kulağa fısıldaşıp arkaya doğru ikişerli kendilerine yer açmaya başladılar. Kapı doğrultusunda oturan insanları yerlerinden kaldırıp, kendileri oturuyordu.
Cemaatin hem laflarıyla hem de beden diliyle gösterdiği tepkiye aldırış edilmiyordu. Cemaatte çok ciddi bir rahatsızlık uyandıran bu durumun sebebi ezan okunurken ortaya çıktı.
Kapıdan en ön safa kadar ip gibi uzanan bir sütün oluşturan zatlar ayaklandı ve çalımlı bir eda ile bir bakan, milletvekilleri ve büyükşehir belediye başkanı milleti yara yara en ön safa kadar yürüyüp camide kendileri için oluşturulan protokole oturdular.
Yüzlerindeki tebessümün altında yatan kibir caminin manevi iklimini bozmuş, cemaatin ruh halini rahatsız etmişti. Bunlar bir ismin gölgesi altında var olabilen ve varlıklarını borçlu oldukları isme ve anlayışa ihanet eden tiplerdi.
Oysa Resul-i Ekrem’in meclisinde insanlara eziyet vermek, onların huzurunu bozacak veya dikkatlerini dağıtacak tarzda aralarından geçmek edep dışıydı. Sahibiler mevki ve makamları, Efendimiz’e yakınlıkları ve yaşları ne olursa buldukları yere otururlardı.
Oysa camiler kardeşlik ruhunu uyandıran ve pekiştiren bir müesseseydi. Zengin ile fakiri, öğretmen ile öğrenciyi, âlim ile cahili, başkan ile işçiyi, vali ile memuru, vekil ile asili protokolsüz bir araya getiren müesseselerdi. Cami kan renk soy sop veya herhangi bir meziyet veya farklı bir unvan tanımayan, hayatımızın manevi mimarlarıydı.
Hz. Ömer’i farklı kılan imanı, adaleti, idarecilik anlayışıydı. Bu yüzden dünyada cennetle müjdelenenlerdendi. Mihrabın önünde cennet arayanlardan olmadığı için hazretti, Ömer’di.
Gerisi laf-ı güzaf…
 
Etiketler: Mihrabın, önünde, cennet, arayanlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2883 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2768 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2510 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2489 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2755 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2855 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2790 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2759 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2513 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2615 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2666 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3443 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2505 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3436 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2699 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4031 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2852 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2884 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2834 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2712 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2667 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2903 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2888 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2549 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2796 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2945 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4563 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3111 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2808 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3217 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3019 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2858 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2830 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3085 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2680 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4668 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2683 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3695 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2399 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3213 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2705 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2456 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2899 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2822 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2302 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2350 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2422 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2704 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2321 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3350 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2772 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2867 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3010 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3315 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2481 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
937 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3036 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2468 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3040 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3358 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3193 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2501 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3249 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3127 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3257 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
2987 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2734 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2851 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3291 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3080 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3079 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3277 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2757 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2415 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2909 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2178 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3208 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1587 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3302 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3287 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3465 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2914 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4930 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2884 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2772 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2842 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2542 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4315 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2341 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2649 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2347 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2552 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2614 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2303 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2214 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2706 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2742 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2449 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3275 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2397 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2829 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
2993 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2321 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2828 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2550 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2311 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
2996 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2137 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
1869 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2827 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2619 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2672 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2961 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2811 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2723 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2724 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2519 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
2056 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2793 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2596 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2157 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2565 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2597 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2773 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2737 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2876 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2732 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2790 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2643 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2480 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2618 Okunma.
Haber Yazılımı