Yazı Detayı
29 Mart 2018 - Perşembe 21:50 Bu yazı 2543 kez okundu
 
Mihrabın önünde cennet arayanlar
 
 
Hz. Ömer hilafeti zamanında kölesiyle beraber Kudüs’e gitmektedir.  Hz. Ömer’in bir deveden başka bineği yoktu. Muğire adlı bir kölesi vardı. Deveye nöbetleşe biniyorlardı. Allah’ın hikmeti tam Kudüs’e girecekleri vakit deveye binme nöbeti Muğire’ye gelmişti. Muğire, Hz. Ömer’e:
- Efendim, sıra bana geldi ama Kudüs'e yaklaştık. Benim deve üstünde, sizin yaya olmanız doğru olmaz. Şehre girerken devenin üzerinde siz olunuz, dedi.
Hz Ömer (r.a.) itiraz etti:
- Biz Müslümanız. Ben her ne kadar halife isem de, seninle benim aramda Allah indinde hiç bir fark yoktur. Sıra senindir, deveye sen bineceksin, dedi.
-Bugün Kudüs’ün bütün eşrafı zat-ı alinizi karşılayacaklardır. Onlar atlı, siz ise halife olduğunuz halde yaya yürüyeceksiniz. Bu hiç münasip değildir. Lütfediniz de istirhamımızı reddetmeyiniz, dediler. Hz. Ömer bu sözlerden müteessir oldu ve şöyle cevap verdi:
-Bize, ihsan olunan bu saadet ve bu devlet kime nasip olmuştur ki, Cenab-ı Hakk İslam dininin tacını başımıza koydu, şeriat-ı Ahmediye gömleğini de sırtımıza giydirdi. Kelime-i tevhidi bize söyletti. Kur’an-ı Kerimle kalbimizi nurlandırdı. Ne acayiptir ki,  hâlâ İslam’ın kadrini anlamamışsınız. Yalnız Rasul-i Ekrem’in ümmeti olma şerefi size yetmez mi?
Hz. Ömer’in bu sözlerine cevap verilemedi.
Nihayet köle deve sırtında, Hz. Ömer yaya olarak devenin yularını tutmuş vaziyette, Kudüs'e girdiler.
Kudüslü bütün Hristiyanlar büyük halifeyi karşılamak ve ona şehrin anahtarını sunmak için şehir dışında onu bekliyorlardı. Devenin üstündeki zatı halife zannederek, ona hürmet göstermek istedilerse de köle, kendisinin değil devenin yularını tutan ve yaya olan zatın halife olduğunu söyledi. Bütün papazlar hayret ettiler. Nasıl olur da, düşmanlarını titreten Halife Ömer, bir kölenin hayvanının yularını tutarak gelirdi. Üstelik de kendisi yaya olarak.
Bunun sebebini sorduklarında şöyle dedi:
- Biz Müslümanlar arasında halife ile köle Allah indinde birdir. Üstünlük sadece Allah’a bağlılıktadır. Bir tane devemiz olduğu için nöbetleşe biniyorduk. Kudüs’e yaklaşırken sıra ona gelmişti. Onun için o bindi. Bunda anormal olacak bir şey yok.
Bu durumu gören Hristiyanların birçoğu daha fazla dayanamayıp Müslüman oldular.
Hazreti Ömer böylece Kudüs şehrini teslim aldı.
***
Cuma namazı için ulu camiye gitmeye karar verdik. Bir birkaç arkadaş hem ruhumuzu dinlendirmek hem de vaaz dinleyip ruhumuzu doyurmak için bir saat öncesinden camideki yerimizi aldık.
Fakat camide yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu daha girişte anlamıştık. Mihrabın önü sivil jandarmalar tarafından istila edilmiş, kimsenin geçmesine izin verilmiyordu.
Vakit biraz daha ilerlediğinde bir grup daha milleti yararak ön safa kadar ilerledi, öndeki zatlarla kulaktan kulağa fısıldaşıp arkaya doğru ikişerli kendilerine yer açmaya başladılar. Kapı doğrultusunda oturan insanları yerlerinden kaldırıp, kendileri oturuyordu.
Cemaatin hem laflarıyla hem de beden diliyle gösterdiği tepkiye aldırış edilmiyordu. Cemaatte çok ciddi bir rahatsızlık uyandıran bu durumun sebebi ezan okunurken ortaya çıktı.
Kapıdan en ön safa kadar ip gibi uzanan bir sütün oluşturan zatlar ayaklandı ve çalımlı bir eda ile bir bakan, milletvekilleri ve büyükşehir belediye başkanı milleti yara yara en ön safa kadar yürüyüp camide kendileri için oluşturulan protokole oturdular.
Yüzlerindeki tebessümün altında yatan kibir caminin manevi iklimini bozmuş, cemaatin ruh halini rahatsız etmişti. Bunlar bir ismin gölgesi altında var olabilen ve varlıklarını borçlu oldukları isme ve anlayışa ihanet eden tiplerdi.
Oysa Resul-i Ekrem’in meclisinde insanlara eziyet vermek, onların huzurunu bozacak veya dikkatlerini dağıtacak tarzda aralarından geçmek edep dışıydı. Sahibiler mevki ve makamları, Efendimiz’e yakınlıkları ve yaşları ne olursa buldukları yere otururlardı.
Oysa camiler kardeşlik ruhunu uyandıran ve pekiştiren bir müesseseydi. Zengin ile fakiri, öğretmen ile öğrenciyi, âlim ile cahili, başkan ile işçiyi, vali ile memuru, vekil ile asili protokolsüz bir araya getiren müesseselerdi. Cami kan renk soy sop veya herhangi bir meziyet veya farklı bir unvan tanımayan, hayatımızın manevi mimarlarıydı.
Hz. Ömer’i farklı kılan imanı, adaleti, idarecilik anlayışıydı. Bu yüzden dünyada cennetle müjdelenenlerdendi. Mihrabın önünde cennet arayanlardan olmadığı için hazretti, Ömer’di.
Gerisi laf-ı güzaf…
 
Etiketler: Mihrabın, önünde, cennet, arayanlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
3139 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2991 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2658 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2727 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2908 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
3170 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2968 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2918 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2743 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2817 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2882 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3626 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2648 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3591 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2851 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4303 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
3056 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
3033 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
3054 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2868 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2813 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
3232 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
3101 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2697 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2966 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
3077 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4700 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3267 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2936 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3389 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3204 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2977 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2982 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3299 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2837 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4819 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2816 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3832 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2562 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3380 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
3004 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2621 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
3045 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2970 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2436 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2475 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2540 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2810 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2472 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3476 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2929 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
3114 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3244 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3471 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2732 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
1042 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3227 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2693 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3175 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3505 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3435 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2648 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3445 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3278 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3463 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
3131 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2923 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2996 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3517 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3393 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3214 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3462 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
3009 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2560 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
3100 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2291 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3431 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1771 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3583 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3404 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3633 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
3061 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
5205 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
3024 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2924 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
3014 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2650 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4574 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2615 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2807 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2495 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2758 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2806 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2559 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2428 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2929 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2939 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2591 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3518 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2514 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2961 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
3121 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2607 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2959 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2710 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2439 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
3254 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2262 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
2177 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2971 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2770 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2806 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
3153 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
3042 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2886 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2883 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2686 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
2224 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2963 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2799 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2405 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2740 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2759 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2950 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2930 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
3100 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2948 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2982 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2827 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2661 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2769 Okunma.
Haber Yazılımı