Yazı Detayı
25 Aralık 2019 - Çarşamba 15:05 Bu yazı 3089 kez okundu
 
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
 
 

Türkiye’de çalışma hayatındaki kadın sayısı her geçen gün artmakta. Kadınların eğitim düzeyi yükseldikçe ve hükümetin çalışan kadınlar için destek uygulamaları arttıkça işgücüne katılım oranları giderek arttı.

Son zamanlarda çıkarılan kanunlar, alınan kararlarla “çalışan kadınlara” ilave ödemeler yapılması, çalışma şartlarını kolaylaştırılma çabaları cemiyetin temeli olan aile müessesesini ciddi manada sarsmakta.

Çağdaş, medeni diye peşinden koştuğumuz Avrupa İslam Dünyasının kadınlarına çalışma ve kariyer teşvikinde bulunurken kendi ülkelerinde kadınları evlerine dönmeye ve çocuk doğurmaya teşvik ediyor.

AB yetkilileri sürekli kadın istihdamını artırmamızı bizden isterken kendileri evinde çocuğuna bakan kadınlara maaş bağlayarak kadınlarına evlerini cazip göstermeye çalışıyorlar. Bizim yetkililerimiz ise kadınların çalışma alanlarında daha fazla yer almalarıyla övünüyorlar.

Kadınları yuvasından çıkarmak için önüne sürekli bir şeyler serip, yeni vaatlerle anneliği horlayarak, bilinçsizce aile yapısının bozulmasına gayret gösteriyorlar.

Modern köleliğin adına ekonomik özgürlük diyerek kadınları çalışma hayatına bu kadar dâhil ettikten sonra kadın fıtratını bozdular, evlilikler bozuldu, aileler daha kolay dağılmaya başladı.

Çoğunlukla eşine güler yüz gösteremeyecek kadar yorgun, çocuklarıyla yeterince ilgilenemeyecek, onların küçük dünyalarında büyük yaralar açacak kadar vakti dar olan kadınlarımız “eş”likten koparak her geçen gün aileden soyutlanıyorlar.

Çalışan ve paralı olarak evde “güçlü kadın” zırhına büründüğünü sanan kadınlarımız gitgide yuvalarından, “ana”lıktan kopuyorlar.

Çalışma ortamında beden ve zihin gücünü başarı kaygısıyla bir şirketin veya bir şahsın emrine amade kılan bir kadından evinin sahibi olması beklenemez.

Gününün ve gücünün önemli bir kısmını patronuna ya da amirine bağışlayan bir kadından sağlıklı bir neslin yetişmesini beklemek de pek mümkün değildir.

Kadına yardım, kadınlarımızı Kapitalizmin kölesi yapmaya yönelik projeler kapsamında olmamalı, öncelikler ve hedefler toplum yapısına ve vicdanına uygun olmalıdır.

Toplumda paralı, yalnız ve mutsuz kadın sayısı her gün artıyor. Para ve mevki kadının yaratılış ihtiyacı olan bağlılık, analık ve aile olma ihtiyacını gideremez, gideremiyor.

Kadın, akıldan ziyade kalp, mantıktan ziyade duygu ve his, uzaklıktan ziyade yakınlık ve sıcaklık, sevgi ve sahiplenmenin mizacına şekil verdiği bir emanettir.

Kadın özgür olduğunda değil, aile olduğunda mutludur. Evliliği nefislerimizin sessizliğe gömüldüğü bir limana çeviren dalga kırandır kadın.

Ailelerin ve toplumun huzuru açısından kadınların çalışması meselesi çok iyi düşünülüp, analiz edilmelidir. Kadınları kayıtsız şartsız çalışmaya teşvik etmek yerine iktisatlı, kanaatkâr ve yuva sever olmaya teşvik etmek daha mantıklı ve faydalı olandır.

“Güçlü Kadın Güçlü Türkiye” sloganı kullanarak sürekli bir kadın istihdamından, kadınların çalışma hayatına daha çok girmesinden bahsedenlerin toplumun geleceği, ailelerinin huzuru için evlerinde çalıştıkları halde çalışmayan kadın gibi statüye sokulan kadınlar için de bir açılım getirmelerini bekliyor ve istiyoruz.

Çalışmayan kadınlarımıza neden el uzatılmıyor? Anneler/annelik neden hep yok sayılıyor, dışlanıyor? Anneler, çocuklarına bakan, toplumun ve ülkenin geleceği için onları özenle yetiştiren, annelik yaparak çalışan kadınlar değil mi?

Ev işlerini, temizliğinden bulaşığına, yemeğinden çamaşırına, gece gündüz demeden, mesai tanımadan çalışan kadınlara neden hiç değer verilmiyor?

Paramız varsa, doğrudan annelere verelim, anneliği teşvik edelim. Hz. Ömer (ra) halife iken bütün anneleri maaşa bağlamıştı.

Bütün anneleri maaşa bağlayalım. Mesela evlilik müessesini 25 yıldır sürdüren, annelik yapan bir hanıma “emekli maaşı” bağlayın. Zira o kadın 25 yıl annelik ve ev hanımlığı yaparak, ağır mesai sarf ederek cemiyetin huzuruna ve ülkenin geleceğine muazzam katkı sunmuştur.

Anneyi çalışmaya teşvik etmek yerine, evde kalmaya teşvik edin. Anne yuvasıyla, çocuklarıyla ilgilensin. Kocası yorgun argın işten geldiğinde o evde huzur bulsun.

Kadınlar aile kurumunun teminatıdırlar, onlar olmadan ne sağlıklı aile ne de toplum olur. Onları, kapitalist dünyanın köleliğine göndermektense evlerinin efendisi olmaları için teşvik ederek hem kendilerinin hem de tüm toplumun kazançlı çıkması sağlanabilir.

Kadınlar can kattıkları yavrularını keyifle büyütebilmeli, erkeğinin kazancını afiyetle ama şükrederek yiyebilmelidir. Patronlarının, müşterilerinin, işlerinin köleleri olacaklarına evlerinin hem kölesi hem de kraliçesi olmalıdırlar.

AB’nin isteklerine göre değil, dinimize, milli ve manevi değerlerimize göre meseleleri değerlendirip, kendimize yol çizmeliyiz.

Cenneti anaların ayağı altına seren ilahi ses rehberimiz olmalıdır.

 
Etiketler: Maaşlı, köle, mi,, maaşsız, kraliçe, mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
3177 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
3028 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2685 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2749 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2934 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
3220 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
3009 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2940 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2809 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2851 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2910 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3668 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2680 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3622 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2881 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4338 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
3089 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
3065 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2908 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2833 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
3272 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
3130 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2713 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2993 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
3125 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4725 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3299 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2957 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3410 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3232 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
3011 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
3021 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3344 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2871 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4846 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2839 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3859 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2580 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3412 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
3054 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2631 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
3092 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
3034 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2465 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2511 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2570 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2842 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2489 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3510 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2956 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
3152 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3289 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3501 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2770 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
1075 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3270 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2727 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3217 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3539 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3474 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2690 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3480 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3295 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3489 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
3157 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2944 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
3019 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3553 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3433 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3258 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3498 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
3040 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2595 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
3137 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2306 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3471 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1793 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3613 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3431 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3662 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
3084 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
5235 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
3045 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2961 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
3059 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2680 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4612 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2644 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2827 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2522 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2788 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2869 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2592 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2464 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2955 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2985 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2622 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3589 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2536 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2996 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
3165 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2634 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2996 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2570 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2734 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2460 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
3284 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2279 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
2214 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
3008 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2793 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2833 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
3191 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
3071 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2929 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2925 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2727 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
2263 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2991 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2820 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2434 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2776 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2810 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2981 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2955 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
3142 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2978 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
3018 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2864 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2711 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2807 Okunma.
Haber Yazılımı