Yazı Detayı
05 Haziran 2018 - Salı 19:23 Bu yazı 1997 kez okundu
 
Kudüs’ü konuşmak...
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Son yıllarda Türkiye’de bilgi arkaplanı olmayan bir Kudüs edebiyatı üretildi. Kudüs bizim için yeni bir keşif olamaz.

Tarihimizin Kudüs’ünü bilmeden, İslâm tarihinde Türklerin rolünü dikkate almadan işi hamasete boğmakla, edebiyata bulamakla bir yere varılamaz. Hayali değil, gerçek Kudüs üzerinden konuşmamız gerekiyor. Bugünün Kudüs gerçeğini görmezden gelerek, tarih yok sayılarak bu yapılamaz.

Malazgirt zaferinden bir yıl önce Uvak oğlu Atsız Kudüs’ü Fatımilerden aldı... Yani Selçuklular Anadolu’dan önce Kudüs’ü aldılar. İslâm dünyasının dönemi için âcil bir meselesi yüzünden. Mısır Fatimileri Abbasi hilafeti için tehlike teşkil ediyordu. Selçuklular Fatımileri Kudüs’ten uzaklaştırdılar.

Ondan 10 yıl önce Tuğrul Bey Abbasi hilafetini yok etmek üzere olan Büveyhileri mağlub ederek Bağdat’a girmişti. Halife Kaim Biemrillah Tuğrul beyi “dünya sultanı” olarak ilân etti. Bu bir dönüm noktası...

Türkler tarihin bir anında İslâm tarihini yazmak için adeta davet edildiler. Doğu ve kuzeyden, batıya ve güneye doğru hareket eden Selçuk Bey Cend’e yerleşti, müslüman oldu ve kabilesini de müslüman yaptı. Onun oğulları Çağrı ve Tuğrul beyler babalarının adıyla anılan devleti kurdular ve Horasan ve İran’ı kontrol altına aldılar, yayılma sahalarını batıya doğru genişlettiler. Tarihî kader onlara İslâm tarihinin kritik bir anında ağır bir yük yükledi. İslâm dünyasının devlet/otorite sorumluluğu onların boynundaydı.

Şunu aklımızın bir köşesinde tutmadan bugünü anlayamayız: İslâm dünyası 20. yüzyıla kadar Türk hanedanlı devletlerle gerçek anlamda bir barış dönemi yaşadı. Hindistan, Türkistan, İran, Türkiye, Mısır...Bu ülkelerdeki Türk hanedanlı devletler yönettikler ülkelerin halklarını barış içinde bir arada yaşattılar.

Malazgirt zaferinden sonra Selçuklular beş yıl içinde İstanbul’un burnunun dibine kadar geldiler: Anadolu Selçuklu devletinin başkenti İznik oldu. Asıl hedefin İstanbul olduğu bu kadar açık ifade edilebilir. Selçuklu ilerleyişi Avrupa’nın haçlı seferlerine bahane teşkil etti. Hedef Kudüs gibi görünmekle beraber, esas yapılmak istenen bir hıristiyan yurdu olarak kabul edilen ve o zamana kadar müslümanlar tarafından fethedilemeyen Anadolu’yu kurtarmaktı.

Haçlılar Anadolu’yu ele geçiremediler, Selçuklu ordusundan kurtulan kılıç artıkları Kudüs’e ulaştı. Kudüs’te 90 yıllık bir haçlı işgali var. Bu işgali ortadan kaldırmak yerleşik halkın, hadi diyelim arapların meselesi olmadı. Bölgedeki Selçuklu atabeyi Mahmud Zengi, bunu büyük ve ulvî bir gaye olarak üstlendi. Bunun hem maddi hem manevi altyapısını oluşturmaya hayatını adadı. Kudüs’ü Haçlılardan kurtaran “Şarkın en sevgili sultanı” Selahaddin’i de o yetiştirdi. Kudüs’ün kurtuluşunun ikinci merhalesi, Kudüs’ün güvenliğini tehdit eden Filistin’deki haçlı kontluklarını ortadan kaldıran da büyük Memluk sultanı Baybars’tır.

Müslüman dünyayı son defa büyük bir birlik haline getiren Yavuz Sultan Selim, Kahire seferine giderken Kudüs’e uğradı, şehrin tarihi yerlerini dolaştı, Mescid-i Aksa’da şükür namazı kılıp yoluna devam etti: Kudüs emniyetteydi. Ridaniye zaferinden, yani Memluk devleti ortadan kalktıktan sonra Hicaz emiri Sultan Selim’e Mekke ve Medine’nin anahtarlarını sundu. Böylece islâmın üç mukaddes beldesinin emaneti Osmanlının boynuna bindi ve bu beldelerin güvenliğini temini vazife bildiler. Hakimülharemeyn değil, hadimülharameyn olmayı tercih ettiler. Yani iki haremin sahibi değil, koruyucusu...

Dört asırlık Osmanlı yönetiminde Kudüs barış içindeydi. Siyonizmin 19. yüzyıl sonunda Kudüs merkezli bir devlet kurma hamlesi 2. Abdülhamid tarafından engellendi. Bu Abdülhamid’e karşı yürütülen yıkıcı faaliyetlerin fitilini ateşledi. Osmanlı sonuna kadar Filistin’e Yahudi göçüne izin vermedi. Osmanlı devleti yıkılmadan böyle bir değişim olamazdı, 1. Dünya Savaşı bu fırsatı meydana getirdi.

Osmanlılar Kudüs’ü İngilizlere karşı savunmak için neden tedbir almadı, yahud direnmedi? Kudüs’ün savunması orada yerleşik halkın desteği olmadan mümkün olamazdı. el-Fetih’in başlangıçta Osmanlıları Filistin’den çıkarmak için kurulduğunu unutmayalım. 

Osmanlı ordusu Medine müdafaasını kime karşı yaptı? İngilizler arkaplandaydı. Önde NaŞerif Hüseyin’in çapulcuları vardı.

Kudüs’ü savunsaydık kime karşı savunacaktık?

Şu gerçekleri bilmeden mesele tam anlaşılmaz: Kudüs’te Yahudi yerleşimi Osmanlıya isyan eden Hüseyin’in tasvibi ile oldu. Yahudi devletinin oluşumunda da Hüseyin’in oğlu Abdullah’ın (Ürdün emiri) tasvibi dikkatten uzak tutulmamalı. Filistin meselesinin çözümsüzlüğünü dışarıda aramak bizi meseleyi kendi gerçekliği içinde kavramaktan yoksun kılar. Her aşamada Siyonizmin ve arkaplanındaki emperyalist güçleri “müslüman” işbirlikçileri oldu.

İşin esası şu: Osmanlı devletinden sonra dünya siyasetinde müsmanları temsil eden bir otorite, bir devlet kalmadı. Denilecek ki, “20’den fazla Arap devleti var, başka müslüman ülkeler var.” Bir otoriteyi devlet olarak tanımlamak onun dünya siyasetinde varlık göstermesi için yetmiyor. Türkiye kendi kabuğuna çekilmek zorunda kaldı. Kudüs meselesi halkın gündeminde olduğu zamanlar, devletin gündeminde değildi.

Türkiye dini sebeplerle olduğu kadar tarihî sebeplerle de Kudüs meselesinden uzak kalamaz. Kudüs meselesi yine Türkiye’nin boynundadır. Fakat bunu hamasete boğmak, daha önce Arap devletlerinin yaptığını yapmaktan öteye bir sonuç vermez. Olayları önceden kestirmek, strateji üretmek yerine ortaya çıktıklarında bağırıp çağırmak, toplanıp sonuçsuz kararlar almak problem çözmeye hizmet etmez. Arap Birliği’nin arşivleri Kudüs’le ilgili belagat dolu beyanatlarla doludur!

Biz sonuca bakalım. 1947’de İngilizler çekilirken Birleşmiş Milletler iki devletli Filistin kararı aldı. Arap dünyası şiddetle reddetti. Şimdi hangi noktadayız? İki devletli çözümü kabul ettirecek durumda mıyız? Bu arada köprünün altından çok sular aktı. Filistin’in durumu ortada. Eğer müslüman dünyadan işbirlikçileri olmasa, ABD Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyabilir miydi?

İsrail’e, ABD’ye sövmenin âlemi yok, işbirlikçileri deşifre edip onlara karşı olan tavrımızı apaçık ortaya koymalıyız. Bir asırdır Arap kralları, diktatörleri Kudüs konusunda emperyalistlerle işbirliğinin rantını devşiriyorlar. İsrail’in varlığı, onların iktidarı için elzem!

 
Etiketler: Kudüs’ü, konuşmak...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
546 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
414 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
344 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
306 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
340 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
538 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
490 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
530 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1808 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
834 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
735 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
820 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
670 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
690 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
896 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
889 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
928 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
902 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
909 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
984 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
786 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
785 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
939 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
1053 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1192 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
966 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
1098 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1322 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
1019 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
917 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
981 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1493 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
976 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
1024 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
1046 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
960 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
1000 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
1019 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
995 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
1027 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
1013 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
1050 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
1017 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1150 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
1039 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
935 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
1064 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1325 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
998 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
1047 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1284 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1205 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1125 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
1055 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
1086 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
1014 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1204 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1220 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
1072 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
997 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1553 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1155 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
1042 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1105 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1264 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1212 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
973 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1138 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1119 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1427 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1124 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1613 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1345 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1314 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1434 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1365 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
1067 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1476 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1399 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1293 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1257 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1587 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1560 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1331 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1441 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1463 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1493 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1547 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1490 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1586 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1496 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1524 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1567 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1486 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1766 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1476 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1710 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1616 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1499 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1435 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1409 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1620 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2545 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1533 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1618 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1577 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1926 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1738 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1667 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2386 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1885 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1877 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2415 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
2059 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1896 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
2031 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1750 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2139 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1979 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1800 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1858 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1797 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2516 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
2014 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2140 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2405 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2162 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2402 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2220 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2671 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2734 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2153 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2306 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1816 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2134 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
2133 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
2043 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1981 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
2004 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2120 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1924 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2228 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
2030 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2133 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1912 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2170 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
2002 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2759 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
2161 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2270 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
2066 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
2171 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2166 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2168 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2292 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2145 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2149 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2547 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2335 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2316 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2366 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2267 Okunma.
Haber Yazılımı