Yazı Detayı
25 Nisan 2018 - Çarşamba 22:57 Bu yazı 2511 kez okundu
 
Kaleme Ant Olsun!
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

“Kaleme ve yazdıklarına ant olsun” diye başlar Kur’an-ı Kerim’de Kalem suresi. Tefsir usulü ilminde “kasem / yemin / ant“ konusuna baktığımız zaman, üzerine yemin edilen her bir şey Rabbi Rahman nazarında büyük öneme sahiptir. Üzerine kasem edilmişse eğer ehemmiyeti dikkatlerden kaçmamalıdır.

Çünkü kalem hafızadır. Bilginin, ilmin ve tekniğin muhafızıdır. Sözün, kelâma aktarılıp kayda girmesidir. Ayrıca yazılanın, yazanın lehine veya aleyhine olabilecek uhdesi de dikkatlerden kaçmayacak kadar mühimdir. Kalem Hakk’ı yazarsa sahibinin lehinedir. Ama batıla kalemşorlük yaparsa işte bu aleyhine döner ki bu da nahoş bir nihayet olur. Çünkü yazılanlar, kalemi tutan elin şahitleridir.

Kalem tutan elin ve onu mürekkeple renklendiren fikrin kimliği bellidir. Ya hakkın rızasına uygun mürekkeple estetik ruh alır ya da batılın sisli ve kirli dünyasında kendi kendisine ve akıbetine çıkmaz lekeler sürdürür. Sen muhafaza eyle Ya Rabbi…

“Kalemle yazmayı öğreten” Rabbimiz, kalemle bizlere bir simgeleme yapmaktadır. Simgeden maksadımız ilmin ve bilginin işaret edilmesi ve bu ikisiyle de tekniğin ve hikmetin kapılarını aşındırmayı bizlere öğretmesidir.

Şimdi aslolan şudur kanaatimce: Kalem erbabı düz olmalıdır. Elindeki kalemine yaratanın yemin ettiğini unutmamalıdır. Mürekkep izleri daima okuyucusunu Hâk kapısına ulaştırmalıdır. Mürekkebinin rengi “sıbğatullah” olmalıdır. Ve hakeza kalem tutan ellerin bilek sesleri irfan ve marifetin terennümünde meşk etmelidir.

Kalem bir pusattır. Bu pusat ki eğer sahibi elinde zülfikarlaşmıyorsa o bilek ihanet içerisindedir. Ya da yorgunluk, kalabalık ve kuru gürültüden başka bir şey değildir.

Mahallemizin eli kalem tutan abileri, takip ettikleri mürekkep izlerinde kalemleriyle akıncı olabilmek için sayfalardan sayfalara gaza ruhuyla akınlar yapmaktadırlar. Haliyle bu durum da kendilerinin medeniyetimize, değerlerimize ve inancımıza karşı vazifeleri ve hizmetleridir.

Bütün bunları göz önünde bulundurarak özetleyecek olursak kalem, gönül telinden ve zihin süzgecinden dökülenlerin mürekkeple şekil almasıdır. Manadan maddeye evirilmesidir. Gönül dilinin kalem vesilesiyle nazarlarımıza seslenmesidir.

Tarihimizin kayda girmesi, insanlık tarihinin vesikalanması ve yazılanların fert ve cemiyet olarak leh ve aleyhte şahit tutulmasıdır.

Ve şimdi çıkmış olduğum bu yolda pusatımın kalem olduğu artık bir gerçektir. Bundan dolayı kendime bir söz vermek istiyorum. Elimde ki kaleme yemin eden rabbim bu yolda çizeceğim mürekkebimi rızasına uygun eylesin. Tuttuğum bu kalem eğer ki bileğimde Zülfikar gibi batıla şahlanmayacaksa Rabbimden niyazım odur ki daha başlamadan mürekkebini kurutmasıdır.

Eğer ki kalemim hakkı yazmayıp malayani gürültü çıkaracaksa paramparça olsun. İnandığım ve davasına baş koyduğum değerlerime ve mukaddesatıma sözcülük etmeyecekse, elimde ki kalem bana yüktür. Ve Rabbimden isteğim beni bu yükten kurtarmasıdır.

 

Netice itibariyle bütün bunları göz önünde bulundurarak merhum Galip ERDEM üstat gibi seslenmek istiyorum. Der ki: “Belki inandıklarımın hepsini yazamayacağım ama inanmadığım hiçbir şeyi yazmayacağım.” Bu sözle ilk karşılaştığımda yazı hayatına başlamamıştım daha. Ama kendi kendime şöyle bir söz verdiğimi hatırlıyorum: “Eğer bir gün ben de yazmaya başlarsam üstadın bu sözünü kendime ilke edineceğim.”

Evet, şimdi kalemime ant olsun ki yazı hayatımda inanmadığım hiçbir şeyi gerçekmiş gibi yazmayacağım ve ömrüm yetene kadar da bildiğim bütün hakikatleri yazmaya gayret edeceğim.

Kalemime ve temsil ettiği manaya ant olsun ilim, irfan ve hikmetten beslenerek mürekkeple estetik bir iz takip edeceğime…

Kalemin fıtratına, mürekkebin hak izine ve elimde ki pusatın temsil ettiği davaya ant olsun hakkı yazıp ve batıla darbe olmak için mürekkep tüketeceğime…

Fikrin ve gönlün harmanlaması neticesinde sadırlardan kalemlere neşet eden o kutlu mürekkep kokularına ant olsun kitabi bir usul seyrinde olacağıma…

Son olarak Rabbimden muradım odur ki elimdeki kalem pusatıyla, cenk meydanlarında veya kurtlar masasında inandığım Muhammedî davayı müdafaa ederken emanet olan sayılı nefeslerimizin son emanetini sahibine teslim etmektir…

 

 

 
Etiketler: Kaleme, Ant, Olsun!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Mart 2022
Fıtrat-ı Selîmeden Kalb-i Selîme Kalender Bir Meşrep Selim Yapıcı Ağabey
666 Okunma.
21 Ekim 2021
Bir kitap bir yazar – 18 HATIRALARDAKİ ERZURUM
1116 Okunma.
26 Nisan 2021
Ermeni Andranik Amca İle Bir Hatıram
1455 Okunma.
20 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 17 / AFRİKA’NIN YAPAYALNIZ LALESİ
857 Okunma.
14 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 16 / ERZURUM’UN KARA GÜNLERİ
814 Okunma.
06 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 15 / MİLLİ MÜCADELE’DE ERZURUM
779 Okunma.
23 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 14 / ÖLÜLER SENFONİSİ
779 Okunma.
15 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 13 / O’NUN İZLERİ
749 Okunma.
30 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 12 / ERZURUM ÇARŞI PAZAR
983 Okunma.
21 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 11 / ANILARLA SARIKAMIŞ
843 Okunma.
14 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 10 / ERZURUM’DAN GÜZEL HATIRALAR
972 Okunma.
01 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 9 / GRİ ZAMAN
1035 Okunma.
21 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 8 / İRFAN PINARLARI
953 Okunma.
12 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 7 / TÜRKÜLERDE YAŞAYAN ŞEHİR ERZURUM
1144 Okunma.
05 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 6 / ERZURUMLU HÜSEYİN AVNİ ULAŞ
1228 Okunma.
27 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi -5 AŞKA ÖVGÜ
1377 Okunma.
20 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 4 / ERZURUM ŞEHRENGİZİ
1064 Okunma.
09 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 3 / İNSAN VAAZLARI
1061 Okunma.
29 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 2 FAÇETA
1184 Okunma.
10 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 1 ARAYIŞ ve ADANIŞ
1594 Okunma.
26 Temmuz 2020
Öz eleştiri olarak “bize” yazdım…
1643 Okunma.
05 Mart 2020
Tarihi Doğru Okuyabilmek
1695 Okunma.
20 Şubat 2020
Cemiyeti İnşa Etmek
1519 Okunma.
09 Şubat 2020
Medeniyeti İhya Etmek
1605 Okunma.
12 Mayıs 2019
Palandöken 2023 Zirvesinde Marka Şehir Erzurum
2089 Okunma.
19 Mart 2019
Mehmetçik Vasfı ve Şehitlik
1833 Okunma.
12 Mart 2019
12 Mart Milli Vicdan Sesidir
1607 Okunma.
12 Şubat 2019
7 Değil 77 Daha Güzel Adam
2520 Okunma.
09 Şubat 2019
Kitabın İkramı
1794 Okunma.
05 Şubat 2019
Yazarın Tavrı
1588 Okunma.
31 Ocak 2019
Yazının Mahremiyet ve Mesuliyeti
1755 Okunma.
23 Ocak 2019
Yazmak Nasıl Bir Ruh Hali Gerektirir?
1724 Okunma.
18 Ocak 2019
Kalemin Kelâmı
1902 Okunma.
01 Ocak 2019
Edebiyatın Lisanı
1934 Okunma.
26 Aralık 2018
Parlak Sözler Söylemek
1768 Okunma.
06 Mayıs 2018
Edebiyatın Kudreti
6885 Okunma.
20 Nisan 2018
Kitap Bir Mürşittir
1885 Okunma.
13 Nisan 2018
Kitaptan Kopuş
2078 Okunma.
06 Nisan 2018
Kitap Medeniyeti
2957 Okunma.
21 Mart 2018
Ömür Sermayemiz: HAYATIMIZ
2808 Okunma.
13 Mart 2018
Kurşunî Yazılar
2812 Okunma.
25 Şubat 2018
Çiçeklerin Diliyle Edebiyat Dünyamız
2458 Okunma.
29 Aralık 2017
En Vefalı Dost: KİTAP
2789 Okunma.
14 Aralık 2017
Okumak "RIZA" için ARAÇTIR
2610 Okunma.
25 Kasım 2017
Kitaplara Kıymayınız Dostlar!
2379 Okunma.
18 Kasım 2017
Mürekkep İzleri
2357 Okunma.
28 Ekim 2017
Zülfikâr Kalemler
2297 Okunma.
Haber Yazılımı