Yazı Detayı
10 Ağustos 2018 - Cuma 18:56 Bu yazı 4363 kez okundu
 
İçimizdeki şeytanı kovalım
Akif BEDİR
 
 

ABD ülkemizin müttefiki, dostu, stratejik ortağı mı yoksa ne yapacağı belli olmayan, taahhütlerine uyup uymayacağı konusunda derin kuşkular olan, aba altından gösterdiği sopalardan dolayı korkulu rüyamız mı?

Türkiye’de casusluk ve teröre destekten yargılanan Papaz Brunson nedeniyle ABD-Türkiye ilişkileri yeni bir krize girdi.

ABD’nin bu müttefiklikle ve hukukla bağdaşmayan kararı, tehdit politikası Papazın işini daha da zorlaştırdı. Meseleyi yargısal bir boyuttan çıkartıp siyasetin konusu haline getirdi. Ve bunu da kaba güç kullanarak çözebileceğini zannetti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, “Türkiye’den baskı ve tehditle kimse bir şey elde edemez. Gerilimi tırmandırmaya devam ederseniz alacağınız pek çok cevabın yanı sıra İncirlik ve İzmir Hava Üslerinin durumunu da gözden geçirmek zorunda kalabiliriz” mesajı anlamlı ve önemliydi.

ABD’nin bakanlarımıza yönelik hukuksuz bir yaptırıma gitmesi, Türk milletini derinden yaraladı ve ABD’ye karşı nefret sarmallarını çoğalttı.  

Küresel güç dengesinde uzatmaları oynayan ABD egemenliğinin devamı için yasadışı yollar ve yöntemler deniyor.

Aleni ve pervasız bir dille Türkiye’ye tehditler yağdıran ABD umutlarıyla gülmüyor korkularıyla huzursuzlanıyor, varlığını ve hegemonyasını sürdürmeye çalışıyor. Meşruiyetini yitirdikçe de şiddete yasadışı yol ve yöntemlere sarılıyor. Dış dünya ile ilişkilerini düzeltmez, kutuplaştırıcı rolünü devam ettirirse dünya tarafından dışlanarak yalnızlığa itileceğini kendi de görüyor ve biliyor.

Trump’tan beri ABD’nin ilişkilerini bozmadığı neredeyse hiçbir ülke kalmadı. ABD bütün dünyayla kavgalı hale geldi.

ABD Almanya, Fransa, İngiltere dâhil bütün Avrupa ülkelerini karşısına aldı. Kuzey Kore ve İran’la dondurulmuş sorunları tekrar canlandırarak müttefiklerin desteğini kaybetti.

Trump’ın Rusya ile girdiği gri ilişkiler yumağı ve diğer dünya ülkeleri için sataşma sırasının kime geleceği kaygısı sevimsizlik sarmalının oluşma sebeplerinden.

Özellikle Çin ve Avrupa ile giriştiği ticaret savaşları ve şimdi Türkiye ile açtığı kriz sayfası giderek ABD’yi her alanda yalnızlaştıran bir etki yapmaya doğru gidiyor.

FETÖ’cüler hariç Türk milletinin tamamı Amerika’dan nefret eder hale geldi.

Gerçek olan şu ki, ABD’nin derdi papaz değil, Erdoğan’dır. 

15 Temmuz’da Pensilvanya papazıyla başaramadığını bu defa ajan papaz üzerinden büyüyen, büyümek isteyen, kaynaklarını bu doğrultuda etkili ve verimli bir şekilde kullanmak isteyen Türkiye’yi teslim alarak başarmak istiyor.

Suriye’nin kuzeyinde kurmak istediği terör devletine rıza göstermesini istiyor, Akdeniz’deki doğalgaz ve petrol haklarından vazgeçmesini istiyor.

Türkiye’yi diplomasi üzerinden köşeye sıkıştırarak, ekonomiyi sarsarak, Suriye için oluşan Türkiye, Rusya, İran ortaklığını bertaraf etmek ve Erdoğan başkanlığındaki Türkiye’nin terör rejimine doğru evrildiği imajı oluşturup başka operasyonlara kapı aralayarak başarmak istiyor. 

Ya Erdoğan’a diz çöktürmek, ya da diz çökmeyecek Erdoğan’ı devirmek istiyor.             

ABD “haksız” siyasal ve ekonomik egemenliğini suratlarına haykırdığı ve sömürülerine, sömürü düzenlerine, kapitalist barbarlıklarına karşı çıktığı için Tayyip Erdoğan düşmanı oluyor ve bu yüzden hedefe koyuyorlar.

Asıl amaç, dünyadaki dengeleri değiştirebilecek, yeni bir dünyanın kurulması sürecinde Türkiye’nin öncü rol üstlenmesini sağlayarak mazlumların umudu ve sömürgeci emperyalistlerin kâbusu olarak sesini yükseltip yanlışlarını haykırabilen, meydan okuyabilen bir lidere hayat hakkı tanımak istememeleridir.

ABD medya, sermaye, diplomat, asker boyutunu aşan bir irade olarak ABD hegemonyasına itiraz eden, uyumlu bir müttefik olmaktan imtina eden Türkiye’ye karşı adı konulmamış bir düşmanlık siyaseti izliyor.

Karın ağrılarının sebebi artık karşılarında eski Türkiye’nin olmaması, gücünü milletten alan kararlı bir liderin olması ve müttefikliğe ve hukuka aykırı yaptırımlarınıza karşı vereceği reflekslerin olmasıdır.

Türkiye’nin yeni senaryolar karşısında yeniden vesayet ve teslimiyetçi politika yerine karşıt politikayı yeğleyip sağlam duruş sergilemesidir.

Türkiye karşılık olarak daha fazlasını yapamaz mı?

Elbette yapabilir…

15 Temmuz darbe girişiminin arkasında İncirlik Üssündeki Amerikalı subayların olduğunu bütün dünya biliyor. İncirlik’teki ABD askerlerini, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal düzenini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan tutuklayabiliriz.

Tutuklamalıyız ki yaptırımın ne olduğunu görsünler ve Türkiye’nin eskisi gibi ensesine vurulup lokmasının alınacağı bir ülke olmadığını anlasınlar.

Tutuklanan FETÖ’cü askerler için “ABD'nin Türk ordusundaki müttefikleri tutuklandı” diye sızlanan ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Joseph Votel’in itirafı delil olarak kullanılıp ayaklarına zincirler vurabiliriz.

İncirlik ve İzmir Hava Üslerini kapatarak “içimizdeki şeytan”ı defedebiliriz.

 
Etiketler: İçimizdeki, şeytanı, kovalım,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2957 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2815 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2553 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2545 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2792 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2924 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2830 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2798 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2572 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2670 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2729 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3509 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2544 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3495 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2735 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4101 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2942 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2921 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2898 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2762 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2710 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2998 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2980 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2594 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2850 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2982 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4600 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3153 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2851 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3273 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3069 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2888 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2886 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3133 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2736 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4705 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2731 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3733 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2451 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3250 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2796 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2511 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2940 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2855 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2348 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2390 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2447 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2731 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2368 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3374 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2822 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2982 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3077 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3366 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2616 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
962 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3081 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2553 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3082 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3398 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3253 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2549 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3331 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3183 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3349 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
3023 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2815 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2904 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3376 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3128 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3107 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3359 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2848 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2461 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2952 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2218 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3268 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1633 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3401 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3331 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3536 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2965 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
5013 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2936 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2828 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2877 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2567 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2425 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2693 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2396 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2587 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2656 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2350 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2255 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2798 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2808 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2497 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3354 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2442 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2867 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
3036 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2487 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2867 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2430 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2597 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2348 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
3064 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2174 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
2044 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2868 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2658 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2713 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
3014 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2864 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2790 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2774 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2573 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
2133 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2865 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2649 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2270 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2622 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2657 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2840 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2800 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2926 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2793 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2834 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2712 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2545 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2664 Okunma.
Haber Yazılımı