Yazı Detayı
31 Ocak 2019 - Perşembe 18:12 Bu yazı 1719 kez okundu
 
Yazının Mahremiyet ve Mesuliyeti
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

Yazının Mahremiyet ve Mesuliyeti

Mahremiyeti, “sırdaş” olarak yorumluyorum bu yazıda. Yazı içerisinde ki mahremiyet, okuyucunun kendi gönül sesini işitebileceği mahrem bilgilerin ve hislerin tınısıdır mesela. Okuyucuya bu tınıyı yakalatabilmek de yazının mesuliyetidir.

Yazı, mürekkep izlerinde seyir halinde akıp giderken, kullanmış olduğu üslupla okuyucusuna kendisinden izler bırakır. Bu iz, okuyucu tarafından takip edildiği vakit kendisini huzur kapılarına çıkarabilir. Rahmani bir kapıya varmadığı sürece o iz, is bırakmaktan başka bir şey değildir. Bu haliyle hem yazı hem de kalem kendilerinde tezada düşerler ve nahoş bir nihayet olur.

Yazıdan maksat ruhu olgunlaştırmak için hislerimize ve gönül sesimize mürekkep membaından can suyu sunmaktır. Bu eylemde can suyu olmak, okunduğu zaman fikirleri ve gönülleri nurlandıran rahmet ve berekettir. Buna vesile olan da kalem neferleridir.

Kalem neferlerimiz ruh köklerimizi, milli, manevi, ahlaki ve vicdani değerlerimizin mana ikliminde okuyucusunu olgunlaştırıp, şu gök kubbede hoş sada bırakabilen eşrefi mahlûk olmasını sağlamaktadır.

Yazı, zayıf yaratılan insanoğlunun belhüm adal ve esfeli safilin olma durumlarını da göz önünde bulundurarak, okuyucusunu mürekkep gıdasıyla ahseni takvim olarak kalmasını sağlamalıdır. İşte bu, yazının en mühim mesuliyetidir.

Yazıyla dertleşemeyen ve sırlarını paylaşamayan daha doğrusu yazı içerisinde kendi mahremini bulamayan okuyucu, sığ sularda kulaç atan yüzücü gibi beyhude çabalamaktadır. Aslında burada eksiklik okuyucuda değil yazının mesuliyetini yerine getirememesindendir. Onun için yazı, bunu göz ardı etmemelidir. Seçmiş olduğu kelime, kavram ve takip ettiği üslup bu amaca hizmet etmeli ve bu amacın şuurunda var olmalıdır.

Aslında yazı, okuyucunun gözyaşlarına, sevincine, hüznüne, heyecanına ve sıkıntılarına hiç şüphesiz ortak olandır. Gönül mahzeninde saklı tuttuğu hayal ve hislerine yarenlik edendir. Ardın sıra tek tek ayak izlerini takip ettiği mavimsi mürekkep izleridir. Okuyucu aslında satır aralarında kendisini bulduğu ve hislerine muhatap kabul ettiği için okur. Haliyle okuyucu, yazı içerisinde kendisini yorumlayabildiği ve ruhunu besleyebildiği ölçüde sahifeler arasında seyri sefer edebilir. Böyle bir temenniyle dostluk kurulan sahifeler, elbette ki sırdaş kabul edip eşiğini aşındıran okuyucusuna, sırlarını paylaşmada ve dertlerine ortak olmada ebedi yarenlik edecektir. Ve bu da mesuliyetleri arasındadır.

Yazının türü ister roman, hikâye, öykü, gezi olsun isterse şiir, deneme, eleştiri, hatıra olsun neticede bunlar sunum farklılığı ve nabza göre şerbet ikramıdır. Bu yazı türleri genelde insanın yaşadıklarını konu edinen metinlerdir. Nazım olsun nesir olsun her halükarda “insan” yazı içerisinde özne ve yüklemdir.

Yazarı da olsa okuyucusu da olsa bir metin, içerisinde insandan ipuçları barındırır. Gerek yazarının hayatından esintiler ve kırıntılar gerekse okuyucu “-evet bu tam da beni anlatmış” gibi teşbihlerle karşılaşmak mümkündür. Çünkü üst paragrafta da bahsettiğimiz gibi insan, metnin tamamıdır aslında.

Bir nevi yazı, insanı insana anlatan bir sözcü ve bir elçidir. Ama bu sözcü veya elçi, duyguların paylaşımında sırdaş olandır. Muhatabının mahremiyetine cevaplar sunan bir sorumluluk şiarıyla hareket eden sırdaştır. Belki de kimselere anlatamadığı duygularını bu yüzden yazmayı seçer bazı insanlar. Ve bazı insanlar da bu yazılanlarda kendisini bulduğu için okurlar. Yazıdan maksat da bu olsa gerektir belki de.

Netice itibariyle yazı, hem okuyucusuna hem de yazarına ait mahrem bilgileri içerisinde barındırır. Yazar, yazıyla dertleşmek için yazar; okuyucu yazı içerisinde kendi sırlarını bulduğu için okur. En güzeli ise bu tür hislere cevap verebilme mesuliyeti her iki tarafın fıtratında mevcut olduğudur.

Yazının arka planında hatıralar ve yaşanmışlıklar vardır. Yani membaı yaşamak, rengi mavimsi, mürekkebi yalnızlıktır.

Okuyucu kendisini mutlu ettiği için yazıda sırlarını aşina eden yazarına güvenir. Zaten sırrın paylaşımında da “güven duygusu” söz sahibidir.  Ve işte hayatımızda dönüm noktalarına vesile olan metinler veya eserler de bu güven duygusunun gölgesinde ve ilham esintilerinde inşa edilen metinler ve eserlerdir.

Her kalem erbabının duasıdır aslında kendisinden kırıntılar bırakabileceği eser kaleme alıp da onun sinelerde hoş bir sada bırakabilmesi ve sırlarını paylaşabileceği bir okuruyla satır aralarında karşılaşıp gönül şarkıları dinleyebilmesi.

Hem okuyucusu hem de yazarı için böyle bir duaya âmin demek, mahrem yazılarını bizlere kazandıranlara ve okuyucularına bir mesuliyet olması temennisiyle kalbi muhabbetle…

 

 

 

 
Etiketler: Yazının, Mahremiyet, ve, Mesuliyeti,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Mart 2022
Fıtrat-ı Selîmeden Kalb-i Selîme Kalender Bir Meşrep Selim Yapıcı Ağabey
543 Okunma.
21 Ekim 2021
Bir kitap bir yazar – 18 HATIRALARDAKİ ERZURUM
1073 Okunma.
26 Nisan 2021
Ermeni Andranik Amca İle Bir Hatıram
1419 Okunma.
20 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 17 / AFRİKA’NIN YAPAYALNIZ LALESİ
823 Okunma.
14 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 16 / ERZURUM’UN KARA GÜNLERİ
782 Okunma.
06 Mart 2021
Bir Kitap Bir Yazar – 15 / MİLLİ MÜCADELE’DE ERZURUM
747 Okunma.
23 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 14 / ÖLÜLER SENFONİSİ
744 Okunma.
15 Şubat 2021
Bir Kitap Bir Yazar - 13 / O’NUN İZLERİ
718 Okunma.
30 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 12 / ERZURUM ÇARŞI PAZAR
938 Okunma.
21 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 11 / ANILARLA SARIKAMIŞ
778 Okunma.
14 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 10 / ERZURUM’DAN GÜZEL HATIRALAR
926 Okunma.
01 Ocak 2021
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 9 / GRİ ZAMAN
995 Okunma.
21 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 8 / İRFAN PINARLARI
909 Okunma.
12 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 7 / TÜRKÜLERDE YAŞAYAN ŞEHİR ERZURUM
1098 Okunma.
05 Aralık 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 6 / ERZURUMLU HÜSEYİN AVNİ ULAŞ
1163 Okunma.
27 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi -5 AŞKA ÖVGÜ
1310 Okunma.
20 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 4 / ERZURUM ŞEHRENGİZİ
1017 Okunma.
09 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 3 / İNSAN VAAZLARI
1023 Okunma.
29 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 2 FAÇETA
1156 Okunma.
10 Ekim 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 1 ARAYIŞ ve ADANIŞ
1548 Okunma.
26 Temmuz 2020
Öz eleştiri olarak “bize” yazdım…
1604 Okunma.
05 Mart 2020
Tarihi Doğru Okuyabilmek
1657 Okunma.
20 Şubat 2020
Cemiyeti İnşa Etmek
1482 Okunma.
09 Şubat 2020
Medeniyeti İhya Etmek
1561 Okunma.
12 Mayıs 2019
Palandöken 2023 Zirvesinde Marka Şehir Erzurum
2041 Okunma.
19 Mart 2019
Mehmetçik Vasfı ve Şehitlik
1801 Okunma.
12 Mart 2019
12 Mart Milli Vicdan Sesidir
1564 Okunma.
12 Şubat 2019
7 Değil 77 Daha Güzel Adam
2475 Okunma.
09 Şubat 2019
Kitabın İkramı
1756 Okunma.
05 Şubat 2019
Yazarın Tavrı
1555 Okunma.
23 Ocak 2019
Yazmak Nasıl Bir Ruh Hali Gerektirir?
1691 Okunma.
18 Ocak 2019
Kalemin Kelâmı
1855 Okunma.
01 Ocak 2019
Edebiyatın Lisanı
1892 Okunma.
26 Aralık 2018
Parlak Sözler Söylemek
1724 Okunma.
06 Mayıs 2018
Edebiyatın Kudreti
6827 Okunma.
25 Nisan 2018
Kaleme Ant Olsun!
2477 Okunma.
20 Nisan 2018
Kitap Bir Mürşittir
1852 Okunma.
13 Nisan 2018
Kitaptan Kopuş
2043 Okunma.
06 Nisan 2018
Kitap Medeniyeti
2925 Okunma.
21 Mart 2018
Ömür Sermayemiz: HAYATIMIZ
2761 Okunma.
13 Mart 2018
Kurşunî Yazılar
2768 Okunma.
25 Şubat 2018
Çiçeklerin Diliyle Edebiyat Dünyamız
2424 Okunma.
29 Aralık 2017
En Vefalı Dost: KİTAP
2754 Okunma.
14 Aralık 2017
Okumak "RIZA" için ARAÇTIR
2565 Okunma.
25 Kasım 2017
Kitaplara Kıymayınız Dostlar!
2336 Okunma.
18 Kasım 2017
Mürekkep İzleri
2325 Okunma.
28 Ekim 2017
Zülfikâr Kalemler
2260 Okunma.
Haber Yazılımı