Yazı Detayı
05 Kasım 2021 - Cuma 23:57 Bu yazı 264 kez okundu
 
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 

Bilen bilir, şiir böyle değil, şöyledir:

Heyder Baba, ıldırımlar şakanda,
Seller, sular şakkıldayıb akanda,
Kızlar ona saf bağlayıb bakanda,
Selâm olsun şevkatize, elize,
Menim de bir adım gelsin dilize

Hazar Denizi’ne yakın bir yerden, Tebrizli şair Şehriyar, eteklerindeki bir köyde doğduğu Haydar Baba dağını böyle anlatır. Aslında anlattığı dağ değildir, insanlığın tabiatla iç içe son hayat intibalarıdır. Kır hayatının makine değmemiş, toprağına yabancı madde karışmamış son saflık devrinin destanıdır. Bu saflık onun çocuk saflığı ile birleşir, işte şiir oradan doğar.

1-095.jpg

Neden Şehriyar’ın şiiri dilimden dökülüyor? Elaziz’de de Hazar Gölü var, Hazar Baba dağı var. Elazığ denilince, kültürel anlamda ilk akla gelenlerden biri Hazar Şiir Akşamları’dır. Bizim de bir defa katılmışlığımız vardır. Yılını hatırlayamadığım kadar eski. Has Harputlu Şeyhülmuharririn Ahmet Kabaklı sağ. Doğu Türkistan davasının yılmaz mücahidi İsa Yusuf Alptekin hayatta. Elazığ’daki günlerimiz onlarla geçiyor. Ahmet Kabaklı çocukluk günlerinin mekânlarını, o saf günlerin neş’esi ile anlatıyor. Bağlardan, bahçelerden, buzluk mağrasından…İsa Yusuf ise Çin’in hilelerinden Doğu Türkistan’ın akıbetinden konuşuyor…

Akşam, şölenin asıl mekânı Sivrice’ye gidiyoruz. Sivrice gölün kıyısında, sırtını Hazar Baba dağına yaslamış küçük bir yerleşme. Sahilde bir meydan ve şölen burada icra ediliyor. Temmuz veya ağustos. Hava sıcak. Fakat akşam vakti bir rüzgârdır esiyor. Tası tarağı toplayıp yakındaki kapalı mekâna geçmek zorunda kalıyoruz.

Küçücük bir göl. Ya bu büyük rüzgâr? Bir kaşık gölde fırtına!

1990’arda başlayan ve gelenekleştiğinden şüphe olmayan Hazar Şiir Akşamları 2016’dan beri yapılmıyormuş. Bunu rüzgâra, depreme bağlamak mümkün değil; kıymetini bilenlerin elinden çıkarılıp, kadir bilmezler tarafından heder edildiğinden şüphe yok.

Bir zamanlar Türkiye ile birlikte daha çok Türk dünyasından şairlerin buluşma merkezi olan Sivrice’ye gitmek istiyoruz; bu kesilmiş geleneğin ihyası yolunda bir adım atılmasına vesile oluruz ümidiyle. Depremde hasar görmüş ilçeyi, dünya güzeli Hazar gölünü bu güneşli günde gezerek hava değiştirmek hepimize hoş geliyor.

2-084.jpg

Yunus Emre Vural, D. Mehmet Doğan, Hanefi İspirli, İbrahim Ulvi Yavuz  ada yolunda…

Madem ki şiir yok, öyleyse göl gezisi iyi gelir! Sivrice’nin edebiyatçı kaymakamı Yunus Emre Vural bizi bir tekne gezintisine davet ediyor. Gölü gezmek, aynı zamanda Hazar Baba dağını bütün haşmetiyle görmek ve sahilindeki bağlık bahçelik yerlerin sonbaharda aldığı renk cümbüşünün şahidi olmak demek.

3-081.jpg

Tekne adaya yanaşmış: İbrahim Ulvi Yavuz, Kaymakam Yunus Emre Vural, TYB Başkanı Musa Kâzım Arıcan.

Göl “tektonik” dedikleri cinsten. Yani bir yer hareketi ile meydana gelen çöküntünün suyla dolması sonucu ortaya çıkan göllerden. Gölün bir de adası var. Adanın üzerinde binlerce yıllık yapılar olduğundan bahsediliyor. Görünür kısımda bazı sur ve yapı kalıntıları var. Gölün su seviyesi 1911’e kadar sürekli yükselmiş. Sonra yavaş yavaş çekilmiş. Yine de adanın büyük bir kısmı sular altında imiş.

Evliya Çelebi Hazar Gölü’nden bahsediyor. Harput’un doğusunda bağ ve bahçelerle yayılmış ovadan iki saat uzaklıkta bir göldür. İki adam etrafını bir günde devredebilirmiş. Bazı tarihçiler “bu gölün kaynağı Van deryasıdır” derlermiş. Çünkü Van gölünün balıkları burada da bulunurmuş.

Göl içindeki adada bir Ermeni köyü varmış. Üç yüz hane olduğunu yazıyor Çelebi. Evliya bir yeri yazıyorsa, hatırda kalacak şeyler söyler. Bu adada bir kilise vardır. Hz. İsa’nın (buraya her nasılsa gelmiş olan) hımarı ölünce patrik ve ruhbanlar bu eşeği mumyalatmışlar. Evliya Çelebi bilgiyi güvenilir kişilerden almış, fakat mumyalanmış eşeği görmemiştir. Eski zamanlarda Hıristiyan milleti bu “har”a (eşeğe) perestij eylediklerinden şehrin adı da Har-put olmuş! Har-put, yani Eşek put!

Ben Evliya’nın etimolojisini yabana atmam! Zamane iştikakçılarının onu fersah fersah geride bıraktığını bildiğim için!

Göl gezimiz neredeyse taş ve kayalardan ibaret ada üzerinde yürüyüşle devam ediyor. Ada’da ilk dikkatimize çeken, martı kanatları. Burada ölen martıların vücutları toprağa karışıyor ama kanatlar kolay kolay çürümüyor demek ki. Gölde birkaç tane ulu ağaç var. Yakından bakınca dut ağacı olduklarını anlıyoruz. Üzerlerinde çok sayıda boş yuva var. Belki de mevsiminde gelen göçücü kuşların yumurta bıraktıkları yuvalar bunlar. Etrafta insanoğlunun kalıntıları, çöpler var. Hatta burada yenilenlerin çekirdeklerinden biten bazı yeşillikler görülüyor. Bunlardan en gösterişlisi bir karpuz. Bunu da Hanefi İspirli sahipleniyor!

4-061.jpg

          Adada dut ağacında kuş yuvaları.

Deprem sonrası yeni bir Sivrice inşa ediliyor. Yamaçta yükselen göl manzaralı evler. Korkarım bir süre sonra bu evler yerli ahaliden manzara temaşacısı tatilcilerin eline geçer. Dönünce Sivrice ile ilgili 1950’lerde yayınlanan Türkiye Ansiklopedisi’ne bakıyorum. 1955’te 491 kişi yaşıyormuş bu ilçede. İki mahallesi varmış, aralarındaki mesafe iki kilometre! 43 hane, 5 dükkân! Elektrik tesisatı, mezbahası, eczanesi yokmuş! Peki ne varmış? 1 ilkokul, 1 aşçı dükkânı, iki fırın. O sıralarda Hazar hidro elektrik santralı inşa halinde imiş. Hazarın suyu bir tünelden geçirilerek daha aşağı seviyedeki ovaya dökülecek, bu arada elektrik de elde edilecek…O zaman bunun parlak bir fikir olduğu anlaşılıyor. Sonraları fikrin cazibesi kaybolmuş olmalı ki, santral kapatılmış.

Sivrice kaymakamı, hikâye kitabı olan bir yazar; anlayacağınız teknede kaptan hariç herkes kalem sahibi. Kitabının adı “Gelevera deresi”. Bu Karadeniz’de bir dere. Hatta ona yakılmış bir şarkı var:

Gelevera deresi
İki dağun arasi…

Terk edilmiş bir âşığın niyazı: Beni bırakıp gittin, Allah’ından bul. Kimse almasın seni, yine bana kal!

Sivrice kaymakamı Yunus Emre Vural’a Hazar Şiir Akşamlarında buluşmak üzere veda ediyoruz!

5-041.jpg

 

Bu haber toplam 138 defa

 
Etiketler: “Hazar, Baba,, yıldırımlar, çakanda!”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
351 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
237 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
216 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
230 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
430 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
388 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
313 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1678 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
735 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
624 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
717 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
567 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
591 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
723 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
782 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
824 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
751 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
756 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
875 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
686 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
686 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
828 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
943 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1078 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
856 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
998 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1201 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
919 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
820 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
877 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1399 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
872 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
920 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
947 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
853 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
901 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
893 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
895 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
930 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
906 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
945 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
894 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1057 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
932 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
842 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
856 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1225 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
901 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
945 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1182 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1103 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1025 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
945 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
986 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
912 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1086 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1127 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
980 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
905 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1401 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1041 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
937 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1006 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1090 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1104 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
871 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1035 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1026 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1307 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1023 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1517 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1208 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1213 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1336 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1255 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
978 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1342 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1251 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1173 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1170 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1488 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1457 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1232 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1339 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1359 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1406 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1446 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1388 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1470 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1337 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1406 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1465 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1385 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1603 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1378 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1537 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1509 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1396 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1362 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1316 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1525 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2433 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1453 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1516 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1472 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1812 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1641 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1570 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2307 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1802 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1777 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2315 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1919 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1800 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1915 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1643 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2007 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1873 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1833 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1707 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1745 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1700 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2413 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1875 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2009 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2300 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2065 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2240 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2128 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2516 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2594 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2038 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2070 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1706 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2006 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1991 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1940 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1885 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1895 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2027 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1843 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2072 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1891 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2038 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1791 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2058 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1903 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2627 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
2054 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2153 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1959 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
2064 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2056 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2045 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2194 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2048 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2060 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2448 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2227 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2179 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2190 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2142 Okunma.
Haber Yazılımı