301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
18 Nisan 2021 - Pazar 12:33
 
Dert, adamı dinletir (#sıradışı)
Abdussamet Öztan
 
 

Dert, adamı dinletir (#sıradışı)
Merhabalar değerli dostlar. Normalde dert adamı söyletir diye biliriz. İyi ama dertli adam kime
söyleyecek, onun derdini kim dinleyecek? Aileden biri serisinin ilk yazılarında kısmen işlediğimiz bu konuyu, yeri
geldiği için tekrar sizlerle paylaşmak istedim. Bu sefer farklı yönleriyle.
Dünya dönüyor… Öylece akıp gidiyor… Tutabilene bravo! Fakat insan, dünyadan da hızlı bir surette akıp
gidiyor bu hayatta. Ve ona öyle kaptırıyoruz ki kendimizi, tüm his ve arzularımızla o şeylerin ekseni etrafında
dönüyor, gecemizi gündüzümüzü toprak edip ha bire istek ve arzular ekiyor, her daim onları biçmeye çalışıyoruz
olanca gücümüzle. Deyim yerindeyse ışık hızına yetişmeye ramak kala bir sürat ile duraksız, soluksuz bir şekilde
kaptırıp gidiyoruz. Koşuşturmacalarımız öylesine çok ki… Sanki biz olmasak hep bir şeyler yarım, hep bir şeyler
eksik kalacakmış gibi hissediyoruz. Belki dünyayı kurtarmıyoruz ama, kendi gemimizi kurtaran kaptan olma
yolunda emin adımlarla koşuyoruz. Geminin dışında olan hiçbir şeyi umursamayan bir eda ile… Ve bir şeyleri
unutuyoruz. Mesela kendimizi; sonra merhaba dediğimiz, kardeşim, arkadaşım, eşim, evladım dediğimiz insanlara
zaman ayırmayı... Öyle ki zaman ayırmayı unuttuğumuz gibi, yeri geliyor onların varlığından bile bîhaber bir
şekilde, gümbür gümbür koşuyoruz dünyanın ekseni etrafında! Bir telaştır akıp gidiyor hepimizde. Sürüklüyor
hepimizi…
Bunlar yetmezmiş gibi bir de hayatımızı sığdırdığımız 4-5 inc’lik telefonlarımızla, hayatı artık mobil olarak
yaşamaya alıştırılmış haldeyiz. Bizim üçüncü bir ciğerimiz haline gelen bu mobil aygıtlarla nefes aldığımızdan olsa
gerek, sesimizi, soluğumuzu, her tavrımızı bilip tam da bizim özeneceğimiz şeylerle dolu olarak karşımıza çıkan
reklam ve içerikler ise; bizi önü alınmaz bir tüketim çılgınlığına iteklemiş durumda. Telefonlarımız sanki en yakın
bir garson, bir servis yetkilisi gibi; onu getir, bunu götür, şunu sepete ekle; çılgın indirimler, muhteşem aylar
derken unutuyoruz bazı şeyleri… Mesela; elimizdekiyle yetinmek diye bir kavram da yok artık hayat lugatımızda.
Yokluk desen, o zaten yok! Hele ki çocuklarımız, yokluğun ne demek olduğunu bilemeyecekleri bir haline getirilen
yaşam şartları içerisinde, öylece nereye entegre olduğunu bile bilmeden büyüyüp gidiyorlar. Öyle bir
koşuşturmaca içerisindeyiz ki, çocuklarımızın büyüdüğünü bile fark edemez hale gelmişiz. En önemlisi de
kardeşlerimizi, yakınlarımızı, dostlarımızı, dostluklarımızı unutuyoruz. Veya unutturuluyoruz. Bu hale getirilmişiz,
ama olmuş işte bir şekilde.
Özellikle Instagram karelerinde gördüğümüz ve durumlara koyulan gülen yüzler, mutlu aile fotoğrafları,
mütebessim kareler ve kutlamalar öyle bir koreografi ile sunuluyor ki herkes tarafından; bunlar bizleri farklı bir
sıradanlığa çekmiş durumda. Öyle bir sıradanlık ki, bu yeni sıradanlığın farkında bile değiliz! İsmi gereği
kendisinden biz insanları daha sosyal varlıklar kılabilmesi beklenen sosyal medya, ne acıdır ki daha da asosyal
hale getirmiş bir durumda. Sosyal medyada hiç bir insan kolay kolay olumsuz yanlarını yansıtmak istemediğinden
olsa gerek “herkes mi neşeli, her şey mi güllük gülistanlık ya hu?” diye düşünmek aklımızın ucundan bile
geçmiyor. Çünkü dediğim gibi, sıradan dışı bir sıradanlık rüzgarına kapılmış, alabora olmuş kopup gidiyoruz.
Önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi; insanların öyle dertleri var ki… Karşınızdaki insana bir espri
yapıyorsunuz, gülüp geçiveriyor o an. Siz zannediyorsunuz ki her şey yolunda onun hayatında. Onunla havadan
sudan bir şeyler konuşuyorsunuz, dinliyor gibi bir hali var; ama bakalım kafasında ne çok tilki var? Öyle ki
kuyrukları bile birbirine değmeden dolanıyor bu tilkiler. Malum, insanın bir günü diğer gününü tutmayabiliyor ve
insanların dışı güler ama içi belki de kan ağlıyordur, bilemeyiz değil mi? Bir gün öncesinde, hatta bir yarım saat
öncesinde iyi olduğunu kesin bildiğimiz bir insana gelen bir telefon, bir kısa mesaj bile bazen insanın o anki dünya
lambasının anahtarını kapatıp zifiri karanlığa gömülmesine sebebiyet verebiliyor. Belki gün içerisinde yaşamış
olabileceği ve birileriyle paylaşıp el birliğiyle aşmaya ihtiyacı olduğu bir sıkıntısı vardır. Adam dertli belki ve dert
adamı söyletir derler ya hani, elbette ki birilerine açmak; en azından içindekileri paylaşmak istiyor ama, dertli
adamı dinleyecek kimse yok ki. Sorsak, herkes dertli… Ama inanın, sizin dert saydığınızı nimet bilecek o kadar
dertli var ki… Sizin kolaylıkla sahile çıkarabildiğiniz hayat geminizi bir kaşık suda batırabilen, küçücük dertler
arasında boğulup gidenler var. Günümüzde insanların çoğu, malumunuz ki maalesef dinlenilmediklerinden
şikayetçiler. Bu sebeple de çoğu zaman da dertlerini paylaşmak yerine içlerine içlerine atar ve biriktirirler. Tabi bir
yerde mutlaka bir patlak veriyor bu biriktirmeler ve hayat damarlarından bazılarında tıkanmalar meydana getirip,
(Allah korusun) hayattan istifa etmeyi düşündürecek manevi krizler geçirmesine sebebiyet verebiliyor. İşte demem
o ki; kardeşi kardeş, evladı evlat, anayı ana, babayı baba; kısacası bizi biz yapan, insan kılan istisnasız TÜM
DEĞERLERİMİZDEN yavaş ama kontrollü bir şekilde uzaklaşıyoruz. Farkında mısınız? Kardeşim dediğimiz
insanları, hep sosyal medyadan gördüğümüz kadarıyla tanıyıp selamlaşır olmuşuz.
Ama bu böyle gitmesin artık lütfen! Bir mesaj, bir arama ile dahi olsa “kardeşim nasılsın, her şey yolunda
değil mi, bak dertleşmek istediğin bir şeyler varsa gerçekten bana anlatabilirsin, biz bu günler için varız kardeşim,
lütfen ama sakın çekinme!” gibilerinden karşımızdaki insanın dilini çözmeye çalışalım. Dertler paylaşıldıkça
artmaz, aksine azalır bilirsiniz. Çözülmese bile, dışarı sızdırılan bu içsel birikimler Allah’ın izniyle insanları
rahatlamaya, deşarj etmeye vesile olacaktır. Konuşabilecekleri birileri olmasa da en azından birinin dahi
olduğunu bilmesi, ona güç ve kuvvet verecektir. Efendimiz asm’dan bilmana rivayet ile “Müslüman kardeşinin
derdiyle dertlenmeyen, bizden değildir”(1) buyrulmuş ya hani. Kendimize, özümüze dönelim ne olur. Allah için!

 
Etiketler: Dert,, adamı, dinletir, (#sıradışı),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Mayıs 2021
Kendine format at!
18 Nisan 2021
Sayı ve düzen takıntısı (#sıradışı)
18 Nisan 2021
Sıkılganlık-Bıkmışlık-Kabz-Bast halleri (#sıradışı)
18 Nisan 2021
Aile içi huzursuzluk -4-
18 Nisan 2021
İntiharı düşünen çocuklar
18 Nisan 2021
Ayasofya açıldı, şimdi ne olacak
18 Nisan 2021
Ailem çok üstüme geliyor!
27 Şubat 2021
Bana mı sordu yaratırken?
18 Şubat 2021
Ben bu hatayı nasıl yaptım? (#sıradışı)
11 Ocak 2021
Özgüven eksikliğim var, ne yapabilirim?
29 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -6-
16 Aralık 2020
Yağmur duası mı hava tahmini mi?
03 Aralık 2020
Aile içi huzursuzluk -5-
15 Kasım 2020
Aile içi huzursuzluk -4-
08 Kasım 2020
Aile içi huzursuzluk -3-
13 Ekim 2020
Aile içi huzursuzluk -1-
31 Ağustos 2020
Evlatlarımızı zehirliyorlar
09 Temmuz 2020
Sosyal medyaya kısıtlama
22 Haziran 2020
Ailem çok üstüme geliyor! (#evdekal -5-)
06 Haziran 2020
YKSye hazırlananların hali ne olacak? (#evdekal -4-)
06 Haziran 2020
Dünyanın sonu mu geliyor? (#evdekal -3-)
23 Nisan 2020
Covit - 19 Kıyamet Alameti mi? (#evdekal -2-)
19 Nisan 2020
Hangi Haberlere inanalım (#evdekal -1-)
28 Mart 2020
Tavşanlı'da Korona virüs var mı?
26 Ocak 2020
Depremler neye işaret
21 Ocak 2020
Böyle dua etmeyi dene
16 Aralık 2019
Hastaya Şifa Derde Deva Burada
14 Ekim 2019
Barış Pınarı için
03 Ekim 2019
Depremler neye işaret
03 Ekim 2019
Herşey tersine döndü
19 Ağustos 2019
Kendine format at!
04 Ağustos 2019
Kafanı kullan !
16 Haziran 2019
YKS Sonrası
16 Haziran 2019
Yarın çok geç olabilir
14 Nisan 2019
Mal mısın oğlum
07 Nisan 2019
Evlilik Kader midir?
17 Mart 2019
Yeni Zelanda olay perde arkası
15 Mart 2019
Asıl seçim başlıyor
19 Şubat 2019
Neden Sadece Ortadoğu'da?
12 Şubat 2019
Altın mı Bakır mı ?
21 Ocak 2019
Evlenmek isteyen gençlere taktikler
08 Ocak 2019
Allah beni önemsemiyor !
11 Aralık 2018
Yine kış geldi çattı!
04 Kasım 2018
Allah işi karışmasa inşallah
14 Ekim 2018
Ötüyor mu bu telefonlar
11 Ağustos 2018
Allah diyen karpuz
30 Temmuz 2018
Risk altındasınız farkında mısınız ?
30 Temmuz 2018
BÖYLE YORUM MU OLUR ?
18 Temmuz 2018
Temmuz 15 Destanı
11 Temmuz 2018
Çocuk istismarı, çocuk kaçırma, kısas ve idam!
02 Temmuz 2018
Dünya'nın en çok kar getiren işi
25 Haziran 2018
Akıllı ol bu fırsatı kaçırma
03 Haziran 2018
Teravih Sünnet mi Değil mi_?
13 Mayıs 2018
BU KEZ ORUÇ SENİ TUTSUN
07 Mayıs 2018
Ben ona günahımı vermem
23 Nisan 2018
Dinci=OUT, Dindar=IN
13 Nisan 2018
NEDEN ENGELLİYİM SUÇUM NE?
12 Nisan 2018
Dine ne gerek var
04 Nisan 2018
Bu adamın suçu ne?
31 Mart 2018
Bu adamın suçu ne?
13 Mart 2018
HESABI KİM ÖDEYECEK
28 Şubat 2018
VERMEYİNCE MABUD
19 Şubat 2018
İMAMIN YAPTIĞI ŞOK HAREKET
05 Şubat 2018
Allah ile kul arasına girilmez !
28 Ocak 2018
Şeytan nasıl HACKLENİR ?
28 Ocak 2018
CEPHEYİ TERK ETMEYİN
07 Ocak 2018
Allah'ın Namazıma ihtiyacı mı var?
26 Aralık 2017
YILBAŞI DEMİŞKEN
03 Aralık 2017
YİNE KIŞ GELDİ
12 Kasım 2017
Neden hep ben hastayım ?
06 Kasım 2017
Seviyor mu Sevmiyor mu ?
29 Ekim 2017
Güneş'in Faturasını Ödediniz mi?
04 Ekim 2017
Doğru yolu buldum ya çıkarsam
26 Eylül 2017
Haydi Bakalım Vira Bismillah
19 Eylül 2017
Nasıl Olsa Allah Affeder (mi)
26 Ağustos 2017
Kurbana ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettüre ne gerek var
19 Ağustos 2017
Tesettür zor geliyorsa
09 Ağustos 2017
Allah'ı ispatla diyene kılı. çekti!
01 Ağustos 2017
Evladım cehennem dibine gitsin !
25 Temmuz 2017
Yalan Söyleyenin Feci Akıbeti
15 Temmuz 2017
Temmuz 15 Destanı
08 Temmuz 2017
İbadetlerimde devamlılık olmuyor
18 Haziran 2017
Perdeyi arala şavk gelsin
11 Haziran 2017
Kadir Gecesi Ne zaman ?
28 Mayıs 2017
BUNU YAPARSAN ORUCUN BOZULMAZ
23 Mayıs 2017
Abdussamet Öztan kimdir
19 Mayıs 2017
DÜNYA BU !
14 Mayıs 2017
Kopya çekme teknikleri
06 Mayıs 2017
NAMAZDAN ZEVK ALAMIYORUM İSTEKSİZİM BIRAKSAM MI ?
23 Nisan 2017
Kadınları Dövün Namaza Yaklaşmayın
27 Mart 2017
Bediüzzaman'ın gerçek yüzü
19 Mart 2017
Başkasının günahına ağlayan Adam !
14 Mart 2017
Günay benim, suç kimin?
07 Mart 2017
Ben özgürüm bana kimse karışamaz (!)
27 Şubat 2017
Kaderimde varsa, benim suçum ne
25 Şubat 2017
İsyankarım, günahkarım.. Perişanım!
16 Şubat 2017
Fazla kurcalama, kafayı yersin (!)
06 Şubat 2017
En güzel 14 Şubat Hesiyesi
29 Ocak 2017
Kur'an Neden Arapça ?
15 Ocak 2017
Daha erken mi yoksa ?
12 Ocak 2017
Pil zayıfsa böyle şarz edin
03 Ocak 2017
Elhamdülillah Müslümanız
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
25 Aralık 2016
KAFİRE EBEDİ CEHENNEM, BU NASIL ADALET ?
13 Aralık 2016
Peygambere ne gerek var....
29 Kasım 2016
Hiç ölmeyecek gibi
06 Kasım 2016
Elalem Ne Derse Desin
06 Kasım 2016
Lezzet Sırları
12 Ekim 2016
NE KADAR KÖFTE O KADAR EKMEK
26 Eylül 2016
Ateist VS MÜSLÜMAN
26 Eylül 2016
Bu sefer olacak
29 Ağustos 2016
Dizi ve TV izlerken dikkat
29 Ağustos 2016
Dünyanın en kârlı işi
29 Ağustos 2016
Gelsin Yüzüne de söylerim
13 Ağustos 2016
Ben Bilmem Şeyhim Bilir
27 Temmuz 2016
Kim Bu Nurcular
20 Haziran 2016
Orucu Neler Bozmaz ?
10 Haziran 2016
DUALARIM NEDEN KABUL OLMUYOR ?
13 Mayıs 2016
FLÖRT HARAMSA NASIL EVLENECEĞİZ
17 Mart 2016
Resmileşti Dikkat !
09 Mart 2016
O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ;
23 Şubat 2016
BU KADAR NANKÖRLÜK OLMAZ
15 Şubat 2016
YGS Öncesi Okunmuş Yazı
Haber Yazılımı