Yazı Detayı
30 Kasım 2017 - Perşembe 08:58 Bu yazı 2010 kez okundu
 
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Hayal gölgesi göstermek için perde kurduk, ışık yaktık! Gerçeği sezebilenler anlar bu “gölge”yi, oyunu, filmi... başkası bilemez...
Bir sineme salonundayız ve film başlamadan perdede böyle bir ibare geçiyor:

Perde kurdum, şem’a yaktım göstersem zıllı hayal

Ehl-i hâl olanlar anlar bu zıllı, gayriye bilmek muhal!

Bu bizim gölge oyunumuz Karagöz’ün başlangıcında “hayalî”nin, yani oyunu tasarlayan, seslendiren, sunan ve yöneten kişinin perdeyi açış sözüdür...

Hem sahnelenen eserle, hem de aynı oyundaki gibi bir sahne olan dünya ile ilgili hikmetli bir sözdür...

“Dünya sinemasından ibret almak için uyarılmak gerekir mi?”, diyeceksiniz, elbette gerekir. İnsan bu dünyadaki varlığı üzerinde düşünmeye vakit bulamıyor. Meşgul edici o kadar çok şey var ki. Varlığını, varlığının anlamını düşünmeye vakit ve fırsatı olmuyor.

Bursa’da Karagöz’ün mezar taşında Kemterî, yani “değersiz” mahlaslı şairin şu şiiri varmış. Bu şiirin Karagöz oyununda kullanılan perde gazellerinen biri olduğunu da hatırlatalım.

Nakş-ı sun’un remz eder hüsnünde rü'yet perdesi

Hâce-yi hükm-i ezeldendir hakikat perdesi

Güzelliğinde eserin tasvirini sembolleştirir görüntü perdesi

Ezel hükmünün efendisidir hakikat perdesi

 

Sîreti sûrette mümkündür temaşa eylemek

Hail olmaz ayn-ı irfana basiret perdesi

Sireti sûrette, yani olup biteni tasvirde, resimde seyretmek mümkündür

İrfan gözüne basiret perdesi engel olmaz.

 

Her neye im'an ile baksan olur iş âşikâr

Kılmış istilâ cihanı hâb-ı gaflet perdesi

Her neye dikkatle baksan iş açığa çıkar

Cihanı gaflet uykusunun perdesi kaplamış

 

Bu hayal-i âlemi gözden geçirmektir hüner

Nice kaare gözleri mahvetti sûret perdesi

Bu âlemin hayalini gözden geçirmektir hüner

Nice kara gözleri mahvetti görünüş perdesi

 

Şem'i aşka yandırıp tasvir-i cismindir geçen

Âdem'i âmedşud etmekle azimet perdesi

Aşk ışığına yandırıp cisminin tasviridir geçen

Âdemi, insanı getirip götürmekte gidiş perdesi

 

Kangı zıllâ iltica etsen fena bulmaz ecep

Oynatan üstadı/sultanı gör kurmuş muhabbet perdesi

Hangi gölgeye sığınsan yok olmaz acaba?

Oynatan sultanı gör kurmuş muhabbet perdesi

 

Dergeh-i Al-i Âba'da müstakim ol Kemterî

Gösterir vahdet elin kalktıkta kesret perdesi

Ey Kemteri, ey noksan kişi, Peygamberin abasının altında bulunmakta kararlı ol

Çokluk perdesi kalkınca vahdet elini gösterir.

 

İstanbul Edebiyat Mevsimlerinden dokuzuncususundayız. 1999’da ilkini heyecanla karşılamıştık. İnşaallah önümüzdeki yıl onuncusu da aynı şevk heyecanla yapılır. Kültürel alanda gelenek oluşturmak çok zor ve aynı ölçüde önemli. İstanbul Edebiyat Mevsimi gerçek anlamda gelenekleşmiş bir faaliyet, bu da değerini artırıyor.  

Bu sene “Sinema ve edebiyat” başlığı seçilmiş.

Bir tesadüf mü, ilk konulu Türk filmlerinin çekilişinin yüzüncü yılı olması?

Başka bir tesadüf de, bu ilk filmlerin edebî eserlerden, tiyatro metinlerinden sinemaya aktarılması...Sedat Simavi’nin çektiği ilk konulu filmimiz Pençe, Mehmet Rauf’un piyesinden uyarlanmış. Casus’un da yine bir oyundan aktarıldığı sanılıyor.

Edebiyatınız yoksa, sinemanım olmaz, desek yeri var! İşin esası hikâye, metin.

Önemli sinema araştırmacılarımızdan, yazarlarımızdan Nijat Özön’ün tesbitine göre, 1917-1976 arasında çekilen 200 filmin 133’ü roman, 11’i hikâye, 43’üsahne eseri, 7’si çizgi roman, 1’i şiir, 1’i ropörtaj, 1’i menkıbe, 1’i de basılı senaryodan beyazperdeye aktarılmış.

Bu tasnifte halk hafızasında yüzyıllarca yer edinen efsane, masal, destan ve hikâyaler sözkonusu edilmemiş: Köroğlu, Battalgazi, Keloğlan, Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun.

En az birer düzine Köroğlu, Battalgazi ve Keloğlan filmi var. Diğerleri de birden fazla beyaz perdeye aktarılmış olmalı.

Birçok romancımızın, hikâyecimizin eserleri sinema eserine dönüştürülmüş.

Eserleri en çok sinemaya aktarılan romancılar: Kerime Nadir, Esat Mahmut Karakurt ve Muazzet Tahsin Berkant olarak görülüyor. Sinemacılarımız bu romancıları dişlerine göre bulmuşlar anlaşılan. Edebiyat tarihimizin önemli isimleri, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Peyami Safa, Orhan Kemal, Yaşar Kemal gibi ünlü edebiyatçılarımızdan da bir hayli eser sinemaya aktarıldı.

Sinema ile ilgilenen yazarlarımız da az değil: Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Necip Fazıl, Orhan Kemal, Tarık Dursun, Atilla İlhan, Selim İleri, Mustafa Kutlu...Kemal Tahir’in sinema ilgisi verimli sonuçlar doğurdu. Sinemamız üzerinde düşünmeye başladık.

Sinema dergilerimizin listesi bayağı uzun. 1914’te Ferah’la başlıyor.

Kimler sinema yazısı yazmadı ki? Atilla İlhan, Semih Tuğrul, Metin Erksan, Halit Refiğ, Tarık Dursun K, Giovanni Scognamillo, Atilla Dorsay, Burçak Evren, Yücel Çakmaklı, Yavuz Turgul, Ayşe Şasa, İhsan Kabil...

İlk telif sinema kitabı Muzaffer Gökmen’in (Senaryo Tekniği, 1955) İkincisi Nejat Özön’e ait, (Sinema Sanatı 1956).

Sinema edebiyatsız olmaz, edebiyat sinemasız. Edebiyatın, bilhassa roman ve hikâyenin sinemadan sonra anlatım tarzı itibarıyla ciddi değişiklikler geçirdiği bir hakikat. Sinema dili, edebiyatı etkiledi. Özgün bir edebiyatımız varsa, özgün bir sinema dilimiz de olmalı. Bu yolda emek sarfedenlere teşekkür borçluyuz.

Edebiyat zor ve zahmetli bir iş, yazarlar için meşakkatini kastetmiyoruz, okuyucu için zahmetli asıl. Önce okur yazar olacaksın ve elbette belli bir kültür seviyesinde bulunacaksın. Okuyuculuk eğitim gerektiriyor, seyircilik gerektirmiyor! Herkes seyirci olabilir! Ahmet Hâşim, 1920’li yıllarda “sinemanın diğer bir fazileti de olgun yaşın, kafatası içinde bir deste devedikeni gibi sert duran acıtıcı mantığın yerine, çocuk safdilliğini ve kolayca aldanış kaabiliyetini ikame etmesidir” diyor. Bu uzun cümle “ne fazilet ama!” dedirtiyor elbette. Hâşim’in sessiz sinema için fikir yürüttüğünü, bazı sinema eserlerinin seyirciye kök söktürecek kapalılıkta olduğunu da hatırlamalıyız elbette.

Sinema kelimesi dilimizde yeni fiiler ekledi. Bunlardan biri sinemalanmak veya sinemalaşmak. Sinema hâline gelmek, sinema dili ile ifade edilmek, filmleşmek. “Uçuşan kartallara bakarken Hamid'in bir beytini, vezinli bir hatırlayış gibi değil, sinemalanmış bir tablo gibi görüyorum” diyor İsmail Habip Sevük. Tabii sinemalaştırmak fiili de var. O da, “sinema hâline getirmek, sinema dili ile ifade etmek, filmleştirmek” demek oluyor.  

Sinema, gölge âlemde, teknolojisi gelişmiş yüksek maliyetli bir gölge oyunu! Hayalilerin mesleğini günümüzde sinemacılar sürdürüyor. Hayâl perdesi, sinema perdesine dönüşüyor.

Söz gücünü yitiriyor, görüntü, “sûret” her şeye hâkim oluyor. Dört bir yanımız görüntü. Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz. Geçenlerde bir film seyrederken bir süre görüntüsüz bir bölüm geçti. Muhtemelen teknik bir hatadan kaynaklanan bu görüntüsüz ve sessiz bir dakikanın ne kadar değerli olduğunu düşünmeden edemedim! Zihnim hürriyetine kavuştu âdeta. Tahayyülü kalıba sokan görüntülerden kurtulmanın ferahlığını ifade edemem!

Her ne kadar sürçilisan ettik ise affola!

 
Etiketler: "Görüntü, bombardımanı, altında, yaşamaya, ve, düşünmeye, çalışıyoruz.",
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
172 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
188 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
197 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
169 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
187 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
384 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
341 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
256 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1581 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
677 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
559 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
661 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
517 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
543 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
639 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
720 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
771 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
682 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
701 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
819 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
632 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
635 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
764 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
880 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1024 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
794 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
914 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1138 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
854 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
765 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
815 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1352 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
811 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
858 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
895 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
791 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
846 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
831 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
848 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
875 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
849 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
889 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
831 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1003 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
879 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
773 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
807 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1154 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
848 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
871 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1128 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1054 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
958 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
884 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
933 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
855 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1009 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1073 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
924 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
853 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1324 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
987 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
880 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
950 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1020 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1046 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
823 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
988 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
922 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1225 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
968 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1467 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1136 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1155 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1255 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1200 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
932 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1265 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1192 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1118 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1113 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1437 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1409 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1180 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1286 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1311 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1332 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1397 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1333 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1414 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1287 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1352 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1414 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1336 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1508 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1330 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1446 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1458 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1332 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1306 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1267 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1474 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2383 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1406 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1466 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1422 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1754 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1583 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1525 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2255 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1737 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1732 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2267 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1869 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1743 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1856 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1599 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1955 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1800 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1756 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1655 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1691 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1655 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2357 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1820 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1958 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2250 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2010 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2194 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2085 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2464 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2533 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1958 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1997 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1648 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1952 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1931 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1882 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1805 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1838 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1977 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1793 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2012 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1812 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1980 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1743 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2008 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1851 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2571 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2102 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1912 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
2012 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1995 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1983 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2142 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1990 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2013 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2362 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2161 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2106 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2132 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2095 Okunma.
Haber Yazılımı