Yazı Detayı
30 Kasım 2017 - Perşembe 08:58 Bu yazı 2162 kez okundu
 
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Hayal gölgesi göstermek için perde kurduk, ışık yaktık! Gerçeği sezebilenler anlar bu “gölge”yi, oyunu, filmi... başkası bilemez...
Bir sineme salonundayız ve film başlamadan perdede böyle bir ibare geçiyor:

Perde kurdum, şem’a yaktım göstersem zıllı hayal

Ehl-i hâl olanlar anlar bu zıllı, gayriye bilmek muhal!

Bu bizim gölge oyunumuz Karagöz’ün başlangıcında “hayalî”nin, yani oyunu tasarlayan, seslendiren, sunan ve yöneten kişinin perdeyi açış sözüdür...

Hem sahnelenen eserle, hem de aynı oyundaki gibi bir sahne olan dünya ile ilgili hikmetli bir sözdür...

“Dünya sinemasından ibret almak için uyarılmak gerekir mi?”, diyeceksiniz, elbette gerekir. İnsan bu dünyadaki varlığı üzerinde düşünmeye vakit bulamıyor. Meşgul edici o kadar çok şey var ki. Varlığını, varlığının anlamını düşünmeye vakit ve fırsatı olmuyor.

Bursa’da Karagöz’ün mezar taşında Kemterî, yani “değersiz” mahlaslı şairin şu şiiri varmış. Bu şiirin Karagöz oyununda kullanılan perde gazellerinen biri olduğunu da hatırlatalım.

Nakş-ı sun’un remz eder hüsnünde rü'yet perdesi

Hâce-yi hükm-i ezeldendir hakikat perdesi

Güzelliğinde eserin tasvirini sembolleştirir görüntü perdesi

Ezel hükmünün efendisidir hakikat perdesi

 

Sîreti sûrette mümkündür temaşa eylemek

Hail olmaz ayn-ı irfana basiret perdesi

Sireti sûrette, yani olup biteni tasvirde, resimde seyretmek mümkündür

İrfan gözüne basiret perdesi engel olmaz.

 

Her neye im'an ile baksan olur iş âşikâr

Kılmış istilâ cihanı hâb-ı gaflet perdesi

Her neye dikkatle baksan iş açığa çıkar

Cihanı gaflet uykusunun perdesi kaplamış

 

Bu hayal-i âlemi gözden geçirmektir hüner

Nice kaare gözleri mahvetti sûret perdesi

Bu âlemin hayalini gözden geçirmektir hüner

Nice kara gözleri mahvetti görünüş perdesi

 

Şem'i aşka yandırıp tasvir-i cismindir geçen

Âdem'i âmedşud etmekle azimet perdesi

Aşk ışığına yandırıp cisminin tasviridir geçen

Âdemi, insanı getirip götürmekte gidiş perdesi

 

Kangı zıllâ iltica etsen fena bulmaz ecep

Oynatan üstadı/sultanı gör kurmuş muhabbet perdesi

Hangi gölgeye sığınsan yok olmaz acaba?

Oynatan sultanı gör kurmuş muhabbet perdesi

 

Dergeh-i Al-i Âba'da müstakim ol Kemterî

Gösterir vahdet elin kalktıkta kesret perdesi

Ey Kemteri, ey noksan kişi, Peygamberin abasının altında bulunmakta kararlı ol

Çokluk perdesi kalkınca vahdet elini gösterir.

 

İstanbul Edebiyat Mevsimlerinden dokuzuncususundayız. 1999’da ilkini heyecanla karşılamıştık. İnşaallah önümüzdeki yıl onuncusu da aynı şevk heyecanla yapılır. Kültürel alanda gelenek oluşturmak çok zor ve aynı ölçüde önemli. İstanbul Edebiyat Mevsimi gerçek anlamda gelenekleşmiş bir faaliyet, bu da değerini artırıyor.  

Bu sene “Sinema ve edebiyat” başlığı seçilmiş.

Bir tesadüf mü, ilk konulu Türk filmlerinin çekilişinin yüzüncü yılı olması?

Başka bir tesadüf de, bu ilk filmlerin edebî eserlerden, tiyatro metinlerinden sinemaya aktarılması...Sedat Simavi’nin çektiği ilk konulu filmimiz Pençe, Mehmet Rauf’un piyesinden uyarlanmış. Casus’un da yine bir oyundan aktarıldığı sanılıyor.

Edebiyatınız yoksa, sinemanım olmaz, desek yeri var! İşin esası hikâye, metin.

Önemli sinema araştırmacılarımızdan, yazarlarımızdan Nijat Özön’ün tesbitine göre, 1917-1976 arasında çekilen 200 filmin 133’ü roman, 11’i hikâye, 43’üsahne eseri, 7’si çizgi roman, 1’i şiir, 1’i ropörtaj, 1’i menkıbe, 1’i de basılı senaryodan beyazperdeye aktarılmış.

Bu tasnifte halk hafızasında yüzyıllarca yer edinen efsane, masal, destan ve hikâyaler sözkonusu edilmemiş: Köroğlu, Battalgazi, Keloğlan, Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun.

En az birer düzine Köroğlu, Battalgazi ve Keloğlan filmi var. Diğerleri de birden fazla beyaz perdeye aktarılmış olmalı.

Birçok romancımızın, hikâyecimizin eserleri sinema eserine dönüştürülmüş.

Eserleri en çok sinemaya aktarılan romancılar: Kerime Nadir, Esat Mahmut Karakurt ve Muazzet Tahsin Berkant olarak görülüyor. Sinemacılarımız bu romancıları dişlerine göre bulmuşlar anlaşılan. Edebiyat tarihimizin önemli isimleri, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Peyami Safa, Orhan Kemal, Yaşar Kemal gibi ünlü edebiyatçılarımızdan da bir hayli eser sinemaya aktarıldı.

Sinema ile ilgilenen yazarlarımız da az değil: Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Necip Fazıl, Orhan Kemal, Tarık Dursun, Atilla İlhan, Selim İleri, Mustafa Kutlu...Kemal Tahir’in sinema ilgisi verimli sonuçlar doğurdu. Sinemamız üzerinde düşünmeye başladık.

Sinema dergilerimizin listesi bayağı uzun. 1914’te Ferah’la başlıyor.

Kimler sinema yazısı yazmadı ki? Atilla İlhan, Semih Tuğrul, Metin Erksan, Halit Refiğ, Tarık Dursun K, Giovanni Scognamillo, Atilla Dorsay, Burçak Evren, Yücel Çakmaklı, Yavuz Turgul, Ayşe Şasa, İhsan Kabil...

İlk telif sinema kitabı Muzaffer Gökmen’in (Senaryo Tekniği, 1955) İkincisi Nejat Özön’e ait, (Sinema Sanatı 1956).

Sinema edebiyatsız olmaz, edebiyat sinemasız. Edebiyatın, bilhassa roman ve hikâyenin sinemadan sonra anlatım tarzı itibarıyla ciddi değişiklikler geçirdiği bir hakikat. Sinema dili, edebiyatı etkiledi. Özgün bir edebiyatımız varsa, özgün bir sinema dilimiz de olmalı. Bu yolda emek sarfedenlere teşekkür borçluyuz.

Edebiyat zor ve zahmetli bir iş, yazarlar için meşakkatini kastetmiyoruz, okuyucu için zahmetli asıl. Önce okur yazar olacaksın ve elbette belli bir kültür seviyesinde bulunacaksın. Okuyuculuk eğitim gerektiriyor, seyircilik gerektirmiyor! Herkes seyirci olabilir! Ahmet Hâşim, 1920’li yıllarda “sinemanın diğer bir fazileti de olgun yaşın, kafatası içinde bir deste devedikeni gibi sert duran acıtıcı mantığın yerine, çocuk safdilliğini ve kolayca aldanış kaabiliyetini ikame etmesidir” diyor. Bu uzun cümle “ne fazilet ama!” dedirtiyor elbette. Hâşim’in sessiz sinema için fikir yürüttüğünü, bazı sinema eserlerinin seyirciye kök söktürecek kapalılıkta olduğunu da hatırlamalıyız elbette.

Sinema kelimesi dilimizde yeni fiiler ekledi. Bunlardan biri sinemalanmak veya sinemalaşmak. Sinema hâline gelmek, sinema dili ile ifade edilmek, filmleşmek. “Uçuşan kartallara bakarken Hamid'in bir beytini, vezinli bir hatırlayış gibi değil, sinemalanmış bir tablo gibi görüyorum” diyor İsmail Habip Sevük. Tabii sinemalaştırmak fiili de var. O da, “sinema hâline getirmek, sinema dili ile ifade etmek, filmleştirmek” demek oluyor.  

Sinema, gölge âlemde, teknolojisi gelişmiş yüksek maliyetli bir gölge oyunu! Hayalilerin mesleğini günümüzde sinemacılar sürdürüyor. Hayâl perdesi, sinema perdesine dönüşüyor.

Söz gücünü yitiriyor, görüntü, “sûret” her şeye hâkim oluyor. Dört bir yanımız görüntü. Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz. Geçenlerde bir film seyrederken bir süre görüntüsüz bir bölüm geçti. Muhtemelen teknik bir hatadan kaynaklanan bu görüntüsüz ve sessiz bir dakikanın ne kadar değerli olduğunu düşünmeden edemedim! Zihnim hürriyetine kavuştu âdeta. Tahayyülü kalıba sokan görüntülerden kurtulmanın ferahlığını ifade edemem!

Her ne kadar sürçilisan ettik ise affola!

 
Etiketler: "Görüntü, bombardımanı, altında, yaşamaya, ve, düşünmeye, çalışıyoruz.",
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
546 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
414 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
344 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
306 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
340 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
538 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
490 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
530 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1808 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
834 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
735 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
821 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
670 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
691 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
897 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
889 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
928 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
903 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
909 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
985 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
786 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
785 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
939 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
1053 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1193 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
967 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
1098 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1322 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
1020 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
917 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
981 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1493 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
976 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
1025 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
1046 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
961 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
1000 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
1019 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
996 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
1027 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
1013 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
1050 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
1017 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1150 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
1039 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
935 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
1064 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1326 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
998 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
1048 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1285 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1205 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1125 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
1055 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
1086 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
1014 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1204 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1220 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
1072 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
997 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1554 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1156 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
1043 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1106 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1265 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1212 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
973 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1138 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1120 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1427 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1125 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1614 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1346 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1314 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1435 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1366 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
1067 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1477 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1399 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1293 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1257 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1588 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1561 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1331 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1441 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1463 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1493 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1547 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1490 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1586 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1496 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1524 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1567 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1486 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1767 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1476 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1710 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1616 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1499 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1435 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1410 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1621 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2545 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1534 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1619 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1577 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1926 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1740 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1667 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2387 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1885 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1878 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2416 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
2060 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1896 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
2031 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1750 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2140 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1980 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1997 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1801 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1858 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1797 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2516 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
2014 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2141 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2405 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2163 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2403 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2220 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2671 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2734 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2153 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2307 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1816 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2134 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
2133 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
2043 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1981 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
2004 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2120 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1925 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2228 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
2030 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2133 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1912 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2171 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
2002 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2759 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2270 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
2067 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
2171 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2166 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2168 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2292 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2145 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2149 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2548 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2335 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2316 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2366 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2267 Okunma.
Haber Yazılımı