Yazı Detayı
09 Aralık 2019 - Pazartesi 21:21 Bu yazı 930 kez okundu
 
Ey efendi Paris’e git!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Gerçi şu sıralar İçişleri Bakanlığı, Paris’e gitmemizi tavsiye etmiyor, fakat yüz elli yıl önce de olsa Hoca Tahsin Efendi’nin öğüdü var:

Ey efendi Paris’e git akl u fikrin var ise

Âleme gelmiş sayılmaz gitmeyenler Paris’e!

Akıllı fikirli sayılmamak tehdidini nasıl bertaraf edeceğiz? Biz de bu büyüğümüzün asırlık öğüdüne uymuş ve gitmiştik Paris’e. İşe bakın ki milenyumun ilk saatlerinde Paris’te idik. Strazburg’dan Paris’e giderken yol boyunca kökünden sökülmüş ağaçlar, devrilmiş direkler ve bir felaket sonrasının henüz giderilememiş hasarlarını görmüştük. Batı Avrupa o günlerde ciddi bir tabiî âfetle karşı karşıya kalmıştı. Paris Paris’ti Paris olmasına da bulanık Sen nehrinde kütükler yüzüyordu…

Batıcı zihnimiz Parissiz yapamazdı, son zamanlara kadar. İlim, fikir, sanat konularında Paris’ten hiza tutardık. Bir aralar Berlin Paris’le aşık atar olmuştur ama bu çabuk geçmiştir. Londra ise bizim zihin dünyamızda Paris’le boy ölçüşür bir mevkiye gelmemiştir hiçbir zaman. 1940’lardan sonra ABD’nin üstünlüğü güçlü bir Amerikan hayranlığı doğurduysa da herhangi bir şehir öne çıkmamıştır.

Batı karşısındaki konumumuz 18. Yüzyılda bir mühtedî batılılaşmasına yol açar ve esas olarak düşmanın silahlarına mukabil silahlara sahip olmak fikri böylece kuvveden fiile çıkar. Fransa, İtalya veya başka ülkelerden müslümanlığı seçen askerler, teknisyenler Osmanlı batılılaşmasına bir dönem yön verir. 19. Yüzyılda dünya siyasetinin de zorlamasıyla, ki bu İngiliz siyasetinin zorlaması olarak da okunabilir, batılılaşma farklı bir mecraya girmiştir. Artık düşmanın silahıyla silahlanmanın ötesine geçilmiş, hayat tarzının taklidine kadar varılmıştır. Eğer ordunuzu toptan ortadan kaldırırsanız, gideceğiniz başka yer de yoktur.

Batılılaşma maceramızın en merkezî yerinde durur Paris. Batılılaşma siyaseti Londra’da pişirilir ama kültürü Paris’ten edinilir. Neden? Londra muhafazakârlığın merkezidir. Orada değişerek devam etmek formülü geçerlidir. Londra reformcudur, Türkçesi “ıslahatçı”dır. Paris ise ihtilalin, inkılabın, devrimin merkezidir. Bütün bu büyülü kelimelere karşılık Fransızca’da tek kelime vardır: Revülasyon!

Bizde taklitçi batılılaşmacı tipini Paris hayranları temsil eder. Onlardan birini Şevket Süreyya Aydemir, İstiklâl Mahkemesi’nin zindanında hasbelkader oda arkadaşı olarak görmüştür. Şöyle anlatır: “Ona göre dünyanın mihveri kendisinden ve hayatın mânası kendi rahatından ibaretti. Ne eşi ne evladı vardı. Bütün kaygısı kendi şahsıydı. Hayatı boyunca da yalnız kendi şahsı için yaşamıştı. Ecnebi, hiç olmazsa tatlı su Frengi olmayan kimse, onun için enteresan olamazdı.”

“- Monşer, derdi, ‘sizler, tabiî bu yüksek âlemleri bilmezsiniz. Ama o çevreler bensiz olamazdı...’ Gözlerinde bu resmi kabuller ve bir de Avrupa otellerinin servisleri, yemek salonları, yatak odaları tüterdi. Bir taraftan başında takkesi, sırtında koca nineler gibi sarıldığı ropdöşambıriyle hasırının üstüne çöküp, dışardan öteberi taşıyan jandarmanın kapının altından uzattığı günlük ekmeğini, peynir zeytinle katık etmeye çalışırken, diğer taraftan dili dolaşarak anlatırdı: ‘-Monşer! Bendeniz şarapla hazırlanmış mantar sotesine bayılırım. Bunun içine küçük güvercin ciğerleri katarlar. Sofraya içindeki içki alev alev yanarken getirilir. En iyisini Paris’te Hotel Ritz’de yaparlar...’ Bu hikâyelerin arkası gelmezdi. Konuştukça coşar, coştukça konuşurdu. Derken gene gözleri yaşarır: -Ah birader, ben sizler gibi suçlu değilim ki...”

Şevket Süreyya’nın monşeri için artık Paris’e gitmeye gerek yok. Dünyanın birçok yerinde, bu arada Türkiye’nin birçok otelinde ulaşılabilir lükslerdir bunlar. Yine de Avrupa’nın, Batı’nın standartları dikkatten uzak tutulmuyor. Bunda da tuhaf bir durum yok. Bu dünyada yaşıyoruz ve elbette insan olarak varlığımızın korunması, insanca haklarımızın sağlanmasını istiyoruz. Bu hususlarla ilgili Avrupa’nın hâlâ ölçü olduğunu düşünüyoruz. Fakat Paris’ten gelen sesler, pek de öyle olmadığını gösteriyor. Bizim efendilerin Paris’i, dünyanın iki büyük sömürge ülkesinden birinin başkenti idi. Sömürgelerin serveti, emeği bu şehri yüzyıllardır ışıltılı bir başkent yapıyordu. Sömürgeler bağımsızlaşmış görünse de yine servet transferi devam ediyor, belli ölçüde. Demek ki bu yetmiyor. Avrupa’nın çalışanları, emekçileri sömürgesiz ülkelerin emekçileri ile aynı seviyeye inmeye rıza göstermiyor. Sokaklar savaş meydanına dönüyor ve polisin, emniyet güçlerinin orantısız güç kullanma konusunda zirveleri zorladığı görülüyor.

Avrupa artık dünyada gelişmişliğin kriteri olmaktan uzaklaşıyor. Dünyanın batısında fırtınalar koparkan, doğusunda Japonya, Çin, Kore yükseliyor. Çin, üretimde kapitalist, tüketimde sosyalist uygulamalarla yükselişini sürdürüyor. Avrupa ülkeleri başta nüfus olmak üzere durağanlık ve gerileme işaretleri veriyor. Dinamik nüfusunu kaybeden kıt’a, doğu Avrupa’dan ve Balkanlardan devşirdiği genç nüfusla açığı kapatamaya çalışıyor. Öte yandan “eski” sömürgelerden gelen genç nüfus bayat islamofobi sloganları ile durdurulamayacak noktaya doğru gidiyor.

Avrupa’nın bunalımı, en net şekilde Paris’te kendini gösteriyor. Yine de Paris’e gitmeliyiz, bu defa kriz görmek için!

09.12.2019-Karar

 
Etiketler: Ey, efendi, Paris’e, git!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
340 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
261 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
234 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
212 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
228 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
428 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
384 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
309 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1672 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
731 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
620 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
716 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
563 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
587 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
722 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
780 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
820 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
747 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
751 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
872 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
683 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
679 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
826 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
939 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1075 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
853 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
993 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1196 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
914 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
817 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
871 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1394 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
868 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
918 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
945 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
851 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
897 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
886 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
888 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
925 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
902 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
941 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
889 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1054 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
836 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
852 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1213 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
897 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
933 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1180 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1101 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1022 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
939 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
983 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
907 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1076 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1121 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
977 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
901 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1399 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1039 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
935 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1003 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1089 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1099 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
867 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1033 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1020 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1304 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1017 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1513 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1205 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1210 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1334 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1253 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
974 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1338 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1249 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1168 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1165 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1486 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1454 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1229 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1337 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1356 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1403 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1444 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1384 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1465 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1335 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1402 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1461 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1381 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1599 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1373 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1535 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1506 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1391 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1360 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1314 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1517 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2423 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1451 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1513 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1467 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1806 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1639 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1568 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2303 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1800 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1776 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2313 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1915 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1794 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1912 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1639 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2004 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1869 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1829 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1704 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1740 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1696 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2411 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1871 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2007 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2295 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2059 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2237 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2127 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2511 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2588 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2026 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2066 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1703 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2002 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1988 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1938 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1883 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1891 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2025 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1841 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2067 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1885 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2033 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1786 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2056 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1900 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2623 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
2052 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2151 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1957 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
2061 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2051 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2041 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2191 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2044 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2058 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2438 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2220 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2168 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2189 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2138 Okunma.
Haber Yazılımı