Yazı Detayı
28 Aralık 2019 - Cumartesi 23:50 Bu yazı 633 kez okundu
 
Erzurum’da iki sıcak gün
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Beni Erzurumlu olarak görenlere asla itiraz etmem. “Erzurumluyum” demesem bile, “Erzurumlu değilim” demem!

Erzurum tasavvurumuzun oluşmasında çocukluğumuzda Ankara’da komşumuz olan Erzurumlu Neriman hanımın (rahmetli) tesiri vardır. Neriman teyzemiz Bir Kızılcahamamlı ile evlenmiştir, ama Erzurum şivesini, tavır ve hareketlerini sonuna kadar muhafaza etmiştir.

Hareket dergisi çevresine girdiğimizde Ezel Erverdi ve Bekir Erdem’den başlıyarak bir hayli Erzurumlu dostumuz, ahbabımız oldu. Bekir Soysal, sonra Çetin Baydar ve Erzurum tasavvurumuzu güçlendirdi. 1973 yılında bir Erzurum seyahatimiz oldu. Hareket camiasının Erzurum’daki faaliyetleri etrafında şehri ve şehrin bazı şahsiyetlerini tanıdık. Feyyaz İbrahimhakkıoğlu ile dostluğumuz sonraki yıllarda da artarak sürdü, rahmetle yâdediyorum.

1977’de Ulucami belgeliğini çekerken Erzurum Ulu camii de mekânlarımızdandı. Erzurum muhabbetimiz yeni dostlarla gelişerek devam etti ve bugünlere ulaştı. Burada merhum Sıtkı Aras’ı da anmadan geçemeyeceğim. Bu muhabbetin bir yansıması olmalı ki, Büyükşehir Belediyesi bir şehir kütüphanesine ismimizi verdi, üç yıl önce. 

Her yıl en az bir defa Erzurum’a yolumuz düşer. Bu defa, ETÜ (Erzurum Teknik Üniversitesi)’nin dâvetiyle “Mehmed Âkif ve Millî Mücadele” başlıklı bir konuşma için Erzurum yolundaydım. Uçak saatlerine göre şekillenen seyahatte Erzurum’da iki tam gün kalacağız. Ankara’da kış hafif seyrettiği için kışın merkezine doğru yola çıkarken hayli tedbirli idim. Başkentte yılda iki defa, 27 Aralık ve 12 Mart’da, Taceddin Dergâhı’nda Mehmed Âkif anmaları vesilesiyle giydiğim kalın paltoyu dolaptan çıkardım, fanilalar, atkılar derken şiddetli bir kışa hazırdım.

Uçaktan yol boyunca memleketi temaşa ederken yüksek dağların dahi kardan nasibini almadığını gördüm, ta ki Erzurum’a yaklaşıncaya kadar. Erzurum dağlarının karlı olmasına sevineceğimi tahmin etmezdim doğrusu. Uçağımız Erzurum havalimanına inmek için bir hayli alçaldı, fakat son anda burnunu yukarıya doğrultup inmedi. Eh biraz tedirgin olmadık değil, pilot açıklama yapacak denildi, ama bir açıklama da yapılmadı. Neyse yarım saatlik bir turdan sonra tekerler piste değdi.

Akşam vakti, hava umduğumuzdan yumuşak. Üniversiteden iki genç asistan Seyit Yavuz ve Yunus Alıcı bizi şehre ulaştırdılar. Tabiî, neredeyse değişmez mekânımız Öğretmenevi’ne. Abdülnasir Kımışoğlu’nu bizi beklerken bulduk. Abdullah Nehir’le (Öğretmenevi müdürü, fakat esaslı kitap okuyucusu, Nureddin Topçu hâfızı) çay muhabbetindeyken Hacı Ömer Özden Hoca geldi sağ olsun. Böylece yarının programı belli oldu.

Erzurum’u gezmeye nereden başlamalı?

Ömer Hoca ile Erzurum’u gezeceğiz. Erzurumlu değilsek de Erzurum bildiğimiz bir şehir. Ömer Hoca, şehre dışarıdan bakabileceğimiz bir gezi teklif ediyor. Şehre dışarıdan bakmak hem şehri bütün olarak görmek hem de tabii coğrafyasından geçmek anlamına geliyor. Erzurum’da bir farkı daha var bu gezinin: Tabyaları, şehidlikleri göreceğiz.

Soru sorduk ama cevabını vermedik; Erzurum’u gezmeye Abdurrahman Gaziden başladık. Nasıl İstanbul’u gezmeye Eyüp Sultandan başlanırsa, Erzurum’da da Abdurrahman Gazi’den başlamak şehir adabından olmalı. Biz şehirlerimizin fetihlerini ille de sahabeye, onu başaramazsak Horasan erenlerine bağlamayı severiz. Bu kutlu kişiler, şehrin kudsiyetini sağlar. Abdurrahman Gazi’nin sahabeden olduğu rivayet ediliyor. Bu rivayet köklü olmalı ki, Palandöken yamacında kabri var ve 18. Yüzyılda türbe yenilenmiş veya yeniden yapılmış. Türbe olunca cami de olur. Şimdi etrafı mesire yeridir. Biz bu mukaddes şahsiyetlerin etrafından toplanmak için bahane bulmakta mahirizdir. En uzun ziyaret beş-on dakikadır. Burada oturup kalkar, yiyip içerek vakit geçirirseniz saatlerce o ulu şahsiyetin komşusu olabilirsiniz.

Yolumuz Palandöken’e doğru. Palandöken mi, “Palandöğen” mi? Palan, binek ve yük hayvanlarına vurulan geniş ve süslü bir cins eğerdir. Öyle bir dağa çıkıyoruz ki bineklerimizin palanları dökülüyor…Şimdi Palandöken, en önemli kayak merkezlerinden. Bizim çocukluğumuzdaki basit kızaktan başka bir şeyle kaymışlığımız yok. Kısa bir seyirden sonra yolumuzu tabyalara çeviriyoruz.

Tabya demek, şehrin savunulması demek… Bu yapılar bir geçit şehir olan Erzurum’u düşman istilâsından korumak için 18. Yüzyıldan itibaren yapılmaya başlanmış, 19. Yüzyılda Rus tehlikesi artınca daha büyük ve güçlü tabyalar inşa edilmiş. Yakın zamanda Aziziye ve Mecidiye tabyaları Millî Park halinde düzenlenmiş. Mecidiye tabyası, adından anlaşılacağı gibi, Abdülmecid zamanında, Aziziye de Abdülaziz döneminde yapılmış. Kalan kısımlarıyla dahi devasa yapılar. Kara taştan bu sağlam yapılar, sadece ağır silahların konulduğu yerler değil, askerin yaşadığı kışlalarının ve diğer hayat alanlarının bulunduğu yerler. “93 Harbi” olarak bilinen 1887-1888 Rus savaşında tabyalar işgali geciktirmiş, fakat önleyememiş.

Tabyalarda şehidler için anıtlar var. Bir de Nene Hatun kabri yapılmış. Hayli mübalağalı, yani kocaman bir kabir. Kabirle kişinin eni boyunu ilişkilendirmek mümkün değilse de şöhretini ölçmek mümkün olabilir.

123456.jpg

Erzurum tabyaları, kaleden farksız. Ömer Özden hoca ile Aziziye’ tabyasında

 

Evet, bu tabyalarda 93 harbinin destanlarından biri yazıldı. Rus askerleri Türkçe bilen Ermeni öncülerle tabyalara sızdılar, uyumakta olan askerleri katlettiler, durum fark edilip de karşılık verilince silah sesleri şehirden duyuldu ve ilk Ayaspaşa Camii’nin müezzini tehlikeyi halka ilân etti, sonra bütün minarelerden salalar göklere yayıldı. Halk kadınlı erkekli eline her ne geçirdiyse, tabanca tüfekten çok balta, satır, tırpan, yatağan…Kapıp tabyalara doğru yürüdü. İsmail Habip Sevük halkın bu kıyamını anlatırken “Ey iman ne güzel ve ne büyük şeysin” diye naralanıyor adeta. Evet, tabyalar ve Erzurum bir süreliğine de olsa kurtulmuştur…Tabyalar kıyamının sırf Erzurum hanımlarına mahsus bir hareket olduğu sanılır. Elbette Erzurum hanımları bu kıyamın esas unsuru olmalıdır. Çünkü askerlik yapabilecek erkeklerin tamamı zaten tabyalarda müdafaa vazifesinin başındadır. Askerlik çağının dışındaki erkekler de şehirlerini müdafaa için canını dişine takarak tabyalara yürümüştür.

Bu halk direnişi sonucu ne olursa olsun tam bir destan manzarası arz etmektedir.

Bu kıyamda bir öncü, lider var mıdır? Ben derim ki bu kıyamın öncüsü, önderi, evini namusunu korumak için canını dişine takan Erzum halkıdır.

 
Etiketler: Erzurum’da, iki, sıcak, gün,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
937 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
439 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
348 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
422 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
301 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
350 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
368 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
403 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
510 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
433 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
472 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
547 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
426 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
413 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
507 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
568 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
736 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
560 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
692 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
917 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
629 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
532 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
566 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
937 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
556 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
531 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
646 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
511 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
618 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
598 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
660 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
641 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
631 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
559 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
761 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
624 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
519 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
597 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
890 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
654 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
607 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
885 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
817 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
680 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
670 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
716 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
586 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
726 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
846 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
707 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
641 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
960 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
766 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
640 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
731 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
789 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
741 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
600 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
798 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
672 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
906 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
788 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1192 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
820 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
871 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
910 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
955 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
724 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
959 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
926 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
870 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
901 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1167 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1086 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
942 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1008 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1093 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1090 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1148 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1120 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1105 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1072 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1128 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1174 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1082 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1174 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1124 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1116 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1236 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1109 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1088 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1063 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1279 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2159 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1203 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1270 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1203 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1500 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1381 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1257 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2057 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1528 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1526 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2031 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1622 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1482 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1516 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1398 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1711 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1468 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1473 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1416 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1456 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1459 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2085 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1581 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1720 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2045 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1785 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1925 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1922 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2256 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2318 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1660 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1685 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1405 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1711 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1621 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1666 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1527 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1614 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1659 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1569 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1597 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1457 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1741 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1535 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1772 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1609 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2353 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1760 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1858 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1692 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1797 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1750 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1726 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1901 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1694 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1781 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2044 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1856 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1786 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1841 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1851 Okunma.
Haber Yazılımı