Yazı Detayı
23 Ocak 2019 - Çarşamba 15:54 Bu yazı 3155 kez okundu
 
Çamura gönül tohumu atmak
Akif BEDİR
 
 

Muhammed İkbal, bu sözü insanca yaşamak ve insana yaraşır değer üretmek nedir sorusuna cevap olarak kullanmaktadır. Ona göre, Hak adamı, çamura gönül tohumu ekebilen ve hayatı iyiye, güzele, hayra ve berekete kaynaklık edecek biçimde sürekli filizlendiren adamdır.

Evet, hak adamı içtenlikle gülebilen, yalansız ağlayabilen, hırslarından, kinlerinden kurtularak kazanan, bölüşmeyi, sahiplenmemeyi basit bir hayatın sade akışı içinde olabildiğince duyan, duyurabilendir.

Hak adamı, sesine, bedenine, hayallerine uygun, gösterişsiz ve temiz elbiseler giydirebilendir.

Sayılardan çok daha başka şeyleri sayan, menfaatsiz seven, bilginin oburu olmayandır, tıpkı yemeğin, paranın, iktidarın, gücün sürekli aç talibi olmayan gibi.

Hak adamı, bu dünyanın geçiciliğini ve insan ömrünün sınırlarını kavrayıp düşmanlıkları küçültüp, dostlukları büyütendir gözünde.

İnsana saygı duyabilen, insanca yaşamayı ve yaşarken de paylaşmayı öğrenebilendir. Dünyada her insanın yaşam hakkına saygı duyan, insanları anlamayı ve en önemlisi de hoşgörüyle bakmayı öğrenip, onların hakkını da kendi hakkıymış gibi savunandır hak adamı.

İnsanlar hak ve hakikatten koptukları, uzaklaştıkları, çekindikleri halde, asla uzaklaşmayan, aksine sımsıkı ve korkusuzca sarılan, açlığa, susuzluğa katlanıp, doğru dürüst giyecek bir şey dahi bulamayıp Allah’ın lütfettiğine rıza gösterip asla şikâyete girmeyenlerdir hak adamı.

Hesabından korkarak bir kısım helalleri dahi terk edebilen, dünyayı “kesben değil, kalben terk etmek lâzımdır” hakikatinde belirtildiği gibi dünyayla bedenen ilgilendikleri halde kalplerini bağlamayanlardır hak adamı.

Dünyada bir şey olabilmenin ötesinde çok daha önemli bir şey var aslında, insan olabilmek.

İnsan olabilmenin koşulu ise tek, yüreğinde sevgi taşıyabilmek. Yoksa kim olduğumuz, nereden geldiğimiz, hangi ülkenin pasaportunda adımızın yazılı olduğunun ne önemi var.

İnsan olmak, insan olabilmek dünyada kazanılacak en büyük değer değil mi?

Çamura gönül tohumu atmanın karşıt kavramı, gönle kin tohumu atmaktadır. İnsanlığın ortak değerleri olan hoşgörü, sevgi, saygı, barış, özgürlük, bireysel hak, adalet gibi evrensel değerlere inanmakta kimin ne zararı olabilir, insani duygulardan yoksun ve insanlıktan nasibini alamamış sırtlanlardan başka.

Çamurun hem de en katranlısına gönül tohumları atıp sonsuzluk çiçeklerinin en güzellerini yeşertmeyi başaran Anadolu topraklarında bugün, gönle kin tohumu ekmeyi öne çıkarmış zihniyetlerin baskı ve aldatmalarına maruz kalmış kitlelerin iniltilerini dinliyoruz.

Çamuru gönülleştiren nefeslerin yerinde şimdilerde gönlü çamurlaştıran kin ve öfke kasırgaları kol geziyor.

Asrımız insanına cehalet, şiddet, bâtıl inançlar, sapık ideolojiler, yanlış düşünceler ve nefsi arzuları aşılayan medeni engizisyon, sonuçta, zihinlerde “nâmeşrû veletler” doğurdu. Bizden kendi kavramlarını esas almayı istemekte, bizi ona göre düşünmeye zorlamakta.

Gafletin belki de zirvede olduğu bu çağda Rahmet kitabından koparılan din, papazların kutsallaştırıldığı bir engizisyon firmasına dönüştürülmüş durumda.

Kan çanağı gözlerle dünyaya bakan kanı bozuklar çeşitli düzenlemelerle top yekûn insanlığı, hatta dünya ve ukbayı kucaklayan ilahi bir sistem olan İslam’a ve peygamberine çamur atıp, reddiyeler yazıyorlar.

Aydınlık ve karanlık nasıl biri birinin zıddıysa, iyilik ve kötülük ya da güzellik ve çirkinlik de biri birinin zıddıdır. Ama evrende her şey iç içedir ve beraber yaşar.

Karanlık nasıl ki kötülüğü, çirkinliği, körlüğü, cehaleti, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, vicdansızlığı, sevgisizliği, hoşgörüsüzlüğü temsil ediyorsa; aydınlık da iyiliği, güzelliği, bilgiyi, doğruyu, dostluğu, merhameti, dürüstlüğü, adaleti ve vicdanı temsil eder.

Yılgınlıkların yorgunlukların damarlarımızda dolaşıyor olması bizi bıktırmamalı ve de ilgilendirmemeli. Bize yüreğimiz gerekli, sevgiyi görmek ve duvarını örmek için. Korkmadan, yılmadan bozgunlardan ve sevgiyi kirleten yozluklardan.

Düşüncelerimiz, yargılarımız, önyargılarımız, ne kadar barajlar, dalkıranlar inşa etse de o yakıcı yıldırımların beynimize ulaşmaması için, ne kadar tarihsel, kültürel ideolojik gündelik paratonerimiz olsa da, bir yerden sonra, en azından şöyle kendi yüreğimizle baş başa kaldığımızda, eminim anlarız.

Eminim anlarız, bir kez olsun, biz de yürekten o soruları sorarsak kendimize, sormak durumunda kaldığımızı tahayyül edersek hiç olmazsa.

Bir gül yaprağının ürpertisini duyabiliyorsak yüreğimizde, yaşamın güzelliğini, sevmenin inceliğini kavrayabiliyorsak ve varabiliyorsak dostlukların yüceliğine. Korkmayalım hiç bir yıkımdan, yüreğimizi ortaya koyalım. Çünkü biz insanız.

 
Etiketler: Çamura, gönül, tohumu, atmak, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2923 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2790 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2531 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2516 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2775 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2895 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2812 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2776 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2534 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2639 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2680 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3487 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2525 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3462 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2721 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4060 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2886 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2899 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2860 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2734 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2694 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
2951 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2931 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2566 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2824 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2960 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4581 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3132 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2827 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3243 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3042 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2874 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2855 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3107 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2706 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4690 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2701 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3710 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2418 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3228 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2755 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2480 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2917 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2837 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2322 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2369 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2433 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2720 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2344 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3365 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2795 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2943 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3037 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3338 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2586 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
952 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3058 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2515 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3063 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3377 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3217 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2532 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3300 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3296 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
3007 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2775 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2879 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3334 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3106 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3095 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3328 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2808 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2433 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2935 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2200 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3246 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1604 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3350 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3311 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3520 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2938 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
4985 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2905 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2802 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2858 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2559 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4340 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2397 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2676 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2380 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2572 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2639 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2325 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2237 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2759 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2779 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2475 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3311 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2424 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2846 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
3016 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2425 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2851 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2417 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2577 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2330 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
3025 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2159 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
2004 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2849 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2639 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2698 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
2992 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2830 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2758 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2746 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2541 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
2099 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2840 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2615 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2228 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2593 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2626 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2805 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2775 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2903 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2769 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2816 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2675 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2512 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2645 Okunma.
Haber Yazılımı