Yazı Detayı
05 Mart 2020 - Perşembe 22:21 Bu yazı 1068 kez okundu
 
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Komşuluk ister istemez hukuk oluşturuyor. “Ev alma komşu al sözü” kulağımızın küpesi.
Bugünün dünyasında komşu almak neredeyse imkânsız, ev almak da pek kolay değil. Devletler için komşu seçmek mümkün olmadığı gibi, fertler için de artık neredeyse aynı durum sözkonusu diyebiliriz. 

Türkiye’nin geçmişte büyük güç sahibi komşusu Sovyetler Birliği idi. Ondan önceki büyük komşumuz Çarlık Rusya’sı. 1. Dünya Savaşı’nda kuzey batımızı işgal etmişler, daha batıya ve güneye doğru sarkmaya yönelmişlerdi. Çarlık yıkıldı, Bolşevik devrimi oldu, Ruslar işgal ettikleri bölgelerden çekildiler. Bu arada Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan devletleri kuruldu. Sınırlarımız güya bunlarla idi. Bu çok sürmedi, bu taze devletler Sovyetler Birliği’ne dahil edildi. 

Sovyetler Birliği ile sınırı olmak, Türkiye için korkulu bir durumdu. Daha önceki Rus istilaları düşünülürse, bu korkunun tarihî derinliği de anlaşılabilir. Rus tehlikesi ülkeler arası bir tehlike iken, Sovyet tehlikesi ideolojik bir tehlike idi ve içeride Sovyet ideolojisini benimseyenler ve yakın duranlar vardı. 20. Yüzyılın doğu-batı, kapitalist-komünist çatışmalarının fay hatlarından biri Anadolu’dan geçiyordu. Sovyetler Birliği ile ilişkilerimizin 2. Dünya Savaşı sonrası Stalin doktrini sonucu koptuğu hatırlanmalıdır. 1. Dünya savaşı öncesi İngilizlerle yaptıkları paylaşım anlaşmasına göre, ülkemizin kuzey doğusunda bir bölge ile Boğazlar üzerinde hak iddiaları vardı. 

Türkiye bu kudretli büyük komşunun tehdidi altında bir siyaset yürütmek zorunda kaldı, bunun eksileri de artıları da vardı. Zaten batı sistemi içindeydik, batıya bağımlılığımızı pekiştiren bir baskı altında yolumuza devam ediyor, batının Sovyetlere karşı oluşturduğu NATO’ya girmek için canhıraş hamleler yapıyorduk. Kore Savaşına asker göndermeden, yedi yüzden fazla şehid vermeden, NATO’ya alınmadık… 

Türkiye’nin diğer komşuları, İran hariç, Osmanlı’dan koparılmış ülkelerdir. Bu komşularda kimlik bu yüzden Osmanlı, yani Türk düşmanlığı üzerinden oluşturulur. Komşularla iyi ilişkiler geliştirmek için çok elverişli durumda değildik. İran’la Cumhuriyet’in ilk yıllarında iyi ilişkiler geliştirildi. Petrolsüz İran’la ilişkilerimiz iyiydi. Petrol Şah Rıza’yı azdırdı. Kendi çapında emperyalist bir siyaset takip etmeye çalıştı. İran’da şahlık rejiminin yıkılmasından memnun olduk ama “İslâm inkılabı”nın hâkimiyetinden rahatsız olduk. Kuzeyimizdeki ideolojik tehlikeden sonra doğumuzda da ideolojik bir tehlike belirmişti.

Irak ve Suriye’nin Millî Mücadele’nin başlangıcında Anadolu ile bir şekilde bütünlük içinde olması düşünülmüştür. Zira buralarda, Filistin dahil Müdafa-yı Milliye teşkilatları vardı. Osmanlı Devleti’ni kendimiz tasfiye etse idik, bu ülkelerde Türkiye’ye yakın duran muhteva olumlu yönde değerlendirilebilirdi. Nitekim bu ülkelerde Türkiye’ye temayül vardı, biz de Lozan’a kadar, Arap nüfusun çoğunluk teşkil ettiği bölgelerden kendi kaderlerini tayin hakkını savunuyorduk. Hayfa ki, Lozan’da kendi kaderini tayin iddiamızdan vazgeçtik, Osmanlı Devleti’ni İngilizler tasfiye etti, bu yüzden Osmanlı sonrası dünyada yüzlerce yıllık hâkimiyet alanlarımız tarümar oldu. Irak’la iyi kötü ilişkilerimiz sürerken, daha yakın olduğumuz Suriye ile neredeyse hiçbir ilişkimiz kalmamıştı, ekonomik ilişkiler dahil. Ekonomik ilişkilerin kesilmesi sınır bölgesi vilayetlerimiz için bir felaketti, bu felaket kaçakçılıkla tahfif edilmeye çalışıldı. 

Nihayet, hâlâ hasretle andığımız o vizesiz geçiş dönemi geldi. 

Gelir gelmez de işler tersine döndü. Türkiye ile Suriye’nin bu kadar yakınlaşması İsrail için büyük bir tehdit oluşturuyordu ve bu tehdidi bir şekilde bertaraf etmek gerekiyordu. İşte Suriye’de patlatılan Arap kara-baharı budur. Bir süre ABD ve Avrupa’nın müdahil olup meseleyi halledeceği düşünüldü. Oysa en azından ABD burada meselenin halledilmesi değil, büyütülmesinden yanaydı. Büyüttü ve doğrudan müdahil oldu. Bir süre PYD dolayısıyla ABD ile doğrudan komşu olduk. ABD bununla yetinmedi, Suriye’de Rusya’nın güçlenmesinin yolunu açtı. Hatta İran’ın işin içine girmesinin zeminini oluşturdu. Şimdi yeni kudretli komşumuz Rusya! 

Ruslar Esed müstearını kullanmaktan vazgeçti, İdlip konusunda asıl aktörün Rusya olduğunu bilerek hareket etmemiz gerekiyor. Hâlâ Esed mavalları okumanın âlemi yok. Esed muhtemelen Putin’in resimlerine selâm duruyordur. 

Rusya ile hem de güneyden komşu olmak. Bu mühim bir mesele. Türkiye Rusya’ya rağmen bölgede olmak zorunda. Bunun için ABD’ye güvenmek de mümkün değil. Çünkü ABD Barış Pınarı harekâtı sonrası çekilirken sahayı Rusya’ya bıraktı. Mesele dönüp dolaşıp İsrail’in güvenliğine geliyor. 

Rusya ile kuzeydeki komşuluğumuzu hatırladıkça, güneydeki komşuluğumuzdan endişe etmemek mümkün mü? 

05.03.2020-Karar

 
Etiketler: Bu, yeni, komşu, “yabancımız”, değil!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
639 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
519 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
417 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
368 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
434 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
617 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
556 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
614 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1919 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
940 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
836 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
905 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
768 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
768 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
989 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
993 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
1018 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
989 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
997 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
1088 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
869 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
868 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
1029 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
1136 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1292 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
1064 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
1190 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1435 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
1097 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
999 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1587 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
1080 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
1109 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
1152 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
1057 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
1103 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
1114 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
1082 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
1127 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
1104 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
1141 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
1122 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1215 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
1146 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
1030 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
1160 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1412 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
1069 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
1134 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1371 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1288 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1205 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
1140 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
1177 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
1105 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1282 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1305 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
1155 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
1081 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1653 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1259 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
1140 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1235 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1347 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1322 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
1069 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1220 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1199 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1513 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1220 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1684 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1447 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1401 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1524 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1456 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
1143 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1543 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1504 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1408 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1365 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1673 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1641 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1439 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1525 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1550 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1560 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1643 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1567 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1682 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1587 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1616 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1671 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1566 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1856 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1582 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1822 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1715 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1602 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1516 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1490 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1704 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2620 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1608 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1712 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1676 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
2017 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1818 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1770 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2456 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1975 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1962 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2496 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
2161 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
2005 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
2122 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1857 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2252 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
2064 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
2053 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1857 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1968 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1879 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2596 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
2118 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2236 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2492 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2250 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2465 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2318 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2769 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2825 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2247 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2416 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1905 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2260 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
2252 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
2129 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
2061 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
2102 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2209 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1998 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2309 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
2153 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2210 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
2014 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2271 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
2092 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2942 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
2243 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2355 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
2151 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
2257 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2268 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2280 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2394 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2228 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2229 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2647 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2435 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2409 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2491 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2370 Okunma.
Haber Yazılımı