Yazı Detayı
05 Mart 2020 - Perşembe 22:21 Bu yazı 983 kez okundu
 
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Komşuluk ister istemez hukuk oluşturuyor. “Ev alma komşu al sözü” kulağımızın küpesi.
Bugünün dünyasında komşu almak neredeyse imkânsız, ev almak da pek kolay değil. Devletler için komşu seçmek mümkün olmadığı gibi, fertler için de artık neredeyse aynı durum sözkonusu diyebiliriz. 

Türkiye’nin geçmişte büyük güç sahibi komşusu Sovyetler Birliği idi. Ondan önceki büyük komşumuz Çarlık Rusya’sı. 1. Dünya Savaşı’nda kuzey batımızı işgal etmişler, daha batıya ve güneye doğru sarkmaya yönelmişlerdi. Çarlık yıkıldı, Bolşevik devrimi oldu, Ruslar işgal ettikleri bölgelerden çekildiler. Bu arada Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan devletleri kuruldu. Sınırlarımız güya bunlarla idi. Bu çok sürmedi, bu taze devletler Sovyetler Birliği’ne dahil edildi. 

Sovyetler Birliği ile sınırı olmak, Türkiye için korkulu bir durumdu. Daha önceki Rus istilaları düşünülürse, bu korkunun tarihî derinliği de anlaşılabilir. Rus tehlikesi ülkeler arası bir tehlike iken, Sovyet tehlikesi ideolojik bir tehlike idi ve içeride Sovyet ideolojisini benimseyenler ve yakın duranlar vardı. 20. Yüzyılın doğu-batı, kapitalist-komünist çatışmalarının fay hatlarından biri Anadolu’dan geçiyordu. Sovyetler Birliği ile ilişkilerimizin 2. Dünya Savaşı sonrası Stalin doktrini sonucu koptuğu hatırlanmalıdır. 1. Dünya savaşı öncesi İngilizlerle yaptıkları paylaşım anlaşmasına göre, ülkemizin kuzey doğusunda bir bölge ile Boğazlar üzerinde hak iddiaları vardı. 

Türkiye bu kudretli büyük komşunun tehdidi altında bir siyaset yürütmek zorunda kaldı, bunun eksileri de artıları da vardı. Zaten batı sistemi içindeydik, batıya bağımlılığımızı pekiştiren bir baskı altında yolumuza devam ediyor, batının Sovyetlere karşı oluşturduğu NATO’ya girmek için canhıraş hamleler yapıyorduk. Kore Savaşına asker göndermeden, yedi yüzden fazla şehid vermeden, NATO’ya alınmadık… 

Türkiye’nin diğer komşuları, İran hariç, Osmanlı’dan koparılmış ülkelerdir. Bu komşularda kimlik bu yüzden Osmanlı, yani Türk düşmanlığı üzerinden oluşturulur. Komşularla iyi ilişkiler geliştirmek için çok elverişli durumda değildik. İran’la Cumhuriyet’in ilk yıllarında iyi ilişkiler geliştirildi. Petrolsüz İran’la ilişkilerimiz iyiydi. Petrol Şah Rıza’yı azdırdı. Kendi çapında emperyalist bir siyaset takip etmeye çalıştı. İran’da şahlık rejiminin yıkılmasından memnun olduk ama “İslâm inkılabı”nın hâkimiyetinden rahatsız olduk. Kuzeyimizdeki ideolojik tehlikeden sonra doğumuzda da ideolojik bir tehlike belirmişti.

Irak ve Suriye’nin Millî Mücadele’nin başlangıcında Anadolu ile bir şekilde bütünlük içinde olması düşünülmüştür. Zira buralarda, Filistin dahil Müdafa-yı Milliye teşkilatları vardı. Osmanlı Devleti’ni kendimiz tasfiye etse idik, bu ülkelerde Türkiye’ye yakın duran muhteva olumlu yönde değerlendirilebilirdi. Nitekim bu ülkelerde Türkiye’ye temayül vardı, biz de Lozan’a kadar, Arap nüfusun çoğunluk teşkil ettiği bölgelerden kendi kaderlerini tayin hakkını savunuyorduk. Hayfa ki, Lozan’da kendi kaderini tayin iddiamızdan vazgeçtik, Osmanlı Devleti’ni İngilizler tasfiye etti, bu yüzden Osmanlı sonrası dünyada yüzlerce yıllık hâkimiyet alanlarımız tarümar oldu. Irak’la iyi kötü ilişkilerimiz sürerken, daha yakın olduğumuz Suriye ile neredeyse hiçbir ilişkimiz kalmamıştı, ekonomik ilişkiler dahil. Ekonomik ilişkilerin kesilmesi sınır bölgesi vilayetlerimiz için bir felaketti, bu felaket kaçakçılıkla tahfif edilmeye çalışıldı. 

Nihayet, hâlâ hasretle andığımız o vizesiz geçiş dönemi geldi. 

Gelir gelmez de işler tersine döndü. Türkiye ile Suriye’nin bu kadar yakınlaşması İsrail için büyük bir tehdit oluşturuyordu ve bu tehdidi bir şekilde bertaraf etmek gerekiyordu. İşte Suriye’de patlatılan Arap kara-baharı budur. Bir süre ABD ve Avrupa’nın müdahil olup meseleyi halledeceği düşünüldü. Oysa en azından ABD burada meselenin halledilmesi değil, büyütülmesinden yanaydı. Büyüttü ve doğrudan müdahil oldu. Bir süre PYD dolayısıyla ABD ile doğrudan komşu olduk. ABD bununla yetinmedi, Suriye’de Rusya’nın güçlenmesinin yolunu açtı. Hatta İran’ın işin içine girmesinin zeminini oluşturdu. Şimdi yeni kudretli komşumuz Rusya! 

Ruslar Esed müstearını kullanmaktan vazgeçti, İdlip konusunda asıl aktörün Rusya olduğunu bilerek hareket etmemiz gerekiyor. Hâlâ Esed mavalları okumanın âlemi yok. Esed muhtemelen Putin’in resimlerine selâm duruyordur. 

Rusya ile hem de güneyden komşu olmak. Bu mühim bir mesele. Türkiye Rusya’ya rağmen bölgede olmak zorunda. Bunun için ABD’ye güvenmek de mümkün değil. Çünkü ABD Barış Pınarı harekâtı sonrası çekilirken sahayı Rusya’ya bıraktı. Mesele dönüp dolaşıp İsrail’in güvenliğine geliyor. 

Rusya ile kuzeydeki komşuluğumuzu hatırladıkça, güneydeki komşuluğumuzdan endişe etmemek mümkün mü? 

05.03.2020-Karar

 
Etiketler: Bu, yeni, komşu, “yabancımız”, değil!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2021
“Hayat”ımıza kim kastediyor?
547 Okunma.
05 Kasım 2021
“Hazar Baba, yıldırımlar çakanda!”
418 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-3 Şehirde öncü bir vakıf!
345 Okunma.
04 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-2 Güne düştüm, güne düştüm!
306 Okunma.
02 Kasım 2021
Elaziz’de üç güneşli gün-1 Harput'un Yokuşuna-Fırat’ın Akışına…
342 Okunma.
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
540 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
492 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
533 Okunma.
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
1809 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
836 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
738 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
823 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
676 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
693 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
901 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
894 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
931 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
904 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
914 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
987 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
789 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
789 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
941 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
1055 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
1194 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
972 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
1102 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1324 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
1022 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
919 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1495 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
979 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
1028 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
1051 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
964 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
1002 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
1021 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
997 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
1028 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
1017 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
1054 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
1019 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
1152 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
1041 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
938 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
1068 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1327 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
1000 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
1049 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1287 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
1208 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
1131 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
1057 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
1088 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
1015 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
1205 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
1223 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
1074 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
998 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1556 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
1160 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
1045 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
1108 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
1268 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
1213 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
977 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
1144 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
1123 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1432 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
1127 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1615 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1350 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1319 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1439 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1368 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
1070 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1478 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1405 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1296 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1258 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1592 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1564 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1333 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1443 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1466 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1498 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1551 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1493 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1589 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1498 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1527 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1571 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1488 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1769 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1478 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1713 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1618 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1502 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1437 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1412 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1622 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2548 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1537 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1621 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1579 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1928 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1744 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1669 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2388 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1887 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1881 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2418 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
2063 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1899 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
2032 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1752 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
2143 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1981 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1999 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1802 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1862 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1801 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2520 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
2017 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
2143 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2406 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
2166 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2404 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2222 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2675 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2739 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
2155 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
2314 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1818 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
2136 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
2138 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
2046 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1984 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
2007 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
2122 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1927 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
2231 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
2034 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
2135 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1914 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
2177 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
2005 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2764 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
2164 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2275 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
2068 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
2173 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
2168 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
2170 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2296 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
2146 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
2151 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2550 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2339 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2320 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2372 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2273 Okunma.
Haber Yazılımı