Yazı Detayı
05 Mart 2020 - Perşembe 22:21 Bu yazı 567 kez okundu
 
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Komşuluk ister istemez hukuk oluşturuyor. “Ev alma komşu al sözü” kulağımızın küpesi.
Bugünün dünyasında komşu almak neredeyse imkânsız, ev almak da pek kolay değil. Devletler için komşu seçmek mümkün olmadığı gibi, fertler için de artık neredeyse aynı durum sözkonusu diyebiliriz. 

Türkiye’nin geçmişte büyük güç sahibi komşusu Sovyetler Birliği idi. Ondan önceki büyük komşumuz Çarlık Rusya’sı. 1. Dünya Savaşı’nda kuzey batımızı işgal etmişler, daha batıya ve güneye doğru sarkmaya yönelmişlerdi. Çarlık yıkıldı, Bolşevik devrimi oldu, Ruslar işgal ettikleri bölgelerden çekildiler. Bu arada Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan devletleri kuruldu. Sınırlarımız güya bunlarla idi. Bu çok sürmedi, bu taze devletler Sovyetler Birliği’ne dahil edildi. 

Sovyetler Birliği ile sınırı olmak, Türkiye için korkulu bir durumdu. Daha önceki Rus istilaları düşünülürse, bu korkunun tarihî derinliği de anlaşılabilir. Rus tehlikesi ülkeler arası bir tehlike iken, Sovyet tehlikesi ideolojik bir tehlike idi ve içeride Sovyet ideolojisini benimseyenler ve yakın duranlar vardı. 20. Yüzyılın doğu-batı, kapitalist-komünist çatışmalarının fay hatlarından biri Anadolu’dan geçiyordu. Sovyetler Birliği ile ilişkilerimizin 2. Dünya Savaşı sonrası Stalin doktrini sonucu koptuğu hatırlanmalıdır. 1. Dünya savaşı öncesi İngilizlerle yaptıkları paylaşım anlaşmasına göre, ülkemizin kuzey doğusunda bir bölge ile Boğazlar üzerinde hak iddiaları vardı. 

Türkiye bu kudretli büyük komşunun tehdidi altında bir siyaset yürütmek zorunda kaldı, bunun eksileri de artıları da vardı. Zaten batı sistemi içindeydik, batıya bağımlılığımızı pekiştiren bir baskı altında yolumuza devam ediyor, batının Sovyetlere karşı oluşturduğu NATO’ya girmek için canhıraş hamleler yapıyorduk. Kore Savaşına asker göndermeden, yedi yüzden fazla şehid vermeden, NATO’ya alınmadık… 

Türkiye’nin diğer komşuları, İran hariç, Osmanlı’dan koparılmış ülkelerdir. Bu komşularda kimlik bu yüzden Osmanlı, yani Türk düşmanlığı üzerinden oluşturulur. Komşularla iyi ilişkiler geliştirmek için çok elverişli durumda değildik. İran’la Cumhuriyet’in ilk yıllarında iyi ilişkiler geliştirildi. Petrolsüz İran’la ilişkilerimiz iyiydi. Petrol Şah Rıza’yı azdırdı. Kendi çapında emperyalist bir siyaset takip etmeye çalıştı. İran’da şahlık rejiminin yıkılmasından memnun olduk ama “İslâm inkılabı”nın hâkimiyetinden rahatsız olduk. Kuzeyimizdeki ideolojik tehlikeden sonra doğumuzda da ideolojik bir tehlike belirmişti.

Irak ve Suriye’nin Millî Mücadele’nin başlangıcında Anadolu ile bir şekilde bütünlük içinde olması düşünülmüştür. Zira buralarda, Filistin dahil Müdafa-yı Milliye teşkilatları vardı. Osmanlı Devleti’ni kendimiz tasfiye etse idik, bu ülkelerde Türkiye’ye yakın duran muhteva olumlu yönde değerlendirilebilirdi. Nitekim bu ülkelerde Türkiye’ye temayül vardı, biz de Lozan’a kadar, Arap nüfusun çoğunluk teşkil ettiği bölgelerden kendi kaderlerini tayin hakkını savunuyorduk. Hayfa ki, Lozan’da kendi kaderini tayin iddiamızdan vazgeçtik, Osmanlı Devleti’ni İngilizler tasfiye etti, bu yüzden Osmanlı sonrası dünyada yüzlerce yıllık hâkimiyet alanlarımız tarümar oldu. Irak’la iyi kötü ilişkilerimiz sürerken, daha yakın olduğumuz Suriye ile neredeyse hiçbir ilişkimiz kalmamıştı, ekonomik ilişkiler dahil. Ekonomik ilişkilerin kesilmesi sınır bölgesi vilayetlerimiz için bir felaketti, bu felaket kaçakçılıkla tahfif edilmeye çalışıldı. 

Nihayet, hâlâ hasretle andığımız o vizesiz geçiş dönemi geldi. 

Gelir gelmez de işler tersine döndü. Türkiye ile Suriye’nin bu kadar yakınlaşması İsrail için büyük bir tehdit oluşturuyordu ve bu tehdidi bir şekilde bertaraf etmek gerekiyordu. İşte Suriye’de patlatılan Arap kara-baharı budur. Bir süre ABD ve Avrupa’nın müdahil olup meseleyi halledeceği düşünüldü. Oysa en azından ABD burada meselenin halledilmesi değil, büyütülmesinden yanaydı. Büyüttü ve doğrudan müdahil oldu. Bir süre PYD dolayısıyla ABD ile doğrudan komşu olduk. ABD bununla yetinmedi, Suriye’de Rusya’nın güçlenmesinin yolunu açtı. Hatta İran’ın işin içine girmesinin zeminini oluşturdu. Şimdi yeni kudretli komşumuz Rusya! 

Ruslar Esed müstearını kullanmaktan vazgeçti, İdlip konusunda asıl aktörün Rusya olduğunu bilerek hareket etmemiz gerekiyor. Hâlâ Esed mavalları okumanın âlemi yok. Esed muhtemelen Putin’in resimlerine selâm duruyordur. 

Rusya ile hem de güneyden komşu olmak. Bu mühim bir mesele. Türkiye Rusya’ya rağmen bölgede olmak zorunda. Bunun için ABD’ye güvenmek de mümkün değil. Çünkü ABD Barış Pınarı harekâtı sonrası çekilirken sahayı Rusya’ya bıraktı. Mesele dönüp dolaşıp İsrail’in güvenliğine geliyor. 

Rusya ile kuzeydeki komşuluğumuzu hatırladıkça, güneydeki komşuluğumuzdan endişe etmemek mümkün mü? 

05.03.2020-Karar

 
Etiketler: Bu, yeni, komşu, “yabancımız”, değil!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
937 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
440 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
349 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
423 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
302 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
351 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
368 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
403 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
510 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
434 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
472 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
548 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
426 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
413 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
507 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
568 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
737 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
561 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
692 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
918 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
630 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
533 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
938 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
556 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
532 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
647 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
512 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
618 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
598 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
661 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
641 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
632 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
633 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
559 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
761 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
624 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
520 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
598 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
891 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
654 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
608 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
885 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
817 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
680 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
671 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
716 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
587 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
726 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
846 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
708 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
641 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
961 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
767 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
641 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
732 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
790 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
742 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
600 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
799 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
673 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
906 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
789 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1193 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
821 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
871 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
911 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
956 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
724 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
960 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
927 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
871 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
901 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1168 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1087 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
943 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1008 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1093 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1090 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1148 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1120 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1105 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1072 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1128 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1175 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1082 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1175 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1124 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1116 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1237 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1110 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1088 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1064 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1280 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2159 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1203 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1271 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1203 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1501 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1382 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1257 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2058 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1528 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1527 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2032 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1623 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1482 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1516 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1399 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1712 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1469 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1474 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1416 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1456 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1460 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2085 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1582 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1720 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2046 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1786 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1926 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1922 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2256 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2318 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1661 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1686 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1405 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1711 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1622 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1666 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1527 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1614 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1659 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1570 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1598 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1458 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1742 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1536 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1773 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1609 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2354 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1760 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1859 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1693 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1798 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1750 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1727 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1901 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1694 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1781 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2045 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1856 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1786 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1841 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1852 Okunma.
Haber Yazılımı