Yazı Detayı
06 Haziran 2019 - Perşembe 00:34 Bu yazı 2399 kez okundu
 
Bayram sohbeti
Akif BEDİR
 
 

Dostluğu, sevgiyi ve geleceği... Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı... Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız, birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Ramazan bayramınızı tebrik ederim.

Bu mübarek günde ülkede cereyan eden, gündem oluşturan olaylardan bahsedip de gününüzü karartmak istemiyorum.

Tarihten bir örnekle ceddimizin nasıl çağ açıp çağ kapattığını, dört yüzyıl nasıl dünyaya hükmettiğini resmedip, niye bu haldeyiz diye düşündürecek bir menkıbeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.    

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethinden sonra şehrin imarıyla da ilgilendi. Zamanına göre büyük sayılabilecek birçok projeyi de Rum asıllı Mimar Atik Sinan’a anlatıp yapılması için emir veriyordu. (ki bazı kaynaklarda bu mimarın ismi Khristodoulos olarak da geçmektedir)

Fatih Sultan Mehmet, Fetihten on yıl sonra da Mimar Atik Sinan’a, kubbesi Ayasofya’dan daha büyük bir cami yapması için emretti.

Atik Sinan her ne kadar bu işe “emrin başım üstüne” diyerek başlasa da malzemeler arasında bulunan yüksek mermer sütunları kendi hesabına göre ölçüp biçip “üç arşın” kestirdikten sonra yaptığı cami Fatih’in istediği ölçüde heybetli olmadı.

Fatih Sultan Mehmet, yeni yapılan camiyi görünce “Kubbesi Ayasofya’dan daha büyük olsun” emrine neden uyulmadığını sordu. Mimar, büyük bir depremde caminin yıkılacağından korktuğu için kubbesini Ayasofya’dan daha küçük yapmak zorunda kaldığını ve bu yüzden sütunları kestirdiğini söyledi.

Fatih, mimarın hem Ayasofya’yı özellikle kayırdığını düşündüğü için hem de kendinden izin alınmadan böyle bir işe kalkıştığı için “Mermer sütunları kesen ellerin kesilmesi” emrini verdi.

Mimar Atik Sinan bunu özellikle yapmadığını “Hesaplarına göre Ayasofya’nın kubbesinden daha büyük bir kubbenin, ilk depremde yıkılacağını” düşündüğünü söylüyordu ama emir büyük yerdendi ve geri dönüşü yoktu.

Fakat çevresindekilerin de cesaretlendirmesiyle, mimar haklılığına olan güvenini daha da bir pekiştirdi ve “İstanbul’u fetheden, fatihler fatihi, Padişah Fatih Sultan Mehmet”i mahkemeye verip hakkını aramak için şikâyet etti.

Fakat ne Galata ne de Eyüp kadılığı padişahı yargılamayı göze alamaz. Şikâyeti Üsküdar Kadısı Hızır Bey kabul eder ve davayı açar.

Bizzat Fatih Sultan Mehmet tarafından atanmış, Osmanlı adaletini simgeleyen Kadı Hızır Bey, mimarı dinleyip dava açılması için haklı sebep olduğuna kanaat getirmiş ve Fatih Sultan Mehmet’in mahkeme edilmesine karar vermişti.

Fatih mahkemeye geldi ve duruşma başladı. Mahkemede celp edilen büyük padişah, başköşeye geçmek istediyse de davacıyla birlikte mahkeme huzurunda ayakta bekletildi.

Fatih Sultan Mehmet çok büyük bir insan olabilirdi ama emrindeki birini mahkeme etmeden cezalandırmıştı. Karşı taraf savunmasını yaptı, mimar gerekçelerini açıkladı ve kadı kararını verdi. Fatih Sultan Mehmet suçlu bulundu ve ceza olarak mimara yapılan haksızlığın aynısının tatbik edilmesine, yani padişahın elinin kesilmesine karar verildi.

Bunu duyan Mimar Atik Sinan kulaklarına inanamadı ve kadıya yalvararak şikâyetini geri çekti. Kadı, bunu göz önünde bulundurarak cezayı maddi tazminata çevirdi ve mimara yüklü bir miktarda para verilmesine karar verdi.

Mimar, padişah aleyhine dava açar. Mimar, kısası istemediği için Fatih, günde 10 altın tazminata mahkûm olur ve tazminatı kendiliğinden 20 altına çıkarır. Böylece padişahın eli kesilmekten kurtulur.

Evliya Çelebi’nin aktardığına göre, karardan sonra Fatih, çıkardığı demir sopayı kadıya göstererek: “Eğer sen Allah’ın hükmünü uygulamayıp, elimi kesmeye beni mahkûm etmeseydin bununla başını paramparça ederdim” der.

Kadı Hızır Bey de sakladığı kamayı çıkararak cevap verir: “Sen de benim hükmümü kabul etmeseydin, ben de bununla seni delik deşik ederdim.” Görülüyor ki her iki tarafın da hukuksuzluğa tahammülü yoktur.

Bu mahkeme ve sonucu, hukukun önünde herkesin eşit olduğunu, çağ açıp çağ kapayan padişah da olsa kimseye ayrıcalık tanınamayacağını göstermesi açısından önemli bir belge niteliğindedir. Sivile ayrı hukuk, askere ayrı hukuk komedisinin, siyaha ayrı karar, beyaza ayrı karar garabetinin tekrar düşünülmesi ve benzer yanlışlardan dönülmesi için uyarı niteliğinde tarihi bir bilgi hazinesidir bu mahkeme.

Darısı güzel ülkemin güzel insanlarının başına.

(Mimarın yaptığı bu cami gerçekten de 1766 depreminde yıkılmış, yerine Fatih Külliyesi yapılmıştır. Bu hikâye birçok yerde farklı şekilde anlatılsa mimarın ismi bir iki yerde farklı geçse de Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yukarıdaki şekilde işlenmiştir.)

 
Etiketler: Bayram, sohbeti,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2988 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2824 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2563 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2558 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2796 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2936 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2839 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2812 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2585 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2695 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2738 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3520 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2553 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3505 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2747 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4117 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2957 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2933 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2910 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2773 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2722 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
3024 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2994 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2601 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2863 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2993 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4611 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3162 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2857 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3283 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3078 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2898 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2899 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3145 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2751 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4720 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2744 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3743 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2461 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3261 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2835 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2526 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2949 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2860 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2359 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2450 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2735 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2383 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3383 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2835 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
3009 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3082 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3375 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2625 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
968 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3089 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2566 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3090 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3407 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3294 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2555 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3347 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3196 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3373 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
3031 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2827 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2914 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3412 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3134 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3117 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3368 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2890 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2469 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2964 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2225 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3284 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1646 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3417 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3338 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3544 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2974 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
5053 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2942 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2838 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2886 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2572 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4378 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2441 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2707 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2410 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2597 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2668 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2358 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2261 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2812 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2837 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2503 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3371 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2451 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2873 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
3044 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2514 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2874 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2436 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2606 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2355 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
3081 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2177 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
2064 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2874 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2673 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2729 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
3030 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2898 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2801 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2785 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2581 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
2148 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2874 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2667 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2279 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2636 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2666 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2851 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2812 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2934 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2811 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2846 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2727 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2554 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2675 Okunma.
Haber Yazılımı