Yazı Detayı
20 Temmuz 2020 - Pazartesi 19:21 Bu yazı 434 kez okundu
 
Ayasofya ve Halife Ömer
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Ayasofya’nın aslî kimliğine ircası, bütün dünyada yankılandı.

Her din, topluluk, cemaat, gurup hatta şahıs konumuna göre tepki gösterdi. En aşırı tepkiler kendini Bizans’ın varisi olarak gören Yunanistan’dan geldi. Hatta Yunan kilisesi patriği: “Türkler Ayasofya’ya cami yapmaya cesaret edemezler” dedi. 

Ortoks Hıristiyanlık için Ayasofya önemli. Doğu Roma’nın dini, mezhebi Ortodoksluk’tu ve baş ibadethanesi Ayasofya idi. Bizans’ın düşmesine yakın batı (katolik) ve doğu (ortodoks) kiliselerinin birleşmesi yönünde Roma kilisesi tarafından baskı oluşturuldu. Hatta müşterek bir âyin icra edildi. Fakat doğu kilisesinin birçok rahibi bunu kabul etmedi. Fatih, İstanbul’u aldıktan sonra Ortodoks kilisesini himayesine almasa idi, Roma kilisesi Hıristiyanlığın tek hâkim mezhebi olacaktı. Fatih bu inanç sisteminin yaşamasını siyasetine uygun buldu ve ortodoks kilisesini himayesine aldı. Fatih çökmüş olan patrikhaneyi ihya etmese idi kim ne diyebilirdi? 

Katolik âlemi için Ayasofya’nın fazla önemi yok, çünkü onların kilisesi değil. Bu yüzden Papa, Ayasofya’nın camiliği kararlaştırıldıktan birkaç gün sonra açıklama yaptı. Üzüntüsünü beyan etti, böylece yasağı savdı! Daha hafif bir tepkiyi protestan kilisesi gösterdi. 
Gelelim âlemi İslâm’a…

Böyle bir âlem var mı? İslâm dünyası kendi âleminde! Bir tarafta petrol zengini Arap ülkeleri, refah içinde yüzüyor. Diğer tarafta yokluktan, açlıktan kırılan müslüman ülkeler…İşte ABD ile ve İsrail’le içli dışlı Arap yöneticileri Ayasofya’nın camiliğine itiraz ettiler. Hatta Ezher’in eski yöneticileri “kiliseme dokunma” mealinde açıklamalar yaptılar. 

Şimdiye kadar özetlediğimiz tepkiler dinî tepkiler. Hıristiyanlar “kilisemi müze olarak bari bırak” diyor, Müslüman görünümlüler ise “kiliseye dokunma” diyor. Bunun için dinî hüccetler getiriyor. Tabiî “namaza yaklaşma!” kabilinden. 

Halbuki Türkiye Ayasofya konusunda dinin delilleriyle konuşmuyor, hukukun gerektirdiğini yapıyor. Müstakil bir devlet olarak hükümranlık haklarını kullanıyor. 

Bu arada bizim “aydın” ve “Evropa, Amerika görmüş” müselmanlardan da bazı “insancıl” itirazlar yükseliyor. “Efendim, Hz. Ömer Kudüs’te ne yapmıştı?” 

Hz. Ömer, Kudüs Patriği, kilisede namaz kılabileceğini söylediği hâlde, sonra burayı cami yaparlar diye orada namaz kılmamıştı. Müthiş bir Müslümanlık ifadesi, insanlık gösterisi… Hz. Ömer doğrusunu yaptı, bugün de örnek alınması gerekir. Ben de bu mevzuda bilgin, bilge ve bilgiç müselmanlar gibi düşünüyorum. Ayasofya’ya dokunulmamalıydı!

Peki Kudüs nasıl fethedildi? 

İslâm ordusu Kudüs’ü kuşattı. Bütün kuşatmalarda olduğu gibi, bu kuşatmada da şehrin savaşsız teslim edilmesi istendi. Savaşsız alınan beldelerle harben alınan beldelerin hukuku farklıdır. Kudüs savaşsız teslimi kabul etti. Şartları, Halife’nin bizzat gelip şehri teslim alması idi.  Hz. Ömer, 638 yılında Kudüs'e geldi, Patrik Sophronios Hz. Ömer’e şehri gezdirdi. Patrik, Hz. Ömer'in namaz kılmak için yer göstermesini istemesi üzerine, halifeyi Kutsal Mezar Kilisesi'ne götürdü, ancak Hz. Ömer Müslümanların burayı daha sonra Hıristiyanların elinden alabilecekleri endişesi ile namazını avluda kıldı. Kudüs ahalisine aman verildi ve bir amanname imzalandı. Yani, “canınız, malınız bizim emanetimizdir” denildi. 

İstanbul kuşatmasında da yapılan aynıydı. “Savaşsız teslim olun, canınız, malınız, hukukunuz korunacaktır.”

Eğer Bizans’ın son “imparator”u bunu kabul etse idi, kendisine ve İstanbul ahalisine aman verilecekti, o zaman hiçbir şeye dokunulmayacaktı.

Ayasofya’ya dokunmak da sözkonusu olmayacaktı. 

Savaş yolu seçildi, savaş hukuku uygulandı. Fatih büyük âlicenaplık gösterdi. Askerleri tarafından esir alınan Bizans’ın önde gelenlerinin bedelini vererek azad etti. Başsız kalmış olan patrikliğin devamı için rahiplerin seçim yapmasını sağladı ve seçilen kişiyi asa ve taç vererek patrik ilan etti. Bu devrine göre büyük alicenaplık idi. Ondan yarım asır sonra İspanya’nın Katolik kral ve kraliçesi Endülüs’ü ele geçirdi.

Gırnata şehrinde kuşatma sürerken halkın canına, malına ve dinine dokunulmaması şartı ile şehrin teslimine karar verildi. Katolik ordusu şehre girdi. Gırnata halkı Ferdinand ve İsabella’nın verdikleri sözü tutacaklarını sandı. Bir süre sonra, Müslüman halkın medenî hakları kısıtlandı, merkezde oturanlar şehir dışına itildi veya kenar mahallelere göçe zorlandı, dışarıdan getirilen Hıristiyan aileler Müslümanların evlerine yerleştirildi. 1499’dan itibaren Müslüman halkı zorla Hıristiyanlaştırmaya yönelik faaliyetlere girişildi…Gırnata’da bir süre sonra Müslüman kalmadı!

İşte o yıllarda, İstanbul’un fethinden yüz yıl sonra şehrin nüfusu 480 bindi ve nüfusun 58’i Müslüman, 42’si gayrimüslimdi. 19. Asrın ortalarında 873’bin olan nüfusun 44’ü Müslümandı. 1914’te nüfus 909 bin, 57’si Müslüman, 43’ü gayri müslimdi. Osmanlının diğer dinlere hoşgörüsü üzerine kimsenin söyleyeceği söz yok. Aynı dönemlerde hiçbir Avrupa şehrinde Müslüman nüfusun zerresi yoktu! 

Müslümanların şehrin nüfusu içindeki oranı Cumhuriyet’ten sonra yükselmeye başladı 1927'de 65 iken, 1935'te 70'e ve 1950'de 84'e yükseldi. İstanbul’da hâlâ çoğu Ortodoks olmak üzere Hıristiyanlar var. 1956’ya kadar ciddi bir Hıristiyan nüfus bulunuyordu. 6-7 Eylül olaylarından sonra, İstanbul Rumları göçtü. Rumların bugün İstanbul’da 62 kilisesi var, fakat nüfusları ancak birkaç bin kişi olarak tahmin ediliyor. Desek ki “Ayasofya’ya doldurun”. Bu mabedi dolduracak kadar Rum nüfusu yok!

20.07.2020 Karar

 
Etiketler: Ayasofya, ve, Halife, Ömer,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Kasım 2020
Bir kitapla karşılaşmak
937 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
440 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
349 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
423 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
302 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
351 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
368 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
403 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
510 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
472 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
547 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
426 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
413 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
507 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
568 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
736 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
561 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
692 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
918 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
630 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
533 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
566 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
938 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
556 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
532 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
647 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
511 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
618 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
598 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
661 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
641 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
632 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
633 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
559 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
761 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
624 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
520 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
597 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
891 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
654 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
608 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
885 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
817 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
680 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
670 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
716 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
587 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
726 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
846 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
707 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
641 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
960 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
767 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
641 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
732 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
790 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
742 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
600 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
799 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
673 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
906 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
789 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1193 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
821 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
871 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
910 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
956 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
724 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
960 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
927 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
871 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
901 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1168 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1087 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
943 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1008 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1093 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1090 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1148 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1120 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1105 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1072 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1128 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1175 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1082 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1175 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1124 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1116 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1236 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1110 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1088 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1063 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1280 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2159 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1203 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1271 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1203 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1501 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1381 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1257 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2057 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1528 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1527 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2032 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1623 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1482 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1516 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1399 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1712 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1469 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1474 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1416 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1456 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1460 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2085 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1582 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1720 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2046 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1786 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1926 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1922 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2256 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2318 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1661 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1686 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1405 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1711 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1622 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1666 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1527 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1614 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1659 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1570 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1598 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1458 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1742 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1536 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1773 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1609 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2354 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1760 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1859 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1693 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1798 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1750 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1727 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1901 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1694 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1781 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2045 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1856 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1786 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1841 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1851 Okunma.
Haber Yazılımı