Yazı Detayı
04 Aralık 2019 - Çarşamba 15:34 Bu yazı 2998 kez okundu
 
Artık çok mu oluyoruz?
Akif BEDİR
 
 

Yerkürede baş döndüren gelişmeler yaşanıyor.

Sömürünün ismini Medeniyet, vahşetin ismini demokrasi diye değiştiren Batı yüzlerce yıllık hesapla Türk/İslam düşmanlığını yeniden sahneye koyup ona göre pozisyon almaya başladı.

Ne zamanki, İslam topraklarında bir direniş, bir diriliş, bir uyanış baş gösterse, karşısına emperyalist Batının senaryoları, organizatör, destekleyici gizil güç, üst aklın kontrol ve denetiminde barış turları, mekik diplomasisi, birbirini izleyen iktisadi, ticari, siyasi görüşmeler, tartışmalar başlıyor.

Adını taşıdığı dinin izzetine yakışmayan tabloların yaşandığı bir kan ve yoksulluk coğrafyası haline getirilen İslam coğrafyasının sustuğu, Türkiye’nin yerini aradığı bir dönemi yaşıyoruz.

Türkiye’nin kendilerine bağımlı olmasını/kalmasını isteyen Batı, Türkiye’nin ekonomisiyle, askeri gücüyle dünyada söz sahibi haline gelmesine kuduruyor. Büyüyen, güçlenen Türkiye’yi sınırlamak, dizginlemek, kontrol altına almak gibi meselesi var artık Batı’nın.

Türkiye’yi oyun kurucu değil de yönetilebilir taşeron ülke gibi görmeye alışmış Batı tersini görünce vicdanıyla değil de çıkarları doğrultusunda hareket edip, strateji belirliyor. Türkiye’yi durdurmak en büyük hedefleri haline geldi.

Türkiye’yi yeniden kontrol altına almaya, küçültmeye, sınırlandırmaya, yönetilebilir alana çekmeye dönük çabalar sadece Türkiye değil, bütün coğrafya üzerinde derin izler bırakacak gibi görünüyor. Her türlü hinliği, örtülü operasyonu, fitneyi kullanıyorlar.

Sermaye baskılarıyla, fonladıkları STK’larla, oluşturmaya çalıştıkları siyasi dalgalarla Türkiye ile aralarına kalın duvarlar örmeye çalışıyorlar.

Hastalıklı ruh halinde bile birbirlerine hasım görünenler, kara kin besleyenler konu ülkemiz olunca, nasıl da hısım haline geliyorlar, can ciğer kuzu sarmasına dönüşüyorlar. Yani küfür tek millet oluyor.

Bizim tarih sahnesine yeniden hafızamızla, tarihi derinliğimizle, siyasi hesaplarımızla dönmemizden korkuyorlar, ürküyorlar. Osmanlının yeniden dirilişi düşüncesi uykularını kaçırıyor.

Dünyaya hâkim olan bencil medeniyet, materyalist kültür, kurallar koymaya kalkan, küreselleşme adı altında tüm dünyayı egemenliği altına almak ve sömürmek için bahaneler arayan sömürgeci/kapitalist güçler insanlığı paylaşmaya değil, bencilliğe sürüklemekte.

Yeryüzündeki bütün kaynakları ele geçirme ve sonuna kadar sömürme hakkını kendinde gören sömürgeci kapitalist batı için yeryüzünde kendilerinden başka insanların yaşaması, hem de insanca yaşama hakları sadece teferruat.

İkiyüzlü davranan vahşi Batı İslamifobiayı körüklüyor, Türkfobiayı kışkırtıyor, Müslümanlara “çifte standart” uyguluyor, mülteci deyince sinir uçları geriliyor.

Sahnelenen her çirkin oyun, şahit olduğumuz her türlü şer ittifakı, derin siyasi hesaplar birliğimizi, dirliğimizi perçinliyor, dirilişimizi hızlandırıyor.

Milletimiz için, ümmetimiz için, dinimiz için, yaşadığımız coğrafyada artık yüzlerin gülmesi, gönüllerin coşması için yeniden diriliyoruz inşallah.

Batı’nın karnı niye ağrıyor?

Orta Asya’daki kargaşaya rağmen iradeli duruş sergileyen, Afrika kıtasındaki iç savaşlardan Doğu Akdeniz’deki şer ittifaklarına karşı aktif bir pozisyon almaya çalışan Tayyip Erdoğan tüm şer odaklarının hedefindeki tek isim.

Yedikleri tokatla sersemleyen Yahudiler: Bu Tayyip çok oluyor diyor.

Kirli planları deşifre olan ABD: Bu adamın önünü kesin diyor.

Sinsi düşünceleriyle dünyayı kaynatan İngilizler: Şu Osmanlı torunlarını durdurun diyor.

Korkularıyla tanışan barbar Almanlar: Osmanlı’nın ayak sesleri geliyor diyor.

Türkiye’nin mutlaka engellenmesi, planlarının önlenmesini, harekât alanının sınırlandırılması isteniyor.

Niye?

Erdoğan “Dünya beşten büyüktür” diyerek sömürü düzeninin hayalleriyle oynuyor.

“BM’de beş daimi üye dünyanın kaderini belirlemekte. Kıtaların dengesizce şekillendiği bir yapı dünyada adalet dağıtamaz. Bir dönüşümlü daimi üyeliği BM Güvenlik Konseyi’ne yerleştirmek gerekir” diyerek adaletli bir kaderden bahsediyor.

Türkiye’nin emin adımlarla bölgede büyük güç olduğunu ve hep böyle kalacağını herkese ilan ediyor.

Zor bir bölgede, bütün kirli ittifakların karşısında “ben de varım” diyor. Bu meydan okuma karşı blokları tedirgin ediyor.

Artık çok mu oluyoruz?

Hayır… Bir asır öncesinden beri kaybettiklerimizi yeniden kazanabileceğimiz, bizimle birlikte bütün İslam dünyasının da kazanacağına inandığımız “Büyük Türkiye” sürecinde artık kaybetmeye tahammülümüz yoktur.

Özümüze döndükçe, ellerimiz ve gönüllerimiz kenetlendikçe Batının güç aparatlarını devre dışı bırakıyor ve büyüyoruz.

“La ilahe illallah” sedasının yükseldiği her toprakta kan, gözyaşı ve barut kokusu var. İşgalle, sömürüyle, katliamla hayat bulan, adaletsizlikle, huzursuzlukla, vahşetle dünyanın dengesini bozan Batıya dur diyor ve dualarla anılıyoruz.

Haçlı Siyonist ortaklığının bütün hileleri, kurnazlıkları ve ikiyüzlü politikaları deşifre oldu artık. Titreyip kendimize döndüğümüzde “zafer” bizimdir. İslam’a, Kuran’a sarıldıkça “ebed” bizimdir.

 
Etiketler: Artık, çok, mu, oluyoruz?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
2957 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2815 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2553 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2545 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2792 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2923 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2830 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2798 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2571 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2670 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2729 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3509 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2543 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3494 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2735 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4101 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2942 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2921 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2898 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2762 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2710 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
2980 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2593 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2850 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
2982 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4600 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3152 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2851 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3273 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3069 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2888 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2886 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3133 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2736 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4705 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2730 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3733 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2451 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3250 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2796 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2511 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2940 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2855 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2348 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2389 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2447 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2729 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2367 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3374 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2822 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
2982 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3075 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3366 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2616 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
962 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3081 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2552 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3082 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3397 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3253 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2548 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3331 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3183 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3349 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
3022 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2815 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2904 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3376 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3128 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3107 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3359 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2848 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2461 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2952 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2218 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3268 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1633 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3401 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3331 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3536 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2965 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
5013 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2936 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2828 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2877 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2567 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4362 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2425 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2693 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2396 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2587 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2656 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2349 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2255 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2798 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2807 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2496 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3354 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2442 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2867 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
3036 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2487 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2867 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2429 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2597 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2348 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
3064 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2174 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
2043 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2867 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2658 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2713 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
3013 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2864 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2789 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2774 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2573 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
2133 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2865 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2649 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2270 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2622 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2656 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2840 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2800 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2925 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2793 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2834 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2711 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2545 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2664 Okunma.
Haber Yazılımı