Yazı Detayı
29 Mart 2018 - Perşembe 21:50 Bu yazı 2531 kez okundu
 
Mihrabın önünde cennet arayanlar
 
 
Hz. Ömer hilafeti zamanında kölesiyle beraber Kudüs’e gitmektedir.  Hz. Ömer’in bir deveden başka bineği yoktu. Muğire adlı bir kölesi vardı. Deveye nöbetleşe biniyorlardı. Allah’ın hikmeti tam Kudüs’e girecekleri vakit deveye binme nöbeti Muğire’ye gelmişti. Muğire, Hz. Ömer’e:
- Efendim, sıra bana geldi ama Kudüs'e yaklaştık. Benim deve üstünde, sizin yaya olmanız doğru olmaz. Şehre girerken devenin üzerinde siz olunuz, dedi.
Hz Ömer (r.a.) itiraz etti:
- Biz Müslümanız. Ben her ne kadar halife isem de, seninle benim aramda Allah indinde hiç bir fark yoktur. Sıra senindir, deveye sen bineceksin, dedi.
-Bugün Kudüs’ün bütün eşrafı zat-ı alinizi karşılayacaklardır. Onlar atlı, siz ise halife olduğunuz halde yaya yürüyeceksiniz. Bu hiç münasip değildir. Lütfediniz de istirhamımızı reddetmeyiniz, dediler. Hz. Ömer bu sözlerden müteessir oldu ve şöyle cevap verdi:
-Bize, ihsan olunan bu saadet ve bu devlet kime nasip olmuştur ki, Cenab-ı Hakk İslam dininin tacını başımıza koydu, şeriat-ı Ahmediye gömleğini de sırtımıza giydirdi. Kelime-i tevhidi bize söyletti. Kur’an-ı Kerimle kalbimizi nurlandırdı. Ne acayiptir ki,  hâlâ İslam’ın kadrini anlamamışsınız. Yalnız Rasul-i Ekrem’in ümmeti olma şerefi size yetmez mi?
Hz. Ömer’in bu sözlerine cevap verilemedi.
Nihayet köle deve sırtında, Hz. Ömer yaya olarak devenin yularını tutmuş vaziyette, Kudüs'e girdiler.
Kudüslü bütün Hristiyanlar büyük halifeyi karşılamak ve ona şehrin anahtarını sunmak için şehir dışında onu bekliyorlardı. Devenin üstündeki zatı halife zannederek, ona hürmet göstermek istedilerse de köle, kendisinin değil devenin yularını tutan ve yaya olan zatın halife olduğunu söyledi. Bütün papazlar hayret ettiler. Nasıl olur da, düşmanlarını titreten Halife Ömer, bir kölenin hayvanının yularını tutarak gelirdi. Üstelik de kendisi yaya olarak.
Bunun sebebini sorduklarında şöyle dedi:
- Biz Müslümanlar arasında halife ile köle Allah indinde birdir. Üstünlük sadece Allah’a bağlılıktadır. Bir tane devemiz olduğu için nöbetleşe biniyorduk. Kudüs’e yaklaşırken sıra ona gelmişti. Onun için o bindi. Bunda anormal olacak bir şey yok.
Bu durumu gören Hristiyanların birçoğu daha fazla dayanamayıp Müslüman oldular.
Hazreti Ömer böylece Kudüs şehrini teslim aldı.
***
Cuma namazı için ulu camiye gitmeye karar verdik. Bir birkaç arkadaş hem ruhumuzu dinlendirmek hem de vaaz dinleyip ruhumuzu doyurmak için bir saat öncesinden camideki yerimizi aldık.
Fakat camide yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu daha girişte anlamıştık. Mihrabın önü sivil jandarmalar tarafından istila edilmiş, kimsenin geçmesine izin verilmiyordu.
Vakit biraz daha ilerlediğinde bir grup daha milleti yararak ön safa kadar ilerledi, öndeki zatlarla kulaktan kulağa fısıldaşıp arkaya doğru ikişerli kendilerine yer açmaya başladılar. Kapı doğrultusunda oturan insanları yerlerinden kaldırıp, kendileri oturuyordu.
Cemaatin hem laflarıyla hem de beden diliyle gösterdiği tepkiye aldırış edilmiyordu. Cemaatte çok ciddi bir rahatsızlık uyandıran bu durumun sebebi ezan okunurken ortaya çıktı.
Kapıdan en ön safa kadar ip gibi uzanan bir sütün oluşturan zatlar ayaklandı ve çalımlı bir eda ile bir bakan, milletvekilleri ve büyükşehir belediye başkanı milleti yara yara en ön safa kadar yürüyüp camide kendileri için oluşturulan protokole oturdular.
Yüzlerindeki tebessümün altında yatan kibir caminin manevi iklimini bozmuş, cemaatin ruh halini rahatsız etmişti. Bunlar bir ismin gölgesi altında var olabilen ve varlıklarını borçlu oldukları isme ve anlayışa ihanet eden tiplerdi.
Oysa Resul-i Ekrem’in meclisinde insanlara eziyet vermek, onların huzurunu bozacak veya dikkatlerini dağıtacak tarzda aralarından geçmek edep dışıydı. Sahibiler mevki ve makamları, Efendimiz’e yakınlıkları ve yaşları ne olursa buldukları yere otururlardı.
Oysa camiler kardeşlik ruhunu uyandıran ve pekiştiren bir müesseseydi. Zengin ile fakiri, öğretmen ile öğrenciyi, âlim ile cahili, başkan ile işçiyi, vali ile memuru, vekil ile asili protokolsüz bir araya getiren müesseselerdi. Cami kan renk soy sop veya herhangi bir meziyet veya farklı bir unvan tanımayan, hayatımızın manevi mimarlarıydı.
Hz. Ömer’i farklı kılan imanı, adaleti, idarecilik anlayışıydı. Bu yüzden dünyada cennetle müjdelenenlerdendi. Mihrabın önünde cennet arayanlardan olmadığı için hazretti, Ömer’di.
Gerisi laf-ı güzaf…
 
Etiketler: Mihrabın, önünde, cennet, arayanlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
3127 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2963 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2649 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2715 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2893 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
3143 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2951 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2904 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2713 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2799 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2868 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3613 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2634 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3578 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2836 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4286 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
3031 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
3020 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
3033 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2849 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2798 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
3218 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
3091 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2688 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2958 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
3067 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4687 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3255 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2928 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3377 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3189 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2966 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2973 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3283 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2823 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4801 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2808 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3822 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2552 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3362 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2991 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2607 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
3032 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2951 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2424 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2465 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2525 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2796 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2465 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3450 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2913 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
3104 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3211 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3455 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2707 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
1031 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3196 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2680 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3167 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3486 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3412 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2630 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3429 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3272 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3450 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
3117 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2908 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2984 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3493 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3385 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3198 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3450 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2997 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2548 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
3084 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2284 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3402 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1757 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3572 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3396 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3627 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
3047 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
5196 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
3017 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2917 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
3001 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2641 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4548 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2601 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2790 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2484 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2746 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2779 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2548 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2385 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2913 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2923 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2577 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3498 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2509 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2948 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
3112 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2593 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2943 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2688 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2430 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
3246 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2254 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
2167 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2956 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2756 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2794 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
3139 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
3034 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2876 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2872 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2669 Okunma.
25 Aralık 2017
Alma mazlumu ahını…
2214 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2945 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2790 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2394 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2733 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2744 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2935 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2918 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
3081 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2936 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2966 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2816 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2641 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2755 Okunma.
Haber Yazılımı