Yazı Detayı
25 Aralık 2017 - Pazartesi 19:01 Bu yazı 2166 kez okundu
 
Alma mazlumu ahını…
Akif BEDİR
 
 
Gecenin bir yarısı telefonum acı acı çalıyor. Hayırdır inşallah deyip “alo” diyorum. Arayan kız yeğenim. “Amca yazının konusu 28 Şubat değil mi, kimsenin yaptığı yanına kâr kalmıyor değil mi”, deyince donup kalıyorum. Hal hatırdan, küçük sohbetten sonra aynı uyarıyı tekrarlayıp telefonu kapatıyoruz.
Bir taraftan ülkenin üzerine çöken 28 Şubat kara bulutunu düşünürken diğer taraftan da milletin yaşadığı bu korkunç kâbusu yeniden niye hatırlattı diye düşünüyorum.
Bir milletin siyasi, dini, kültürel ve ekonomik kodlarıyla oynamaya kalkan 28 Şubat süreci gerçekten de ebrehe güçleriyle Türk milletinin kavgasıydı.
Halkı tavandan başlayarak tabana doğru kin ve nefrete sevk ediyorlar, inanan-inanmayan, laik-anti laik, örtülü-örtüsüz gibi sınıflar icat ediyorlardı.
Kebapçı ve kokoreççilerin bile fişlenip kara listeye alındığı karanlık bir dönemdi.
Yeşil sermaye denilen Anadolu sermayesinin batırıldığı, milyarlarca doların ise yurt dışına kaçırıldığı, halkın taleplerinin yok sayıldığı, “Beyaz Türkler”in borusunun öttüğü bir “kaos” dönemiydi.
İnsanların andıçlandığı, ağızların kapatıldığı, sırtların coplandığı, incecik bileklere kelepçeler takıldığı açık cezaevi günleriydi.
Yargıya, eğitime, sosyal hayata, ekonomiye, kişisel özgürlüklere, fikir ve düşünceye müdahale vardı ve siyasette sansür ve denetleme mekanizması devredeydi.
Laikliği, “rakıyla” koruma-kollama başarısını gösterenlerin, İçişleri Bakanlığı önünde “yağlı kazık ticareti” yapanların, patronlarının soygunlarını korumak isteyen kalemşorların, “Post Modern Darbe” ismine “babalık davası” peşinde koşanların ve daha nice hukuk düşmanı figüranların at oynattığı anarşi dönemiydi.
Okullarda, iş yerlerinde, sokaklarda hatta camilerde cadı avına çıkılmıştı. Din adamı kisvesinde başörtüsüne füruat diyen “papazlar” çıkmıştı ortaya. Meşru hükümete gitsin diyenler, beceremediniz artık bırakın diyenler, darbe rejiminin ürünü hükümeti, hayırlı olsun diyerek, sevinç çığlıklarıyla karşılayan sahtekâr hainlerin türediği kargaşa dönemiydi.
Meşru hükümete karşı karargâhın emirleriyle hareket edenler, halka sistematik olarak, “bu hükümet gitmezse darbe olacak” mesajları verenler, İmam hatiplilere “yarasa” demekten geri durmayan, “Siyasi hayatıma mal olsa bile bu kanunu çıkaracağım” demekten kaçınmayan kiralık beyinlerin el üstünde tutulduğu lanetlik bir dönemdi.
Okulundan, işinden hatta vatanından edilen haksız yere eziyete uğrayan, zulme maruz kalan insanların feryatlarının, ahlarının arşa yükseldiği, bu süreçte mağduriyetlerin, çektirilen acıların, yaşatılan ayrılıkların acısının yüreklerde sonsuza kadar kalacağı sancılı bir dönemdi.
Bu süreçte üniversite rektörleri akademik kadroları gönülsüz destek birimleri olarak sürece dâhil ettiler.
Sivil toplum örgütleri beşli bir çete oluşturarak, askeri emir ve direktifleri doğrultusunda sivilliklerini ispat ettiler.
Medya, askeri mutfakta pişirilen yemeği “emredersiniz” düsturuyla birlik ve beraberlik ruhu içinde servise sundu.
Tencere-tavacı sivil kanadın da, geniş bir koalisyon halinde sürece destek vermesi ile müdahale, klasik darbe standartlarının dışına çıkıp “post modern” sıfatını kazanıyordu.
Bu süreç basit bir askeri darbe değil, diğer kurumsal güçlerin de mobilize edildiği, ama doğrudan demokratik kurumları ve kuralları askıya almayı veya durdurmayı hedef alan “sivil-asker” ortaklığı ile gerçekleşmiş bir müdahaleydi.
İktidarın ellerinden kayıp yavaş yavaş gidiyor olduğunu fark edenlerin telaşlı bir toparlanma ve kuralları zorlama, hatta bozma hareketiydi.
Türkiye’de demokrasi ve millî irade şuuruyla “sivil itaatsizliğin” geliştirilmesi mücadelesiydi.
Bu süreç salt bir asker-sivil-bürokrasi-yargı-siyaset-medya-sermaye-STK işbirliği zemininde bir hükümetin anti demokratik yöntemlerle devrilmesi olayı değil, aslında bir zihniyet ve tasavvur çatışmasının kültürel, iktisadi, siyasi ve toplumsal tezahürüydü.
Darbeleriyle, baskılarıyla, sürgünleriyle, gözaltı ve işkenceleriyle Müslüman halkı sindirmeyi inançsız, kimliksiz, itaatkâr bir toplum yetiştirmeyi amaçlayan zihniyet 28 Şubat’ta yeniden hortlamıştı. 28 Şubat, millî iradeye, milletin inanç ve değerlerine indirilmiş kalleşçe bir darbeydi.
Üniversite kapısında başörtüsü hoyratça çekilerek alınmak istenen yavrularımızın gözyaşları hiçbir zaman unutulmadı, unutulmayacak.
Onların ailelerinin feryatları, gözyaşları hiç bir zaman unutulmadı, unutulmayacak.
Önlerine katsayı duvarları örülerek gelecekleri karartılan imam hatipli öğrencilerin ahı bunun müsebbiplerini hiç bir zaman rahat bırakmadı, bırakmayacak.
Seçimle işbaşına gelen bir hükümetin, halkın oylarıyla iktidara gelen siyasi partilerin meşru haklarını kirli senaryolarla iftiralarla kumpaslarla ellerinden alanları bu millet asla affetmedi, affetmeyecek.
Bu sürecin sahte kahramanları şimdi kendi acılarıyla boğuşuyor, alınan ahların bedelini ödüyorlar. 
 
 
Etiketler: Alma, mazlumu, ahını…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Mayıs 2020
Biz bize yettik
3031 Okunma.
29 Nisan 2020
Acı gerçekler
2850 Okunma.
22 Nisan 2020
Yarınlar neyi gösteriyor
2587 Okunma.
15 Nisan 2020
İçimizdeki virüsler
2584 Okunma.
08 Nisan 2020
Musibeti hayra çevirebilmek
2821 Okunma.
02 Nisan 2020
Koronadan daha tehlikelisi
2963 Okunma.
25 Mart 2020
Kıssadan hisse...
2857 Okunma.
11 Mart 2020
Oyun içinde oyun
2836 Okunma.
05 Mart 2020
Çılgın Türkler
2609 Okunma.
26 Şubat 2020
Gidişat nereye?
2744 Okunma.
19 Şubat 2020
Sevgisiz ve sevimsiz gündeme isyan
2778 Okunma.
12 Şubat 2020
Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz...
3546 Okunma.
07 Şubat 2020
Uşaklık ve yavşaklık aynı bedende buluştu
2577 Okunma.
29 Ocak 2020
Tabiat lisanıyla uyarı
3524 Okunma.
22 Ocak 2020
Gölgesiyle savaşan DON KİŞOT
2772 Okunma.
15 Ocak 2020
Orta oyunu
4157 Okunma.
08 Ocak 2020
Bütün hesapların üstünde bir hesap vardır
2979 Okunma.
01 Ocak 2020
Neyi, niçin kutluyoruz?
2955 Okunma.
25 Aralık 2019
Maaşlı köle mi, maaşsız kraliçe mi?
2941 Okunma.
18 Aralık 2019
Herkes işine bakacak
2798 Okunma.
11 Aralık 2019
Gök bayrak yere düşmez, düşmeyecektir
2746 Okunma.
04 Aralık 2019
Artık çok mu oluyoruz?
3089 Okunma.
27 Kasım 2019
Kara mizah
3038 Okunma.
21 Kasım 2019
Bu şarkı burada bitmez…
2629 Okunma.
14 Kasım 2019
Kızımın seçtikleri
2892 Okunma.
06 Kasım 2019
Örtülü bir Haçlı savaşı
3018 Okunma.
31 Ekim 2019
Çünkü biz Türk’üz
4637 Okunma.
23 Ekim 2019
Türkiye’nin höstü
3188 Okunma.
16 Ekim 2019
Mıntıka temizliği
2881 Okunma.
03 Ekim 2019
Dünya beşten büyük mü?
3306 Okunma.
25 Eylül 2019
Trump’ın “favori diktatörü” zor durumda
3105 Okunma.
18 Eylül 2019
Benim sadık yarım kara topraktır
2917 Okunma.
11 Eylül 2019
Yanık yürekler, kanı ve kanlı siyaseti yenecektir
2923 Okunma.
28 Ağustos 2019
Sömürüye hayır…
3190 Okunma.
22 Ağustos 2019
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovamayacaksınız
2769 Okunma.
14 Ağustos 2019
Ders olsun
4746 Okunma.
07 Ağustos 2019
Değişmezseniz değiştirilirsiniz
2768 Okunma.
02 Ağustos 2019
Erbakan’ın ilk icraatı
3762 Okunma.
27 Temmuz 2019
Gönül, dava, millet adamı
2491 Okunma.
17 Temmuz 2019
Enerji ve kan sarmalı
3286 Okunma.
12 Temmuz 2019
15 Temmuz’u anarken
2878 Okunma.
03 Temmuz 2019
Önce kendi kapını temizleyeceksin
2550 Okunma.
27 Haziran 2019
Biz nerede yanlış yaptık
2976 Okunma.
19 Haziran 2019
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir
2882 Okunma.
12 Haziran 2019
Haydi, vatanseverler göreve
2379 Okunma.
06 Haziran 2019
Bayram sohbeti
2425 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ortadoğu kazanı kaynatılıyor
2472 Okunma.
22 Mayıs 2019
Hayır bildiğiniz şeyler şer, şer bildiğiniz şeyler hayır olabilir
2752 Okunma.
15 Mayıs 2019
Neyi, niçin bekliyoruz?
2403 Okunma.
08 Mayıs 2019
Gazze’de insanlık ölüyor
3403 Okunma.
01 Mayıs 2019
Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete
2858 Okunma.
24 Nisan 2019
Şimdi birlik beraberlik, kardeşlik, kucaklaşma zamanı
3039 Okunma.
17 Nisan 2019
Gönül adamı, devlet adamı, milletin adamı olabilmek
3106 Okunma.
10 Nisan 2019
Ah gençlik ah
3394 Okunma.
04 Nisan 2019
Son söz milletin
2648 Okunma.
02 Nisan 2019
Şimdi tam zamanı
986 Okunma.
20 Mart 2019
Sabredin…
3112 Okunma.
15 Mart 2019
Bu kadar da olmaz
2616 Okunma.
06 Mart 2019
Yanlış hesap milletten döner
3116 Okunma.
28 Şubat 2019
Bir varmış bir yokmuş
3427 Okunma.
20 Şubat 2019
Oyun içinde oyun
3317 Okunma.
14 Şubat 2019
Gayret bizden yardım Allah’tan
2574 Okunma.
30 Ocak 2019
Şeytanın yeni oyunu
3370 Okunma.
23 Ocak 2019
Çamura gönül tohumu atmak
3224 Okunma.
16 Ocak 2019
Bak şu konuşana
3393 Okunma.
09 Ocak 2019
Ülke muhalefetini arıyor
3052 Okunma.
02 Ocak 2019
Yılbaşında neyi kutladık
2855 Okunma.
26 Aralık 2018
Bak şu konuşana…
2936 Okunma.
19 Aralık 2018
Yeni bir parti ihtiyaç mı?
3436 Okunma.
12 Aralık 2018
Etme bulma dünyası
3188 Okunma.
05 Aralık 2018
Sokaktaki insan ne istiyor?
3137 Okunma.
28 Kasım 2018
Alperen manifestosu
3399 Okunma.
21 Kasım 2018
Veyl olsun…
2928 Okunma.
17 Kasım 2018
Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?
2491 Okunma.
08 Kasım 2018
Neler oluyor bize?
2987 Okunma.
02 Kasım 2018
Millet soruyor, sorguluyor artık
2240 Okunma.
24 Ekim 2018
Acı gerçekler
3306 Okunma.
21 Ekim 2018
Tarihten ders almak
1692 Okunma.
11 Ekim 2018
Peki, ama kim bunlar?
3466 Okunma.
03 Ekim 2018
İstiklal ve istikbal için birliktelik
3357 Okunma.
26 Eylül 2018
Adam arıyorum... Adam!
3568 Okunma.
19 Eylül 2018
Milletin sabrını zorlamayın
2994 Okunma.
12 Eylül 2018
Yerelde kritik eşik güneydoğu
5075 Okunma.
05 Eylül 2018
Seçim hakikatleri
2965 Okunma.
29 Ağustos 2018
Seçim gerçekleri
2858 Okunma.
22 Ağustos 2018
Kıssadan hisse
2935 Okunma.
15 Ağustos 2018
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
2591 Okunma.
10 Ağustos 2018
İçimizdeki şeytanı kovalım
4423 Okunma.
01 Ağustos 2018
Geç bunları…
2491 Okunma.
27 Temmuz 2018
Pireye kızıp yorgan yakmak
2730 Okunma.
20 Temmuz 2018
Ölüm, idam, sürgün
2430 Okunma.
12 Temmuz 2018
Hey gidi günler hey
2622 Okunma.
04 Temmuz 2018
Nokta…
2698 Okunma.
27 Haziran 2018
Son sözü millet söyler
2409 Okunma.
22 Haziran 2018
Elbette ki devam
2285 Okunma.
13 Haziran 2018
Erbakan kime oy verirdi?
2854 Okunma.
07 Haziran 2018
Ruhunu kaybetmiş, içi boşalmış, siyaseti cesetler
2863 Okunma.
31 Mayıs 2018
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır
2524 Okunma.
24 Mayıs 2018
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak
3398 Okunma.
17 Mayıs 2018
İçine şeytan kaçmış ilişkiler
2467 Okunma.
10 Mayıs 2018
Biz böyle bildik
2894 Okunma.
25 Nisan 2018
Tufeyli zilleti
3066 Okunma.
12 Nisan 2018
Neden?
2550 Okunma.
04 Nisan 2018
Kirli yapının kirli yüzlerinin kökü kazınmalıdır
2896 Okunma.
29 Mart 2018
Mihrabın önünde cennet arayanlar
2461 Okunma.
21 Mart 2018
Dün ümmet hilafet için savaştı, bugün hilafet ümmet için savaşıyor
2630 Okunma.
16 Mart 2018
Gelenekselleşen Müslüman, gelenekselleştirilen İslam
2380 Okunma.
07 Mart 2018
İçine şeytan kaçmış kişiler
3117 Okunma.
01 Mart 2018
Kod adı sorun, gerçek adı sorumsuzluk
2201 Okunma.
25 Şubat 2018
Hayatın içinden nağmeler
2102 Okunma.
14 Şubat 2018
Şimdi birlik zamanı
2890 Okunma.
07 Şubat 2018
Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi
2695 Okunma.
31 Ocak 2018
Bu millet yenilmez…
2747 Okunma.
25 Ocak 2018
Vur Mehmedim
3066 Okunma.
17 Ocak 2018
Narkoz
2941 Okunma.
10 Ocak 2018
Elimizdeki değerleri kaybedince anlıyoruz
2825 Okunma.
04 Ocak 2018
2019 seçimlerinde kilit rol
2802 Okunma.
28 Aralık 2017
Halkın isyanı dirilişin yankısıdır
2613 Okunma.
13 Aralık 2017
Suçlu kim, bu günah kimin?
2893 Okunma.
06 Aralık 2017
Emperyalist düzenin çadır tiyatrosu
2708 Okunma.
01 Aralık 2017
Ufak ufak kültür erozyonu
2320 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO çatılı Haçlı ittifakı
2658 Okunma.
15 Kasım 2017
Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamaktır
2692 Okunma.
08 Kasım 2017
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…
2874 Okunma.
02 Kasım 2017
Önce adalet sonra kalkınma
2858 Okunma.
25 Ekim 2017
Kara gün dostumuz Melih Gökçek
2964 Okunma.
18 Ekim 2017
Gizil düşman mı, stratejik ortak mı
2836 Okunma.
12 Ekim 2017
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz Oğul
2867 Okunma.
04 Ekim 2017
Türkiye’nin Osmanlı Misyonu
2753 Okunma.
27 Eylül 2017
Gün doğmadan neler doğacak
2581 Okunma.
21 Eylül 2017
Vefasızlık bir hastalık mıdır?
2696 Okunma.
Haber Yazılımı