Salı, 23 May 2017

Tarihi Eserleri

Erzurum'un 10 km kuzeydoğusunda Top dağında, Aziziye Tabyası önündedir. 1877' de Ruslara karşı yapılan savaşın anısına 1952 de dikilmiştir. Anitta Aziziye şehitlerinin anisini canlandıran kabartmalar vardır. Bu anıtın arkasında 1877 Rus savasında bir erkek gibi savaşan Türk kadını Nene Hatun'un mezarı bulunur.
Tebrizkapı Semti'ndeki bu şaheserin ismi, çeşitli kaynaklarda Hand Hatun, Hande Hatun, Eski Medrese olarakta geçmektedir.Çifte Minareli Medrese'nin İlhanlı Hükümdarı Keyhato'nun karısı Hand Hatun tarafından 13.yüzyılın son çeyreği ile 14.yüzyılın ilk on yılları arasında, Yakutiye Medresesinden önce yaptırıldığı tahmin edilmektedir.

Minarelerindeki muhteşem çinileri ve duvarlarındaki çeşitli taş kabartmalarıyla günümüze kadar ulaşan tarihi medrese, şimdilerde Yakutiye Belediyesi'ne devredilmiştir.

Erzurum, yenisiyle, eskisiyle bir camiler ve türbeler şehridir. Hemen her sentte birkaç camie, ya da türbeye rastlamak mümkün.

Kentin en büyuk camisi Cumhuriyet Caddesi üzerindeki Ulucami'dir.1179 yılında Saltuklu Hükümdarı Nasrettin Muhammed tarafındanj yaptırıldığı sanılan cami, 1629, 1787, 1860 ve 1965 yıllarında onarımdan geçmiştir. Erzurum'daki diğer tarihi camiler şöyle sıralanır:


Muratpaşa Camii (1573)
Gürcükapı Camii (1608)
Boyahane Camii (1621)
Caferiye camii (1645)
Kurşunluoğlu Camii (1700)
Pervizoğlu Camii (1716)
Dervişağa camii (1717)
Gümrük Camii (1718)
Bakırcı Camii (1720)
Narmanlı Camii (1738)
İbrahimpaşa Camii (1748)
Şeyhler Camii (1771)
Cennetzade Camii (1785)

Camilerin dışında Erzurum'un Türbe mevkiinde Abdurrahman Gazi, Tebrizkapı Semti'nde Ebe İshak, Taşmağazalar'da Habip Baba, Tuzcu Köy'ünde Hacı Haşıl türbeleri ziyaret edilebilir.

Lalapaşa Cami

Erzurum'daki sayılı Osmanlı eserlerinden olan Lalapaşa Cami'ni ünlü Mimar Sinan'ın Beylerbeyi Lala Mustafapaşa adına 1562 yılında yaptığı söylenmektedir.

erzurum kalesi

Erzurum Kalesi Yaklaşık 2000 m. yükseklikte bir tepe üzerinde inşa edilmiş olan iç kale 5. yüzyılda Roma İmparatoru Theodosius tarafından yaptırılmıştır. Son zamanlara kadar Türkler tarafından kışla olarak kullanılmıştır. Kale Mescidi ve saat kulesi Türk mimarlığının ilk örnekleri olmaları bakımından önem taşırlar. Tepsi Minare olarak da adlandırılan kule Ortaçağ'larda gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. Osmanlı mimarisinin Barok Çağında saat kulesine çevrilmiştir. 1124-1132 yılları arasında hüküm süren Abu'l Muzafferüddin Gazi tarafından yaptırılmıştır. Tek büyük bir kubbe ile örtülen mescid geleneksel Türk mimarisinin özelliklerini taşır.

Bulunduğu tepenin üzerinde bir iç kale ile, bunu çevreleyen dış kaleden meydana gelmiştir. Bugün iç kale sağlam kalmış olmasına rağmen, şehri çevreleyen dış kale surlarından hiç bir eser kalmamıştır.

Surların yedi kapı ile dışa açıldıkları, bugün yerlerinde bulunmayan bu kapıların Tebriz Kapı, Erzincan Kapı, Gürcü Kapı, Kars Kapısı, İstanbul Kapı, Kavak Kapı ve Yeni Kapı adlarını taşıdıkları bilinmektedir. Günümüze ulaşan iç kalenin duvar kalınlıkları 2-2,5 m. arasında değişmekte olup, halen sekiz burcu ayakta durmaktadır.

Tepsi Minare olarakta adlandırılan kule Ortaçağ'larda gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. Osmanlı mimarisinin Barok Çağında saat kulesine çevrilmiştir. 1124-1132 yılları arasında hüküm süren Abu'l Muzafferüddin Gazi tarafından yaptırılmıştır. Tek büyük bir kubbe ile örtülen mescid geleneksel Türk mimarisinin özelliklerini taşır.

Mumtazam kesme taştan yapılmış olan Rüstem Paşa Bedesteni, iki katlıdır.Kanunu Sultan Süleyman'ın Sadrazamı Rüstempaşa tarafından yaptırılmış olan bedesten 1970 yılında restore edilmiştir.

Menderes Caddesi üzerinde bulunan ve halk arasında Taşhan diye adlandırılan bedestenin üst katlarında Oltu taşı işlemecileri faaliyet göstermektedir.Alt katlarında ise, çeşitli iş yerleri bulunmaktadır. Erzurum'da Rüstempaşa Bedesteni'nin dışında Gümrük Hanı, Cennetzede Hanı, Kamburoğlu Hanı, Hacı Bekir Hanı bulunmaktadır.