Salı, 25 Temmuz 2017

Bu yıl Türkiye’mizin genelinde olduğu gibi Erzurum da çok yağmur aldı. Yağan yağmurlar sel gibi akıp gitti. Bu kadar yağış barajları doldurdu mu, ekinlere ve bahçelere iyi geldi mi bilemem.

Ancak Erzurum’da yersuları rezervini doldurmaktan başka bir işe yaramadığını biliyorum. Bir hafta boyu bardaktan boşanırcasına yağan yağmurdan sonra ertesi gün yağmur yağmadığında sanki hiç yağmur yağmamış gibi ortalık kupkuru oldu.
Her zaman olduğu gibi yerler kuruduğunda Erzurum’da başka bir yağmur başlar: Toz yağmuru…
Geçenlerde böyle yağmurlu bir günün ertesinde oğlumla birlikte birkaç işimizi halletmek üzere caddede dolaşırken, günlük güneşlik hava birden bire karardı ve bir anda toz fırtınası başladı. Bir gün önce gökten iri tanelerle bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun yerine bu kez yerden yükselerek yağmaya başlayan toz, naylon torba (poşet deniliyor, ama ben naylon torba demeyi tercih ediyorum), gazete kağıtları, çimento torbaları dahil kağıt parçaları, kısacası bilumum çer-çöp yağmaya başladı. Bir dakika içerisinde saçımız, üstümüz, başımız tozdan nasibini aldı. Ağzımıza gözümüze toz parçacıkları doluştu. Arabaya kendimizi zor attık ama biz de alımımızı almış olduk.
Biraz sonra yağmur başladı ve toz yatıştı; ama Erzurum’da tozsuz yaşayabilmek için her gün yağmur yağması mı gerek? Bunu önlemenin başka yolu yok mu? Aynı iklime sahip şehirlerde de durum aynı mı?
Gidebildiğimiz kadarıyla bazı şehirlerimizi ve bazı ülkeleri gördük. Benzer iklimliler de vardı aralarında, ama böyle yağmur gibi toz yağan başka bir yer görmedim. Hatta en son yarı çöl yarı okyanus ikliminin hakim olduğu ve yılda sadece 7 (yedi) gün yağmur alan bir ülkeye gittik.  Ama hiç toz yoktu. Neden acaba diye düşünmemize gerek bile yoktu, çünkü adamlar her tarafı yeşertmişlerdi.
Öyleyse tozu önlemenin birinci şartı etrafı yeşillendirmek. Yılda yedi gün yağmur alan bir ülke olan Fas’ta toprak arıyorsunuz, yeşil alandan başka bir şey göremiyorsunuz. Yerden çıkardıkları sularını havuzlarda depolayıp etrafı yeşillendirmişler ve hiç toz bulamıyorsunuz. Oysa suyuyla meşhur olan Erzurum’da tozlu topraklı yerler, yeşertilmiş alandan kat kat fazla olduğu için güneş doğar doğmaz toprak kuruyor ve toz yağmuru başlıyor.
Erzurum’da zaten yeşil alan az, bir de kamulaştırma yapılan ve yıkılan yerlerin hafriyatının tam anlamıyla kaldırılmamış olması, tozun katmerlenmesine neden oluyor. O halde tozdan kurtulmak için yıkılan binaların hafriyatının kaldırılıp yerlerine ne yapılacaksa bir an önce yapılmasının sağlanması gerekir.
Bunların çok zor işler olduğunu düşünmüyorum. Boş arsalardaki taşın toprağının kaldırılması ve yerine de çim ekilmesi. Çiçek ekmeye gerek yok, çünkü çiçeğe tahammül eden bir Erzurumlu profilimiz yok. Hatta ağaca bile tahammülümüz yok. Bir ağaç, bir çiçek görünce hemen kopartmanın peşine düşüyoruz. Birkaç hafta önce Üniversite’den Havuzbaşı’na doğru giderken, yol boyunca ekilmiş lalelerin saplarının durduğunu ama lalelerinin koparılmış olduğunu görmüştüm de yıllar önce yaşadığım bir şey aklıma gelmişti.
Ilıca’dan gelen belediye otobüsü, Dadaşkent Belediyesi’nin bulunduğu yerde durdu ve inen bir genç, ekili çiçeklerden birini kökünden çıkarıp yürürken ben dayanamayıp ‘niye koparıyorsun? Çiçek yerinde güzeldir, bıraksaydın büyürdü’ dediğimde genç, yüzüme bakıp yürüyüp gitmişti.
Şimdi, ‘önce çiçek sevgisi, ağaç sevgisi aşılamalıyız’ gibi beylik laflara gerek olduğunu söyleyemeyeceğim. Çünkü bunları yıllardır söylememize rağmen değişen bir şey olmadığını görüyoruz. Buna göre en iyisi etrafı çimlendirmektir. Hem de öyle hemen çözülüp sökülecek cinsten çim değil, kökleri güçlü olan çimlerden ekmek gerektiğini düşünüyorum. Ordu’da her yere dayanıklı bir çimen türü ekili olduğunu görmüştüm. Çok arsız bir otmuş. Üzerinde semaver yaksanız da bir-iki gün sonra orada tekrar ot çıkıyormuş. Erzurum’a da bu tür çim dikmek gerek. Her tarafı sarıp sarmalıyor. Tutup da çimleri de sökecek değiliz herhalde. Üstelik çimlendirmenin maliyeti de oldukça düşüktür. Nasıl dağlarda etraf yeşerdiğinde hem güzel bir görüntü ortaya çıkıyor ve hem de toz olmuyorsa, çimlendirildiğinde de Erzurum’un hem güzel bir görüntü alacağına hem de tozdan kurtulacağına inanıyorum. Fas’tan daha geride değiliz ya!
Tozlu şehir Erzurum’dan kurtulup yeşertilmiş şehir Erzurum için kolları sıvama vaktidir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile